5941 sayılı Kanun’la, çek
düzenlenmesine, çek kullanımına, çek hamillerinin korunmalarına, çeklerin ve çek
defterlerinin içeriklerine ve kayıt dışı ekonominin denetim altına alınmasına
ilişkin önemli tedbirler alınmıştır. Ayrıca çeklerin karşılıksız çıkması ve
belirlenen diğer yükümlülüklere aykırılık hallerinde ilgililer hakkında
uygulanacak yaptırımlar yeniden belirlenmiş bulunuyor.
Kanunla, bir taraftan
araştırma, çek hesaplarının açılmasında izlenecek yol ve yöntemleri ve çek
defterleri hususunda bankalara yükümlülükler getirirken, çek kullanıcılarına da;
çekin düzenlenmesinden, çek hesabı açmaya, çek nüshalarını saklamaya kadar
uymaları gereken kurallar yasal düzenlemeyle açıklığa kavuşturulmuş bulunuyor.
5941 Sayılı Kanun ile Bankalara ve Çek Kullanıcılarına getirilen yükümlülükler
aşağıdaki gibidir.
Bankalar ;
1) Çek hesabı açtırmak
isteyenlerin yasaklı olup olmadıklarını araştırmak,
2) Çek defterlerini
bastırmak,
3) Hamilin talepte
bulunması halinde karşılığı bulunmayan çek karşılığında kanunen ödemekle yükümlü
oldukları miktarı ödemekle yükümlüdürler.
Kullanıcılar;
1) Tacir olan ve tacir
olmayan kişiler için aynı çek hesabını ( çek defterini) kullanamayacaklardır.
Kanunla getirilen yeni düzenlemeye göre; hamiline düzenlenecek olan çeklerde
üzerinde “ hamiline” yazılı matbu çekler kullanılacaktır.
2) Hamiline çek
defteri yaprağı kullanmak zorunda oldukları halde, diğer çek defterlerinden
hamiline çek kesilmesi halinde bankalar tarafından durumlarının Cumhuriyet
Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını ve aynı şekilde Gelir İdaresi
başkanlığına şikayet edileceklerini bilmek durumundadırlar.
3) Üzerinde yazılı bulunan
düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili
olarak karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin
şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak bin beş yüz güne kadar adli para
cezasına hükmolunacaktır.
4) Çek sahibinin tüzel kişi
olması halinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen
yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını
oluşturan gerçek kişi veya kişiler çek karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü
olacaklardır.
Yeni çek kanunu ile çok
önemli düzenlemelerin yapıldığını ve bunların başında da kuşkusuz hamiline çek
düzenleme döneminin eskisinden çok ama çok farklı bir yapıya kavuşturulduğunu
ifade etmemiz gerekir.
Yasa metninde de yer
verildiği üzere bu düzenlemenin özellikle kayıt dışı ekonomi ile mücadelede
önemli bir yer tutacağını belirtmemiz gerekiyor.
Tacir tüzel ve gerçek
kişilere “ Hamiline Çek “ yazarken aman dikkat diyorum. Çünkü aksi
takdirde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını ve Gelir
İdaresi Başkanlığına şikâyet edileceğini ve haklarında inceleme
başlatılabileceği hususuna tacir gerçek ve tüzel kişiler önemle dikkat
etmelidir.
SORU: Apartman veya konut kapıcılarının sigortalılık
durumları, kıdem tazminatları, yasal izin günlerinin iş günü olarak sayılıp
sayılmadığı ve benzer sosyal hakları hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?
Kapıcı ile hizmet sözleşmesi yapılmamışsa bu durumda hangi kanun, yönetmelik
ve/veya tüzükler geçerlidir. Şenol BAŞTAŞ
YANIT: Kapıcılar da, iş kanunu hükümlerine tabi
olup, izin, iş sözleşmesi, kıdem-ihbar tazminatı ve SSK primleri gibi konularda
diğer işçilerle aynı haklara sahiptir. İş sözleşmesinin yazılı yapılmamış
olması, işçinin haklarını etkilemez.
İşçinin işyerine giriş tarihinden itibaren deneme süresi de
dahil olmak üzere, her çalışma yılını tamamlaması halinde o yıla ilişkin ücretli
izne hak kazanır. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;