YAZARLARIMIZ
Erkan Çelik
Vergi Müfettişi
Anadolu Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı
erkan.celik@vdk.gov.tr



 Engellilerin Vergi ve Diğer Kanunlarında Yer Alan Hakları

Tarih: 03.12.2015

Dünyada ve Ülkemizde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, 10 Mayıs ile 16 Mayıs arasında, Birleşmiş Milletlere ülkemizin de dahil olduğu 156 üye ülkede Engelliler Haftası olarak kutlanılmaktadır. Engellilerin sosyal yaşama katılabilmeleri, bağımsız yaşam sürdürebilmelerine bağlıdır. Bu gerçekleştirilebildiği ölçüde “kendisine yardımcı olabilen” engelliler çoğalacaktır. Yardım ve hizmetlerin hedefi, engellileri başkalarına ve kurumlara bağımlı kılmak değil, aksine kendileriyle ilgili her türlü görev ve sorumluluğu üstlenebilecekleri konumlara ulaştırmaktır. Bu durumda “erişibilirlik” kavramı engelliler için ön plana çıkmaktadır. Engellilerin yaşam koşullarında olumlu değişimler yaratabilecek gerek devlet, gerekse özel sektöre ait hizmet ağı organizasyonu engelliler için belirgin talep kanallarında çeşitli avantajlar tanımıştır. Makalemizde kamu hizmet ağının engelli bireyler için vergi kanunlarında ve diğer kanunlarda yer alan düzenlemelere yer verilmek suretiyle engelli ve potansiyel engelli bireyleri bilgilendirilmesi ön görülmüştür.
Anahtar Kelimeler: Engelliler, Engelliler Haftası, Gelir Vergisinde Engelliler İçin Yer Alan Düzenlemeler, Engellilerin Binek Oto Alımında Ötv İstisnası, Engellilerin Emeklilikleri

1. GİRİŞ
Engellilik, Birleşmiş Milletler Engelliler Sözleşmesinin 1 inci maddesinde “diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir” şeklinde tanımlanmışken, Ülkemizde 5378 sayılı Engeliler Hakkında Kanunun tanımlar başlıklı 2 inci maddesinin c bendinde “ Engelli : fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen birey” olarak tanımlanmıştır. Hans-Günter Heiden’nin Niemand darf wegen seiner Behinderung benachteiligt werden" : Grundrecht und Alltag - eine Bestandsaufnahme eserinde engelilik; “bedensel fonksiyonlardaki hasarlar nedeniyle meydana gelen kayıpların yarattığı sosyal dezavantajlar” şeklinde tanımlanmıştır.

Engelli Ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tarafından 2014/Kasım Engelli Bireylere İlişkin İstatistiki Bilgilerde çalışmasında; Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre ÖZVERİ’ de kayıtlı engelli sayısının 1.869.521 kişi olup, bunun 1.075.271 kişisinin Erkek, 794.250 kişisinin Kadın olduğu tespit edilmiştir.

Dünya’da engellilerle ile ilgili  UNDP: United Nations Development Programme-Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı örgütü içinde engelliler için çalışmalar yapılmıştır. WHO:The World Health Organization -Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan çalışmalarda, bir milyardan fazla insanın veya (2010 dünya nüfus tahminlerine göre) dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’inin bir tür engellilik ile yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu, Dünya Sağlık Örgütünün yaklaşık yüzde 10 olduğunu ileri sürdüğü 1970’lere ait önceki tahminlerden daha yüksektir. Buda bize teknoloji ilerledikçe sonradan oluşan engelliliğin artığını göstermektedir.

Avrupa’da son yapılan araştırmalarda 80 Milyon engelli olduğu ve bununda toplam nüfusun %15’ne tekabül etmektedir. 2002 yılında yapılan çalışmada 16-34 yaş aralığında engelli oranı %38 olup, her hangi geliri olmayan engelli oranı ise %64’tür. Ağır engelli olanların %75 iş gücü piyasasından yararlanmadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca her iki engelliden biri hiçbir zaman kültürel veya sportif faaliyetlere katılamamıştır. Avrupa’da 200 000 engelli izole bir şekilde hayatını idame ettirmektedir. (http://www.edf-feph.org)

Ülkemizde yukarıda verilen 1.869.521 engelli birey sayısı rakamı, engelli bireylerin bir şekilde kamu hizmet ağından yararlanmak için başvurularından yararlanarak çıkarılmış rakamlar olup, engelli birey sayısı bakımdan kesin doğruluğu vermemektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2013 Nüfus Sayımı Sonuçlarına göre ülkemizin nüfusunun 76 milyon 667 bin kişi olduğu düşünüldüğünde,  Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa’da son yapılan araştırmalarda nüfusun  %15’nin engelli olduğu düşünüldüğünde, ülkemizde yaklaşık 11 milyon 500 Bin engelli bireyin yaşadığı öngörülmektedir. Rakamlar arasında bu denli uçurumun olması, kamu hizmet ağının engelli bireylere ulaşamaması ve mevcut yasal düzenlemelerin engelliler için yeteri derece erişilebilir olmadığını göstermektedir. Makalemizde engelli bireyler vergi kanunlarında ve diğer kanunlarda yer alan düzenlemelere yer verilerek, kamu hizmet ağından söz konusu kanunların kullanımında bilinçli talep kanallarının oluşmasına katkı sunmaktır.

2. Vergi Kanunlarında Engellilere Yönelik Düzenlemeler
Anayasamızın 10 uncu maddesinin c bendinde; “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” vurgusu yapılırken61 inci maddesinde, “Devletin engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı ve bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kuracağı veya kurulmasını sağlayacağı” vurgusu yapılmıştır.

Engellilerin yaşam koşullarında olumlu değişimler yaratabilecek hizmet ağının organizasyonu ve yaygınlığında belirgin eksilikler bulunduğu aşikardır. Kanun koyucu bu eksiklikleri gidermek için yapılan yasal düzenlemelerde engellilere dönük pozitif ayrımcılık için bazı düzenlemeler yapmışsa da yeterli olamamıştır. Engellilik durumlarına yönelik kurum ve kuruluşlardan beklentilere göre,  Engelli nüfusun %61,22’nin parasal katkıda bulunma beklentisine sahip olduğu tespit edilmiştir. Buda, bize engelli bireylerin için vergi kanunlarında yer alan düzenlemelerin önemi ortaya koymaktadır. Makalemizde sırasıyla; engelli bireyler için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda, 4458 sayılı Gümrük Kanununda, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yer alan ana hükümlere yer verilmiş olup, diğer ilişkili mevzuatta da değinilmek suretiyle açıklamalar yapılarak tıkalı hizmet ağı kanallarını daha da açacak çözüm önerilerine yer verilecektir.

2.1- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun Engelli Bireyler İçin Yer Alan Gelir Vergisi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesinde; “Çalışma gücünün asgari yüzde 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgari yüzde 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgari yüzde 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engellilik dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.


Bu düzenleme yerinde bir düzenleme olmakla birlikte günümüzde istihdam teşviklerinin üst düzeyde hedeflendiği bir çağda, zamanın ruhuna aykırıdır. Kanun koyucu Gelir Vergisinde çalışma gücü %40 altında olan engelli vatandaşlarımızı görmezlikten geldiği gibi bir sonuçu ortaya çıkarmaktadır.

2.1.1-Gelir Vergisi Kanunun 31 İnci Maddesinde Yer Alan Engellilik İndiriminden Yararlanabilecektir ?
Gelir Vergisi Kanunun 31 inci maddesinde yer alan engellilik indirimi uygulamasından;
-     Engelli ücretli,
-     Bakmakla yükümlü olduğu engelli bulunan ücretli,
-     Engelli serbest meslek erbabı,
-     Bakmakla yükümlü olduğu engelli bulunan serbest meslek erba­bı,
-     Basit usulde vergilendirilen engelliler, yararlanabileceklerdir.

2.1.2-Kimler Gelir Vergisi Kanunun 31 inci Maddesinde Yer Alan Engellilik İndiriminden Yararlanamayacaktır ?
 
-Engellik oranı %40’ın altında olanlar,
-Basit usulde vergilendirilen engellilerin bakma yükümlü oldukları,

Kanun koyucu Gelir Vergisinde engellilik oranı %40 altında olan engelli vatandaşlarımızı görmezlikten geldiği gibi bir sonucu ortaya çıkarmaktadır. Son yapılan araştırmalarda ülkemizde kayıt olan 1.869.521 engelli bireyin 376.422 kişisi % 40’ın altında engelli oranı sahip olduğu tespit edilmiştir. Oysa bu engelli bireylerin bazılar bedensel engelli olup, Özel Tüketim Vergisine, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu ve Emlak Vergisi Kanuna göre engelli sayılmaktadır.

Avrupa Ülkeleri ile Amerika’da engelliler çalışma gücüne katılma katsayına göre derecelendirilmekte mümkün mertebe engelli bireylerin iş hayatına ve sosyal alanlara çekilmesi özendirilmektedir.  ( Bknz Social Security Administration www. Socialsecurity.gov, Disabilty Benefits,http://www.disability-europe.net/ )
Kanunun koyucu yapacağı yasal bir düzenleme ile engellilik derecelerini 10’lu sedülleşme yapmak suretiyle, geniş tutulan mevcut sedülleri daraltarak, engelli vatandaşların gerek istihdamını teşvik edecek,  gerekse bu teşvik neticesinde engelli vatandaşların sosyalleşmesine ve erişibilirliliğine katkı sunacaktır. Zaten Anayasamızın 10 uncu maddesinin bir zorunluluğu olarak bunu yapmak zorundadır.

2.1.3 Engellilik İndirimi Tutarları Ne Kadardır?
 
1. Derece Engelliler İçin
(Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar)
880,00 TL
2. Derece Engelliler İçin
(Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş olanlar)
440,00 TL
3. Derece Engelliler İçin
(Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş olanlar)
200,00 TL
 

 

 

 

Engelli sayılanların çalışma gücü kayıp oranlarına göre belirlenen dereceler itibariyle tespit edilen aylık engellilik indirimi tutarları 2015 yılı için aşağıdaki gibidir.

 
Bu tutarlar, engelli ücretlilerde ve bakmakla yükümlü olduğu en­gelli kişi bulunan ücretlilerde aylık gelir vergisi matrahından indirilir. Engellilik indirimlerine göre 2015 yılı Ocak ayında asgari ücret tutarı üzerinden ücret alan ücretlilerin yararlanacağı Gelir Vergisi avantajları şöyledir.
1. Derece Engelliler İçin
(Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar)
132,00 TL
2. Derece Engelliler İçin
(Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş olanlar)
66,00 TL
3. Derece Engelliler İçin
(Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş olanlar)
30,00 TL
 
 
 

 

 

Not: Vergi avantajı hesaplanırken asgari geçim indirimi dikkate alınmamıştır.

1.2.4 Yabancı Ülkelerde Bulunan Engelli Hizmet Erbabının Durumu
 
Yabancı Ülkelerdeki dış kuruluşlarımızda (resmi ve özel sektörde) görevli engelli hizmet erbabı, nüfus kâğıdıma örneği ve bağlı olduğu kurumdan alacağı o ülkede görevli hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte bulunduğu ülkedeki T. C. Elçilik veya Konsolosluğuna bir dilekçe ile başvurur. Elçilik ve Konsolosluklar, kendilerine başvuran hizmet erbabını bir yazıyla o ülkedeki hizmet erbabının çalıştığı yere en yakın resmi bir hastaneye sevk eder. Hastanece düzenlenen raporlar Türkçeye çevrilmiş birer örnekleri ile birlikte ilgili Elçilik ve Konsolosluklar tarafından Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresine gönderilir. Söz konusu raporlar, Merkez Sağlık Kurulunca incelenerek karara bağlanır ve Maliye Bakanlığı, karara bağlanan raporları ilgili Mal Müdürlüğü/Grup Müdürlüğü kanalıyla yönetmeliğin işlem yapılmak üzere hizmet erbabının Ücretini ödeyen kuruluşlara yazıyla bildirir.
 
1.2.5 Şirket Ortakları ve Yönetim Kurulu Üyeleri Engellilik İndirimden Yararlanır mı ?
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61’inci maddesinde yer alan “Özel Olarak Ücret Sayılan Haller”  şeklinde düzenlenmiş olup, 4 nolu bendinde; Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler ücret olarak tanımlanmıştır, Bunda dolayıŞirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan bir kimsenin şirketten yapılan huzur hakkı ödemeleri ücret niteliğinde olduğundan bu ödemelere engellilik indirimi uygulanacağı tabiidir. Ancak, kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar payları, menkul sermaye iradı olarak değerlendirileceğinden, sermaye payı oranında dağıtılan kar payına engellilik indiriminin uygulan­ması mümkün değildir.Emekli olarak işten ayrıldıktan sonra işyerinde tekrar çalışmaya başlayanlara yapılan ve gelir vergisi tevkifatına tabi olan ücretle­re engellilik indirimi uygulanması mümkün bulunmaktadır.

2.2- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda Engelliler Lehine Yapılan Düzenlemeler Nelerdir ?

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunun Diğer İstisnalar başlıklı 7 inci maddesinin 2 no’lu bendinde (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan;

a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların,  engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından,
b) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3'ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50'sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,
c) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla  engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,
d) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamındaki araçların aynı alt bentlerde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu alt bentler kapsamındaki araçları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından, 5 (BEŞ) yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı, Özel Tüketim Vergisinden istisna olduğu belirtilmiştir.

18 Nisan 2015 tarih ve 29930 sayılı Resmi Gazetede, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan mallara ilişkin hükümler ile bu hükümlerle ilgili olmak üzere adı geçen Kanunun uygulanmasına dair usul ve esaslara yönelik açıklamalarda bulunulmuştur. Söz konusu tebliğde yer alan bazı hususlara aşağıda yer verilmiştir. Söz konusu tebliğ 1 Mayıs 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

2.2.1 Özel Tüketim Vergisi İstisnasında Uygulanacak Tanımlar
18 Nisan 2015 tarih ve 29930 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Tüketim Vergisi Tebliğinde Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi uygulamasında;

Engelli sağlık kurulu raporu:
 Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik (veya raporun alındığı tarihte yürürlükte olan engelli sağlık kurulu raporu verilmesine yönelik ilgili diğer yönetmelik/mevzuat) çerçevesinde yetkili sağlık kurumlarından alınan engelli sağlık kurulu raporunu,

Engellilik derecesi (oranı):
 Engelli sağlık kurulu raporu verilmesine yönelik ilgili yönetmelik/mevzuat ile belirlenen esaslara göre tespit edilen, engellilik durumu itibarıyla tüm vücut fonksiyon kaybı oranını veya bu orana karşılık gelen derecelendirmeyi,

Teknik belge:
 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı veya adı geçen Bakanlık tarafından görevlendirilmiş kuruluşlarca yetki verilen makine mühendisleri tarafından “Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik”14hükümlerine uygun ve yapılan tertibatı/tertibatları belirtir şekilde düzenlenen ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından onaylanan belgeyi,

Ekspertiz raporu:
 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde tanımı yapılan ve ruhsatname sahibi sigorta eksperleri tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde düzenlenen raporu ifade edeceği belirtilmiştir.

2.2.2 Birinci Durum Engellilik Derecesi %90 veya Üzerinde Olanların Taşıt Alımlarında İstisna

2.2.2.1 Taşıtta Tadilat Aranmayan İstisna Uygulaması
Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin,
• 87.03 tarife pozisyonunda yer alan, 1600 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahip binek otomobil,panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların,
• 87.04 tarife pozisyonunda yer alan, eşya taşımaya mahsus, 2800 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahipvan, panelvan, kamyonet, pick-up, vb. taşıtların,
• 87.11 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, motosikletlerin 
engellilik derecesi %90 veya daha fazla olan malul veya engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır. Bu istisnadan yararlanmak için, taşıtın özel tertibatlı olması ve malul veya engellinin taşıtı bizzat kullanması şartı aranmaz.

Yetkili sağlık kurumlarından alınmış, engellilik derecesinin %90 veya daha fazla olduğuna dair engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneğinin ÖTV mükellefine ibraz edilmesi suretiyle, taşıtın ilk iktisabında ÖTV uygulanmaması talep edilir.
İstisna uygulanarak ilk iktisap kapsamında teslim edilen taşıtlar için de mükellefler tarafından (2A) numaralı ÖTV Beyannamesi verilir, ancak beyannamede ÖTV hesaplanmaz.
 
2.2.2.2 Taşıtta Tadilat Aranan İstisna Uygulaması

Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt bendiyle, Kanuna ekli (II) sayılı listede 87.03 tarife pozisyonu kapsamında vergilendirilen;
• Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin %50'sinin altında olan taşıtların,
• Sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olan taşıtların
engellilik durumlarının taşıtları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu, yetkili sağlık kurumundan alınmış engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi %90 veya daha fazla olan malul veya engelliler tarafından, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den istisna edilmiştir. Taşıtta, ilk iktisaptan önce tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptırılması zorunludur.
(II) sayılı listenin 87.03 tarife pozisyonu sırası kapsamında vergilendirilen; motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşan taşıtlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilen taşıtlar, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları ve arazi taşıtlarının ilk iktisabında bu istisnadan yararlanılamaz.

Dolayısıyla bu istisna kapsamında, 87.03 tarife pozisyonunda sınıflandırılan panelvan, kombi gibi hem yük hem yolcu taşımacılığında kullanılabilen çok amaçlı taşıtlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olan taşıtların ilk iktisabı yapılabilir.

Ayrıca, fabrika çıkışı veya ithali sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olarak yapılan ve taşıtın “Araç Tip Onayı Belgesi”ne uygun, tamamlanmış araç uygunluk belgesinde de bu teknik özelliği belirtilen taşıtlardan, istisnadan yararlanabilen malul veya engellilerce engellilik durumlarına uygun olarak tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine imkân sağlayacak şekilde mezkûr düzenleme kapsamında yaptırılan tadilata bağlı olarak oturma yeri sayısı düşürülen taşıtların ilk iktisabı da bu düzenleme kapsamındadır.

Bunun yanı sıra, 10 veya üstü oturma yerine sahip taşıtların, mezkûr düzenleme çerçevesinde yaptırılan tadilat sonucu, istisna kapsamındaki taşıtlar haline getirilmesi suretiyle ilk iktisaplarının yapılması halinde de diğer şartların sağlanmasına bağlı olarak, söz konusu istisna düzenlemesinden yararlanılabilir.

Mezkûr istisnadan, yalnızca engellilik durumları sürücü olmalarını engelleyecek nitelikte olan, sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanması gerektiğini ve engellilik derecesinin %90 veya üzeri olduğunu engelli sağlık kurulu raporu ile belgeleyen malul veya engelliler yararlanabilir.

Yukarıda belirtilen mahiyetteki engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneği ÖTV mükellefine ibraz edilmek suretiyle bu işlemde ÖTV uygulanmaması talep edilir.
İstisna uygulanarak ilk iktisap kapsamında teslim edilen taşıtlar için de mükellefler tarafından (2A) numaralı ÖTV Beyannamesi verilir, ancak beyannamede ÖTV hesaplanmaz.

Satış faturasının, aslının aynı olduğu işletme yetkililerince imzalanarak ve kaşe tatbik edilerek onaylanmış fotokopisi ile engelli sağlık kurulu raporunun ve taşıtın yukarıda belirtilen kapsamda tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği, taşıtların ilk iktisabının yapıldığı motorlu araç ticareti yapanlar tarafından (2A) numaralı ÖTV Beyannamesinin verildiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar bir dilekçe ekinde beyannamenin verildiği vergi dairesine verilir.
 
2.2.2.3 % 90 Veya Daha Fazla Olan Malûl Ve Engelliler İçin Engel Sebebinin Önemi Var mıdır ?
 
Yukarıda gümrük tarife istatistik pozisyonu verilen araçlar engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından alınmasında özel tüketim vergisinden istisnadır. Engel sebebinin önemi bulunmamaktadır. Görme, işitme, konuşma veya ortopedik olabileceği gibi zihinsel engelliler de yasadan yararla­nabilmektedir.
2.2.2.4 % 90 Veya Daha Fazla Olan Malûl Ve Engelliler İçin Bu Araçları Bizzat Kullanma Şartı Var mıdır ?
 
Yukarıda sözü edilen araçların engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından ilk iktisabında ÖTV istisnası uygulanması için, bu kişilerin araçları kullanması şartı aranılmamakta ve özel tertibat yaptırılmasına da gerek bulunmamaktadır. İstisna uygu­lamasında, aracın ilk iktisabını yapacak olan kişinin engellilik derece­sinin % 90 veya daha fazla olduğuna dair Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında

Yönetmeliğe göre yetkili sağlık kuruluşla­rından alınacak sağlık kurulu raporu aslı veya noter onaylı örneğinin, araçların ilk iktisabının yapılacağı motorlu araç ticareti yapanlar tara­fından söz konusu araca ait 2A numaralı ÖTV
beyannamesinin verildiği gün vergi dairesine verilmesi yeterlidir. Söz konusu beyanname için sadece damga vergisi ödenecektir.
ÖTV istisnası uygulanan araçlar için istisnadan yararlanan kişi adına düzenlenecek faturalarda ÖTV gösterilmeyecektir.

2.2.3.Engellilik Derecesi %90’ın Altında Olanların Taşıt Alımlarında İstisna
Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (c) alt bendi uyarınca, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin,
• 87.03 tarife pozisyonunda yer alan, 1600 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahip binek otomobil,panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların,
• 87.04 tarife pozisyonunda yer alan, eşya taşımaya mahsus, 2800 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahipvan, panelvan, kamyonet, pick-up, vb. taşıtların,
• 87.11 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, motosikletlerin bizzat kullanmak amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul veya engelliler tarafından ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır.
İstisnadan yararlanmak için taşıtın, özel tertibatlı olması ve malul veya engelli tarafından bizzat kullanılabilecek durumda olması şarttır.

Bu uygulamada, taşıtı hareket ettirici aksam olarak debriyaj, fren ve gaz pedalları ile vites kolu kabul edilir. İlk iktisaptan önce hareket ettirici aksamda sabitlenmiş bir şekilde özel tertibat yapılması gerekmekte olup, yapılan özel tertibatın kişinin engelliliğiyle uyumlu olması da zorunludur.

Sol el ve/veya kolda engelliliği bulunanların, taşıtta hareket ettirici aksam sayılan manuel vites kolunu engelliliğe uygun olarak direksiyona monte ettirmesi ve benzeri şekilde tadilat yaptırması veya taşıtın fabrika çıkışında vitesin direksiyonun sağ tarafına sabitlenmiş olması gibi haller hareket ettirici aksamda özel tertibat olarak kabul edilir.

Direksiyona topuz takılması, engelin bulunduğu taraftaki silecek kolu, sinyal, cam silecek kumandası, dörtlüflaşör, ön-arka cam su fıskiyesi, korna ve kontak gibi düzeneklerin diğer tarafa alınması veya direksiyon simidine monte edilmesi ve benzeri tadilatlar taşıtı hareket ettirici aksamda özel tertibat kapsamında değerlendirilmez.

Taşıtın otomatik vitesli olması, engelliliğe uygun hareket ettirici özel tertibat yaptırılması şartının aranmasına engel değildir. Dolayısıyla otomatik vitesli taşıtların hareket ettirici aksamında da kişinin engelliliğine uygun olarak sabitlenmiş özel tertibat yaptırılması gerekmektedir. Örneğin, sağ ayağı ampute olan bir engellinin, fren ve gaz pedalında özel tertibat yaptırmadan otomatik vitesli taşıtı kullanması mümkün olmadığından, ancak anılan tertibatın yaptırılması halinde otomatik vitesli bir taşıt bakımından istisnadan faydalanılabilir.

Öte yandan, manuel vitesli bir taşıtı vites kolunda ve/veya debriyaj pedalında sabitlenmiş özel tertibat yaptırmadan kullanamayacak durumda olan engelliler bakımından, otomatik vitesli taşıtlar, özel tertibatlı taşıt olarak kabul edilir.
Engellilik durumunun tevsikinde ibrazı zorunlu olan engelli sağlık kurulu raporu, maluliyeti veya engelliliği ile sadece özel tertibat yaptırılan taşıtların (veya engelliliği ile başkaca hareket ettirici özel tertibat yapılmasına gerek olmaksızın otomatik vitesli taşıtların) kullanılabileceğine dair değerlendirmeyi içermeli ya da bu hususun anlaşılabilmesini sağlayacak şekilde açık olmalıdır.

Engellilik derecesi %90'ın altında olanlarda, aranan şartları haiz olmak koşuluyla belli bir engellilik derecesine sahip olunması şartı aranmaz.
Öte yandan engellilik durumu, ilk iktisabı yapılacak taşıtın hareket ettirici aksamında tadilat yaptırılmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Örneğin, sağ veya sol el parmaklardan herhangi bir ya da birkaçının olmamasına rağmen vitesin değiştirilmesine engel, vites kolunda tadilat yaptırılmasını gerektirecek bir durumun bulunmaması halinde manuel veya otomatik vitesli taşıt alımında istisna uygulanmaz.

Özel tertibatlı veya özel tertibat yaptırılan taşıtların maluliyeti veya engelliliği ile kullanabileceğine dair engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneği ile “H” sınıfı sürücü belgesinin ÖTV mükellefine ibraz edilmesi suretiyle, taşıtın ilk iktisabında ÖTV uygulanmaması talep edilir.
İstisna uygulanarak ilk iktisap kapsamında teslim edilen taşıtlar için de mükellefler tarafından (2A) numaralı ÖTV Beyannamesi verilir, ancak beyannamede ÖTV hesaplanmaz.

Beyannamenin verildiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar bir dilekçe ekinde;
• Alıcının (malul veya engellinin), maluliyeti veya engelliliği ile özel tertibat yaptırılan taşıtları kullanabileceğine dair engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneği,
• Bizzat kullanım amacıyla, taşıtın hareket ettirici aksamında engelliliğe uygun olarak tadilat yapıldığına dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği,
• Alıcının (malul veya engellinin) “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi,
• Satış faturasının, aslının aynı olduğu işletme yetkililerince imzalanarak ve kaşe tatbik edilerek onaylanmış fotokopisi mükellef tarafından, beyannamenin verildiği vergi dairesine verilir. Otomatik vitesli taşıtların özel tertibatlı olarak kabul edildiği hallerde, beyannamenin verildiği vergi dairesine,  taşıtın engelliliğe uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belge yerine taşıtın otomatik vitesli olduğuna dair uygunluk belgesinin aslı veya noter onaylı örneği verilir. Vites kutusuna ait bilgilere uygunluk belgesinde yer verilmeyen taşıtlarda, uygunluk belgesi yerine taşıtın otomatik vitesli olduğuna dair ÖTV mükellefinden yazılı beyan alınır.

Vergi dairesince beyanname ve söz konusu belgeler incelenerek, taşıtın, ibraz edilen raporda yazılı engelliliğe uygun özel tertibatlı olduğu tespit edilir. Bu tespit üzerine, istisna uygulandığını gösteren “ÖTV Ödeme Belgesi” mükellefe verilir.

2.2.4 Kaç Yılda Bir Alınan Araçta ÖTV Uygulanmaz ?
Buna göre, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede bulunan taşıt araçlarından motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşmayan binek otomobilleri, motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşmayan açık kasalı kamyonet, pikap veya tek sıra koltuklu kapalı kasalı eşya taşımaya mahsus taşıt araçları ile motosikletlerin “engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı (engellilik derecesi) %90 veya daha fazla” olan malul ve engelliler veya bizzat kullanmak amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından, “beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere” motorlu araç ticareti yapanlardan satın alınmasında ÖTV tahsil edilmeyecektir.
 
2.2.5 Araçların Satılması Ve Varislere İntikali Açısında ÖTV Durumu
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunun 15 inci maddesinin 2 maddesi a bendinde “ (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların,veraset yoluyla intikaller hariç ilk iktisabında istisna uygulanan malların istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte özel tüketim vergisi alınır.  Kanunun 7 inci maddesinin (2) numaralı bendi çerçevesinde istisnadan yararlananlar tarafından bu istisnadan yararlanılarak iktisap ettikleri kayıt ve tescile tabi malları 5 yıldan fazla kullanarak elden çıkarmaları durumunda bu hüküm uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda kanun metninden de anlaşılacağı üzere veraset yoluyla edinmelerde 5 yıllık süre şartı aramadığı, ancak diğer haller için 5 yıldan fazla kullanarak elden çıkarılması halinde ÖTV uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
30/04/2010 tarih ve ÖTV-2/ 2010-3 sayılı Malul ve Engellilerin Araç Alımında ÖTV İstisnası Uygulamasının Şartları ile İstisnadan Yararlanılan Araçların Satışında Vergi Uygulanması sirkülerinin f bendinde“Muristen mirasçılara sadece bir aracın intikal etmiş olması, bundan başka mirasçılara intikal etmiş başka bir mal bulunmaması halinde, aracın miras hisselerinin tek bir mirasçıya devredilmesinin, devralan mirasçı açısından (kendi miras hissesine karşılık gelen kısmı hariç olmak üzere) "veraset yoluyla intikal" olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu işlemin, bir ivaz karşılığında yapılmasının satım, ivazsız olarak yapılmasının ise bağış olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu şekilde satım veya bağış olarak gerçekleşen devir işleminde Kanunun 15 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi kapsamında ÖTV uygulanması gerekecektir. Ancak muristen mirasçılara intikal etmiş olan terekenin birden fazla mal veya haktan ibaret olması halinde, diğer mirasçıların lehine miras hakkından feragatini gösteren belgenin ibrazı şartıyla istisnadan yararlanılmış olan aracın lehine feragat edilen mirasçıya intikalinin, "veraset yoluyla intikal" olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu durumda istisnadan yararlanılan aracın bu şekilde varise intikali ve murisin istisnadan yararlandığı tarihten itibaren 5 yıllık sürenin bitimine kadar varis adına kayıt ve tescilli kaldıktan sonra satışında da ÖTV uygulanmayacaktır.” şeklindedir.

Yukarıda yer alan sirkülerde anlamamız gereken eğer terekede sadece ÖTV’den engelli istisnası uygulanmak suretiyle edinilmiş bir araç var ise bu araç için mirasçı ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte özel tüketim vergisi alınır.

2.2.6 Sol Alt Ekstremitede (Ayak Veya Bacakta) Olanların Otomatik Vitesli Araç Alımlarının ÖTV İstisnası Karşısındaki Durumu
30/04/2010 tarih ve ÖTV-2/ 2010-3 no’lu sirkülerde “Otomatik vitesli araçlar, başka bir tadilat olmaksızın özel tertibatlı araç olarak değerlendirilmemektedir. Buna göre otomatik vitesli araçların gaz veya fren pedalı ya da vites kolunda sakatlığa uygun olarak yaptırılan tadilatlar, hareket ettirici özel tertibat sayılacak ve sağ ayağındaki veya sağ bacağındaki engellilik nedeniyle bu şekilde otomatik vitesli araç kullanabilecek olanlar, bu araçları ilk iktisabında istisnadan yararlanabilecektir.

2.2.3 Engelliler Adına Kayıt ve Tescil Edilen Araçları Kimler Kullanabilecektir
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 53 üncü maddesi 17/04/2015 tarih ve 29329 Resmi Gazete Yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7 inci maddesiyle aşağıdaki şekilde değiştirmiştir.
“Engellilere ait araçların trafik tescil kuruluşlarınca tescil işlemlerinin yapılması sırasında:

a) Bizzat kullanım amacıyla engelliler tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobiller ile motosikletlerin tescil belgelerine ve bilgisayar kayıtlarına, "Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır." şeklinde şerh konulur.
b) Engelliler tarafından ithal edilen özel tertibatlı minibüslerin tescil belgelerine ve bilgisayar kayıtlarına "Araç sahibinin eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, kiralanması ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır." şeklinde şerh konulur.
c) Engellilik derecesi % 90’ın altında olan engelliler tarafından bizzat kullanılmak amacıyla özel tertibatlı araçların Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak yurt içinden ilk iktisabında tescil belgelerine, "İlk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, “Özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır." şeklinde şerh konulur. Herhangi bir engeli bulunmayan kişilerin kullanımına uygun olarak üretilmiş olan aracın teknik donanımlarında hiçbir değişiklik yapılmadan, engelli kişinin sağlık raporunda belirtilen tertibatın ilave aparatlarla taktırılmış olması halinde, bu araç araç sahibinin eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından da kullanılabilir. Aracın engelli veya bu kişiler tarafından her iki şekilde de kullanılabileceğinin yetkili kurum ve kuruluşlarca belgelendirilmesi şarttır.
ç) Özel tertibatı olmayıp, engellilik derecesi % 90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak bizzat ithal edilen araçların tescil belgelerine ve bilgisayar kayıtlarına, "Araç sahibi engelli kişinin eşi, kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, beş yıl içerisinde Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır." şeklinde şerh konulur. Ayrıca ithal araçların gümrük şahadetnamelerinde, yukarıda belirtilen şerh dışında varsa diğer şerhler de tescil belgesine işlenir.
d) Engelliler tarafından ithal edilerek getirilen araçların, aynı durumdaki başka bir engelliye devri veya bunların ölümü sonucunda varislerine intikali halinde, bu araçlar gümrük vergisinden muaf olup, devir ve tescil işlemi ilgili gümrük müdürlüğünün iznine bağlıdır.
e) Özel tertibatı olmayıp, engellilik derecesi % 90 ve üzeri olan engelliler tarafından Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak yurt içinden satın alınıp ilk iktisabı yapılan araçların tescil belgelerine “İlk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekâletname ile devredilmesi yasaktır." şeklinde şerh konulur.
f) Engellilere ait yurt dışından ithal edilmiş olan özel tertibatlı araçların Yönetmelikte izin verilen kişiler dışında başkaları tarafından kullanıldığının tespiti halinde; araç trafikten men edilerek bu hususta düzenlenecek bir tutanakla mer'i mevzuat çerçevesinde işlem yapılmak üzere Gümrük ve Ticaret Bakanlığının ilgili birimlerine intikal ettirilir.”
Buna göre özetleyecek olursak; eğer engelli birey ithal edeceği otomobili yurt içinden edinmesi halinde Araç sahibi engelli bireyin kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması önünde bir engel yoktur. Aynı şekilde ithal edilecek Minibüs tipindeki araçların üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.
 
Ancak ilk iktisaptan önce aracın engelli veya bu kişiler tarafından her iki şekilde de kullanılabileceğinin yetkili kurum ve kuruluşlarca belgelendirilmesi şartı getirmiş olup, yönetmelikte yetkili kurum ve kuruluşların neresi olduğu belirtilmemiştir. Engelli bireylere yeni bir bürokratik engel çıkarılmıştır. Ayrıca ithal edilecek aracın türüne göre kullanacak kişilerin değişmesi Anayasamızı eşitlik ilkesine aykırıdır.

1.3. Katma Değer  Vergisi Kanunda  Yer Alan Düzenlemeler
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17'nci maddesinin "Diğer İstisnalar" başlıklı 4'üncü fıkrasına, 5378 sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle 7.7.2005 tarihinden geçerli olmak üzere eklenen (s) bendi uyarınca; engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve bilgisayar programlarının katma değer vergisinden istisna olduğunun kurala bağlamıştır.

110 seri no’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin Özürlülerin Kullanımına Mahsus Araç Ve Gereçlerin Tesliminde İstisna Uygulaması başlıklı 4 üncü bendinde “Buna göre, münhasıran engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik özürlülerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilecektir. Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen "araç-gereç" kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.” şeklinde düzenleme yapmıştır.

Türk Dil Kurumunun sözlüğünde araç-gereç diye bir sözcük bulunmamaktadır. Araç ayrı, gereç ayrı bir kelimedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda tanımlar başlıklı 3. Maddesinde “Araç : Karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin genel adıdır.” denilmektedir. İlgili kanun metninde açık bir ifadeyle araç tanımını yapmıştır. Özel kanun tarafından yapılan araç tanımını açık ve nettir ve diğer kanunları bağlayıcı özellik taşımaktadır.

Oysaki 5378 sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle Katma Değer Vergisi Kanunun 17 inci maddesine eklenen hüküm engelli bireylerin her türlü gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmaya yönelik tedbirleri alarak topluma katılmalarını sağlamak amacını taşımaktadır. Hali hazırda toplu taşıma araçları ve yollar engelli bireylerin hizmet ağına yararlanması konusunda yetersiz olup bu yetersizdir.
Kaldı ki; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun İthalat İstisnası Başlıklı 16 Maddenin 1/B Fıkrasında “ 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası hariç], geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithali, (Bu Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen ihracat istisnasından yararlanarak ihraç olunan ancak, Gümrük Kanununun 168, 169 ve 170 inci maddelerinde belirtildiği şekilde geri gelen eşyanın ithalat istisnasından faydalanabilmesi için, bu eşyayla ilgili olarak ihracat istisnasından faydalanılan miktarın gümrük idarelerine ödenmesi veya bu miktar kadar teminat gösterilmesi şarttır.)”
Madde hükmünden anlaşılacağı üzere; Gümrük Vergisi Kanunun 167 inci maddesinin 12 fıkrasında “a” bendinde “malul ve sakatların kullanıma mahsus eşya” da gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.

Eşya ile ilgili; 
eşyayı geliş süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Bakanlar Kurulu yetkili kılındığı hüküm altına alınmıştır.

Bakan Kurulu
 kanunun kendisine verdiği bu yetkiyi 2009/15481 sayılı kararında “Diğer Eşya”  tanımında engellilerin Münhasıran malûl ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren sol bacak engeli olan gazilerde özel tertibat aranmaz) ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile, El ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar olan taşıtlar (arazi taşıtları ve binek otomobiller hariç) gümrük vergilerinden muaf tutmak suretiyle yapmıştır.

Böylelikle, Katma Değer Vergisi Kanunu kendi sistematiği içinde çelişkiye düşmüştür. Şöyle ki; engelli birey özel tertibatlı aracı yurt dışından getirdiği takdire gümrükte katma değer vergisi ödememekte ancak aynı aracı yurt içinde temin ettiği takdirde katma değer vergisi ödemektedir. Katma Değer Vergisi Kanun 16/a maddesine göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithali istisnası ise, yukarıda değinildiği üzere engelliler tarafından özel tertibatlı araç ithali istisna kabul edildiği açık olup, madde metninin mefhum-u muhalifinde aynı araçların ülke içi tesliminin de katma değer vergisinden istisna olması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.

1.4 4458 sayılı Gümrük Kanununda Engelliler İçin Yer Alan Düzenlemeler
4458 sayılı Gümrük Kanununun gümrük vergilerinden muafiyet ve istisnaları düzenleyen 167 nci maddesinin onikinci fıkrasının (a) bendinde; malül ve engellilerin kullanımına mahsus eşya gümrük vergisinden muaf tutulmuştur. Aynı maddenin son fıkrasında ise "4 ila 12 nci fıkralarında yer alan eşyayı tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarları ile muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları belirlemeye, maktu hadleri sıfıra kadar indirmeye veya iki katına çıkartmaya ve sürelerle ilgili alt ve üst sınırlan belirlemeye ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşyalar itibariyle birlikte veya ayrı uygulatmaya Bakanlar kurulu yetkilidir." hükmü bulunmaktadır.
 2000/53 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar” uyarınca; (25/12/2008 tarihli ve 2008/14486 sayılı BKK ile değişik)  Körler ( Bu İbareyi onaylamıyorum.

Doğrusu :Görme Engelliler )
 hariç olmak üzere malul ve engellilerin eğitimi, çalışması veya fiziksel ve ruhsal açıdan sosyal gelişimlerine yönelik, özel olarak üretilmiş olup, malul ve engellilerin kendi kullanımları için getirdikleri veya onlara yardım sağlanması amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık Bakanlığı’nca yetki verilmiş kurum veya kuruluşlarca ithal edilen eşya, ve malul ve sakat kişileri taşımaya yönelik engelli kişinin araca binip inmesiyle bulunan motorlu ticari araç, (5/5/2008 tarihli ve 2008/13676 sayılı BKK ile değişik) Münhasıran malûl ve engelliler tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren sol bacak engeli olan gazilerde özel tertibat aranmaz) ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile, El ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat engelli kişi tarafından kullanılamayan, engelli kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar olan taşıtlar (arazi taşıtları ve binek otomobiller hariç) gümrük vergilerinden muaf tutulmuştur.

Görüldüğü üzere, arazi taşıtları bu istisnanın dışında tutulmuştur. Konusu geçen eşyaya mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve aksesuarlar veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama ya da tamiri için gerekli olan aletler de bu muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin, eşyanın ithalinden sonra yurda getirilmesi halinde de muafiyetin uygulanabilmesi için bunların muafiyetten yararlanarak ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının gümrük idaresine kanıtlanması gerekmektedir.

1.4.1 Özel Tertibatlı Engelli Aracını İthal Edecek Kişiler Kimlerdir ?
Özel tertibatlı engelli aracını ithal edecekler el ve ayaklarında ortopedik engeli bulunan kişilerdir. 1 Sıra No’lu Gümrük Muafiyeti Tebliği’nin 26 ncı maddesine göre “ortopedik engel” ibaresi, doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle, iskelet, kas ve sinir sistemindeki bozukluklar sonucu bedensel yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle alt ve üst ekstremite engelliliklerini ifade eder. Ortopedik engeli bulunmayan kişilerin gümrük vergisinden muaf olarak özel tertibatlı araç ithal etmeleri mümkün bulunmamaktadır.

Yukarıda yer verildiği üzere engel oranını dikkate almamaktadır , yani kişi el ve ayaklarında ortopedik engeli kişilere muafiyet tanımıştır. Engellilik oranı %90 ve üzeri olsa bile bu engelliliği el ve ayaktan kaynaklanmıyorsa ithal edilecek araç gümrük vergisinden muaf olmamaktadır. Buda bize devlet her kanunda ayrı bir gözlükle engellilere baktığını göstermektedir.
18/2/2000 tarih ve 23968 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2 Seri No’lu Gümrük Genel Tebliğininin Özel Tertibatlı Sakat Araçlarında Aranılan Şartlar  27/7/2005 tarih ve 25888 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11 seri no’lu

Tebliğ ile değişik
 bölümünde özel tertibatlı sakat araçlarında aşağıdaki şartları şöyle belirtilmiştir;
a) Malûl ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç binek otomobili ise, binek otonun münhasıran malûl ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunmalıdır.
b) Bizzat malûl ve sakat kişi tarafından kullanılamayan araçta ise, el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş sakat kişinin araca binip inmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibat bulunmalıdır.
c) Malûl ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç motosiklet ise, bu motosiklet malûl ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş olmalıdır.

Sadece otomatik vitesli olan ve özel surette yapılmış hareket ettirici tertibatı bulunmayan binek oto ile bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan ve sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı olmayan aracın 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi kapsamında ithali mümkün değildir
.
Özel olarak malûl ve sakatların kullanıma mahsus olan ve yukarıda belirtilen eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve aksesuarlar veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama yada tamiri için gerekli olan aletlerde muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsiki gerekir.

Gümrük İdaresi , 
engelli iki bireyin engellilikleri aynı olması fakat birinin sağ ayakta, diğerinin ise sol ayakta aynı engelliliğe sahip olduğunu farz ettiğimizde sağ ayağından engeli bulunan şahsı engelli olarak görmekte iken aynı engeli sol ayakta bulunan vatandaşımızı engelli olmasına rağmen engelli olarak görmemektedir.

Kanun hükmünün malul ve engellilerin engelliliklerine göre ayrım yapılmasını öngören bir amaç gütmesi söz konusu olmayacağından; sağlık raporunda sadece sol alt ekstremitede (ayak veya bacakta) sakatlığı olduğu belirtilen malul ve engellilerin otomatik vitesli taşıtlarının başkaca özel tertibat yapılmasına gerek olmaksızın, malul ve engelli adına kayıt ve tescil edildiği tarihten itibaren gümrük vergilerinden MUAF olması gerekmektedir. Gümrük İdaresinin devam eden uygulaması gerek Anayasamıza gerekse Kanunun amacına aykırı olup, söz konusu durum hakkında bir önce Gelir İdaresi Başkanlığının uygulaması ile uyumlaştırması gerekmektedir.
 
1.4.2 İthal Edilen Özel Tertibatlı Araçların Devir ve Satışı
Gümrük vergilerinden muafiyet kapsamında ithal edilen eşya, Gümrük İdaresinin izni olmadan ve Gümrük Vergileri alınmadan engelli olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz. Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş amacına uygun kullanılmak ve ilgili Gümrük Müdürlüğünün izni dahilinde muafiyet hakkı tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir veya satılırsa Gümrük Vergileri aranmaz.

Engelli kişiler; mülkiyetlerinde Gümrük Vergisi ödemeden ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosiklet kayıtlı olduğu sürece ve bunların fiilen ithal edildiği tarihten itibaren 5 (beş) yıl geçmedikçe, bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muafiyet kapsamında otomobil, minibüs ve motosiklet ithal edemezler.
Fiili ithal tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra Gümrük Vergilerinin tahsili koşuluyla; fiili ithal tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra ise Gümrük Vergileri ödenmeksizin söz konusu taşıtların muafiyet hakkı bulunmayan kişilere satış veya devri mümkün bulunmaktadır. Ancak trafik tescil şubesince aracın tescil belgesine konulan şerhin kaldırılması için Ankara Gar Gümrük Müdürlüğü’ne trafik şahadetnamesi ve trafik tescil belgesi ile birlikte müracaat edilmesi gerekmektedir.

Özel olarak dizayn edilmiş aracı devralacak kişinin engellilik durumunun farklı olması halinde, devredilecek taşıtın Ankara Gar Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilmesi ve devralacak kişinin engellilik durumuna uygun olarak aracın anılan Gümrük İdaresinin gözetimi altında yeniden dizayn edilmesi gerekmektedir.

1.5Motorlu Taşıtlar Vergisinde Engelliler İçin Yapılan Düzenlemeler
 
197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununa 5035 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile  eklenen istisnalara ilişkin 4/c bendine göre; “Engellilik dereceleri yüzde 90 ve daha fazla olan malul ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malul ve özürlülerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtlar” Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden İstisna edilmiştir.
Uygulamaya ilişkin olarak da 10/1/2004 tarihli ve 25342 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21 Seri No’lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği'nin "II-İSTİSNALAR" başlıklı bölümünde,

"
1-Engellilik Dereceleri % 90 ve Daha Fazla Olan Malûl ve Engellilere Ait Taşıtlarda İstisna Uygulaması
Engellilik dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili vergi dairelerine belgelendirmeleri halinde, söz konusu malûl ve engellilerin kendi adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtları, motorlu taşıtlar vergisine tabi tutulmayacaktır. Bu istisnadan yararlanmak için, söz konusu malûl ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş olması şartı aranmayacaktır.

2-
Diğer Malûl ve Engellilere Ait Taşıtlarda İstisna Uygulaması
Engellilik dereceleri % 90 dan az olan malûl ve engellilerin bu durumlarını; tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri ve kendi adlarına kayıt ve tescilli olan taşıtların engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar olduğunu belirten "Motorlu Araç Tescil Belgesi"nin ilgili tescil kuruluşlarınca onaylanmış örneği ile "Araçlar İçin Teknik Belge" ve "Proje Raporu"nun aslı veya noter onaylı örneğini ilgili vergi dairelerine ibraz etmeleri halinde bu istisna hükmünden yararlanabileceklerdir.

3-
Malûl ve Engelliler İstisnası İle İlgili Bildirim
Malûl ve engelliler istisnasından yararlanacak olan malûl ve engelliler tarafından, "Malûl ve Engelliler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu" düzenlenerek (Bildirim Formu'nun internetteki http://www.gib.gov.tr/ adresinde bulunan örneğinin düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır.) istisnadan yararlanmak için gerekli olan diğer belgeler ile birlikte ilgili vergi dairesine verilecektir. " açıklamaları yer almaktadır.
17/05/2010 tarihli Malul ve Engellilere Ait Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Uygulamasına İlişkin Açıklamalar içeren Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu-4/2010-2 no’lu sirkülerde ÖTV için yapılan açıklamalar içeren benzer açıklamalarda bulunulmuş söz konusu sirküde, “Anılan Kanun hükümleri ve Tebliğdeki açıklamalar uyarınca,engellilik derecesi % 90 ve daha fazla olan malul ve engellilerin, adlarına kayıt ve tescil ettirecekleri taşıtlarda özel tertibat yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, engellilik derecesi % 90 dan az olan malul ve engelliler adına kayıt ve tescil edilecek taşıtların, bizzat malul ve engelli kişinin sakatlığına uygun özel tertibatlı hale getirilmesi gerekmektedir. Engellilik derecesi % 90 dan az olan malul ve engellilerin adlarına kayıt ve tescilli taşıtlarda engelliliklerine uygun bir tertibat bulunmaması halinde bu taşıtlar için motorlu taşıtlar vergisi istisnası uygulanmamaktadır.

Buna göre, otomatik vitesli taşıtlar, sağ ayağında veya sağ bacağında sakatlığı bulunanların engellilik hallerine uygun özel tertibatlı olması halinde motorlu taşıtlar vergisinden istisna olacaktır.
Ancak, anılan Kanun hükmünün malul ve engellilerin engelliliklerine göre ayrım yapılmasını öngören bir amaç gütmesi söz konusu olmayacağından; sağlık raporunda sadece sol alt ekstremitede (ayak veya bacakta) sakatlığı olduğu belirtilen malul ve engellilerin otomatik vitesli taşıtlarının başkaca özel tertibat yapılmasına gerek olmaksızın, malul ve engelli adına kayıt ve tescil edildiği tarihten itibaren motorlu taşıtlar vergisinden istisna olması gerekmektedir.”
Engelli bireyler araç alımında Anahtar Teslim Fiyatının içerisine dahil olan motorlu taşıtlar vergisini mutlaka pazarlık esnasında satıcılardan çıkarılmasını talep etmeleri yararlarına olacaktır.


1) Emlak Vergisi Kanunda Engelli Bireyler İçin Yapılan Düzenlemeler

 

Engelli bireylere vergi açısından sağlanan imkânlara, 2006 yılı başından itibaren 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda uygulanmaya başlanan indirimli vergi oranı da eklenmiştir. 5378 sayılı “Engelliler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 22 inci maddesi ile Emlak Vergisi Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimli bina vergisi oranına ilişkin hükme,“engelliler” ifadesi eklenmiş, böylece engellilerin de indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanmaları sağlanmıştır.

Buna göre, engellilerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (kullanım hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, yüzde 0 Emlak Vergisi oranı ile bu vatandaşlarımıza vergi avantajı sağlanmıştır. Engellilerin indirimli Emlak Vergisi oranından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili belediyelere belgelendirmeleri gerekmektedir. İndirimli emlak vergisi oranından yararlanmak isteyen engelliler , “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu”nu doldurarak konutun bulunduğu yer Belediye Başkanlığı’na verecektir. Engel durumunu belgeleyen ve tam teşekküllü devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunun aslı da dilekçeye eklenecektir. İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturan engelli de diğer şartları taşımak kaydıyla emlak vergisi ödemeyecektir. 200 m2’yi geçmeyen tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirimli vergi oranı, meskenin toplam Emlak Vergisinin hisseye düşenine uygulanacaktır.

Birden fazla meskende hisseye sahip olanlar ile 200 m2’yi geçen tek meskene sahip olan özürlüler, sıfır oranlı Emlak Vergisi avantajından yararlanmayacaklardır. Ayrıca belirli zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler için vergi oranında bir indirim uygulanmayacaktır. İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, gerekli şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.
Gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle Emlak Vergisi ödemeyen engellilikleri ile durumlarında meydana gelen değişikliği bildirmeyen engellilerden alınması gereken Emlak Vergisi, cezalı olarak gecikme faizi ile birlikte alınır.
 
Sonuç
Engellilerin günlük hayatta yaşadıkları sosyal dezavantajları gidermekte en kamu hizmet hizmet ağının başlıca sorumluluk alanına girmektedir. Ülkemizde engellileri günlük hayatta daha fazla katılmalarını sağlamak için engellilere karşı duyarlı bir kitle oluşturmak ve engelli bireylerin bireysel olarak ekonomik özgürlüklerini güçlendirerek erişebilirliklerini artırmaktan geçmektedir. 

 Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM