Erkan AKTÜRK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
erkanakturk2@hotmail.com
İŞ KAZALARI VE İŞ KAZALARININ
SOSYAL GÜVENLİK BOYUTU - 2
Tarih: 02/01/2006
Giriş:
Bu konuyu bir yazı dizisi halinde ele aldık
önceki yazımızda iş kazalarının nedenlerini, sosyal
güvenlik kapsamında bir kazanın iş kazsı sayılma
şartlarını ele almıştık bu çalışmamızın devamına işveren
ve işçinin sorumluluklarını, kaza sonrası yapılacak sağlık
yardımlarını ele alacağız.
E- İŞ KAZALARI SİGORTASI
İş kazaları ve meslek hastalıkları çalışanlar
ve çalıştıranlar bakımından ön önemli sosyal güvenlik
riskleridir. İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortası,
sosyal güvenliğin sözü edilen iki önemli riskine karşı
sosyal güvenlik sağlama maksadı ile düzenlenen bir sosyal
sigorta dalıdır. Bu sigorta dalında iş kazası ve meslek
hastalığı risklerinin ortaya çıkması durumunda riskin
önemli iki sonucuna karşı sosyal güvenlik sağlanır.
Bunlardan birisi, iş kazası ve/ meslek hastalığı sonucu
ortaya çıkan hastalık durumunun gerektirdiği tedavi
giderlerinin karşılanmasıdır. Diğeri ise, iş kazası ya da
meslek hastalığı sonucu çalışamayacak duruma düşen
insanlara geçici yahut ta sürekli olarak iş göremez duruma
düşmesinin ortaya çıkaracağı gelir kesilmesi yada gider
artışının telafi edilmesi için gelir garantisi sağlamak
yani, bir gelir yardımı yapılmasıdır. (1)
Bir ülkenin sosyal bir devlet olduğunun
göstergesi kuşkusuz çalışamayacak durumunda olan
vatandaşlarının geçirdiği iş kazaları neticesinde
cemiyetin dışına itilmemesidir. Çalışanların sosyal
güvenliklerinin sağlanması bir devletin en önemli
görevidir. Çalışanların sosyal güvenliğinin sağlanması
sadece devletle bitirilecek bir sorun değildir . burada
üçlü bir denge söz konusudur. Bunlar; devlet, işveren ve
işçidir.
Devlet, sosyal bir politikaya sahip ise
çalışanların sorunlarını her yönüyle ele alabilmelidir.
Çalışanlar bir işyerinde çalışırken ücret onlar için ne
kadar önemli ise iş güvenliği de bir o kadar önemlidir. İş
güvenliği konusunda alınacak tedbirler öncelikli olarak
devletin görevidir. Her ne kadar işyerlerinde işyeri
yönetmeliği olsa da bunun kamu kudretiyle desteklenmesi
lazım. 1960 yıllardan itibaren Avrupa ülkelerinde başlayan
daha çok refah, çalışma saatlerinin düşürülmesi, iş
güvenliğinin sağlanması vb. istemlerle artan grevler
neticesinde devletin iş güvenliği konusunda daha sıkı
önlemler almasına ve ciddi bir sosyal politikaya sahip
olmasını sağlamıştır.
İşveren, mahiyetinde işçi çalıştıran kişi
olduğuna göre bunların can güvenliğinden de sorumludur.
İşe göre işçi çalıştırma, iş güvenliğini sağlama işverenin
iş sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleridir. 506
sayılı kanun iş kazaları esnasında işverenin yapmaları
gereken yükümlülüklerini 15. maddede şu şekilde
belirtmiştir
Madde 15 - İşveren, iş kazasına uğrayan sigortalıya,
Kurumca işe el konuncaya kadar, sağlık durumunun
gerektirdiği sağlık yardımlarını yapmakla yükümlüdür. Bu
amaçla yapılan ve belgelere dayanan masraflarla yol
paraları Kurum tarafından işverene ödenir.
Birinci fıkrada belirtilen yükümlerin yerine
getirilmesindeki savsama ve gecikmeden dolayı,
sigortalının tedavi süresinin uzamasına, malül kalmasına
veya malüllük derecesinin artmasına sebep olan işveren,
Kurumun bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı ödemekle
yükümlüdür. şeklinde izah edilmiştir. Bu maddeye istinaden
kısaca işverenin yükümlülüklerini şu şekilde
sıralayabiliriz:
Kurumca işe el konuncaya kadar, sağlık
yardımları yapma yükümlülüğü: işveren iş kazasına uğrayan
işçisini en yakın bir sağlık tesisine götürmek , kurumun
olaya el konulmasına kadar hertürlü masrafları yapmakla
yükümlüdür. Bu masraflar daha sonra işveren tarafından
tevsik etmesi halinde kurumdan tahsil edebilir. Aksi
taktirde tıbbi müdahaleye geç kalınması durumunda kurumun
uğrayacağı zararları, işverene rücu etmesi gerekecektir.
İşverenin yine aynı kanunun 27. maddesinde kazayı bildirme
ile ilgili olarak yükümlülüğünü şu şekilde belirtmiştir.
Madde 27 - İşveren, iş kazasını, o yer yetkili
zabıtasına derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki iki
gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirme
örneği Kurumca hazırlanan haber verme kağıtları doldurulup
verilerek yapılır.
İşverenin kasden veya ağır ihmali neticesi iş
kazasını bu madde gereğince Kuruma zamanında
bildirilmemesinden veya haber verme kağıdında yazılı
bilginin eksik veya yanlış olmasından doğan ve ileride
doğacak olan Kurum zararlarından işveren sorumludur.
Birinci fıkrada yazılı süre içinde Kuruma
bildirilmeyen iş kazası dolayısiyle, bildirme tarihine
kadar işveren tarafından yapılmış olan harcamalar Kurumca
ödenmez.
Bu maddeyi de kısaca şöyle izah edebiliriz.
İşveren iş kazasının oluşundan itibaren kuruma en geç iki
gün içerisinde matbu haber bildirme formunu doldurarak
kurumu haberdar etmesi gerekmektedir. Maddede ifade
edildiği gibi kurumun zamanında haberdar edilmemesi veya
eksik bilgi verilmesi durumunda doğacak zararlarda işveren
sorumludur.
Bir iş kazasının meydana gelmesi durumunda
cezalara muhatap olan taraf işveren olduğu için
işverenin ilgili yasa maddelerinde geniş kapsamlı
yükümlülükleri bulunmaktadır gerek 4857 sayılı yasanın
işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki yükümlülükleri
gerekse 506 sayılı kanunun yukarıda gösterdiğimiz
maddelere paralel olarak borçlar kanunumuzun 55.
maddesinde ise şu açıklama yapılmıştır: Madde 55 -
Başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam
ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri
esnada yaptıkları zarardan mesuldür. Şukadar ki böyle bir
zararın vukubulmaması için hal ve maslahatın icabettiği
bütün dikkat ve itinada bulunduğunu yahut dikkat ve
itinada bulunmuş olsa bile zararın vukuuna mani
olamıyacağını ispat ederse mesul olmaz.
İstihdam eden kimsenin, zamin olduğu şey ile zararı
ika eden şahsa karşı rücu hakkı vardır.
Birbiriyle paralel açıklamalar içeren iş kanunu, sosyal
sigortalar kanunu ve borçlar kanununda altı çizilerek izah
edilen işveren yükümlülüğüdür.
506 sayılı yasa ve 4857 sayılı kanunda işveren
kazanın vuku bulmaması için gereken özeni göstermişse ve
buna rağmen kaza meydana gelmişse ve meydana gelen kaza
ilgili kanunun iş kazası sayılma şartlarını taşıyorsa
kurum tüm sağlık giderlerini karşılamakla yükümlüdür. Bu
yasadan da açıklandığı gibi kurum ancak; işverenin
yukarıda açıklanan yükümlülüklerini savsaması durumunda
işverene rücu etme hakkı vardır. Borçlar kanunundan da
açıklanan sorumlulukta ise işveren gereken özeni
gösterdiğini,tevsik etmesi durumunda oluşan zararı
herhangi bir kuruma değil de kazanın işçinin
ihmalkarlığından kaynaklandığından işçiye rücu etme hakkı
vardır. İşveren gereken tedbiri almışsa ve müstahdemi de
buna koşulsuz riayet etmişse doğacak her zararın
mesuliyetinden kurtulurlar.
Devletin ve işverenin yükümlülükleri yanında
işçinin de yükümlülükleri bulunmaktadır ilgili yasalar
çerçevesinde işçinin yükümlülüklerini açıklayalım.
İşçi, bir iş sözleşmesi ile çalışan gerçek kişidir ve işçinin iş kanunundan
yer alan başlıca yükümlülüğü işverene sadakat ve işin
gerektirdiği özeni göstermek işyeri yönetmeliğine riayet
etmek zorundadır. İşçinin uğradığı kazanın iş kazası
sayılabilmesi için fiilin esaslı unsuru kazanın, istem
dışı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Eğer meydana
gelen kaza, işçinin bağışlanmaz kusuru neticesinde
oluşmuşsa sigortalıya sadece sağlık yardımları yapılacak
ancak geçici veya sürekli iş göremezlik geliri verilmez. .
İşçi, işyeri dışında bir yerde iş kazasına uğramışsa en
kısa sürede işvereni bilgilendirilmesi gerekmektedir.
F- İŞ KAZASINA UĞRAYAN SİGORTALIYA YAPILAN YARDIMLAR
İş kazasına uğrayan çalışanın sigortalı olup
olmaması veya prim ödeme gün şartına bakılmaksızın kazanın
iş kazası sayılması durumunda hertürlü yardımlardan
yararlandırılacaktır. Daha önceki açıklamalarımızda
kazanın iş kazası sayılabilmesi için kazanın 506 sayılı
kanunun 11. maddesindeki sınırlar içinde olması
gerekmektedir. meydana gelen kaza sonrası çalışanın
sigortalı olmadığı tespit edildiğinde kazazede
sigortalılar gibi sağlık yardımlarından yararlanacak;
ancak kurum bu masrafları işverene rücu etme hakkı
bulunmaktadır.
Sosyal sigortalar kanunun 12. maddesinde kazazedeye şu
yardımları yapılmaktadır
Madde 12 - İş kazaları ile meslek hastalıkları
halinde sağlanan yardımlar
A) Sağlık yardımı yapılması,
B) Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek
verilmesi,
C) Sürekli iş göremezlik hallerinde gelir verilmesi,
D) Protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması,
onarılması ve yenilenmesi,
E) (A) ve (D) fıkralarında yazılı yardımlar için
sigortalının başka yere gönderilmesi,
F) İş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla bedeni
veya ruhi bir arızaya uğrayanlardan, yurt içinde tedavisi
kabil olmayıp, ancak yabancı bir ülkede kısmen veya
tamamen tedavisi mümkün görülen ve meslekinde uğradığı iş
göremezlik derecesinin azalabileceği Kurum sağlık
tesisleri sağlık kurulu raporu ile tespit edilen
sigortalının ve bu raporda belirtilmişse, beraber gidecek
kimselerin yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile o
yerdeki kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi (Sağlık
Kurulunca verilen rapora Kurum veya sigortalı itiraz
ederse, bu husus Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca
karara bağlanır),
G) Cenaze masrafı karşılığı verilmesi,
H) Sigortalının ölümünde hak sahiplerine gelir
bağlanması.
Eğer iş kazasına uğrayan kişi işe başladığının ertesi günü
de iş kazasına uğrasa prim ödeme gün şartı aranmaksızın bu
yukarıda sayılan sağlık yardımlarından
yararlandırılacaktır.
Yukarda belirtilen yardımları kısaca açıklayalım:
A) Sağlık yardımı yapılması,
İş kazasına uğrayan işçiye, çalışma gücüne
kavuşana dek sağlık yardımları yapılır. Bu sağlık
yardımları şunlardır:
Hekime muayene ettirilmesi, gerektiğinde sağlık kurumuna
yatırılması ve her türlü tedavisinin yapılması( SSK.
M.13/a)
Tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme araçlarının
sağlanması.(SSK. M.13/b)
Protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması,
onarılması ve yenilenmesi, tedavisinin Türkiye’de mümkün
olmaması durumunda yurt dışına bir sağlık kurumuna sevk
edilmesi de sigortalıya yapılacak sağlık yardımlarıdır.
B) Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek
verilmesi,
İş kazasına uğrayan işçi, prim ödeme gün şartı
aranmaksızın çalışmadığı gün süresince gelir kaybına
uğramaması için kendisine geçici iş göremezlik ödeneği
verilir geçici işgöremezlik geliri alan kişinin başka bir
yerde çalışmaması gerekmektedir.
C) Sürekli iş göremezlik hallerinde gelir verilmesi,
Sağlık tesisinin vereceği rapor üzerine
meslekte kazanma gücünün en az % 10 oranında kaybeden
sigortalıya sürekli işgöremezlik geliri bağlanır bu
gelirin bağlanmasında da prim ödeme gün şartı yoktur.
Sigoratlı meslekte kazanma gücünü %10 -%99 arasında
kaybetmiş ise sürekli kısmi iş göremezlik geliri bağlanır.
Eğer meslekte kazanma gücünü % 100 oranında kaybetmiş ise
sürekli tam iş göremezlik geliri bağlanır.
Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya yıllık kazancının
%70 ine eşit yıllık bir gelir bağlanır( SSK.m20/2).
Sürekli kısmi iş göremezlikte ise bağlanacak gelir
sigortalının meslekte kazanma gücünün oranına göre
değişmektedir.(SSK. M.20/3)
D) Cenaze masrafı karşılığı verilmesi,
Sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde hak
sahiplerine kurum tarafından cenaze masrafları için ölen
sigortalının ailesine yapılan bir yardımdır.
H) Sigortalının ölümünde hak sahiplerine gelir
bağlanması.
İş kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalının
hak sahiplerine gelir bağlanır. 506 sayılı kanunu 23.
maddesinde hak sahipleri olarak sigortalının eşini,
herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi bir işte
çalışmayan ya da buralarda bir gelir elde etmeyen kız
çocuklarını, 18 yaşını, ortaöğretim yapması halinde 20
yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan
erkek çocukları olarak izah etmiştir. Sigortalının ölümü
halinde yıllık gelirinin % 70’inin dul eşine % 50’si
çocuğu bulunmayan dul eşine % 75’i çocuklarının her birine
% 25’i, oranında bir gelir bağlanır.
G- SONUÇ
Bu çalışmamızda elimizden geldiğince iş
kazaları ve iş kazalarının sosyal güvenlik boyutu hakkında
bilgi vermeye çalıştık. iş kazaları sigortası,
çalışanların karşılaşabilecekleri risklere karşı
oluşturulmuş bir sigorta koludur. İşverenler her sigortalı
için kuruma % 1,5- 7 arasında prim ödemesi yapmaktadır.iş
kazaları sigortasından sağlanan yardımlardan
faydalanabilmek için prim ödeme gün şartı aranmaktadır.
Hatta iş kazasına uğrayan kişi işvereni tarafından
sigortalılığı tescil edilmemiş olsa bile bu sağlık
yardımlarından yararlanacaktır.
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
1.
http://www.tisk.org.tr/isveren_sayfa.asp?yazi_id=1226&id
Prof. Dr. Kadir ARICI, İşverenlerin iş kazaları ve
meslek hastalıkları sigortasından doğan sorumluluğu
yeniden ele alınmalıdır. Erişim tarihi. 01.01.2006,
2 -506. Sosyal Sigortalar Kanunu,
3- 4857 Sayılı İş Kanunu,
4- Borçlar Kanunu,
5- Kurt, Resul, İş Hukuku ve Sosyal Sigorta Mevzuatında
Usul ve Esaslar, Eylül 2004