YAZARLARIMIZ
Erhan Balcı
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
erhanbalci@outlook.com.tr



Öz Kaynaklar Hesap Grubunda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İşletmeler amaçları gereği ekonomik varlıklardır. İşletmelerin temel amacı, ekonomik faaliyetleri aracılığıyla kar elde etmek, değer yaratmak ve paydaşlarının beklentilerini karşılamaktır. İşletmelerin faaliyetleri, sahip olduğu kaynaklar ve sermaye ile sınırlıdır. Özkaynaklar, bir işletmenin sağlam bir finansal yapıya sahip olmasını sağlayan önemli bir unsur olarak kabul edilir. Özkaynaklar bir işletmenin sahip olduğu tüm varlıkların, işletmenin borçları çıkarıldıktan sonra kalan kısmını ifade eder. Bu varlıklar, işletmenin ödenmiş sermayesi, sermaye yedekleri, yedek akçeleri, kar/zarar hesapları gibi kalemleri içerir.

Kar ise kısaca dönem sonu özkaynak toplamı ile dönem başı özkaynak toplamı arasındaki olumlu farktan oluşmaktadır.  Bu husus vergi tekniği açısından Gelir Vergisi Kanunu uyarınca Bilanço Esasında Ticari Kazancın tarifi olmakla beraber işletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir, işletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave olunur. Kurumlar Vergisi Kanunu açısından da kurum kazancı olarak bu hesaplama yöntemi referans alınmaktadır.

Vergi kanunlarında yer alan bazı düzenlemeler ile özkaynakta artış yaratan bir takım işlemler belirtilen usul ve esaslara uyulması koşuluyla vergiden istisna edilmekle beraber bazı işlemlerde de vergi ertelemesine gidilebilmektedir. Bu hususlar kısaca şunlardır;

Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası

Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri, rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50'lik kısmı kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur.

Bu hususta uygulamada sıkça yaşanabilen sorun satışın yapıldığı yıl istisna tutulan kısmın 549-Özel Fonlar hesabına alınarak dönem kazancı ile ilişkilendirilmemesi ve beyanname üzerinde “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” satırında gösterilmemesidir.

İstisnadan yararlanabilmek için, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar fon hesabına alınma işleminin yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, istisnadan yararlanacak olan kazanç tutarı, satışın yapıldığı dönemin genel sonuç hesaplarına yansıyacak olup kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnadan yararlanılabilecektir. Söz konusu istisnadan geçici vergi dönemlerinde de yararlanılabilmesi mümkündür.

Mevzuatın öngördüğü şartları taşıyan istisnanın takip edildiği fon hesabının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar sermayeye ilave dışında herhangi bir hesaba aktarılması durumunda zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.

Sat-kirala-geri al işlemlerinden doğan kazançlarda istisna uygulaması

Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ile bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlara yönelik istisna uygulaması düzenlenmiştir. Bu istisna uygulaması da usul ve esas bakımından taşınmaz ve iştirak hisseleri satış kazancı istisnası ile benzer olup en önemli farkları kazancın tamamına uygulanması ve aktifte iki yıl bulundurma zorunluluğunun olmamasıdır. Dikkat edilmesi gereken husus ise pasifte fon hesabına alınan satış kazancının varlıkların geri alınmasından sonra bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılabileceğidir. Aksi durumda istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Emisyon primi kazancı istisnası

Anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerekse sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların, itibari değerin üzerinde bir bedelle elden çıkarılması halinde oluşan kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. Gerek Kurumlar Vergisi Kanununda gerekse 1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde uygulamanın esasları ile ilgili bir açıklama yapılmamıştır. Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde 520 Hisse Senedi İhraç Primleri hesabının işleyişiyle ilgili olarak; “Hisse senedinin nominal fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark bu hesabın alacağına satış biçimine bağlı olarak ilgili hesabın borcuna kaydedilir. Bu tutarların sermayeye ilavesi veya başka bir amaçla kullanılması durumunda hesaba borç kaydedilir” açıklaması yapılmıştır. Bu durumda hisse senedinin nominal bedeli ile satış fiyatı arasında oluşan olumlu farkların bu hesaba alınarak muhasebeleştirilmesi gelir tablosu ile ilişkilendirilmeden özkaynaklara alınacağı için söz konusu istisnanın beyanname üzerinde uygulanabilmesi açısından Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler satırına ilave edilmesi söz konusu tutarın Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler satırında dikkate alınması gerekmektedir.

Ayrıca Türk Ticaret Kanunu açısından emisyon primleri genel kanuni yedek akçe olarak kabul edildiği için sermayeye ilavesi yönünden genel kanuni yedek akçelerin ödenmiş sermayenin yarısını aşması gerekmektedir.

Yenileme fonu

Yenileme fonu uygulamasını düzenleyen Vergi Usul Kanununun 328. ve 329. maddelerinde 7338 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında önceki kanun maddelerinde yoruma açık olan hususlar netleştirilmiştir. Buna göre; satılan ya da doğal afetler sebebiyle zarar gören bir iktisadi kıymetin yerine yenilenmesi amacıyla iktisadi kıymet ya da kıymetlerin alınmasına karar verilmesi durumunda satıştan ya da tazminattan doğan kar satışın/tazminat fazlasının doğduğu tarihi takip eden üçüncü takvim yılı sonuna kadar pasifte geçici bir hesaba alınabilir. Bu hususta dikkat edilmesi gereken durum kanun değişikliğinin 2021 yılı içerisinde gerçekleşmesidir. Buna göre 2021 yılı içerisinde yenileme fonunu uygulayan bir işletme 2024 yılı sonuna kadar yenileme işlemini gerçekleştirmez ise pasifte takip edilen kar tutarı gelir olarak düzeltilip 2024 yılı Kurumlar Vergisi Matrahına dahil edilecektir. 2021 yılı öncesinde bu müesseseyi uygulayan işletmelerin Maliye İdaresinin önceki görüşü olan yenileme fonunda üç yıllık sürenin satışın ya da tazminatın alındığı tarih dahil olarak dikkate alınması gerektiği hususunu değerlendirilmelerinde fayda vardır. Dönem sonu işlemlerinde yenilenen iktisadi kıymetlere ait amortisman tutarlarının fon hesabından mahsup edilmesi gerektiği hususuna dikkat edilmelidir. Ayrıca yenileme fonundaki tutardan daha az bir tutarda yenileme işlemi gerçekleşmiş ise amortisman yoluyla itfa edilemeyecek tutarın üçüncü yılın sonunda kara ilave edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

5746 Sayılı Kanun kapsamında alınan hibe ve destekler

Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca; “Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetlerinde bulunanların; kamu kurum ve kuruluşları kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge ve yenilik projeleri ile tasarım projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar ile uluslararası fonlardan aldıkları destekler özel bir fon hesabında tutulur. Bu fon, 193 sayılı Kanun ve 5520 sayılı Kanuna göre vergiye tabi kazancın ve ilgili yılda yapılan Ar-Ge veya tasarım harcaması tutarının tespitinde dikkate alınmaz. Bu fonun, elde edildiği hesap dönemini izleyen beş yıl içinde sermayeye ilâve dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğratılmış sayılır.” denilmektedir. Bu hususta işletmelerin bu kapsamda aldıkları hibe ve destekleri 549-Özel Fonlarda takip etmesi aksi durumunda gelir tablosuna alınan bu tutarların yersiz vergi ödemesine sebep vereceği hususuna dikkat edilmesinde fayda vardır.

05.05.2023

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Vergi Affı Rehberi (300 Soru - Cevap) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.



GÜNDEM