YAZARLARIMIZ
Engin Uzuner
İş Müfettişi
av.enginuzuner@gmail.com



İş Hukukunda Ücretin Haczi

Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunun 35. maddesinde işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemeyeceği düzenlenmiştir. Kanunda aylık ücretin hangi ücreti kapsadığı şeklinde bir hüküm bulunmamaktadır. Açıklığa kavuşturulması gereken husus 1/4 kısmının, işçinin çıplak ücretini mi yoksa prim, ikramiye, yakacak yardımı gibi geniş anlamda ücreti mi kapsadığıdır. İş Kanunu’nda saklı kısmın hangi ücrete ilişkin olduğu belirtilmemişse de gerek doktrin gerekse Yargıtay kararlarından ve dahi yorum yönteminden kastedilenin geniş anlamda ücret olduğu sonucuna varabiliriz. Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde işçi lehine yorum yapılacağına, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu kararından hareketle varabiliriz. Yargıtay İBGK’ nın 27.05.1958 gün, 1957/15 E. 1958/5. Sayılı kararında bu durum açıkça şöyle ifade edilmiştir: “…İş hukukuna ait hükümlerini tefsirine tereddüt halinde işçinin lehine olan hal şeklinin kabul edilmesi iş hukukunun ana kaidelerinden olduğu neticesine varılır.” Dolayısıyla da işçi lehine yorum ilkesinden hareketle aylık ücret kavramından işçinin temel ücretinin yanı sıra işçiye sağlanan ücret niteliğindeki diğer yardımların da 1/4 kapsamında sayılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Yargıtay’ ın görüşümüze destekler nitelikteki bir kararında, ücretten sayılan ikramiye ve toplu iş sözleşmesi farkının ancak dörtte birine karşılık gelen kısmının haczedilebileceğini ifade ederek, 6772 sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam tediyelerin haczedilemeyeceği belirtmiştir (Yargıtay 9.H.D. 01.10.2002 gün, 17994 E. 19301 K.). Buna karşın kıdem ve ihbar tazminatı gibi ücret niteliğine haiz olmayan kalemlerin ise ismi üzerinde tazminat olması nedeniyle tamamının haczi gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay 9. H.D. 30.05.2000 gün, 2000/5878 K. 2000/7475 K, Yargıtay 9.H.D. 01.10.2002 gün, 17994 E. 19301 K, Yargıtay 9. H.D. 08.06.1971 gün, 4781/13560).

Konuyu bir örnekle şöyle açıklayabiliriz; işyerinde aylık 5.000-TL temel ücretin yanı sıra ücrete ek olarak ay içerisinde 2.500-TL ikramiye, 500-TL yakacak yardımı alan bir işçiye, ayrıca iş akdinin feshi nedeniyle de 20.000,00-TL kıdem tazminatı ödenmiş olsun. İstanbul İcra Dairesi vasıtasıyla da işverene işçinin borcuna karşılık; “Borçlunun borcu sebebiyle İ.İ.K. 83. Maddesi gereğince almakta olduğu maaş veya ücretlerinin 1/4’ nin, hak ve alacaklarının borç miktarı kadarının haczine karar verilmiştir” şeklinde yazı tebliğ edilsin, borç miktarı da 40.000-TL olsun. Söz konusu karara istinaden işverenin işçinin aldığı toplam 8.000-TL tutarındaki aylık ücretinin 1/4’ lik kısmı olan 2.000-TL, kıdem tazminatı tutarının tamamı olan 20.000-TL olmak üzere toplam 22.000-TL tutarını ücretinden kesip icra dairesine bildirmesi gerekecektir.

İCRA İFLAS KANUNU KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun “Maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul” başlıklı 355. maddesinde: “Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar” düzenlemesi yer almaktadır. Yine aynı kanunun 83.maddesinde: “Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. (Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.” hükmü yer almaktadır.

Kanunda yer alan düzenlemeler uyarınca işverenlerin kendilerine gönderilen maaş haczi kararına istinaden işçi ücretlerinden haciz kesintisi yapmaları gerekmektedir. Kanunda haciz miktarının dörtte birinden az olamayacağı ifade edilmiştir. Buna karşın 4857 sayılı İş Kanunun 35. maddesinde ise dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceği belirtilmiştir. İş Kanunu hükmü sonraki özel kanun olması nedeniyle öncelikli olarak uygulanacak ve İş Kanunu’na tabi işçiler hakkında İİK 83/2 maddesi uygulanmayacaktır.

SONUÇ           

Gerek mevzuat gerekse de yargı ve öğreti kararları ışığında, işçi ücretlerine ilişkin koruyucu düzenlemelerin kamu düzeni tarafı dikkate alınarak, işçinin asıl ücretinin yanı sıra ücretin eki niteliğindeki fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil, prim, ikramiye ve bu çeşitteki her türlü ücretlerinin en fazla 1/4 kısmının haczedilebileceği, ücret niteliğine haiz olmayan kıdem, ihbar tazminatı gibi alacak kalemlerinin ise tamamının haczedilebileceği değerlendirilmektedir.           

KAYNAKÇA

            1- 4857 sayılı İş Kanunu

            2- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

            3- 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanun’la 6212 Sayılı Kanun’un 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun

20.05.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM