YAZARLARIMIZ
Engin Malay
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir



Ödeme Emri (3)

 

Tarih: 28.11.2013

Üç haftadır yayımladığımız, İzmir Atatürk Lisesi’nde gerçekleştirdiğimiz; “Ödeme emri” ile ilgili sunumun bugün üçüncü ve son bölümünü sizlerle paylaşıyoruz.

Ödeme emri ile ilgili dava konularına kısa başlıklar hatırladıktan sonra; meslektaşım Önder’in; altını çizerek üzerinde durduğu; “Ödeme emrine itiraz” konusu ile ilgili sunumu aşağıda bulacaksınız.

Hangi Nedenlerle Ödeme Emrine Karşı Dava Açılabilir?

Ödeme emrini alan borçlu;

-     Böyle bir borcunun olmadığı,

-     Borcunu kısmen ödediği,

-     Borcun zamanaşımına uğradığı,

iddiasıyla tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.

Borcun Bir Kısmı İçin Dava Açılabilir mi?

Borçlu, ödeme emrinde yer alan borcun bir kısmına dava açabilir. Ancak, dava dilekçesinde dava açılacak kısmın türü ve miktarının açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi halde dava açılmamış sayılır.

Dava Açılması Borçlu Hakkındaki Tahsil İşlemlerini Durdurur mu?

Dava açan borçlu hakkında takip işlemleri, davayı gören mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece devam eder.

Dava Açan Borçlunun Tamamen veya Kısmen Haksız Çıkması Durumunda Ne Olur?

Açmış olduğu davada tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, haksız çıkılan borç tutarı kadar olan kamu alacağı % 10 zamla tahsil edilir.

Vergi Mahkemesinde Açtığı Davayı Kaybeden Borçlu Ne Yapmalıdır?

Borçlu, borcun tamamına veya bir kısmına karşı vergi mahkemesinde açtığı davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir. Bu 7 günlük süre içerisinde ödeme emrine konu borcun tamamen ödenmesi halinde mal bildiriminde bulunma yükümlülüğünün de ortadan kalkacağı

tabidir.

Diğer taraftan, vergi mahkemesinde açtığı davayı kaybeden borçlunun davanın tutarına göre Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay’a itiraz/temyiz başvurusu yapma hakkı bulunmaktadır.

Şimdi gelelim Yalçın Önder’in dikkat çektiği; “Ödeme emrine itiraz” sunumunda yaptığı açıklamaya:

Vergi Usul Kanunu’nun “Ödeme emrine itiraz” başlıklı 58’inci maddesinde; “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.

(Mülga üçüncü fıkra: 28/1/2010-5951/1 md.)

İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir.

İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir.

İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.

Borcun tamamına bu madde gereğince vaki itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.

Borcun bir kısmına karşı bu madde gereğince vaki itirazlar mal bildiriminde bulunma müddetini uzatamaz.” Hükmü yer aldığını hatırlatan Önder devamında; “Yukarıdaki 58. maddeye yüzeysel bakan herkes, ödeme emirlerine karşı bir itiraz hakkı ve itiraz hakkının değerlendirildiği bir itiraz komisyonu olduğunu düşünmektedir. Oysa, 20/1/1982 de yayımlanmış, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un; “Değiştirilen deyimler” 13’üncü maddesinde; “Vergi mahkemelerinin göreve başlamasıyla bu mahkemelerin görev alanına giren konularla ilgili olarak diğer kanunlarda yer alan:

a) İtiraz komisyonu, Vergiler Temyiz Komisyonu, Gümrük Hakem Kurulu deyimleri, Vergi Mahkemesi,

b) Vergi ihtilafı deyimi, vergi davası,

c) İtiraz deyimi, vergi mahkemesinde dava açılması, anlamını taşır. Dolayısıyla, ödeme emirlerine itiraz hakkı yoktur, süresinde dava açma hakkı vardır.” dedi.
Ödeme emir ile ilgili seriyi burada sonlandırıyoruz, zira 3 Aralık 2013 tarih ve 16.30’da yine İzmir Atatürk Lisesi Konferans salonunda “Vergi Hukukunda Tebligat” hakkında bir sunum gerçekleştireceğiz. Bu sunum ücretsiz ve herkese açık olduğunu buradan duyuruyorum!

 
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 
 

GÜNDEM