YAZARLARIMIZ
Emre Eker
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
smmmemreeker@gmail.com



Özel Maliyet Nedir? Özellikli Durumlarda Ne Yapılabilir?

İşyeri olarak kiralanan gayrimenkule, kiracı mükellefler tarafından gerek faaliyete başlamadan önce gerekse de faaliyet devam ederken bazı harcamalar yapabilmektedir. Kiralanan işyeri için yapılan harcamalar normal tamir bakım kapsamında harcamalar olabileceği gibi gayrimenkulü genişletmek veya gayrimenkulün iktisadi kıymetini artıracak harcamalar da olabilir. İşyeri olarak kiralanan gayrimenkule yapılan normal tamir, bakım ve temizleme giderleri yasal defterlere doğrudan gider kaydedilirken, gayrimenkulü genişleten veya değerini artıran giderler yasal defterlere "264 Özel Maliyetler" adlı hesaba kaydedilip, kira süresi içerisinde ve eşit miktarlarda amortisman ayrılmak suretiyle gider kaydedilmesi gerekmektedir.

Uygulayıcılar Özel Maliyet kavramında aslında bir karmaşa yaşamaktadır. Örneğin bir işyerinin komple iç ve dış boyası, Özel Maliyet midir, normal tamir bakım mıdır? Bu gibi durumlarda aslında kullanıcının yorumuna bağlı bir işlem yapılıyor gibi çünkü bir uygulayıcı “bina komple boyanıyor binanın değeri artıyor, bence özel maliyet” derken, diğer kullanıcı “bir sene sonra dökülecek normal bakım onarım” demektedir. Ancak bir uygulamada ise kullanıcılar “tutar yüksekse özel maliyete, düşükse normal bakım onarıma” kayıt yapmaktadır. Hal böyle iken kısaca Özel Maliyet ve uygulamalarına değinelim.

A- ÖZEL MALİYET BEDELİ KAVRAMI (VUK)

Özel Maliyet Bedeli kavramına ilişkin düzenleme 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Gayrimenkullerde veya Elektrik Üretim ve Dağıtım Varlıklarında Maliyet Bedelinin Artması" başlıklı 272. maddesinde aşağıdaki şekilde yapılmıştır.

"Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir. (Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.) Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının işletme hakkı verilmiş ise, kiracı veya işletme hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan bir ve ikinci fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca değerlenir. Kiracının veya işletme hakkına sahip tüzel kişinin faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait giderler de bu hükümdedir.

Gayrimenkuller veya elektrik üretim ve dağıtım varlıkları için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir." Ayrıca 1 sıra nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde 264 nolu hesap olan "Özel Maliyetler" hesabına ilişkin olarak şu açıklama yapılmıştır. "Özel maliyetler kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin sürekli olarak artırılması amacıyla yapılan giderler ile (normal bakım, onarım ve temizleme giderleri hariç) bu gayrimenkulün kullanılması için yapılıp kira süresinin sonunda mal sahibine bırakılacak olan varlıkların bedellerini kapsar. Yapılan harcamalar hesaba borç kaydedilir. Bu harcamalar kira süresi içerisinde, kira süresinin beş yıldan uzun olması durumunda da beş yılda amorti edilir." Yukarıda yer alan kanuni düzenlemelerden anlaşılacağı üzere kiracılar tarafından kiralanan gayrimenkuller üzerinde normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi değerini artırmak amacıyla yapılan harcamalar özel maliyet bedeli olarak kabul edilip aktifleştirilmesi gerekmektedir. Aktifleştirilen özel maliyet bedelleri amortisman yolu ile kira süresi içerisinde itfa edilerek yok edilmesi gerekmektedir.

B- ÖZEL MALİYET BEDELİNİN OLUŞMASININ GENEL ŞARTLARI

Bahsettiğimiz kanuni düzenlemeler doğrultusunda özel maliyet bedelinin koşullarını şöyle sıralayabiliriz;

- Harcamaların kiracılar tarafından yapılmış olması gerekmektedir,

- Yapılan harcama sonucunda oluşturulan değerin gayrimenkulden ayrılması durumunda bir kıymet ifade etmemesi ve tek başına bir fonksiyonunun olmaması gerekmektedir,

- Harcamanın normal bakım, onarım ve tamirat niteliğinde olmaması gerekmektedir,

- Son olarak da yapılan harcamanın iktisadi kıymetin değerini artırıcı ve işlevini genişletici özellikte olması gerekmektedir.

Belirttiğimiz bu özellikler dikkate alındığında işyeri olarak kiralanan bir gayrimenkulde kiracının faaliyetini icra edebilmek için yapmış olduğu harcamalar eğer gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi

kıymetini artırmak için yapılmış ise, bu harcamalar yasal defterlere "Özel Maliyet Bedeli" adı adındaki

hesapta toplanarak aktifleştirilmesi ve amortisman yoluyla giderleştirilmesi gerekmektedir.

C- ÖZEL MALİYET BEDELİNİN İTFASI NASIL YAPILIR

Vergi Usul Kanunu'nun ‘Özel Maliyet Bedellerinin İtfası' başlıklı 327. maddesinde yeralan. "Gayrimenkullerin, elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının ve gemilerin İktisadî kıymetlerini artıran ve 272. maddede yazılı özel maliyet bedelleri, kira veya işletme hakkı süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan, kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda bir defada gider yazılır." Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere kiracılar tarafından kiralanan gayrimenkule bizzat yapılan ve kiralayan tarafından üstlenilmeyen ve Vergi Usul Kanunu'nun 272. maddesi gereğince özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilen bu tarzda harcamaların, aynı Kanun'un 327. maddesi hükmü gereğince kira süresi içerisinde ve eşit miktarlarda amortisman ayrılmak suretiyle itfa edilmesi gerekmektedir. Ancak kira süresi dolmadan kiralanan şeyin boşaltılması halinde ise henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma yılında bir defada gider yazılarak itfa edilmesi gerekmektedir.

D- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iradının tarifi yapılarak nelerin gayrimenkul sermaye iradı olduğu maddeler halinde sayılmış olup Kanunun 72. maddesinde; gayrimenkul sermaye iratlarında, gayrisafi hasılatın 70. maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarı olduğu, ayın olarak tahsil edilen kiraların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile paraya çevrileceği, kiracı tarafından gayrimenkulü genişletecek veya iktisadi değerini devamlı surette artıracak şekilde gayrimenkule ilave edilen kıymetlerin kira müddetinin hitamında bedelsiz (Kıymetlerin emsal bedelinden düşük değerle devri halinde, aradaki fark bedelsiz devir sayılır) olarak kiralayana devrolunduğu takdirde, mezkûr kıymetlerin kiralayan bakımından, bu tarihte aynen tahsil olunmuş kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 86. maddesinde ise;

“Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.  Tam mükellefiyette; c) Vergiye tâbi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103. maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tâbi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 94. maddesinin birinci fıkrasında; kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hüküm altına alınmış olup anılan fıkranın (5-a) bendinde 70. maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemeler üzerinden (2009/14592 sayılı B.K.K.na istinaden) %20 oranında tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Yine aynı Kanunun “Vergi tevkifatında uyulacak esaslar” başlıklı 96. maddesinin birinci fıkrasında vergi tevkifatının 94. madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin ise vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade ettiği hükmüne yer verilmiştir.

E- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1.maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

2/1. maddesinde, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, “Emsal bedeli ve emsal ücreti” başlıklı 27. maddesinde;

  1. Bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrah işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücretidir.
  2. Bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de, matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücreti esas alınır.
  3. Emsal bedeli ve emsal ücreti Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunur.
  4. Katma değer vergisi uygulaması bakımından emsal bedelin tayininde genel idare giderleri ve genel giderlerden mamule düşen hissenin bedele katılması mecburidir.
  5. Serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.”29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirebilecekleri, hüküm altına alınmıştır.

F- Uygulamalar

1- ABC şirketi 01.10.2021 tarihinde, daha önce 2020 yılında 10 yıllık anlaşma ile kiraladığı 5 katlı yönetim binasının dış cephesini komple cam olarak kaplatmıştır. Bu işlem için yüklenici xyz şirketine 300.000,00-TL bankadan ödeme yapmış ve karşılığında “Komple Dış Cephe Kaplama (Aynalı CAM)” açıklamalı fatura almıştır.

Sorumuzda da görüleceği üzere binanın değerini arttıran bir uygulama yapılmış. Daha önceden binada bu şekilde bir dış cephe uygulaması yokmuş. Dolayısı ile amortismana yani Özel Maliyet kapsamına girmelidir.

1----------------------------------------------- 01.10.2021--- --------------------------------------------

264 ÖZEL MALİYETLER                                                  300.000

XYZ Şirketi 300.000

                                                               102 BANKALAR                                300.000

                                                               A Bankası 300.000

Özel Maliyet Kaydı

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Amortisman Uygulaması,

Kira Başlangıcı: 2020

Kira Süresi: 10 Yıl

Masrafın Gerçekleştiği Yıl: 2021

O halde amortisman uygulaması için belirlenecek süre 9 yıl olarak hesaplanacaktır. Çünkü kira başlangıcı 2020 yılı ve süre 10 yıldır, harcama 2021 yılında yapıldığından dolayı, kira süresinin sona ermesine 9 yıl kalmıştır.

Bu sebepten 100/9=11.11 olarak amortisman oranı belirlenmiş olacaktır.

1.Yıl Amortismanı 300.000 TL x %11,11 = 33.333,33 TL (2021 Yılı Amortismanı)

1-----------------------------------------------31.12.2021 ----------------------------------------------

770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ                                              33.333

Özel Maliyet Amor. Gid. 33.333

                                                              268 BİRİKMİŞ AMORT.                  33.333

                                                               Dış Cephe Kap. 33.333

Amortisman Kaydı

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2- ABC şirketi, aldığı karar sonucunda, gayrimenkul sahibine ihtarname göndererek, 2022 yılında binayı boşaltacağını ve gayrimenkul kiralama sözleşmesinin feshedileceğini bildirmiştir.

Bu gibi durumlarda kiralanan işyeri için Vergi Usul Kanununun 272. kapsamında yapılarak özel maliyet olarak aktifleştirilen harcamaların itfa edilmemiş kısımlarının kiralanan işyerinin boşaltıldığı yılda bir defada gider yazılması mümkün bulunmaktadır, denmektedir.

Öyle ise, kalan 8 yıllık amortisman gideri 2022 yılında giderleştirilecektir.

2022 yılında işletmenin yapacağı kayıt şu şekilde olmalıdır.

2022 yılına girildiğinde kira süresi ve amortisman süresi 8 yıla inmiştir.

Dolayısı ile 33.333 x 8= 266.667 olacaktır.

2------------------------------------------------- 31.12.2022 ---------------------------------------------

770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ                                              266.667

Özel Maliyet Amor. Gid. 266.667

                                                               268 BİRİKMİŞ AMORT.                  266.667

                                                               Dış Cephe Kap. 266.667

Kalan Amortisman Tutarının Giderleştirilmesi

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

G- DİĞER ÖZELLİKLİ KONULAR

1- Kira süresinin bir yıl olması

Kiralanan şeyin kira süresinin bir yıl olması durumunda kiracı özel maliyet bedeli olarak aktifleştirdiği harcamaların tamamını tutarı ne olursa olsun dönem sonunda gider olarak kaydedebilir. Bir yıllık kira sözleşmesi yapılmış olan gayrimenkule ilişkin olarak kiracı tarafından yapılmış olan harcama tutarları her ne kadar aynı yıl içerisinde gider olarak dikkate alınabilecek olsa da doğru bir muhasebe kaydı için öncelikle aktifleştirilerek özel maliyetler hesabında izlenmesi gerekir.

2- Kira Süresinin Sonradan Değişmesi

Kira süresinin sonradan taraflarca değiştirilmesi itfa süresini etkilemez. Bu nedenle özel maliyet bedeline konu harcamaların başlangıçtaki kira süresi boyunca eşit yüzdelerle itfa edilmesi gerekir. Burada bahsedilen süre değişimi, baştan belli olmayan, kira süresinin içerisinde veya sonunda sonradan oluşan şartlar nedeniyle yapılan değişimi ifade etmektedir. Burada hali hazırdaki uygulama devam edecektir, ancak yeni bir harcama olduğunda yeni kiraya göre amortisman uygulaması yapılacaktır.

3- Kira Süresinin Belirsiz Olması

Özel maliyet bedelinin nasıl itfa edileceğini düzenleyen Vergi Usul Kanunu'nun 327. madde hükmünün sadece kira süresinin belli olduğu durumları içerdiği görülmektedir. Madde metninde yer verilmeyen kira süresinin belli olmadığı durumlarda itfanın nasıl olacağı konusuyla ilgili olarak yayımlanan 333 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile konu açıklığa kavuşturulmuştur. Söz konusu tebliğde kira süresi belli olmayan özel maliyet bedellerinin 5 yıl içinde itfa edilebileceği açıklanmıştır. Ayrıca uygulamada sıklıkla yaşanan sorunlardan biri de kira kontratlarının uzun süreli yapılmadan bir yıllık yapılması ve kira kontratının her sene yenilenmesi durumudur. Ancak böyle durumlarda kira süresinin belli olmadığı hususu kabul edilerek itfanın beş yılda yapılması doğru olacaktır. Zira eğer kiracılar yaptıkları özel maliyet bedeline konu harcamaları yasal defterlerine bir defada gider kaydederler ise yapılacak vergi incelemelerinde kira kontratının muvazaalı olarak düzenlendiği iddia edilerek cezalı tarhiyat ile karşılaşalabileceklerdir. Bu nedenle böyle bir durumda kira süresinin belirsizliği kabul edilmesinin ve itfanın beş yılda yapılmasının daha uygun olacağı görülmektedir.

4- Kiralanan Gayrimenkulün Kiracı Tarafından Satın Alınması

Bu konuyla ilgili uygulamada üç görüş oluşmuştur;

Birinci görüşe göre; binanın satın alınma tarihi itibariyle özel maliyet harcamalarının itfa edilmeyen kısmı satın alma yılında bir defada gider yazılır.

İkinci görüşe göre; kira döneminde yapılan özel maliyet harcamaları satın alma sonucunda VUK'un değerleme hükümleri açısından nitelik değiştirmektedir. Yani satın alma öncesi özel maliyet bedeli olarak aktifte yer alan iktisadi kıymetler, satın alma sonrasında malik olunan iktisadi kıymet sıfatıyla gayrimenkul olarak aktifte yer alacaktır. Aktifte yer alan özel maliyet bedeli hesabı kapatılacak, söz konusu kıymetler gayrimenkuller (bina) hesabına dahil edilecektir. Satın alınma sonrasında bina maliyeti içerisinde yer alacaklardır.

Üçüncü görüş; ikinci görüşe paralel olarak özel maliyet bedellerinin satın alma tarihi itibariyle itfa edilmeyen kısmının aktifleştirilmesi yönündedir. Ancak bu görüş sahipleri ikinci görüşü savunanlardan farklı olarak, özel maliyet harcamalarının itfa edilmeyen kısmının, harcamaların niteliğine göre, gayrimenkul (bina) maliyeti içerisine dahil edilmesi veya tesisat, demirbaş olarak aktifleştirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

5- Özel Maliyet Bedelinin İtfasında Azalan Bakiyeler Usulünün Kullanımı

Vergi Usul Kanunu'nun 327.maddesi hükmüne göre, özel maliyet bedelleri, kira süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Eşit yüzdelerle itfa edilmesi gerektiği için azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayrılması mümkün değildir.

6- Kira Süresi Dolmadan Kiralanan Gayrimenkulün Boşaltılması

Bir işletmenin kiralama süresi dolmadan kiraladığı gayrimenkulü boşaltması tabidir. Kiralanan gayrimenkulün kira süresi dolmadan kiracısı tarafından boşaltılması durumunda, boşaltma tarihi itibariyle henüz itfa edilmemiş olan özel maliyet bedelleri boşaltmanın gerçekleştiği yılda bir defada gider olarak kaydedilir.

7- Yap işlet Devret Modeli

Yeni bir yatırım modeli olarak son yıllarda gelişen yap işlet devret (YİD) şeklindeki yatırım modelinde özellikle kamu kurum ve kuruluşlarına ait arsa ve araziler özel hukuk kişilerine üzerine yapılacak tesis veya binaların belli bir süre ile işletildikten sonra tekrar ilgili kamu kurum veya kuruluşuna bedelsiz devredilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Bu durumdaki sözleşmeler "imtiyaz sözleşmesi" şeklinde olabildiği gibi Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre normal kira sözleşmesi şeklinde de olabilmektedir. Gerek kira sözleşmesi gerekse imtiyaz sözleşmesi şeklindeki yap işlet devret modelinde de kiracılar tarafından söz konusu yatırım bedeli, özel maliyet bedeli esaslarına göre itfa edilebilecektir. Özel hukuk kişilerinin kendi aralarında yap işlet devret modeline göre yaptıkları kiralamalara ilişkin, dönem sonundaki bedelsiz devirlerin de ayın olarak tahsil edilen kira geliri olarak değerlendirilmesi gerekir. Ancak, kamuya (Devlet, belediye, il özel idareleri ve köy tüzel kişiliğine) ait arsa, arazi, bina veya tesislerin yap işlet devret şeklinde kiralanması sonucunda ilgili kuruma dönem sonunda bedelsiz olarak devredilmesinde, ayın olarak tahsil edilmiş bir kira gelirinden söz edilemez. Ancak, kiralayan kamu kurum veya kuruluşu Kurumlar Vergisi mükellefi ise genel esaslar onlar içinde geçerli olacaktır.

H- DEĞERLENDİRME

Yukarıdaki açıklamalara ve örneklere göre Özel Maliyet kavramı; Bir sabit kıymet için yapılan normal tamir-bakım harcamalarının doğrudan gider yazılması, şayet harcama sabit kıymetin kullanım ömrünü uzatıyorsa veya fonksiyonunu değiştiriyor yahut arttırıyorsa amortismana tabi tutulması şeklindedir.

Anlaşılacağı üzere burada yapılan harcamanın nevi özellik arz etmektedir. İçeriği genel olarak anlaşılıp, kesin bilgiler ile kullanıcının yapılan harcamayı kayıt altına alması gerekmektedir. Ancak kullanıcı değişikliği veya tutar değişikliklerine göre daha önce Özel Maliyet kalemi olarak dikkate alınan harcamalar, sonraki dönemlerde normal bakım onarım olarak da değerlendirilebiliyor. Gider yazma ve amortisman uygulama alternatiflerinden birinin doğru şekilde seçilmesi önem taşımaktadır.

Sonuç olarak “İktisadî kıymetini devamlı olarak artırma" kavramına göre bir binanın, kapı, pencere, döşeme, çatı, sıhhi tesisat gibi bölümlerinin binada bariz bir kalite artışı sağlamayacak şekilde komple veya kısmen yenilenmesi işleminin doğrudan da gider yazılabileceği, ancak böyle bir uygulamanın, bilhassa yapılan yenileme masraflarının çok büyük boyutlara ulaştığı durumlarda, Hazine yanlısı yorumlara ve tenkitlere konu olabileceği unutulmamalıdır. Ne yazık ki, uygulamada bina bakım meblağı büyükse amortisman uygulanmalıdır tarzında bir görüş hakimdir. Halbuki bu konuda meblağın büyüklüğüne değil, kanun hükmüne, işlemin niteliğine ve fizikî neticesine bakılarak karar verilmelidir. Aktifte bulunan iktisadi kıymetin ilk iktisabı sırasında bulunmayan özelliklerin kazandırılması veya ilk iktisap sırasında bulunan özelliklerin geliştirilmesi için yapılan giderler, değer arttırıcı olacağından amortismana tabi olması gerekmektedir.

Teşekkürler.

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

189., 194., 272. ve 327. Madde

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

70., 72., 86., 94., 96. ve 103. Madde

3065 Sayılı KDV Kanunu

1/1., 2/1., 27. ve 29/1-a Madde

1 Sıra Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği

Vergi Raporu, Aralık 2013, sayı 171

[11395140-105[327-2012/VUK-1- . . .]-61137 16/06/2015 Özelge

09.11.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM