YAZARLARIMIZ
Emrah Arslan
Vergi Müfettişi
emrah-arslan66@hotmail.com



Kendiliğinden Verilen Beyannameler ile Pişmanlıkla Verilen Beyannamelerin Vergi İncelemesi ve Vergi Cezalarıyla İlişkisi

Türk vergi sisteminde bilindiği üzere beyan usulü esas olup bu usule göre beyannameler süresinde verilmektedir. Ancak bazı zamanlarda vergi beyannamelerinin süreleri kaçırılmakta ve beyannameler süresinden sonra verilebilmektedir. Böyle durumlarda mükellefler beyannamelerini; kanuni süresinden sonra “Kendiliğinden Verilen Beyanname” ve kanuni süresinden sonra “Pişmanlıkla Verilen Beyanname” şeklinde verebilmektedirler. Ayrıca mükellefler bu sayılan beyannameleri düzeltme beyannameleri şeklinde de verebilmektedirler. Bu tür beyannamelerin kendi özel şartları olduğu gibi vergi incelemesine başlanıp başlanmama durumlarıyla vergi cezalarına etkileri yönünden değişik sonuçları olabilmektedir.

Kanuni Süresinden Sonra “Kendiliğinden Verilen Beyannameler” Yönünden Etkiler

Kanuni süresinden sonra verilen beyannameler “Kendiliğinden Verilen Beyanname” olarak ifade edilmektedir. Vergi usul kanununun 344. maddesine göre incelemeye başlanmasından (İncelemeye başlanmasından kasıt incelemeye başlama tutanağının mükellef tarafından imzalanması, gıyapta tutulan incelemeye başlama tutanaklarında inceleme başlama tutanağının Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarih) veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden önce kanuni süresinden sonra verilen beyannamelerde vergi ziyaı cezaları %50 olarak kesilmektedir.

Örnek: X AŞ. 2016 yılı kurumlar vergisi beyanını 25/04/2017 tarihine kadar vermesi gerekirken 16/06/2017 tarihinde vermiştir. Beyannamenin verildiği tarihte X A.Ş. eğer ki vergi incelemesine sevk edilip hakkında incelemeye başlama tutanağı tanzim edilmemişse veya takdir komisyonuna sevk edilmemişse %50 vergi ziyaı cezası kesilmesi gerekmektedir.

Ancak incelemeye başlanmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelerde vergi ziyaı cezaları yönünden; kendiliğinden verilen beyannameler incelemeye başlanan veya takdir komisyonuna sevk edilen vergi türü için verilmişse yani aynı vergi türü için verilmişse 1 kat, incelemeye başlanmayan veya takdir komisyonuna sevk edilmeyen farklı vergi türü için verilmişse %50 olarak kesilmektedir.

Görüleceği üzere incelemeye başlanmayan veya takdir komisyonuna sevk edilmeyen vergi türleriyle ilgili kendiliğinden verilen beyanlarda vergi ziyaı cezası %50 olarak kesilmekte, incelemeye başlanan veya takdir komisyonuna sevk edilen aynı türdeki vergiyle ilgili kendiliğinden verilen beyanlarda ise incelemeye başlanmış veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmış olduğundan vergi ziyaı cezaları 1 kat olarak kesilmektedir. Bir başka ifadeyle mükellefler vergi incelemesine başlandıktan sonra veya takdir komisyonuna sevk edildikten sonra kendiliğinden beyanname verebilmektedir. Ancak bu durumda vergi ziyaı yönündeki %50 avantajından yararlanamamakta vergi ziyaı cezaları 1 kat üzerinden kesilmektedir.

Yukarıda X.AŞ. için verdiğimiz örnekte mükellef hakkında 15/06/2017 tarihinde kurumlar vergisi yönünden incelemeye başlanmış olduğunu farz edelim. Bu durumda mükellefin beyanname verdiği tarih olan 16/06/2017 tarihinde mükellef hakkında kurumlar vergisi yönünden (aynı vergi türünde) incelemeye başlanmış olduğundan vergi ziyaı cezası %50 olarak değil 1 kat üzerinden kesilmesi gerekmektedir.

Aynı örnekte mükellefin KDV yönünden de eksik beyanı olduğunu ve bunu beyan etmediğini ve bu konuda mükellefin henüz incelemeye alınmadığını veya takdir komisyonuna sevk edilmediğini farz edelim. Böyle bir durumda mükellefin incelemeye alınan ve hakkında incelemeye başlanan vergi türünün kurumlar vergisi olmasından, KDV (farklı vergi türünde) yönünden mükellef hakkında henüz incelemeye başlanmadığından veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmadığından, KDV yönünden kendiliğinden verilen beyannamede vergi ziyaı cezasının %50 olarak kesilmesi, kurumlar (aynı vergi türünde) vergisi yönünden ise incelemeye başlandıktan sonra beyanname verilmiş olduğundan vergi ziyası cezasının 1 kat üzerinden kesilmesi gerekmektedir.(Kaçakçılık fiilini oluşturması durumunda 3 kat üzerinden kesileceği tabiidir)

Kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelerde bir diğer önemli husus usulsüzlük cezaları yönündendir. Kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelerde beyannamenin süresinden sonra verilmiş olması nedeniyle Vergi Usul Kanunu 352/1 maddesine göre 1. derece 1 kat usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmekte ancak bu fiilin aynı kanunun 30/1 maddesine göre resen tarh sebebi olması nedeniyle 1. derece usulsüzlük fiilinin 2 kat olarak kesilmesi gerekmektedir. Vergi ziyaı ve usulsüzlük fiilinin tek bir fiille bir arada olması sebebiyle de 336. maddeye göre kıyaslanıp en ağır olanının kesilmesi gerektiği tabiidir. Vergi ziyaı cezasının olmaması durumunda ise sadece usulsüzlük cezasının  1. derece 2 kat olarak kesilmesi gerektiği tabiidir.

Kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelerde gecikme faizi de hesaplanmaktadır.

Özetle; Kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelerde incelemeye başlanmamışsa veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmamışsa vergi veya vergi farkı, 1. derece 2 kat usulsüzlük cezası, vergi ziyaı cezasının %50’si ve gecikme faizi hesaplanmaktadır. Ancak incelemeye başlanmışsa veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmışsa vergi veya vergi farkı, vergi ziyaı cezası yönünden kendiliğinden verilen beyanname aynı vergi türü için verilmişse 1 kat, farklı vergi türü için verilmişse %50 vergi ziyaı cezası, 1.derece 2 kat usulsüzlük ve gecikme faizi hesaplanmaktadır.(Vergi ziyaı ile usulsüzlük cezasının Vergi Usul Kanunu’nun 336. maddesine göre kıyaslanarak kesilmesi gerektiği tabiidir.)

Kanuni Süresinden Sonra “Pişmanlıkla Verilen Beyannameler” Yönünden Etkiler

Vergi usul kanunu 371. maddesine göre pişmanlıkla verilen beyannameler için bazı şartlar getirilmiştir. Bu şartlara göre pişmanlıkla verilen beyannamelerde incelemeye başlanmamış veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmamış olmalı, beyana dayalı bir vergi türü olmalı, vergi ziyaı cezasını gerektiren bir fiil olmalı, muhbir tarafından ihbar yapılmamış olmalı, mükellefin kendiliğinden dilekçe ile durumu bildirmesi ve dilekçe verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde eksik beyanların tamamlanıp tarh ettirilip pişmanlık zammıyla ödenmesi gerekmektedir.(Pişmanlık zammı 169 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu tebliğine göre 01.01.1986 tarihinden itibaren 6183 sayılı kanundaki gecikme zammı oranına endekslenmiştir)

Pişmanlıkla verilen beyannameler kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelerdeki gibi incelemeye başlanmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilememektedir. Pişmanlıkla beyanname verilebilmesi için mutlaka ve mutlaka incelemeye başlanmamış veya takdir komisyonuna sevk işleminin yapılmamış olması gerekmektedir.

Pişmanlıkla verilen beyannamelerde vergi ziyaı cezası kesilmemektedir. Usülsüzlük cezaları yönünden ise Danıştay kararları, Özelgeler, Vergi Dairesi İşlem yönergesine göre 1. Derece 1 kat usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir. Ayrıca gecikme zammı oranında pişmanlık zammı kesilmesi gerekmektedir. Pişmanlıkla verilen beyannamelerde özetle vergi veya vergi farkı, 1. derede 1 kat usulsüzlük cezası ve pişmanlık zammı kesilmesi gerekmektedir. Vergi ziyaı cezaları ise kesilmemektedir.

Yine X AŞ. ile verdiğimiz örnek üzerinden konuyu açıklamak gerekirse; 15/06/2017 tarihinde kurumlar vergisi yönünden incelemeye başlanmış olduğundan, bu tarihten sonra mükellef X.AŞ. kurumlar vergisi yönünden pişmanlıkla beyanname veremeyecektir. Ancak incelemeye başlama tarihinden önce ise eğer kanunda geçen şartlar sağlanıyorsa pişmanlıkla beyanname verebileceği tabiidir. Örnekteki beyan edilmeyen KDV yönünden ise henüz incelemeye başlanmamış veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmamış olduğundan (kanunda yer alan şartlarda sağlanıyorsa) pişmanlıkla beyanname verilebileceği tabiidir.

Ancak bu konuda görüş ayrılıkları da vardır.213 sayılı kanunun 371. maddesinde “Herhangi bir vergi incelemesine….” ibaresi bulunduğundan KDV konusunda yararlanılamayacağını savunanlarda bulunmaktadır.(Kurumlar vergisi yönünden incelemeye başlanmış olduğundan bunun herhangi bir vergi incelemesine girdiğini savunanlar)Bizim görüşümüze göre ise herhangi bir incelemesinden maksadın kendi içindeki vergi türü ile ilgili olduğu, bir başka ifadeyle bir vergi türünde başlanan incelemenin o vergi türünü etkileyeceği, başlanmayan diğer vergi türünü ise etkilemeyeceği, dolayısıyla KDV yönünden yararlanabileceği yönündedir.

Mükellefler kendiliğinden verilen beyannameler ile pişmanlıkla verilen beyannamelerini düzeltme beyannameleri şeklinde de verebilmektedir. Bu şekilde verilen beyanlarda tek fark usulsüzlük cezaları yönünden olmakta ve usulsüzlük cezaları kesilmemektedir.

Düzeltme beyannamelerinde ilk verilen beyannameler süresinde verilmekte, sonraki verilen beyannameler ise düzeltme amaçlı verilmektedir. Düzeltme beyannamelerinde ilk verilen beyanlar süresinde verilen beyanlar olduğundan usulsüzlük cezaları kesilmemektedir. Kendiliğinden verilen beyanlarda ve pişmanlıkla verilen beyanlarda ise ilk verilen beyanlar süresinde verilmeyip kanuni süresinden sonra verilmiş olduğundan usulsüzlük cezaları kesilmektedir.

Sonuç

Özetle; mükellefler incelemeye başlanmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce ister kendiliğinden verilen beyanname, ister pişmanlıkla verilen beyanname veya bunları düzeltme beyannameleri şeklinde verebilirken, incelemeye başlandıktan veya takdir komisyonuna sevk edildikten sonra pişmanlıkla beyanname veremeyip sadece kendiliğinden verilen beyannameyi veya bu beyannameyi düzeltme beyannamesi şeklinde verebilmektedirler.

Vergi ziyaı cezaları yönünden kendiliğinden verilen beyannamelerde incelemeye başlanmamış veya takdire sevk işlemi yapılmamışsa vergi ziyaı %50 olarak kesilmekte, incelemeye başlanmış veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmışsa verilen beyanname aynı vergi türü için ise 1 kat, farklı vergi türü için ise %50 kesilmekte, pişmanlıkla verilen beyannamelerde ise vergi ziyaı cezası kesilmemektedir.

Usulsüzlük cezaları yönünden ise kendiliğinden verilen beyannamelerde usulsüzlük cezasının 1. derece 2 kat olarak kesilmesi, pişmanlıkla verilen beyannamelerde usulsüzlük cezasının 1. derece 1 kat olarak kesilmesi, bu beyannamelerin düzeltme beyannameleri şeklinde verilmesinde ise usulsüzlük cezaları kesilmemektedir.

13.02.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM