RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2017 | Asgari Geçim İndirimi 2017 | Vergi Affı | Reklam | Bize Ulaşın    


SMMM Engin Malay
SGK Yapılandırmasında Ayrıcalık!
(18.08.2017)
YAZARLARIMIZ
Ekrem Işık
E. Vergi Başmüfettişi
E. Gelirler Başkontrolörü






İzaha Davet Müessesesinin Mükellefler Açısından Değerlendirilmesi

Tarih: 09.08.2017

I-GENEL AÇIKLAMA:

Yapılan denetimler neticesinde vergi ziyaı tespit edilmesi halinde, mükellefler hakkında vergi incelemesi veya takdire sevk işlemi yapılmakta ve cezalı tarhiyata muhatap olabilmektedir. Ancak, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamaya yönelik vergi incelemesi başta olmak üzere idarece gerçekleştirilen işlemler, süreci uzatabilmekte, bu da vergiye uyum maliyetlerini artıran bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.[1]

İzaha davet müessesesini vergi ziayı fiilini işlemiş mükellefler ve vergi ziyaı fiilini işlememiş mükellefler açısından olmak üzere iki şekilde değerlendirmek mümkündür.

 

II-İZAHA DAVETİN SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ.

A-Vergi Ziyaı Fiilini İşlememiş Mükellefler Açısından Değerlendirilmesi:

 

Haklarında yapılan ön tespite ilişkin vergi ziyaına neden olunmadığı yönünde mükellefçe izahta bulunulması üzerine, mükellefin izahının komisyonca yeterli bulunması ve beyanname verilmesini veya vergi beyanının tamamlanmasını gerektirir bir durumun olmadığının değerlendirilmesi halinde, mükellef hakkında söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine ve takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmaz.[2]

Örneğin, yapılan ön tespitte mükellefin, katma değer vergisi beyannamesindeki satış hasılatının, gelir vergisi veya kurumlar vergisi beyannamesindeki satış hasılatından fazla görülmesi halinde, mükellefin de bunu kurumlar vergisinden istisna olup katma değer vergisinden istisna olmayan satışlardan meydana geldiğini izah etmişse, veya tersinin mevcut olması, katma değer vergisi beyannamesindeki matrahın, kurumlar vergisindeki hasılat tutarından eksik olması halinde, mükellef  bunu katma değer vergisinden istisna olan ihracat nedeniyle olduğunu izah etmişse, mükellef hakkında takdir veya inceleme yapılmadan durum izah edilmiş, bu izah da komisyonca kabul edilmiş olacaktır.

Yine başka bir örnek, tam tasdik sözleşmesi veya  K.D.V İadesi Tasdik Sözleşmesi  yapılmış bulunan kurumlar vergisi mükellefinin k.d.v. iade raporunu düzenleyen YMM.nin hakkında yapılan ön tespitte, tarifenin altında gelir beyan ettiği  görülürse, YMM.nin ise tarifenin altında ücret aldığını ve bunu kestiği makbuz ve tahsilatla izah etmesi durumunda, takdire veya incelemeye sevk edilmeden durum izah edilmiş, inceleme ve takdir işlemi yapmakla görevli müesseseler de boşuna zaman harcamamış olacaklar, mükellefler de lüzümsuz ve haksız tarhiyat nedeniyle, zarara uğramamış olacaklardır.

 

B-Vergi Ziyaı Fiilini İşlemiş Olan Mükellefler Açısından Değerlendirilmesi:

 

İdarece yapılan ön tespitler neticesinde, mükellefin vergi ziayına neden olduğu kanaatı oluşmuşsa, mükellef izaha davet edilecek, mükellefçe yapılan izahın komisyonca yeterli bulunmaması ve beyanname verilmesini gerektiren bir durumun bulunduğunun değerlendirilmesi halinde bu durum mükellefe bildirilir. Bu bildirim üzerine, izaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre sona ermeden mükellefçe; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranındaki gecikme faizi ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilecektir.

Örneğin, bankadan alınan bilgilerde mükellefin bankadaki mevduatından elde ettiği faiz gelirinin menkul sermaye iradı olarak beyana tabi olduğu halde beyan etmediği ön tespiti yapılmıştır. Yapılan izaha davet neticesinde mükellefin faiz gelirini neden beyan etmediği komisyonca yeterli görülmemiş ve mükellefe 15 günlük süre içinde beyannamesini verip, beyan etmediği menkul sermaye iradını beyan edip ödemesi gerektiği  bildirilmiştir.

Mükellef izaha davet yazısının tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde beyannamesini vermiş, verilen beyan üzerine vergi için tahakkuk fişi,[3]  ceza için ise ihbarname düzenlenmiştir.[4] Mükellef bu süre içinde vergisini ödememiş, bunun üzerine ceza % 50’ye ikmal edilmiş,  6183  sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nisbette gecikme faizi hesaplanmıştır.

Mükellefin bu ceza ihbarnamesindeki % 50 oranındaki vergi cezası için, VUK.’nun 376.ncı maddesine göre ceza indirimi isteme hakkı ve EK.1.nci maddeye göre tarhiyat sonrası uzlaşma isteme hakkı bulunmaktadır.

Yukarıdaki örnekte mükellefin % 50 oranındaki ceza için, tarhiyat sonrası uzlaşmayı tercih ettiğini ve uzlaşma komisyonunun da % 50 lik cezayı sıfıra indirdiğini farz edelim. Gecikme faizi ise kanuna göre aynı kalmakta çünkü, 15 günlük süre içinde mükellef vergisini ödememiştir. [5]

Uzlaşma sonucunda,  mükellefin ödemesi gereken vergisi tahukkuk ettiği için aynen kalmakta, indirimli orandaki % 50’ye ikmal edilen cezanın 15 günlük süre içinde ödenmesinin hiçbir avantajı bulunmamaktadır. Belirtilen sürede verginin ödenmesi halinde de indirimli orandaki (% 20 lik ) cezanın, uzlaşma konusu yapılması ve komisyonun da cezayı sıfıra kadar indirilmesi durumunda da % 20 oranında kesilen cezanın  ödenmesinin,  sıfıra kadar indirilme durumunu dikkate aldığımızda yine avantajlı değildir.

Bilindiği gibi, yapılan izahın yeterli bulunmaması ve mükellef tarafından Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinde öngörülen işlemlerin gerçekleştirilmemesi durumunda incelemeye veya takdire sevk işlemleri yapılır.

Yukarıdaki örnekteki mükellefin, izahından sonra, 15 günlük süre içinde beyannda bulunmadığını farz edelim. O takdirde komisyon konuyu takdir komisyonuna veya incelemeye sevkini isteyecektir.  İnceleme sonucunda, vergi aynı olacak sadece ceza % 100 olacak, mükellefin bu vergi ve ceza için, tarhiyat sonrası uzlaşma talep ettiğini ve komisyonun da cezayı sıfırladığını vergiden de indirim yaptığını, bu durumda da tahakkuk eden vergi önceki duruma göre azaldığından gecikme faizini de önceki duruma göre eksik ödeyecektir.

Böyle durumlarda, yani izaha davet edilen mükellefin beyanda bulunan veya beyanda bulunmayan iki mükellefi karşılaştırdığımızda,  15 günlük süre içinde beyanda bulunan mükellef için izaha davet müessesesinin mükellefe cazip gelen bir yönü  görülmemektedir. Çünkü, iki işlemin sonucu da aynıdır. Hatta inceleme sonucu veya takdir komisyonunun takdirinden sonra % 100 cezalı olarak tarh edilen vergi ve cezadan, hem vergi için hemde ceza da uzlaşma komisyonunun indirme yetkisi bulunmaktadır. Cezanın sıfırlandığını, vergide de % 10 oranında indirim yapıldığını düşünürsek,  izaha davetten sonra, 15 günlük sürede beyanda bulunan mükellef için vergi kesin tahakkuk ettiğinden uzlaşma konusu yapılamamakta ve dolayısıyla miktarında da bir değişiklik olmamakta sadece ceza sıfırlanmaktadır.

Örnek, kira geliri elde eden mükellef yapılan ön tespit sonucunda, izaha davet edilmiş, yaptığı izahat kabul edilmiş ve mükellef de izantan sonra 15 günlük sürede kira gelirini beyan edip, 200.000.-lira gelir vergisi, tahakkuk etmiş, % 20 oranında, 40.000,- lira da ceza kesilmiştir.  Bu mükellef  40.000.- liralık  ceza için tarhiyat sonrası uzlaşma istemiştir. Uzlaşma komisyonu 40.000.- liralık cezayı % 99 oranında indirmiş  ve 2.000.-lira olarak tahakkuk etmiştir.

Bu mükellef, izaha davet eden komisyonun beyanda bulunma davetini kabul etmemiş ve incelemeye sevk edilmiş olsun. İnceleme sonucunda da aynı tutarda, 200.000.-lira vergi hesaplanmış ve bir katı kadar 200.000.- lira da ceza kesilmiştir.  Mükellef aynı yoli izlemiş ve tarhiyat sonra uzlaşma talep etmiş, komisyon vergiyi % 10 indirerek, 180.000.-liraya indirmiş,  cezayı da sıfırlamıştır.

Bu örnekteki  mükellefin her iki eylemini karşılaştırdığımızda, izaha davete icabet etmesi ile etmemesinin izaha icabet etmeme yönünde bir avantaj olduğu görülmektedir. Dolayısayla izaha davet müessesesi mükellefler için her ahvalde bir avantaj sağlamamaktadır.

 

C-Sahte Ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanılması Durumunun Değerlendirilmesi:

Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair her bir ön tespit itibarıyla tüm belge tutarlarının vergiler hariç ayrı ayrı 50.000 TL ve altında olması ve diğer şartların da gerçekleşmesi halinde mükellefler izaha davet edilir.

Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olabilecek toplam belge tutarının ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşması halinde, vergiler hariç her bir belge tutarının 50.000 TL'yi geçmemesi durumunda dahi mükelleflere izaha davette bulunulması mümkün değildir.

Mükellefin kullandığı sahte belgelerin herbirinin 50.000.-liranın altında olması, örneğin 40.000.- lira olması, aynı zamanda toplam belge tutarının o yılın mal alışlarının % 5 ini geçmemesi halinde,  mükellef izaha davet edilecektir. Mükellef yaptığı izahta, mal alışlarının doğru olduğunu, yaptığı ödemelerle ispat etmiş ancak katma değer vergisi ödemediğini beyan etmiş olsun. Bu durumda mükellefin izahı komisyonca kabul edilmiş ve ödemediği halde fazladan indirdiği katma değer vergisi için, düzeltme beyanname vermesi gerektiği mükellefe bildirilmiş olsun.

Mükellef komisyonun bu tavsiyesine uymuş ve izaha davet yazısının tebliğinden itibaren, 15 günlük süre içinde, düzeltme beyannamesi vermiş ve eksik ödenen verginin tahakkuku yapılmış, hesaplanan  verginin % 20 si tutarındaki ceza ise ihbarname ile tebliğ edilmiş olsun. Mükellef kendisine tebliğ edilen ceza için, tarhiyat sonrası uzlaşma istemiş ve komisyon da cezanın tamamını kaldırmış olsun. Bu durumda mükelleften sadece vergi ve gecikme faizi alınacaktır. Bu olay varsayımsal olarak belirtilmekle beraber uygulamada olaylar böyle gerçekleşmektedir.

Şimdi, mükellefin izaha davet edilmesine rağmen 15 günlük süre içinde beyanname vermemiş veya mükellefin izahı komisyonca kabul görmemiş olması halinde, incelemeye veya takdir komisyonuna sevk edilmesi sağlanacaktır. Mükellefin incelendiğini ve inceleme sonucunda mal alışlarının doğru olduğu ancak katma değer vergisi indiriminin yersiz olduğu kanaatına varılmış ve  % 100 cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

Bu tarhiyat üzerine mükellef, doğal olarak uzlaşma isteyecektir. Uzlaşmada komisyonun yetkisi sınırsız olduğundan hem vergiyi indirebilir, hemde cezayı sıfırlayabilir. Oysa, mükellefin izahının kabul edilmesi durumunda, beyan ettiği vergi  tahakkuk edecek  % 20  ceza için, ise yine uzlaşma isteyecek, komisyon bu cezayı sıfırlasa da  izahı kabul edilmeyen veya izahı kabul edildiği halde beyanda bulunmayan mükellefe göre avantajlı durumu kalmayacaktır. Çünkü, buradada gecikme faizi iki durumdada aynı, vergi izaha davet edilende sabit, diğerinde ise vergide indirim sağlanabilir.

II-SONUÇ ve DEĞERLENDİRME:

Mükelleflerin yapılan ön tespitte vergi ziyaına sebebiyet veren fiillerinin bulunduğunun görülmesi nedeniyle izaha davet edilmesi  ve yapılan izah neticesinde vergi ziyaına sebebiyet veren bir fiilinin bulunmadığı kanaatına varılması durumunda, takdire sevk işlemi yapılmayacak ve incelemeye sevk edilmeyecektir. Bu durumda, vergi ziyaı fiilini işlememiş mükellefler için izaha davet müessesi yararlı ve avantajlıdır. Ancak, izaha davet edilen mükelleflerden vergi ziyaı fiilini işlemiş olanlardan 15 günlük süre içinde beyanda bulunanlarla, hiç beyanda bulunmayanlar ve izahı kabul edilmeyen mükellefler açısından bir farlılık yoktur. Hatta izaha rağmen hiç beyanda bulunmayanlarla, izahı kabul edilmeyenlerin her zaman yukarıda açıkladığımız gibi daha avantajlı olduğu görülecektir. O takdirnde izaha davet müessesesinin işlemesi,  daha cazip hale getirilmesi ve amacın tahakkuku için, müessesenin doğru ve amaca uygun çalışması, işin uzamaması ya da başvurulmayan bir yol olmaması için, ceza ve gecikme faizinin alınmaması gerektiği kanısını taşıyorum.

 

Yararlanılan kaynaklar:

1-213 sayılı Vergi Usul Kanunu,

2-482 no.lu V.U.K. Genel Tebliği,

3-Vergi Daireleri İşlem Yönergesi,

4-Turgut CANDAN’nın https://turgutcandan.com internet adresinde yayımlanan “VERGİ USUL HUKUKUNDA YENİ BİR MÜESSESE: İZAHA DAVET” isimli makalesi,

5-Bumin Doğrusöz’ün bumin.dogrusoz@dunya.com internet adresinde yayımlanan “İzaha davet” isimli makalesi.


 

[1] 482 no.lu V.U.K. Genel Tebliği 1.Bölümü.

[2] Aynı Teliğin 6.2.1 Bölümü

[3] Vergi Daireleri İşlem Yönergesi md:39/4

[4] 482 no.lu VUK. Tebliği Bölüm, 7.3

[5] 482 no.lu VUK. Tebliği Bölüm, 7.2

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 
 















MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN