Dursun Ali YAZ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Yeditepe Üniversitesi, MBA
aliyaz@suadiyedenetim.com.tr
GEÇİCİ VERGİ, MUHASEBE UYGULAMASI ve ELEŞTİREL YAKLAŞIM
Tarih:
01.02.2010
Giriş
1980 yılında komisyon
takdirine dayanarak başlatılan peşin vergi uygulaması,
en son 4369 sayılı kanunun 52.maddesiyle uğradığı
değişiklik neticesinde, 30 yıldan beri geçmek! bilmeden
devam etmektedir. Uygulamaya konulduğu otuz yıl
içerisinde altı kere sistem değişikliğine uğramış bir
vergi türü için, halen tek düzen hesap planında (193
nolu hesabı saymazsak) gerçek anlamda bir muhasebe
hesabı, uygulamaya yönelik düzenleme bulunmamaktadır.
Geçici verginin son dönemine
tekabül eden tahakkuk kaydının ne zaman ve nasıl
yapılacağı, ödenmeyen vergilerin ne şekilde kayıt
edileceği, ödenmeyen geçici verginin bir sonraki geçici
vergiden mahsup edilip edilemeyeceği, iade ve mahsup
işlemlerinin prosedürü hakkında mevcut yasal
düzenlemeler yetersiz kalmaktadır.
Süregelen boşluk, biz
uygulamacıları, anonim bir takım muhasebe kayıtları
keşfetmeye, meslek mensuplarının münferit fikirler
üretmesine, birbirinden habersiz ve tek düzen olmayan
muhasebe işlemleri gerçekleştirmelerine sebebiyet
vermektedir.
Aşağıda geçici vergi ile
ilgili genel bilgilere yer verildikten sonra, uygulamaya
dönük tereddüte yol açan konulara ilişkin açıklamalar,
tartışmalı hususlarda alınmış muktezalar ışığında
tarafımızca sunulan eleştiri ve öneriler, farklı
durumlarda yapılması gereken örnek muhasebe kayıtları,
makalemizin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır.
Genel Bilgi
Geçici vergi, kamunun
dolaysız vergi gelirlerinde en önemli kalem olan gelir
ve kurumlar vergisini, öncelikle enflasyon tahribatına
karşı korumaya yönelik ve üç ayda bir talep ettiği,
süresinde ödenmeyen vergi tutarına aylık % 1,95
(19.11.2009 günü dahil) gecikme zammı işletilen, 1989
yılında dahili tevkifat sisteminin yerine ihdas edilmiş
ve yine 1999 yılında ekonomik gerçeklere uygun hale
getirilerek temel hükümleri bu günkü halini almış,
niteliği itibari ile nihai vergileme özelliği taşımayan
endirekt vergi bir çeşididir.
Mevcut geçici vergi
uygulaması, 01.01.1999 tarihinden itibaren başlamış,
gerçek usulde vergilendirilen gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin, gelir ve kurumlar vergisine mahsuben
(Ocak, Şubat, Mart), (Nisan, Mayıs, Haziran), (Temmuz,
Ağustos, Eylül), (Ekim, Kasım, Aralık) üçer aylık
kazançları üzerinden hesaplanan bir vergi türüdür. Her
ne kadar üçer aylık denilmesine rağmen, geçici vergi
matrahları Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları sonunda
hazırlanan gelir tablosu üzerinden, Ocak ayından
başlamak üzere kümülatif olarak hesaplanır ve beyan
edilir.
Geçici Vergi Kapsamına
Giren Mükellefler
* Gelir vergisi
mükelleflerinden geçici vergi kapsamında yer alanlar;
Gerçek usulde
vergilendirilen bilanço veya işletme hesabı esasına göre
defter tutan ticari kazanç sahipleri, serbest meslek
erbabı, kollektif şirket ortakları, Adi komandit
şirketlerin komandite ortakları, ticari veya serbest
meslek kazancı sahibi adi ortaklığın ortakları.
* Kurumlar vergisi
mükelleflerinden geçici vergi kapsamında yer alanlar;
-
Sermaye şirketleri (Anonim, Limited ve Sermayesi paylara
bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki
yabancı kurumlar) , Kooperatifler,
-
İktisadî kamu kuruluşları, Devlete, il özel idarelerine,
belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına
ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve
birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticarî, sınaî
ve ziraî işletmeler iktisadî kamu kuruluşudur,
-
İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait
iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri,
faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında
bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız
muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin
veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini
etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti
karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın
kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî
niteliğini değiştirmez.
-
Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlarına
ait veya bağlı olup, yukarıdaki ilk fıkra dışında kalan
ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler, iktisadî kamu
kuruluşu gibi değerlendirilir.
-
Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler
(sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır),
-
İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı
kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya
da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını
ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla
kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis
edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların
tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini
etkilemez.
Adi ortaklıklar,
kollektif şirketler ve adi komandit şirketler, ortaklık
olarak gelir veya kurumlar vergisi mükellefi
olmadıklarından geçici vergi mükellefi değillerdir.
Ancak adi ortaklıklar ile
kollektif şirketlerde ortakların, komandit şirketlerde
komandite ortakların elde ettikleri kazançlar geçici
verginin konusuna girmektedir.
Kimler Geçici Vergi
Mükellefi Değildir.?
- Tasfiye halindeki kurumlar
vergisi mükellefleri tasfiye dönemlerinde,
- Basit usulde
vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,
- Yıllara sari inşaat ve
onarma işi yapanlar,
- Ücret geliri elde edenler,
menkul ve gayrimenkul sermaye iradı sahipleri,
- Zirai kazanç sahipleri,
diğer kazanç ve irat elde edenler,
- Kazançları vergiden
istisna edilen serbest meslek erbabı,
- Noter bulunmayan yerlerde
Adalet Bakanlığı’nca geçici yetkili noter yardımcısı
olarak görevlendirilenler geçici vergi ödemezler.
Ancak yıllara sari inşaat
onarma işi yapanlar ile geçici noterlik görevini ifa
edenler, bu işlerinden elde ettikleri kazançları dışında
kalan ticari veya mesleki kazançları nedeniyle geçici
vergi ödemek zorundadırlar.
İşi bırakma veya tasfiye
hallerinde işin bırakıldığı veya tasfiyeye
girildiği tarihin içinde bulunduğu geçici vergi
dönemin sonuna kadar olan sürede son geçici vergi
beyannamesi verilir.
Geçici Verginin Eksik
Beyan Edilmesi Durumunda Ne Yapılması Gerekir?
Geçmiş dönemlere ilişkin
geçici verginin % 10’nu aşan tutarda eksik beyan
edilmesi durumunda eksik beyan edilen kısım için,
yapılacak re’sen veya ikmalen tarhiyat sonucunda vergi
ziyaı cezası ile gecikme faizi uygulanır. % 10’luk
yanılma payının beyan edilmesi gereken (beyan edilmiş
olan değil) geçici vergi matrahı üzerinden hesaplanması
gerekir.
Geçici Verginin
Dönemleri, Beyan Tarihleri ve Ödeme Zamanları
|
Dönemler |
Beyan Tarihi |
Ödeme Zamanı |
|
1.Dönem (Ocak, Şubat, Mart) |
14 Mayıs akşamına kadar |
17 Mayıs akşamına kadar |
|
2.Dönem (Nisan, Mayıs, Haz.) |
14 Ağustos akşamına kadar |
17 Ağustos akşamına kadar |
|
3.Dönem (Temmuz,Ağus.Eylül) |
14 Kasım akşamına kadar |
17 Kasım akşamına kadar |
|
4.Dönem (Ekim, Kasım, Aralık) |
14 Şubat akşamına kadar |
17 Şubat akşamına kadar |
İşe başlama, işi bırakma
veya hesap döneminin değişmesi gibi durumlarda
i) İşe başlamada, işe başlanılan tarihin içinde
bulunduğu geçici vergi dönemin sonuna kadar olan sürede
ilk geçici vergi beyannamesi verilir.
ii) İşi bırakma veya tasfiye hallerinde işin bırakıldığı
veya tasfiyeye girildiği tarihin içinde bulunduğu geçici
vergi dönemin sonuna kadar olan sürede son geçici vergi
beyannamesi verilir.
iii) Hesap döneminin değişmesi halinde yeni hesap
döneminin başladığı tarihe kadar olan süre, ara dönem
geçici beyan süresi olarak kabul edilir ve bu şekilde ki
dönem ayarlamaları vergi dairelerinin sicil servisleri
tarafından gerekli şekilde Vedop sisteminde kayda
alınır.
Ödenmeyen Geçici Verginin
Mahsubu Hakkında Açıklamalar
Yukarıda yer verilen ilk üç
dönemde tahakkuk eden geçici vergiler ödenmese bile,
sonraki dönemlerde hesaplanan geçici vergiden mahsup
edilebilir. Fakat ödenmeyen geçici vergilerin, yıllık
beyanname üzerinden hesaplanan kurum ya da gelir
vergisinden mahsup imkanı bulunmamaktadır.
Ödenmeyen geçici vergi yıl
sonunda hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden
mahsup edilemez. Mahsup edilemeyen ve terkin edilen
geçici vergi tutarına, vade tarihinden terkin
edilmesi gereken tarihe (gelir vergisi mükellefleri
için 1 Mart, kurumlar vergisi mükellefleri için 1 Nisan)
kadar gecikme zammı uygulanır. (Gecikme zammı oranı
aylık % 1,95)
Ödenmeyen geçici verginin
muhasebe kaydında ortaya çıkan sorunların bir çoğunun
temelinde, geçici vergiye ait tahakkuk kaydının
yapıl-a-madan, verginin ödenmesi ile beraber
“193.Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar” hesabının
kullanılmasının sebep olduğu görülmektedir.
Ödenmeyen Geçici Verginin
Sonraki Geçici Vergi Dönemlerinde Mahsubu Mümkün müdür?
Mahsup edilebileceğini hemen
belirtelim. Peki uygulamacıları farklı düşüncelere sevk
eden noktalar nelerdir?
4369 sayılı kanunla bu günkü
şeklini alan geçici verginin temel esaslarını
217 nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği belirlemiştir.
Mezkur tebliğin, “5.1.
Geçici Verginin Hesaplanması” başlıklı bölümünde yer
alan 66.fıkrasındaki “Hesaplanan
geçici vergiden varsa o hesap dönemi ile ilgili olarak
daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici
vergiye tabi kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş
vergiler mahsup edilecektir. Mahsuptan sonra kalan tutar
o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi olacaktır.”
hükmünde yer alan altı çizili “ödenmiş geçici vergi”
talihsiz ibaresi sebep olmaktadır.
Ödenmeyen geçici verginin sonraki geçici vergi
dönemlerde hesaplanan geçici vergiden mahsup edilmesi,
kümülatif hesaplamanın bir gereğidir. Aksi takdirde
vergi dairesine her bir dönem için beyan edilen vergi
tutarı, sonraki dönem içinde mükerrer beyan edilmiş
olacaktır. Zira vergi dairelerinin uygulamaları da bu
yöndedir. İlk zamanlarda mükelleflerden gelen düzeltme
talepleri ile boğuşan daireler uygulamacıları
açıklamalarımız yönünde beyana teşvik etmek durumunda
kalmışlardır.
Ayrıca, eskiden beri hazırlanan tüm geçici vergi
beyannamelerinde ve 217 nolu Gelir Vergisi Genel
Tebliği’nin 5.3 bölümünde yer alan örnekte, ilgili
dönemde hesaplanan geçici vergiden mahsup edilebilecek
tutar için “önceki dönemlerde hesaplanan geçici
vergi” ibaresi yer almaktadır. Bu ifadenin
mef’ulü muhalifinden anlaşılması gereken önceki
dönemlerde hesaplanan ve beyan edilen ancak ödenip
ödenmiş olup olmamasına bakılmadan (beyanı yeter şart
olan vergi tutarını) bir sonraki beyanınızdan mahsup
edebilirsiniz sonucu çıkmaktadır.
Zira, mezkur tebliğin, 5.3 bölümünde yer alan
örneklerinde, 74.fıkrasındaki ifade gereği hesaplanan
geçici vergi tutarının mahsup edilmesi suretiyle bulunan
tutar, ilgili dönemde ödenecek geçici vergi tutarı
olacaktır. Umarız bu açıklamalar sonrasında 66.nolu
fıkrada yer alan “ödenmiş” ibaresinin ne derece talihsiz
ve kafa karıştırıcı olduğu daha iyi anlaşılmıştır.
Bununla birlikte İstanbul Defterdarlığı’ndan alınan
B.07.4.DEF.0.34.11/KVK-44 sayılı muktezada özetle “
geçici verginin, yıllık kurumlar vergisinden mahsubunda
mutlaka ödeme koşulu aranacak, ancak dönem içerisindeki
diğer geçici vergi dönemlerinde tahakkuk edecek vergiden
mahsubunda ödeme koşulu aranmayacaktır.” ifadesi
konuyu yer almaktadır.
Ödenmeyen Geçici Verginin
Sehven Kurum veya Gelir Vergisinden Mahsup Edilmesi
Üçer aylık kazançlar üzerinden tahakkuk ettirilmiş ancak
tahsil edilmemesi dolayısıyla yıllık beyanname üzerinden
hesaplanan gelir veya kurumlar vergilerinden mahsup
imkanı bulunmayan geçici vergi tutarları terkin
edilecektir. Terkin edilen geçici vergi tutarına, vade
tarihinden terkin edilmesi gereken tarihe kadar gecikme
zammı uygulanacaktır. Terkin edilmesi gereken
tarihler; gelir vergisi mükellefleri için takip eden
yılın 1 Mart günü, kurumlar vergisi mükellefleri için
ise takip eden yılın 1 Nisan günüdür.
Takvim yılı içerisinde
tahakkuk eden geçici vergilerin, vadelerinde ve yukarıda
detayına yer verilen terkin tarihlerine kadar ödenmemiş
olmasına rağmen, gelir veya kurumlar vergisinden sehven
mahsup edilmesi durumunda;
a) Eğer yapılan hata gelir
veya kurumlar vergisinin beyan döneminin sonuna kadar
fark edilerek düzeltme beyannamesi verilirse herhangi
bir sorun olmayacaktır.
b) Ancak yapılan hata vergi
dairesi tarafından fark edilerek, mükellefe vergi/ceza
ihbarnamesi tebliğ edilirse, Vergi Usul Kanunu’nun
341.maddesinde yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet
verildiğinden dolayı sehven indirilen geçici vergi
tutarının bir katı kadar vergi ziyaı cezası ayrıca
kesilecektir.
ba) Bu durumda mükellef,
vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30
gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde
veya 6183 sayılı kanunda belirtilen türden teminat
göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde
ödeyeceğini beyan ederse, vergi ziyaı cezasının ilk
seferde yarısı, müteakiben kesilen cezalarda üçte biri
indirilir.(VUK.Md.376)
bb) Ayrıca sehven yapılan
bir hata nedeniyle vergi ziyaı cezası ile karşılaşan
mükelleflerin ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren
otuz gün içinde uzlaşma hakkı bulunmakla beraber,
Her türlü vergi/ceza
ihbarnamesine mükelleflerin dava açma hakkı da
bulunmaktadır. Sözkonusu örnekte ise, beyana dayanan bir
tahakkuktan dolayı vergi borcu doğduğundan (vergilemede
veya hesaplamada bir hata yapıldığı düşünülmüyorsa) dava
açmanın mükellefin yararına olmayacağı aşikardır.
Uzlaşma Süreci ve
Sonuçları
Mezkur hata neticesinde
mükellefin eline ulaşan vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yapacağı bir
başvuru ile uzlaşma talebinde bulunması uygulanacak en
doğru yol olacaktır.
Vergi dairesi, mükellefin
talep edeceği uzlaşma isteğine belli bir tarih vererek
uzlaşma (pazarlık) görüşmesini kabul etmek zorundadır.
Uzlaşma tarihinde yapılan görüşme neticesinde; ödenmeyen
fakat kurumlar vergisinden sehven mahsup edilen geçici
vergi tutarının aslı, kurumlar vergisi olarak talep
edilecek, ancak bir kat kesilen vergi ziyaı cezası 9/10
oranında indirilerek mükellefin gösterdiği iyi niyet
karşılıksız bırakılmayacaktır. Elbette buradaki senaryo
bu konuda gerçekleşen uzlaşmaların çoğunluğunda
gerçekleşen durumu izah etmek açısından verilmiştir. Tüm
uzlaşma görüşmelerinin bu yönde gerçekleşeceğini
düşünerek bir genelleme yapmak doğru olmayacaktır.
193 nolu Peşin Ödenen
Vergiler ve Fonlar Hesabı ile İlgili Açıklamalar
Açıklaması : Mevzuat gereğince peşin ödenen
ve bir yıl içinde indirim konusu yapılabilecek
gelir, kurumlar ve diğer vergiler ile fonların kayıt ve
takip edildiği hesaptır.
İşleyişi : Peşin ödenen ve bir yıl içinde
indirim konusu yapılabilecek gelir, kurumlar ve diğer
vergiler ile fonlar, bu hesaba borç yazılır. Dönem
sonunda tahakkuk edecek gelir veya kurumlar vergisi ile
fon karşılıklarından yapılacak olan indirimi teminen
"37. BORÇ VE GİDER KARŞILIKLARI" grubunda bulunan "371.
DÖNEM KÂRININ
PEŞİN ÖDENEN VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLERİ” hesabının
borcuna aktarılır. Ancak aktarılacak tutar "370. DÖNEM KÂRI
VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI” hesabının
tutarından fazla olamaz. Aktarılamayan tutar, dönem
sonunda bu hesabın bakiyesi olarak kalır.
193 nolu hesabın gerek
açıklamasında gerekse işleyişinin tanımında yer alan
“peşin ödenen” ibaresi, haklı olarak ödenmemiş geçici
vergi tutarını 193 nolu hesaba tahakkuk kaydını
yapmaktan bizleri alıkoymaktadır.
Makalemizin daha ilk başında
ifade ettiğimiz gibi, geçici vergiye ilişkin sistem tam
6 (altı) kez değiştirilmiş olmasına rağmen, uygulamanın
muhasebe boyutunun hangi hesaplar vasıtasıyla
yapılacağı, raporlaması, denetimi izaha muhtaç
bırakılmıştır.
26.12.1992 tarihli ve
mükerrer 21447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren 1 sıra numaralı M.S.U.G.Tebliği daha
uygulama başlamadan 16.12.1993 tarih ve 21790 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 2 sıra nolu M.S.U.G.Tebliği
ile, 193 nolu hesabın açıklaması ve işleyişi hakkındaki
yasal düzenleme tashih edilerek yukarıdaki halini
almıştır. 193 nolu hesap hakkında bu güne kadar başka
bir değişiklikde olmamıştır. Ancak bu tarihten (1993)
sonra geçici vergi uygulamasında 3 (üç) kere sistem
değişikliğine gidilmiştir.
Günümüzde uygulanan geçici
vergi sistemi ise 4369 sayılı meşhur kanun ile 1999 yılı
başından itibaren geçerli olmak üzere uygulamaya
konulmuştur. Hatta sonrasında beyan dönemlerine ilişkin
meydana gelen değişikliklerle uygulama nihai durumunu
almıştır.
Hasılı, 1993 yılında
tesis edilen bir muhasebe hesabının, 6 yıl sonra tamamen
değişmiş bir vergi uygulamasına cevap vermekten çok uzak
olduğu aşikardır. Hesap planı düzenlenirken
uygulama bu günkü haline sahip olsaydı, muhakkak ki
hesabın işleyişi veya tanımı hakkında yapılan
açıklamalar farklı olurdu.
Dolayısıyla, ilgili hesabın
açıklaması veya işleyişinde yer alan “peşin ödenen”
ifadesinin, tahakkuku yapılan bir geçici verginin
ödenmediğinden bahisle 193 hesabın kullanılmasını
yasaklaması vergi ve tekdüzen hesap planının ruhuna
aykırılık teşkil edecektir. Nitekim bu aykırılık
uygulamada bir çok sorununda temelini oluşturmaktadır.
Akademisyenlerin geçici
vergi tahakkukunda önerdikleri mantıklı ve uygulanabilir
çalışmaları yok değil elbette. Söylemeye çalıştığımız
doğru veya yanlış demeden aynı muhasebe işlemini her
şirketin farklı şekilde yapmasının önüne geçmek için
mevzuat denilen çizgilerin kullanılması gerektiğidir.
Yeri gelmişken ve detaya
girmeden ifade etmek istediğimiz diğer nokta ise, 370
nolu hesabın açıklaması incelendiğinde, dönem kârı
üzerinden sadece kurumlar vergisi mükelleflerinin
karşılık ayırabileceği, gelir vergisi mükelleflerinin
ise karşılık ayıramayacağı anlamı çıkmaktadır. Ortaya
çıkan bu anlam, uygulamaya konduğunda, bilanço usulüne
tabi gelir vergisi mükelleflerinin mali tablolarını ne
şekilde düzenleyeceğini uygulamacının hayal gücüne
bırakılmıştır.
Son olarak, geçici
vergilerin tahakkuk ettiği dönemlerde 193 nolu hesaba
alındığı ancak, ödenmeyen geçici vergilerin ise 368 nolu
hesaba aktarıldığı yaygın bir uygulama çeşididir. Bu
durum yine mevzuatın değişikliğine hesap planının
ayak uyduramamış olmasından kaynaklanmaktadır.
Zira, 368 nolu hesabın düzenlendiği dönemde uygulanan
geçici vergi uygulamasında ödenecek geçici vergi tutarı
hesabında; içinde bulunulan yılda verilen yıllık
beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar
vergisinin ticari veya mesleki kazanca isabet eden
kısmının % 50’si (01.01.994 tarihinden itibaren % 70)
oranında sabit tutarda geçici vergi ödemeleri gerektiği
hüküm altına alınmıştı. Başka bir ifadeyle, tutarı,
tahakkuk tarihi ve vadesi belli bir vergi borcu ile
halihazırda uygulanan geçici vergi uygulaması arasındaki
uçurum elbette ki ödenmemesi durumunda yapılacak
muhasebe kaydında farklılığa neden olacaktır.
Mevzuatta yapılan
düzenlemelere bağlı olarak tek düzen hesap planında
gerekli değişikliklere gidilmesi gerektiğini aksi
takdirde “Çok Düzen Hesap Planı” sistemsizliğinin
oluşturduğu karmaşık iklimin mesleğimize zarar
vereceğini belirtelim.
Beğenmediğimiz Çin’de
bile “Yeşil Muhasebe” standartlarının uygulama alanı
bulduğunu düşündüğümüzde, böylesine yerleşik bir vergi
uygulamasını herkesin kendi insiyatifine bırakılmayacak
derecede önemli olduğunu bir kez daha
vurgulayarak örneğimize geçelim.
Örnek Uygulama
Yaşanmış sorunları içeren
örneklere geçmeden evvel, geçici verginin tahakkuku ile
ilgili aşağıdaki örneğin temel muhasebe kayıtlarına bir
göz atalım.
Veriler:
Örneğimizdeki şirket, yıl
içinde düzenli olarak gelirini artırmıştır. 1.geçici
vergi döneminde (10.000.-TL), 2.geçici vergi
dönemindeki (5.000.-TL.) ‘yi süresinde ödemiştir. Ancak,
kurumlar vergisinin beyan döneminin sonu olan sonraki
yılın Nisan ayının başına gelindiğinde, yukarıdaki
geçici vergi borçlarından 3.döneme ait olan 5.000.- TL.
halen ödenememiştir.
Aşağıdaki muhasebe kayıtları
bu veriler ışığında gerçekleştirilecektir.
Geçici verginin muhasebe
kayıtlarında ortaya çıkardığı sorunların, dönem kârı
üzerinden hesaplanan geçici verginin aşağıdaki
tahakkuk kaydının yapılmadan, ödemesine bağlı olarak
193 nolu hesaba aktarılmasından kaynaklandığını
belirtmiştik.
Dolayısıyla, uygulamacı
arkadaşlara bir şirketin geçici vergi borcu doğduğunda,
aşağıdaki tahakkuk kaydının yapılmasını ısrarla
öneriyoruz.
---------------------------------
31.03.2009---------------------------------
193- Peşin Ödenen
Vergi ve Fonlar 10.000 .-
09.01. 2009/1.Dönem
Geçici Vergi
360.09.01- Ödenecek Geçici Vergi
10.000 .-
2009/1.Dönem Geçici Verginin
Tahakkuku
----------------------------------------------------------------------------------
Yukarıda
1.Döneme ait (Ocak, Şubat, Mart) geçici verginin
hesaplaması Mayıs ayında yapılmasına rağmen, ilgili
tahakkuk kaydı dönemsellik ilkesi gereği Mart ayının
son gününe işlenecektir. Zira, ilk üç aylık mali
tablolar hazırlandığında dönem kârı ve üzerinden ayrılan
vergi borcunun bilançoda yer alması sağlanmış olacaktır.
---------------------------------
18.05.2009---------------------------------
360.09.01- Ödenecek
Geçici Vergi 10.000 .-
102.01- Garanti Bankası Merkez Şb.
10.000 .-
2009/1.Dönem Geçici Verginin
Ödemesi
--------------------------------------------------------------------------------
Bu kayıt 1.Döneme ait (Ocak,
Şubat, Mart) geçici verginin banka yoluyla yapılan
ödemesine ilişkindir. Dolayısıyla kısa vadeli yabancı
kaynaklar grubunda bir buçuk aydan beri borç gözüken
geçici vergi borcu ödenerek kapanmıştır.
Geçici vergi tahakkuku ile
ödeme sonucu gerçekleştirilen iki adet muhasebe kaydı
sonucunda işletmenin bilançosunda meydana gelen
değişiklik, dönen varlıklar içerisinde (102 nolu
bankalar hesabından 193 nolu hesaba) peşin ödenen vergi
tutarının aktarılmasından ibarettir.
---------------------------------
30.06.2009---------------------------------
193- Peşin Ödenen
Vergi ve Fonlar 5.000 .-
09.02. 2009/2.Dönem
Geçici Vergi
360.09.02- Ödenecek Geçici Vergi
5.000 .-
2009/2.Dönem Geçici Verginin
Tahakkuku
----------------------------------------------------------------------------------
Yukarıda 2.Döneme ait (Ocak,
Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran) geçici verginin
hesaplaması Ağustos ayında yapılmasına rağmen, ilgili
tahakkuk kaydı dönemsellik ilkesi gereği Haziran ayının
son gününe işlenecektir. Zira, ilk altı aylık mali
tablolar hazırlandığında dönem kârı ve üzerinden ayrılan
vergi miktarı bilançoda yer alacaktır.
---------------------------------
17.08.2009---------------------------------
360.09.02- Ödenecek
Geçici Vergi 5.000 .-
102.01- Garanti Bankası Merkez Şb.
5.000 .-
2009/2.Dönem Geçici Verginin
Ödemesi
--------------------------------------------------------------------------------
Bu kayıt 2.Döneme ait (Ocak,
Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran) geçici verginin
banka yoluyla yapılan ödemesine ilişkindir. Dolayısıyla
kısa vadeli yabancı kaynaklar grubunda yine bir buçuk
aydan beri yer alan geçici vergi borcu ödenerek
kapanmıştır.
Geçici vergi tahakkuku ile
ödeme sonucu gerçekleştirilen iki adet muhasebe kaydı
sonucunda işletmenin bilançosunda meydana gelen
değişiklik, dönen varlıklar içerisinde (102 nolu
bankalar hesabından 193 nolu hesaba) peşin ödenen vergi
tutarının aktarılmasından ibarettir.
---------------------------------
30.09.2009---------------------------------
193- Peşin Ödenen
Vergi ve Fonlar 5.000 .-
09.03. 2009/3.Dönem
Geçici Vergi
360.09.03- Ödenecek Geçici Vergi
5.000 .-
2009/3.Dönem Geçici Verginin
Tahakkuku
---------------------------------------------------------------------------------
Ocak-Eylül dönemine ait
hesaplanan geçici vergi toplamı (=10.000+5.000+5.000)
20.000.- TL.olup önceki iki dönemde hesaplanan geçici
vergi toplamı olan 15.000.- TL. bu tutardan
indirildiğinde, 3.geçici vergi döneminde ödenecek tutar
olan 5.000.- TL.’nin tahakkuk kaydı yukarıda
yapılmıştır.
Ancak bu rakam bir sonraki
yılın Nisan ayının 01.günün akşamına kadar ödenmemiştir.
(Geçici verginin terkin edildiği başka bir ifadeyle
ödenmeyen geçici vergi borcunun kurumlar vergisi borcuna
dönüşeceği son tarih)
Örneğimize 4.dönem geçici
vergi tahakkuku ve ödemesi ile devam edelim.
---------------------------------
31.12.2009---------------------------------
193- Peşin Ödenen
Vergi ve Fonlar 10.000 .-
09.04 2009/4Dönem
Geçici Vergi
360.09.04 Ödenecek Geçici Vergi
10.000 .-
2009/4Dönem Geçici Verginin
Tahakkuku
----------------------------------------------------------------------------------
Yukarıda 4.Döneme ait (Ocak,
Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos,
Eylül, Ekim, Kasım, Aralık) geçici verginin hesaplaması
sonraki yılın Şubat ayında yapılmasına rağmen, ilgili
tahakkuk kaydı dönemsellik ilkesi gereği Aralık
ayının son gününe işlenecektir. Zira, dönem sonu
mali tablolar hazırlandığında dönem kârı ve üzerinden
ayrılan vergi borcunun bilançoda yer alması sağlanmış
olacaktır.
---------------------------------
17.02.2010---------------------------------
360.09.04 Ödenecek
Geçici Vergi 10.000 .-
102.04 Garanti Bankası Merkez Şb.
10.000 .-
2009/4.Dönem Geçici Verginin
Ödemesi
---------------------------------
----------------------------------------------
Örnekteki rakamları kısaca
toplarlarsak; 2009 yılı kurum kazancından doğan toplam
30.000.-TL.’lık geçici verginin; 1.dönemde
10.000.-TL.’si, 2.dönemde 5.000.-TL.’si, 4.dönemde ise
10.000.-TL.’si olmak üzere toplam 25.000.-TL.’si
ödenmiş, 3.dönemde hesaplanan 5.000.- TL. ise
ödenememiştir.
4.dönem geçici vergiye ait
10.000.-TL. bir sonraki takvim yılında ödendiğinden
31.12.2009 tarihi itibariyle düzenlenen bilançoda, 360
nolu hesabın (Ödenecek Geçici Vergi) bakiyesi olan
15.000.- TL. (=5.000+10.000) yer alacaktır.
Yukarıdaki veriler ışığında
dönem kârı ve üzerinden ayrılan vergi karşılığı ile
bununla beraber ödenen geçici vergi tutarları için bazı
dönem sonu kayıtlarının yapılmasına gerek doğacaktır.
Sözkonusu dönem sonu kayıtlarının sadece konumuzla
alakalı muhasebe kayıtları aşağıda yer almaktadır.
---------------------------------
31.12.2009---------------------------------
691- Dönem Kârı Vergi
ve Diğ.Y.Y.Karş. 30.000 .-
370 - Dönem Kârı Vergi ve Diğ.Y.Y.Karş. 30.000 .-
2009 yılı kurumlar vergisi
için karşılık ayrılması
---------------------------------
----------------------------------------------
İşletmenin 2009 yılı dönem
kârı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin dönem
kârından indirilerek karşılık ayrılmasına ilişkin
muhasebe kaydı
---------------------------------
31.12.2009---------------------------------
371- Dönem Kârının
Peşin Ödenen Vergi ve D.Yük. 25.000 .-
193- Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar
25.000 .-
09.01
2009/1Dönem Geçici Vergi 10.000 .-
09.02
2009/2Dönem Geçici Vergi 5.000 .-
09.04
2009/4Dönem Geçici Vergi 10.000 .-
Ödemesi yapılan geçici
vergilerin, yıllık vergiden mahsup edilmek üzere pasife
devri
---------------------------------
----------------------------------------------
2009 yılında ödenen 2009/01
ve 2009/02 dönemleri ile 17.02.2010 tarihinde ödenen
2009/4.dönemine ait geçici vergi toplamı olan 25.000 .-
TL. yine 2009 yılı dönem kârı üzerinden hesaplanan
toplam 30.000 .- TL.’lık kurumlar vergisi borcundan
mahsup edilmek üzere pasifteki ilgili hesaba virman
edilmiştir.
Başka bir ifadeyle, kurumlar
vergisi mükellefleri açısından, bir takvim yılında
tahakkuk etmiş dört adet geçici vergi borcu, sonraki
yılın 01 Nisan tarihine kadar ödenmesi durumunda,
hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilmektedir.
Bu doğrultuda
gerçekleştirilen virman kaydı sonrasında, 37-nolu “Borç
ve Gider Karşılıkları” hesap grubunun 31.12 tarihli
bilanço görünümü aşağıdaki şekilde oluşacaktır.
37- Borç ve Gider
Karşılıkları 5.000.- Alacak Bakiyesi
370 -
Dönem Kârı Vergi ve Diğ.Yas.Yük.Karş. 30.000
.-(Alacak Bakiyesi)
371
- Dönem Kârının Peşin Öd. Vergi ve D.Yük. 25.000
.-(Borç Bakiyesi)
Aynı şekilde 36-nolu
“Ödenecek Vergi ve Diğer Yükümlülükler” hesap grubunun
31.12 tarihli bilanço görünümü aşağıdaki şekilde
oluşacaktır.
36- Ödenecek Vergi ve
Diğer Yükümlülükler 15.000.- Alacak Bakiyesi
360.09.03- Ödenecek Geçici Vergi Dönem
5.000 .- (Alacak Bakiyesi)
360.09.04- Ödenecek Geçici Vergi Dönem
10.000 .- (Alacak
Bakiyesi)
Sözkonusu hesap grubundaki
15.000.-TL.’lık alacak bakiyesi 3.geçici vergi döneminde
tahakkuk eden ve ödenmeyen 5.000.-TL.’lık geçici vergi
borcu ile 4.geçici vergi döneminde tahakkuk eden ancak
vadesi 17 Şubat 2010 tarihi olduğundan, 31.12. tarihi
itibariyle ödenmemiş 10.000.-TL.’lık tahakkuk
toplamından oluşacaktır.
Yukarıdaki açıklamalarımız
ışığında 37 nolu hesap grubunun bakiyesi olan 5.000.-TL.
alacak bakiyesinin kurumlar vergisi beyannamesinden
indirilemeyeceği anlaşılacaktır.
Uygulamada yaşanılan
tereddütlerden bazıları, son dönem geçici vergisinin
bilanço tarihi itibariyle istenilse dahi ödenememiş
olması nedeniyle, dönem sonunda 193 nolu hesaptan 37
nolu hesap grubuna virman edilip edilemeyeceği
noktasında yoğunlaşmaktadır.
Örneğimize dikkat edilirse,
son dönem geçici vergi tahakkuk kaydında yer alan 193
hesabın tutarı, ödenmemiş olmasına rağmen kurumlar
vergisinden mahsup edilmek üzere 37 nolu gruba virman
edilmiştir.
Ancak, 2009/3.dönem geçici
vergi borcu olan 5.000.- TL., “37 nolu gruba” virman
yapılmadığından 193 nolu hesabın 31.12. tarihli
bakiyesinde yer almıştır. Yeri gelmişken “193 nolu
hesabın” bilanço görünümüne de bakalım.
193- Peşin Ödenen
Vergiler ve Fonlar 5.000.- Borç
Bakiyesi
193.09.01- 2009/1.Dönem Geçici Vergi
0 .- (--)
193.09.02- 2009/2.Dönem Geçici Vergi
0 .- (--)
193.09.03- 2009/3.Dönem Geçici Vergi
5.000 .- (Borç
Bakiyesi)
193.09.04- 2009/4.Dönem Geçici Vergi
0 .- (--)
“193 nolu hesabın” mezkur
bakiyesinin akıbetine aşağıdaki ödeme kaydında sonra
değineceğiz.
31.12 Tarihli Geçici
Vergiye Bağlı Borç Durumunun Kontrolü
Örneğimizdeki şirketin 31.12
tarihli ödenmemiş geçici vergi borcu 15.000.-TL.’dir.
2009/3.dönem 5.000.-TL. ve 2009/4.dönem 10.000.-TL.’nin
toplamından oluşmaktadır.
Yukarıda 36 ve 37 nolu hesap
grupları ile 193 nolu hesabın 31.12 tarihli bakiyelerine
yer verilmiştir. Bu bakiyelerin toplamına şirketin
borçluluğunu doğru yansıtıp yansıtmadığı ve bilançoda
yer alan görünümü açısından daha yakından bakalım.
|
193.09.03-
2009/3.Dönem Geç.Vergi 5.000.-
(B) |
360.09.03-
Öd.Geç. Vergi 5.000
.- (A) |
|
|
360.09.04-
Öd.Geç. Vergi 10.000
.- (A) |
|
|
370
- Dönem Kârı Vergi DYYK. 30.000
.- (A) |
|
|
371 -
Dönem Kârının Peşin Öd. VDY (25.000 .-)
(B) |
Yukarıda yer alan 5 adet
muhasebe hesabının alacak bakiyesi 45.000.-TL.olup borç
bakiyesi ise 30.000.-TL.’dir. dolayısıyla ilk
cümlemizdeki açıklamayı doğru orantılı olan
15.000.-TL.’lik alacak bakiyesine bilanço değerleri
üzerinden de ulaşmak mümkündür.
Son Dönem Geçici Verginin
Dönem Sonu İşlemleri Karşısındaki Durumu
Son geçici vergi tahakkuk
kaydının ilgili yılda veya tahakkuk fişinin üzerindeki
tarih olan bir sonraki yılda yapılması bilançonun
görünümünü, finansal tabloların denetimini,
incelenebilirliğini etkilemektedir. Bu noktada,
uygulamacıların tamamı birbirinden farklı muhasebe
kayıtları gerçekleştirmektedir. Aslında hepsi sonuç
olarak aynı yerde birleşmesine rağmen, karışıklığa
neden olan noktalar mevzuat tarafından çerçevesi
çizilmediği takdirde herkes tutabildiği kulptan yoluna
devam etmektedir. Aynı işlem için birbirinden çok
değişik muhasebe yöntemleri kullanılması, mali tabloları
yeknesaklıktan uzaklaştırarak, denetimini ve doğru
yorumlara ulaşmayı engellemektedir.
Bize göre ise, son geçici
vergi tahakkukunun ilgili yılın 31.12 tarihli son
gününde kayda alınması, sonraki yıl ödenecek olan geçici
vergi borcunun başka bir ifadeyle daha ödenmemiş geçici
vergi borcunun kurumlar vergisi borcundan düşülmek üzere
“370 nolu hesaba” aktarılması daha doğru bir
yaklaşımdır.
Dikkat edileceği üzere,
31.12.2009 tarihli bilançomuzda ödenmesi gereken geçici
vergi borcu toplamı olarak 15.000.- TL. (360 hs.) yer
almaktadır. Ancak bunun 10.000.-TL.’si vadesinde (ancak
sonraki takvim yılında) ödenmiş ve aşağıdaki şekilde
kayıt altına alınmıştır.
---------------------------------
17.02.2010---------------------------------
360.09.04 Ödenecek
Geçici Vergi 10.000 .-
102.04 Garanti Bankası Merkez Şb.
10.000 .-
2009/4.Dönem Geçici Verginin
Ödemesi
---------------------------------
----------------------------------------------
4.dönem geçici verginin
ödenmesine ilişkin detaya yer vermek açısından, bu
ödemeye ilişkin muhasebe kaydına tekrar yer verilmiştir.
Kurumlar vergisi
beyannamesini hazırlama aşaması olan 2010 Nisan ayında;
2009 yılına ilişkin toplam tahakkuk eden geçici vergi
borcu 30.000 TL. olup bunun 25.000.-TL.’si yasal süresi
içerisinde ödenmiş, 5.000.-TL.’si ise ödenmemiştir.
2009/4.dönem geçici verginin
beyanından kurumlar vergisinin beyan tarihine kadar
işletmenin faaliyetlerinde kâr/zararı etkileyen herhangi
bir değişiklik olmadığını kabul edersek, 2009 yılına
ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi hazırlanırken
tahakkuk eden kurumlar vergisi toplamı yine 30.000.-TL.
olarak hesaplanacaktır. Ayrıca son dönem geçici vergi
borcu da ödenmiş olacaktır. Dolayısıyla kurumlar vergisi
beyannamesinden 2009/3.dönem geçici vergi borcu olan
5.000.- TL. haricinde ki ödenmiş olan 25.000.-TL.
tutarındaki geçici vergilerin tamamı mahsup
edilebilecektir.
Uygulamada, 4.döneme ait
geçici verginin bilanço tarihi itibariyle (31.12)
ödenmediğinden bahisle, 368-nolu ”Vadesi Geçmiş
Ertelenmiş veya Taksitlendirilmiş Vergi ve Diğer
Yükümlülükler” hesabına aktarılmaktadır. Fazla detaya
girmeden, bu şekilde yapılan muhasebe kayıtları adına
şunları ifade edebiliriz. Gelir/kurumlar vergisi
beyannamesi tahakkuk ettiğinde ödenmeyen geçici vergi
borçlarının asılları silinip sadece gecikme zammı
alınması yoluna gidileceği için 368 nolu hesabın
kullanılması doğru bir yaklaşım olmayıp ihtiyaç da
bulunmamaktadır.
Ödenmeyen Geçici Vergi
Borcunun Muhasebesi
Örnek üzerinden açıklamaya
devam edersek, 2009/3.dönem geçici vergi borcu olan
5.000.-TL. kurumlar vergisinin beyan tarihine kadar
ödenmediği takdirde (01.04.2010), “360.09.03.Ödenecek
Geçici Vergi Hesabı” ile “193.09.03.Peşin Ödenen Vergi
ve Fonlar” hesabı ile ters kayıt yapılarak
kapatılacaktır.
Bu şekilde yapılacak
muhasebe kaydında hepimizin mutabık olduğunu kabul etsek
dahi, ilgili kaydın hangi tarihe işleneceği konusu da
tartışmaya açıktır. Bizim önerimiz, sözkonusu ters
kaydın (360/193) kurumlar vergisi beyannamesinin
verildiği tarihte (sonraki yılda) olması yönündedir.
Ancak 31.12 tarihinde yapılması durumunda düzenlenen
bilançonun daha kolay okunabileceği yaklaşımı da
doğrudur. Yorumlarımızın temelinde eleştirmeye dikkat
ettiğimiz ana nokta ise, düzenlemelerin veya
uygulamaların hatalı olup olmadığından ziyade uygulama
birliğinin kaybedilmesine yöneliktir.
Sonuç olarak, 2009/3.döneme
ait ödenmemiş geçici vergi borcu, artık yasal defter
kayıtlarımızda yani 193 ve 360 nolu hesaplarda yer
almayacaktır. İlgili vergi borcunun terkin edileceğini
belirtmiştik. İşte terkin edilen 5.000.-TL.’lik geçici
vergi borcu “370 nolu Dönem Kârının Peşin Ödenen Vergi
ve Diğ.Yük.”(-) hesabının bakiyesi olarak karşımıza
ödenecek kurumlar vergisi adıyla çıkacaktır. 370 nolu
hesabın ilgili alacak bakiyesi, kurumlar vergisi
beyannamesinin verildiği tarihte ise ”360 nolu Ödenecek
Vergi ve Fonlar” hesabına aktarılarak, gerekli ödeme
yapılana kadar takip olunacaktır.
Kurumlar Vergisi
Beyannamesinin ve Bilançonun Görünümü
Yukarıdaki örneğimize devam
edersek, şirketin, 2009 yılı Gelir/kurumlar vergisi
beyannamesinde;
Kurumlar Vergisi
Matrahı :
150.000 .-
Hesaplanan Kurumlar
Vergisi : 30.000 .-
Mahsup Edilecek Geçici
Vergi : 25.000 .-
Ödenmesi Gereken Kurumlar
Vergisi : 5.000 .- TL. ödenecek kurumlar
vergisi tahakkuk edecektir.
31.12.2009 tarihli mizanda
makalemizi ilgilendiren hesapların bakiyelerine kontrol
amacıyla bakalım.
Borç Alacak
Bakiye
193- Peşin Ödenen
Vergi ve Fonlar 30.000 .-
25.000.- 5.000.- (B)
360- Ödenecek Geçici
Vergi 15.000 .-
30.000.- 15.000.- (A)
370 - Dönem Kârı
Vergi ve Diğ.Y.Y.Karş. 0 .-
30.000.- 30.000.- (A)
371- Dönem Kârının
Peşin Ödenen Vergi. 25.000 .- 0
.- 25.000.- (B)
Toplam 70.000 .- 85.000
.- 15.000.- (A)
Aşağıdaki mizan değerleri
2009/3.dönem de ödenmeyen geçici vergi tutarının 193
nolu hesap ile 360 nolu hesabın ters kayıtla 31.12
tarihi itibariyle kapatılması sonrası düzenlendiğinde
ise son durum şöyle oluşacaktır.
Borç Alacak
Bakiye
193- Peşin Ödenen
Vergi ve Fonlar 30.000 .-
30.000.- ---0---
360- Ödenecek Geçici
Vergi 20.000 .-
30.000.- 10.000.- (A)
370- Dönem Kârı Vergi
ve Diğ.Y.Y.Karş. 0 .-
30.000.- 30.000.- (A)
371- Dönem Kârının
Peşin Ödenen Vergi. 35.000 .- 0
.- 35.000.- (B)
Toplam 85.000 .- 90.000
.- 5.000 .- (A)
Bu uygulamayı tenkit
etmekten alıkoyan düşüncemizin temelinde, 193 nolu
hesabın ana mantığının bilançoya yansımadır. Şöyle ifade
edersek, 193 nolu hesabın bakiyesi 371 nolu hesaba
virman edilirken dikkat edilmesi gereken nokta,
aktarılacak tutarın 370 nolu hesabın bakiyesinden fazla
olmaması gerektiğidir. Dolayısıyla 193 nolu hesabın borç
bakiyesinin anlamı, kurumun dönem kârı üzerinden ayrılan
vergiden daha az tutarda geçici vergi ödemiş (tahakkuk
etmiş) olması anlamına gelir. Yukarıda görüldüğü üzere
eğer kurum, dönem kârı üzerinden ayrılan vergi
karşılığından daha az geçici vergi beyan etti ise, 31.12
tarihinde 193 nolu hesabın bakiyesi sıfır olmalıdır.
Ödenmeyen Geçici Vergide
Gecikme Zammının Hesabı
Bu konuyu açıklayan bazı
ifadeler yazı içerisinde dağınık yer aldığından konuyu
ayrı bir başlık halinde inceleme gereği hissettik.
Yıllık beyanname verilene kadar ödenmemiş geçici vergi
borcunun terkin edileceği (vergi borcunu ortadan
kaldıran idari işlem), ancak aynı miktardaki geçici
vergi borcunun gelir/kurumlar vergisi olarak tahakkuk
edeceği bilinmektedir. Terkin edilen geçici vergi borcu
üzerinden hangi vadelerde gecikme zammı hesaplanacağı
hakkında İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen
B.07.4.DEF.034.11/GVK-Mük.120 Sayılı müktezasının ilgili
bölümünde aynen “terkin edilen geçici vergiye ilişkin
olarak gelir vergisi için 1 Mart, kurumlar vergisi için
1 Nisan tarihi dikkate alınarak hesaplanan gecikme zammı
tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilecektir.
Diğer taraftan, yıllık
beyanname verme süresi geçtikten sonra mükelleflere
ikmalen veya re’sen tarhiyat yapılması halinde vergi
ziyaı cezası ile birlikte 1 Mart veya 1 Nisan tarihine
kadar hesaplanan gecikme faizleri tahakkuk
ettirilecektir.
Bu hükümlere göre,
...tahakkuk etmiş ve ödemediğiniz geçici vergilerinize
uygulanacak gecikme zammı süresi terkin edilen geçici
verginin vade tarihinden terkin edilmesi gereken
tarihe kadar olan süredir.” hükmü ile konu
yeterli bir şekilde açıklanmıştır.
İade Edilecek Geçici
Vergi Çıkması Durumunda Muhasebesi
Dönemsel olarak kârlılığı
yüksek olan şirketlerin, yıl içerisindeki 4 adet geçici
vergi döneminde ödediği tutar, yıl sonunda beyan edilen
gelir/kurumlar vergisi beyanından fazla olduğu takdirde,
fazladan ödenen geçici vergi tutarları aşağıdaki usüller
dairesinde iade edilecektir.
217 nolu Gelir Vergisi Genel
Tebliği’nin “Geçici Verginin Mahsubu” başlığı altında
yer alan 81.fıkrasında hüküm altına alındığı üzere “Ödenen
geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili olduğu
döneme ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden
hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden fazla olması
halinde; mahsup edilemeyen tutar, mükellefin diğer
vergi borçlarına mahsup edilecektir. Bu mahsuba
rağmen arta kalan bir miktarın bulunması halinde, kalan
kısım mükellefin o yılın sonuna kadar yazılı olarak
başvurması kaydıyla kendisine nakden iade edilecektir.”açıklamasından
da anlaşılacağı üzere,
öncelikle mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup
edilecek,
mahsup edilecek vergisi bulunmadığı takdirde ancak o
yılın sonuna kadar yazı ile istenmesi durumunda
kendisine nakden iade edilecektir.
Yukarıdaki örneğimizde mükellefin yıl içerisinde 35.000
TL. tutarında geçici vergi ödediğini varsayarsak,
mükellefin 5.000.- TL. tutarında geçici vergi alacağı
doğacaktır.
Alacağın doğuşu kurumlar vergisi beyannamesinin
verildiği tarihte yasal defterlere kayıt edilecektir.
---------------------------------
15.04.2010---------------------------------
136.01- 2009 Yılı
Geçici Vergi Alacağı 5.000 .-
193- Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar 5.000
.-
Kur.Vergisi Beyanı sonucu
doğan geçici verginin alacağının tahakkuku
---------------------------------
----------------------------------------------
Mükellef sözkonusu alacağını
360 hesapta yer alan bir vergi borcu karşılığında mahsup
etmek yoluna giderse, 136 nolu hesap, ilgili 360 nolu
hesap ile kapatılacaktır.
Mahsup edilecek herhangi bir
vergi borcunun bulunmaması durumunda dilekçe ile
istenecek vergi alacağı mükellefin banka hesabına
aktarıldığında ise, 136 nolu hesapta yer alan tutar
ilgili banka hesabı ile karşılıklı kapatılacaktır.
Ayrıca geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden
iadesinde herhangi bir miktar sınırlaması olmayıp,
geçici verginin ödenmiş olması yeterli olup, teminat ve
inceleme raporu aranmayacağı İstanbul Defterdarlığı’nın
03.06.2004 tarih ve B.07.4.DEF.0.34.11/KVK-44
sayılı muktezasının sonunda açıkça belirtilmiştir.
Birleşme ve Devir Halinde
Uygulama
Birleşme ve devir hallerinde, birleşme ve
devir tarihi itibariyle hukuki varlığı sona eren
kurumların birleşme kârı
veya devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar için
otuz gün içinde
(03.04.2007
tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri
nolu KVKGenel Tebliği ile beyanname verme süresi 15
günden bir aya çıkarılmıştır.)
beyanname
verilmesi gerektiğinden, hukuki varlığı sona eren
kurumlar, birleşme veya devir tarihinin içinde bulunduğu
dönemler için geçici vergi beyannamesi vermeyeceklerdir.
Örneğin, iki şirketin birleşme işlemi, 01 Ekim 2009
tarihi ile 31.12 tarihleri arasında tescil edildiğinde,
devir olunan şirket (hukuki varlığı sona eren), tescil
tarihinden sonra bir ay içinde
(1 seri nolu KVKGT) tasfiye beyannamesi vereceğinden
2009/4.dönem geçici vergi beyannamesini vermek durumunda
kalmayacaktır. Bununla birlikte birleşme tarihi
itibariyle hazırlanan tasfiye beyannamesinden doğacak
borcun vadesi, kurumlar vergisi ödemesinin son günü olan
30.04.2010 tarihi olacaktır.
Yararlanılan Kaynaklar
1-
GVK.Mükerrer Madde 120.
2-
217 Sıra Nolu GVK.Genel Tebliği.
3-
İstanbul Defterdarlığı’nın “02.09.2003 tarih ve
B.07.4.DEF.0.34.11./GVK-Mük.120” sayılı muktezası.
4-
İstanbul Defterdarlığı’nın “B.07.4.DEF.0.34.11./KVK-44”
sayılı 2004 yılında verilen muktezası.
5-
İstanbul Defterdarlığı’nın 03.06.2004 tarih ve
B.07.4.DEF.0.34.11/KVK-44
6-
1 Seri no’lu Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği
7-
Sakıp Şeker, Dönem
Sonu İşlemleri 2.Cilt.(Yaklaşım Yayınları)
TÜM
YÖNLERİYLE GEÇİCİ VERGİ BÖLÜMÜ AÇILDI