YAZARLARIMIZ
Cumhur Çetin
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Denetçi
cetincumhur@gmail.com



Tek Oranlı KDV Modeline Geçilmeli, Ekmek ve Hijyenik Pedlerde KDV Kaldırılmalı, Aracını Satanlara KDV Beyan Zorunluluğu Getirilmeli

Değerli Okurlar,

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, Katma Değer Vergisinin (KDV) sadeleştirilmesiyle ilgili çalışmalar sürüyor. Konuya ilişkin görüş ve önerilerimizi daha önce 12.12.2019 tarihli yazımızda gündeme getirmiştik. Bugüne dair önerilerimiz ise aşağıdaki gibidir.

Tek Oranlı KDV Modeline Geçilmeli:

Halihazırda %18 olarak uygulanan genel KDV oranı %8’e düşürülerek tek oranlı KDV modeline geçilmelidir. Temel gıda ürünlerine, sağlık ürünlerine, muayene ücretlerine, çocuk bezlerine ve hijyenik pedlere uygulanan KDV tamamen kaldırılmalıdır. %1 olarak uygulanan KDV oranı ekmek için kaldırılmalı, diğer ürünler için %8’e yükseltilmelidir.

KDV Tevkifatının Kapsamı Genişletilmeli, Tek Oranlı KDV Tevkifatı Uygulanmalı:

Bilindiği üzere, katma değer vergisinin en önemli özelliği indirim konusu yapılabilmesidir. Bu özellik bazı mükellefler tarafından kötü niyetli olarak kullanılmakta, sahte belge kullanılarak indirilecek KDV tutarı artırılıp, hesaplanan KDV’ye mahsup edilmekte, bu nedenle hazineye intikal etmesi gereken KDV ortadan kaldırılmakta ya da azaltılmaktadır. Bu durum,  ülkemizde farklı KDV oranlarının uygulanıyor olması ve genel KDV oranın çok yüksek olmasının sonucudur.

Maliye Bakanlığı riskli gördüğü sektörlerde KDV tevkifatının kapsamını ve oranını belirlemeye yetkilidir. Vergi alacağının emniyet altına alınabilmesi için, KDV tevkifatının kapsamı genişletilmeli, bütün sektörler için tek oranlı KDV tevkifatı (Örneğin %50 gibi) uygulanmalıdır.

Aracını Satanlara KDV Beyan Zorunluluğu Getirilmeli:

KDV mükellefiyeti olmayanlara, tek araç satışı bile olsa KDV beyan etme zorunluluğu getirilmelidir. Bu konuda kira gelirlerinde olduğu gibi beyan sistemi oluşturulmalı, kişiler e-devlet şifresi ile Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden satışa konu araca ait hesaplanan KDV tutarını beyan edebilmeli, tahakkuku alıcıya ulaştırmalı ve bu tutarı alıcıdan tahsil etmelidir. Yine alıcı bu belgeyi, aracını sattığı anda vereceği beyannamede indirim konusu yaparak hesaplanan KDV’den mahsup edebilmelidir.

KDV Mahsup İşlemlerinde, 84.Nolu KDV Genel Tebliğ Uygulamasına Geri Dönülmeli

23.11.2001 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin,  1.1. Mahsup Yoluyla İade başlıklı bölümünde;

“Katma değer vergisi iade alacağının hak sahibi mükellefin kendisinin, ortaklarının veya mal ya da hizmet satın aldığı kişilerin vergi borçlarına, ithalat sırasında uygulanan vergilere, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) prim borçlarına mahsubu talepleri miktarına bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.

İade alacağı öncelikle mükellefin ithalde alınanlar dışındaki vergi borçlarına mahsup edilir. Artan bir miktar olursa mükellefin isteğine bağlı olarak; kendisinin, ortaklarının veya mal ya da hizmet satın aldığı mükelleflerin ithalde alınanlar dahil vergi borçlarına veya SSK prim borçlarına mahsup yapılır.” denilmekte idi.

Görüleceği üzere, 23.11.2001 tarihinden, 04.01.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 107 No.lu KDV Genel Tebliği ile yapılan değişikliğe kadar, Katma Değer Vergisi iade alacağının, iadeye hak kazanan mükellefin kendi vergi ve sigorta prim borçları dışında, mal ya da hizmet satın aldığı kişilerin vergi ve sigorta prim borçlarına mahsup yapabilme imkanı vardı. 107 No.lu KDV Genel Tebliği ile yapılan nedeni anlaşılamayan değişiklikle uygulamaya son verilmişti.

KDV Mahsup İşlemlerinde, 84.Nolu KDV Genel Tebliği uygulamasına geri dönülmelidir. Mahsuplaşma imkanı tanınarak, İdarenin alacakları tahsil hızı artırılmalı, KDV iadeleri nedeniyle nakit çıkışı azaltılmalıdır.

Yapılandırması Bozulan Vergi ve SGK Borçları Yeniden Yapılandırılmalı, Taksit Ödemeleri Ötelenmeli

Bilindiği üzere, önceki yıllarda çıkarılmış olan 7143 ve 7326 ayılı kanunlarla Mükellefler, kamuya olan Vergi ve Sigorta prim borçlarını yapılandırmışlardı. Yapılandırmadan yararlanan mükellefler, her ay yapılandırma kanunu kapsamındaki taksitlerini, buna ek olarak yine güncel vergi ve SGK borçlarını ödemektedirler.

İki yıldan bu tarafa dünyayı ve ülkemizi etkileyen pandemi nedeniyle,  ekonomik durgunluk yaşanmaktadır. Söz konusu kanunlar kapsamında özellikle taksite bağlanan borçlar ve güncel borçlar mükellefler tarafından süresinde ödenememektedir. Bunun sonucunda yapılandırmalar bozulmakta, mükelleflerin matrah ve vergi artırımından yararlanma hakları ortadan kalkmakta, vergi ve SGK borçlarını ödeyemeyen mükelleflerin banka hesaplarına e-haciz uygulanmakta yine son günlerde mükellefin alacaklı olduğu firmalara (120-Alıcılar) yazılar(haciz bildirisi) gönderilmektedir.(6183 Sayılı Kanun- Md.79)

Ekonomik krizle mücadele eden mükelleflerin, özellikle 7143 ve 7326 Sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırması bozulan borçları, yapılacak düzenlemeyle yeniden yapılandırılmalı, yeniden yapılandırılan söz konusu borçların ödemeleri, 6 (altı) sonra başlayacak şekilde ötelenmelidir. Gecikme zammı, oranları düşürülmeli, e- haciz uygulamasına ve haciz bildirisi yazılarına geçici bir süre(6 ay) ara verilmelidir.

21.01.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM