YAZARLARIMIZ
Cevdet Akçakoca
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
akcakoca@superonline.com



Yeniden Değerleme veya Enflasyon Düzeltmesi Yapılmalıdır (2)

  1. TEFE-TÜFE VEYA Yİ-ÜFE ORANLARINA GÖRE DURUM:

Tüfe endeks rakamları 2003 yılında 100 olarak yeniden tesbit edilmiştir.

Tüketici Fiyatları Endeks  Üretici fiyat endeks

rakamları (Yi-Üfe)

Rakamları (2003=100)

2003 94,77                     96,99

2004 104,81                         107,17

2005 114,49                         118,64

—– ————                    —

—– ————                    —

2020 487,38               Ekim ayı   533,44

2004 yılına göre artış      %465,01         %497,75

III. DOLAR DEĞERİNDEKİ ARTIŞA GÖRE DURUM:

Aralık 2019 sonu dolar kuru TL.        5.9402

4.Kasım.2020 dolar kuru TL.           8,5105

2020 yılı dolar değer artışı               % 143,27

2004 yılı sonu dolar kuru TL.              1,42

4.Kasım.2020 dolar kuru TL.           8,5105

Dolar değer artışı                   %599,33

Dolar değerindeki artışın işletmelerin makine parkına etkisini anlatmaya lüzum görmüyorum. Bu tespitlerimizden sonra yeniden değerleme veya enflasyon düzeltmesi yapılması hakkındaki iddialarımızın haklılığını veya haksızlığını göstermeye çalışalım.

A.2003 yılı endeks ilk tespitinden 2020 yılının Ekim sonuna kadar acaba enflasyon ne olmuştur. ?

Her iki tabloya göre son enflasyon düzeltmesi olan 2004 yılını esas olarak TÜFE veya ÜFE fiyat enflasyon artışlarını bulalım.

1.Tüketici fiyat enflasyonu:

487,38/104,81= % 465,01 ARTIŞ OLMUŞTUR.

2.Üretici Fiyat enflasyonunu da bulalım.

533,44/107,17 = %497,75 ARTIŞ OLMUŞTUR.

Şimdi yukarıdaki kanun maddesini hatırlayalım. Cumhurbaşkanı (Bakanlar Kurulu)  isterse enflasyon düzeltmesi için oranı %35 e kadar indirmeye yetkilidir. Böyle bir karar sonucu muhasebecilerce yapılacak işlem çok zorlu bir işlemdir. Bunun yapılmasını düşünmüyorum.

Bana göre Vergi Usul kanununa eklenecek bir geçici madde ile sadece 2020 yılı için yeniden değerleme yaptırılabilir ve yeniden değerlemeden doğan fonların af yasasından doğan

a.Kanunen kabul edilmeyen giderlere

b.Ve geçmiş yıl zararlarına veya

c.Bilançolara ilave edilen 296 no.lu geçici hesaba mahsup edilerek bilanço düzeltmesinin sağlanması düşünülebilir.

B.Devlet daha önceki yapılandırmalarda yeniden değerleme yapılmasını belli bir

oranda vergi şartına bağlamıştı. Ancak bu düzenleme kabul görmemişti ve uygulanamamıştı. Bu sebeple özellikle 2020 yılında çıkacak yapılandırma kanununda böyle bir uygulamaya geçilmemesi gerekmektedir.

C.Enflasyon ve yeniden değerleme ilişkisi:

En son yeniden değerleme veya enflasyon düzeltmesinin yapıldığı 2004 yılından sonra uzun bir müddet enflasyon kontrol altında gitmiştir. Bu sebeple Vergi Usul Kanunun mükerrer 298 inci maddesinde belirtilen enflasyon düzeltmesi yapılabilmesi için gerekli olan her iki şart birden gerçekleşmemiştir. Ancak, enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonraki 17 yıllık gelişmeye baktığımızda tüketici fiyatları ile enflasyonun %465,01, üretici fiyatları ile enflasyonun ise %497,75 olduğu açıkça görülmektedir.

Bu şekildeki rakamlar neyi gösteriyor biliyor musunuz?

Gayet tabii ki biliyorsunuz.

İşletmelerin bilançoları yine gerçeği göstermemektedir.

ÇÖZÜM:

Yukarıda belirtildiği şekilde bir defalık yeniden değerleme (enflasyon düzeltmesi değil) yapıldığı takdirde şirketlerde bir yeniden değerleme fonu doğacaktır.

Doğan yeniden değerleme fonu ile aftan yararlanmadan doğan KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER VEYA GEÇMİŞ YIL ZARARLARI VEYA 296 NO.LU GEÇİCİ HESAPLA karşılaştırılır ve kalan miktar sermayeye ilave edilir.

Bu şekilde

1.Şirketin sabit kıymetleri enflasyon oranında bugünkü değere getirilmiş olacaktır.

2.Yıllardır bilançolarda duran ve halledilemeyen kanunen kabul edilmeyen giderler veya 296 no.lu geçici hesap ortadan kalkmış olacaktır.

3.Bilançolar IFRS VE TFRS standartlarına uygun olacaktır.

4.Böylece bilançoların uluslararası standartlara uyumu sağlanacaktır.

5.Yapılan düzeltmeden sonra kalan miktar sermayeye ilave edilecek olduğundan şirketlerin mali yapısı da daha iyi bir hale gelecektir.

6.En önemlisi de Fiktif olarak şirketlerin borca batık durumda olmasının önüne geçilmiş olacaktır.

Şirketlerin bu kötü durumdan kurtarılması için yapılacak işlem, bence, Vergi Usul Kanununa bir geçici madde ekleyerek, bir defalık yeniden değerleme veya enflasyon düzeltmesi yapılmasına izin vermek ve yapılandırma 6111 v e 6552 ve diğer yapılandırma yasalarından doğan KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLERİN, GEÇMİŞ YIL ZARARLARININ  VEYA 296 NO’LU GEÇİCİ HESABIN yapılan düzeltmeden doğan fonlarla karşılaştırılarak, bilançoların düzeltilmesinin sağlanması, kalan yeniden değerleme veya enflasyon düzeltmesi fonu varsa bunların sermayeye ekleneceği hüküm altına alınmalıdır.

Bu düzenlemenin özellikle 2020 bilançosunu kapsayacak şekilde yapılması yukarıda da bahsettiğimiz gibi gerek bilançoların düzeltmesi ve gerekse Uluslararası ve yurtiçi denetim standartları açısından çok önemlidir. İnşallah bu defa yazımızla ve bu teklifimizle ilgilenen bir yetkili çıkar da bir problem çözülmüş olur. Bu problem çözülmese de biz bu konuda yazmaya devam edeceğiz.

17.11.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM