İkinci Cihan Harbi bitmiş. İngiltere savaşı kazananlar
arasında. Ama ekonomi berbat, ülke sıkıntıda (Hoş halen
İngilterede düzelme yok ya)
İlk seçimde Churchil’in partisi iktidarı kaybetmiş.
Kazanan parti başkanı Maliye Bakanlığına bir
milletvekilini getirmek istiyor. İsminin önemi yok deyip
ismini açıklamayalım. Fakat onun bir şartı var.
Başbakan dahil , hiçbir bakan benim onayım olmadan kuruş
harcamayacak.
Başbakan bunu kabul etmiş. Maliye Bakanı programını
hazırlayarak parlamentoya yola çıkmış. Yolda trafik
sıkışıktır. Polise bakan arabası olduğunu ve yol
verdirmesi gerektiğini söylerler. Polis, bakana (Sayın
Bakan, parlamentoda kabul ettiğiniz yasaları bizim
uygulamamıza izin vereceğinizi umarım ) der.
Bakan, parlamentoya geç varır ve konuşmasında der ki:
Sabah bir polisle başıma şöyle şöyle bir olay geldi. Bu
sebeple, o polisin ve benzerlerinin bulunduğu bir ülkede
görevler şarta bağlanmaz, hiçbir şartım yok. Eğer Maliye
Bakanlığını vermeye kararlıysanız kabul ediyorum der.
Gelelim ülkemize.
Ülkemizin hükümetinde son derece kararlı, bilgili, atak,
hem özel sektörü hem de devlet sektörünü gayet iyi
bilen, bilgisine ilmine saygı gösterilecek bir Maliye
Bakanı işbaşında. Maliye Bakanı olduğu süre içinde bütçe
uygulamaları çok başarılı.
Ancaaak,
2007 yıl sonunda yayımlanan kararlara bakınca
anlayamadığımız, tipik eski tip maliyeci kafasıyla
alınmış kararlara rastladık. İnanamıyoruz.
Sayın Bakan ve bütün maliye camiası biliyor ki dünyadaki
tatbikat ve tecrübeler sonucunda vergi oranları düşerse
vergi geliri artıyor.
Bu anlayış çerçevesinde 30.Aralık .2007 tarih ve 26742
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/13033 sayılı
kararla uzun zamandır beklenen Turizmde KDV indirimi
yürürlüğe girdi.
Aman ne güzel derken bambaşka bir görüntü ile
karşılaştık.
1- Karar bir Pazar günü yayımlandı. İndirilen KDV ler
yazar kasalar yeni oranlara göre ayarlanamadığı için
1.Ocak.2008 günü hala %18 olan eski orandan fiş kesmeye
devam etti. Bundan sonra bu tip kararların makul bir
süre önce yayımlanması her halde daha iyi olacaktır
diyoruz.
2- Bu kararla birlikte Turizmde KDV oranı indirilirken
finansal kiralamada, pamukta KDV oranı ise bindiriliyor.
Enteresan olan , Turizmde KDV indirimi uzun zamandır
bekleniyor ve konuşuluyordu. Oysa bu bindirimler hiç de
gündemde değildi. Nereden çıktı bu kararlar?
3- Gelelim şimdi bu bindirim kararlarına. Önce
leasingteki KDV oranının artırılması.
Bana göre bu Türk imalat sanayine yapılan en büyük
kötülük. Bundan sonra KOBİ’ler biraz zor yatırım
yaparlar.
Hadi diyelim , Maliye bunu iyi niyetle yaptı. Öyle ise
bankacılık sisteminde uzun vadeli ve düşük faizli
yatırım kredilerini artık gündeme getirin lütfen. Öyle
ARGE teşviki vs. vs. gibi yan tedbirleri bırakın. Uzun
vadeli kobi ve diğer yatırım kredilerini bir an önce
düzenleyin. Yoksa ülkede yatırımlar duracak.
Ayrıca, Türk Makine Sanayi de ölecek.
Kısaca FİNANSAL KİRALAMA KDV’si AYAKTA, TÜRK SANAYİSİ
YATAKTA
DEMEYELİM.
4- Ya pamuktaki KDV artışına ne demeli.
Tabii , buna da bir cevap verebiliriz.
a. Zaten bu ülke tekstilde rekabet gücünü kaybetmiştir.
b. Bundan sonra tüm iplik ve kumaşı ithal ederiz.
c. Hatta niye ithal edelim. Zaten fabrikaları Mısıra,
Moldavyaya götürüyoruz. Kalanları da gönderelim, idaresi
de kolay olur.
d. Böylece pamuk üretimini de azaltırız. Hatta , bir
iddiaya göre
GAP bölgesinde yapılan pamuk ekiminden de vazgeçerek
başka
Örgütlere para aktarımını da önlemiş oluruz.
Gerek finansal kiralamada ve gerekse pamuk elyafındaki
KDV artışının son derece yanlış bir karar olduğunu, Türk
sanayiine korkunç bir darbe vuracağını burada bir kere
daha dile getirmek isterim.
Sayın Maliye Bakanı,
Görevini tam yapan insanların bulunduğu bir ülkede
yaşamak istiyoruz, görevlerin şarta bağlanmadığı bir
ülkede yaşamak istiyoruz, ülke sanayini güldürmek
isteyenlerin görevde olduğu mutlu sanayicilerin , mutlu
insanların bulunduğu bir ülkede yaşamak istiyoruz, Acaba
çok şey mi istiyoruz.?
Umarız ki bu yanlış KDV artırım kararı bir an önce geri
alınır da ülke hiç yoktan bir kabus yaşamaz.