Ülkemizdeki yüzlerce yasa birbiri içine girmiş ve
düzenlemeler bazan vergi kanunlarında bazan ticaret
kanununda ve bazan da ilgisi olmayan kanunlarda
yapılmıştır. Yasa, tebliğ, genel tebliğ, yönetmelik,
sirküler içiçe girmiş durumdadır. Herhangi bir konuda
bilgi sahibi olmak uzun bir araştırmayı
gerektirmektedir.
Limited Şirketlerin, ortaklarının borçları, şirketlerde
kanuni temsilcilerin durumu ve yurtdışı çıkış yasağı
gibi konuların incelendiği ve açıklandığı Seri A No. 1
sayılı Tahsilat Genel Tebliği, 30 Haziran 2007 Tarih ve
26568 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış ve birçok konuya
açıklık getirmiştir.
Her iş adamının, her muhasebeci ve yöneticinin söz
konusu tebliği bir başvuru kitabı gibi elinin altında
bulundurmasında yarar buluyorum.
Bu tebliğin yukarıda saydığım limited şirketin amme
borçları, kanuni temsilcilerin durumu ve yurtdışı çıkış
yasağını bir veya birkaç yazı konusu yapmayı düşündüm ve
Böylece okurlarımıza faydalı bir hizmette bulunacağım
kanaatine vardım.
Tebliğle ilgili konuları sırasıyla sunmaktayım.
Bu tebliğde konular o kadar açık bir şekilde anlatılmış
ki benim yorumum hemen hemen hiç olmayacak, bir çok
konuda tebliği aynen almış bulunuyorum.
VI. Limited Şirketlerin Amme Borçları
1.
6183 sayılı Kanunun 4369 sayılı Kanunla
değişik 35 inci maddesinde “Limited şirket ortakları
şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından
sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu
olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi
tutulurlar.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, limited şirket ortakları şirketten tahsil
imkanı bulunmayan amme alacaklarından sermaye hisseleri
oranında doğrudan doğruya sorumlu olacaklardır.
2.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun
503 ve müteakip maddelerinde limited şirketlerin
kuruluşu düzenlenmiş, Kanunun 511 inci maddesinde tescil
ve ilan edilecek hususlar arasında; ortakların kimliği
ve koymayı taahhüt ettikleri sermaye miktarları yer
almış, 515 inci maddesinde şirket esas mukavelesinde
yapılan her değişikliğin ilk mukavelede olduğu gibi
tescil ve ilan edileceği, 519 uncu maddesinde de pay
defterinin tutulacağı, bu deftere; ortakların ad ve
soyadlarının, pay miktarlarının, vukuu bulan ödemelerin,
payların devir ve intikali ve bu hususlarla ilgili
değişikliklerin kaydedileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 520 nci maddesi hükmüne göre de ortaklık
payının devri; tescil ve ilan edilmese de noter tasdikli
devir sözleşmesi, ortakların devir işlemine muvafakatı
ve devrin pay defterine işlenmesi ile hüküm ifade
etmektedir.
Bu hükümlerin birlikte incelenmesinden de görüleceği
gibi, limited şirket ortaklarının kimliği ve şirketteki
sermaye hisselerine ilişkin bilgiler; şirketin Türkiye
Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ana sözleşmesinde,
bu sözleşmede yapılan değişikliklerde, pay devrinin
tescil ve ilan edilmemiş olduğu hallerde pay defterinde
yer almaktadır.
Burada , limited şirket hisse devri işlemlerinin noter
kanalıyla yapılması ve pay defterine işlenmesi halinde
tescil ve ilan edilmemiş olması halinde bile hüküm ifade
edeceği özellikle belirtilmiştir. Ancak, yapılan her
işlemin muhakkak ki tescil ve ilan edilmesi
gerekmektedir.
3.
6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca limited
şirket ortakları hakkında takibe geçilebilmesi için,
Kanunun 54 ve müteakip maddelerine göre şirket hakkında
yapılan takip muameleleri sonucunda amme alacağının
şirketten tahsil imkanının bulunmaması gerekmektedir.
Şirketten amme alacağının tahsil imkanın bulunmaması;
- Şirketin haczedilen mal varlığının, 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre yapılan değerleme sonucu, tespit edilen
değerlerinin amme alacağını karşılamaması veya satış
yapılmasına rağmen amme alacağının tamamen tahsil
edilememiş olması,
- Şirketin haczi kabil herhangi bir mal varlığının
bulunmaması,
- Şirketin iflasının istenmiş veya iflasının açılmış
olması hallerinde amme alacağının iflas yoluyla takip
sonucunda da tahsil edilemeyeceği kanaatinin oluşması,
- Borçlu şirketin yapılan araştırmalara rağmen
bulunamaması,
gibi alacaklı tahsil dairesinin takdir ve tespitine
dayalı hallerdir.
Yukarıda sayılan hallerde limited şirketten tahsil
imkanı bulunmayan amme alacaklarını ödemek
mecburiyetinde olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar,
6183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca amme
borçlusu olup, bu Kanun hükümlerine göre takip
edilecektir.
Şirket ortaklarının amme alacaklarının zamanında
ödenmesi konusunda hassas davranması şarttır. Aksi
takdirde yukarıdaki hükümlere göre kendileri sorumlu
tutulacaklar ve ödemek zorunda kalacaklardır.
4.
Limited şirket ortakları hakkında yapılacak takipte
aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir.
- Öncelikle şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme
alacağının ait olduğu dönemde ve ödeme zamanında şirket
ortaklarının kimler olduğu ve bu ortakların sermaye
hisseleri; şirket ana sözleşmesi, ana sözleşme
değişikliği veya pay defterindeki kayıtlardan tespit
edilecektir.
- Her bir ortağın sermaye hissesine göre takip konusu
olan amme alacağından sorumlu olduğu miktar
belirlenecektir.
- Takip konusu amme alacağının ait olduğu dönemde ve
ödeme zamanında pay devri nedeniyle farklı kişilerin
ortak olması halinde, payı devreden ve devralan kişiler
hakkında müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre
takip yapılacaktır.
- Ortaklar hakkında takip muamelesine 6183 sayılı
Kanunun 55 inci maddesine göre tanzim edilecek ödeme
emri tebliği suretiyle başlanılacaktır.
Ortakların , herhangi bir takip halinde ne şekilde
sorumlu olduğu belirtilen bu madde aynı zamanda
ortakların haklarını da belirtmiş olmaktadır. Ortaklar ,
herhangi bir amme alacağı tahsil talebi geldiğinde,
ilgili vergi dairelerinde o tarihteki hisse miktarı
kadar sorumlu oldukları konusunda ikaz edebileceklerdir.
5.
6762 sayılı Kanunun 540 ıncı maddesinde, aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, ortakların hep birlikte
müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi
temsile mezun ve mecbur oldukları hükme bağlanmıştır.
Böyle bir durumda ortaklar hakkında 6183 sayılı Kanun
uyarınca yapılacak takip; 35 inci madde hükümlerine göre
sermaye hisseleri oranında olmayacaktır. Ortakların
hepsi kanuni temsilci sıfatına haiz olacaklarından,
haklarındaki takip 213 sayılı Kanunun 10 uncu ve 6183
sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddelerine göre, amme
alacağının tamamından müşterek ve müteselsil sorumluluk
esasına göre yürütülecektir.
Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun “Amme alacaklarının
korunması” başlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat
isteme, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve diğer
koruma hükümleri, yeterli şartların varlığı halinde bu
tebliğdeki düzenlemeler dikkate alınarak amme borçlusu
sayılan ortak hakkında da uygulanacaktır.
Bu hüküm, daha da önemli özellikler taşımaktadır.
Ortaklar, müdür sıfatıyla şirketi temsil ve ilzam
ettikleri takdirde, kanuni temsilci sıfatını
taşıyacaklar ve o zaman amme alacağının tamamından
müşterek ve müteselsil sorumlu olacaklardır.
Şirket, anasözleşme düzenlenmesinde bu hususun da
dikkate alınarak düzenlemeler yapılmasının ne kadar
önemli olduğu açıkça görülmektedir.
6.
6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde 4369 sayılı
Kanunla yapılan değişiklik 29.07.1998 tarihinde
yürürlüğe girmiştir. Bu itibarla, 29.07.1998 tarihi ve
bu tarihten sonraki dönemlere ait olan amme alacakları,
limited şirketten tahsil imkanı bulunmaması halinde
yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde ortaklardan
takip ve tahsil edilecektir. Bu tarihten önceki
dönemlere ait amme alacakları ise ortaklardan kanun
değişikliği öncesi hükümlere göre takip ve tahsil
edilecektir.
Tebliğ , bu hükümlerle limited şirket ortaklarının
sorumluluklarını hiçbir tereddüde yer bırakmadan
düzenlemiştir.