Sanayicilerimizin, ihracatçılarımızın, ihracatçı
birliklerinin ve konuyla ilgilenenlerin bildiği gibi Türk
hükümetleri yıllardır ihracatı ve dolayısıyla dış alem
gelirini artırmak için olağanüstü bir çaba göstermektedir.
Doğrudan teşvikler, nakit destekleri artık kalktığı için
yeni bir takım düzenlemeler yapılarak ihracat teşvik
edilmektedir.
Bu teşviklerden biri de ‘dahilde işleme rejimi’ karar ve
tebliğleridir. En son dahilde işleme rejimi kararı
27.01.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanan 2005/8391 sayılı karardır. Ayrıca bu kararla
ilgili olarak muhtelif tarihlerde 2005/1-2-9 ve 12 nolu
tebliğler yayımlanmıştır.
Dahilde işleme rejimi (kısaca) nedir?
Dahilde işleme rejimi, dünya piyasa fiyatlarından hammadde
temin etmek suretiyle ihracatı artırmak, ihraç ürünlerine
uluslar arası piyasalarda rekabet gücü kazandırmak, ihraç
pazarlarını geliştirmek ve ihraç ürünlerini çeşitlendirmek
amacıyla hazırlanmıştır. Bu sistemin nasıl işleyeceği daha
önceki bir çok yazılarımızda anlatılmıştı.
Kısaca bir daha açıklamak gerekirse; gerek iç ve gerekse
dış piyasadan gümrük ve KDV vergilerinin ödenmeyerek ithal
edilen ham maddelerden elde edilen mamullerin ihraç
edilmesi esastır. Devlet; bir proje ile müracaat eden
(ihracatçı imalatçıya) belli miktarda hammaddeyi gümrük
vergisi ve KDV ödemeksizin hammadde ithal yetkisi
vermektedir. Bu hammaddelerin belli süre içinde mamul hale
getirilip ihracı şartı konulmuştur.
Gelelim probleme
Son yıllarda (bilhassa 2001 krizi ile birlikte) dünya
piyasalarına çıkan Çin, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin
rekabeti karşısında bazı dahilde işleme belgesi sahipleri
maalesef ihracatlarını tamamlayamamışlardır.
2005/8391 sayılı dahilde işleme rejimi kararı çıkarılırken
dünyadaki bu durum göz önüne alınarak;
a) Kararın 11. maddesi haklı ve mücbir sebep ile
fevkalade halleri düzenlemiş ve belge süresi içinde
meydana gelen haklı ve mücbir sebepler halinde ek süre
verilebileceğini karar altına almıştır.
b) Ancak kararın bu maddesi yukarıda bahsi geçen ve
ihracatlarını tamamlayamayan firmalar için yeterli
değildir.
Karar nasıl işleyecek?
Bu durumu göz önüne aldığını sandığımız Dış Ticaret
Müsteşarlığı kararın nasıl işleyeceğini açıkladığı
27.01.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 2005/1 sayılı tebliğin geçici 6. maddesinde;
‘Henüz ihracat taahhüdü kapatılmamış olan dahilde işleme
izin belgelerine/dahilde işleme izinlerine, belgenin/iznin
kendi mevzuatında ve bu tebliğde belirtilen müracaat
süreleri dikkate alınmaksızın bu tebliğin lehe olan
hükümleri uygulanır’ hükmünü koymuştur. Geçici 6. maddenin
bize anlattığına göre tebliğ tarihine kadar kapanmamış
belgeler için müracaat edildiği takdirde mücbir sebeplere
göre müracaat tarihinden itibaren ek süre verilmesi
gerekir.
Böylece imalatçı ihracatçı belgesinin ihracatını
tamamlayabilecektir. Nitekim daha sonra 2006/12 sayılı
tebliğin geçici (1) ve (2). Maddeleri konuyu ele almak,
daha net bir şekilde ve özellikle ileriye dönük süre
verileceğini açıklamıştır. Bu yazımızda anlattığımız gibi
bir çok dahilde işleme izin belgesi sahibi, maalesef dünya
pazarlarındaki daralma, rakiplerin ağır rekabeti gibi
sebeplerle veya alıcıların alımı kesmesi sonucu ihracat
yapamamış, taahhüdünü kapatamamış, malları elinde
kalmıştır.
2005 ve 2006 yılında piyasa tekrar açılmış ve Türkiye’nin
müşterileri tekrar Türkiye’ye ve Türk firmalarına
dönmüştür. Bu defa dahilde işleme belgesi sahibi
ihracatçılar devlet görevlilerinin yukarıda belirttiğimiz
karar-tebliğ ve maddeleri ihracatçının lehine gerektiği
gibi yorumlamaması nedeniyle güç durumda kalmaktadırlar.
Bu tip belge sahibi iyi niyetli sanayici ihracatçıların
cezalandırılmaması ve karar ve tebliğlerin lehteki
hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Not: Bu yazı Eko Haber gazetesinden iktibas edilmiştir (Sayı: 561).