YAZARLARIMIZ
Can Doyranlı
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
ipmmcons@gmail.com



Ekolojik Vergilere Özet Bir Bakış

Dünya nüfusunun artması, tüketim toplumlarında da ihtiyaçların artmasını tetikledi. Bununla birlikte tüm dünyada yaşanan iktisattaki büyük buhranlar, sanayi devrimleri ve teknolojik gelişmeler ile ekonomik kalkınma hedefleri artarken, insanların refah seviyesindeki artış talepleri ile sınırlı olan doğal kaynaklar hızlı bir şekilde yıkıma uğratılmıştır. Bu amaçla doğal kaynakların bir nebzede olsa korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla sürdürülebilirlik programları doğmuş ve insanların doğal yaşamı etkilemeden ya da en az zarar ile ekonomik büyümenin devam etmesi sağlanılmaya çalışılmaktadır.

Doğal yaşamın gördüğü tahribat ekolojik vergiler ile karşılanmaya çalışılmakta olup, bunun ülkelerin kendi bütçelerine yük getirmeden sağlanması amaçlanmaktadır. Dünya nüfusunun artması bir nevi atıkların da artması sağlıklı su ve doğal çevreye ulaşımda eşitsizliklere hatta sorunlara neden olmaktadır. Kısacası gelecek kuşakların hak ve yararları gözetilerek, çevrenin ve doğal kaynakların bilinçli bir şekilde kullanılması, doğaya zarar vermeden ekonomik gelişmenin sağlanması tüm toplumların görevi olarak tanımlayabiliriz.

Bu konuda insanlar kadar işletmelere de büyük görevler düşmektedir. Doğal kaynaklar üzerinde en fazla olumsuz etki yaratan sanayi işletmelerinin yani büyük hacimli üretim yapan fabrikaların öncelikle kaynakların verimli kullanılması, karbon ve su ayak izinin en aza indirilmesi hedefiyle yeşil programlara katılmaları büyük önem arz etmektedir. Öncelikle bu konuda en kapsamlı araştırmalardan birini yapan kurum olan Avrupa Çevre Ajansının tanımına göre potansiyel olarak pozitif çevresel etki sağlamasından dolayı, enerji, taşımacılık, kirlilik ve tükenmeye maruz kaynaklar üzerinden alınan vergilere “ekolojik vergiler adı verilmektedir. Doğal kaynakların korunmasını sağlamak için vergilerin devre girme nedeni nedir? Aslında bunun birden fazla nedeni olmakla birlikte küresel boyutta bunu devreye alınabilmesi için ciddi bir maddi kaynak sağlanması gerekmektedir. Özellikle enerji tasarrufu, doğal kaynakların korunması, atıkların elden çıkarılması, bu programın öncelikli hedeflerinden biridir. Çünkü global ölçekte eşit olmayan ekonomik dağılım ülke bazlı uygulanabilirliğini zora sokmaktadır. Bu beş vergi kavramları ülke bazlı değişiklik gösterse de aslında amaç olarak aynı amaca hizmet etmeyi hedeflemektedir. Bunları kısaca özetleyecek olursak;

  1. Emisyon Vergileri: Bu vergilerin konusuna hava, su ve toprak girmektedir. Çevreye bırakılan zararlı atıkların miktarsal ölçümü sonucunda çıkan tutar bu vergiyi oluşturmaktadır. Örnek verecek olursak, araçların egzoz gazları veya gemi ve teknelerden denizlere sızan yakıtlar bu verginin konusu oluşturmakta. Fakat en önemli sorun bunların ölçümlenip kayıt altına alınmasıdır.
  2. Ambalaj Temelli Vergiler: Kullanıldıklarında ya da bulundukları ortamlarda kolay imha edilemeyenlerden / yok olmayanlardan alınan vergiler. Buna en güzel örnek ülkemizde de poşet vergisi diye adlandırılan GEKAP(Geri Kazanım Katılım Payı) vergisidir. Plastik atıkların 50 veya 100 yıl boyunca toprak altında kalabildikleri hesap edilebilmiştir. Bu nedenle plastik, cam, kağıt gibi çeşitli ambalaj ürünleri bu vergi ile ölçüm altına alınmaya çalışılmaktadır. Çok yakında hatta EYLÜL 2023’den itibaren artık maden suyu gibi cam şişelerde depozito sistemine geçileceği de program çerçevesince öngörülmektedir.
  3. Kullanım Temelli Vergiler: Bu vergi türüne en güzel örneklerden birisi ülkemizde belediye kurumları tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisidir. Bu verginin asıl amacı düzenli olarak çöplerin toplanması, park, bahçe, okul ve sokak gibi kamusal alanların hijyenik giderlerinin karşılanmasıdır.
  4. Ülke bazlı vergi çeşitlendirilmesi: Bunu daha çok Avrupa ülkelerinde görmekle birlikte artık bek çok Asya ülkelerinde de görmekteyiz. Buna en güzel örnek, fosil yakıt kullanan vatandaşların daha fazla vergi öderken elektrik veya hidrojen tarzı yakıt kullanan vatandaşların belli ölçeklerde daha az vergi ödemesi örnek olarak gösterilebilir.
  5. Avantajlar ve Sübvansiyonlar: Ülkelerin sağladıkları teşvikler değişmekle birlikte günümüzde çok değişik teşvik ve sübvansiyonlar ülkelerce sağlanmaktadır. Örnek gösterecek olursak, fosil yakıtlı araçlar yerine elektrikli araçların alınmasında kredi, vergi desteklerinin verilmesi. Fabrikalarda atık miktarını %50 oranın azaltılmasını sağlamak amacıyla makine ve teçhizat kredi/teşvik desteklerinin sağlanması hatta e hatta amortisman sürelerinin kısa tutulması en önemli örneklerden gösterilebilir. Özellikle ülkemizde de organize sanayi bölgelerinde yararlandırılan bu teşviklere “Yeşil Teşvik” adı verilmektedir. Makine ve teçhizatın kredi/teşvik ile alınmasında, bu makine teçhizatı kullanacak işçilerin SGK ve Vergilerinin devlet tarafından karşılanmasına kadar çok güzel uygulamalar günümüzde yürürlüktedir.

Devlet tarafından sağlanan bu vergi kaynakları, içme sularının temiz kalmasının sağlanması, mera ve otlak alanların genişletilmesi, barajlar, rüzgar santralleri, güneş enerjileri ve hidro elektrik santralleri gibi temiz enerji kaynakları ile tüketim ihtiyaçlarının temiz ve yenilebilir enerjilerden karşılanması sağlanılmaya çalışılmaktadır. Tüm dünya da yaşanması muhtemel olarak görünen kıtlık ve içme sularının azlığı, toplumlar arasında sorunlara ve eşitsizliklere yol açacaktır. Onlarca yıldır iktisat teorisinde bildiğimiz kıt kaynakların eşit şekilde kullanılması ve de israf kavramının tüketim toplumlarında tekrar devre alınması önem arz etmektedir.

Ülkeler, devletler, vatandaşlar ve en küçük birim olan ailelerimize mevcut kullanılan kaynakların ölçülü kullanılması, bizden sonraki nesillere daha yaşanılabilir bir ortam bırakılması açısından elzemdir. Yeşil vergi veya ekolojik vergiler adı altında toplanan vergilerin yine aynı şekilde ekolojik çevre için kullanılması ve bunu da akılcı çözümler ile programlar çerçevesince yürütülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ekolojik vergilerin amaçları dışında kullanılması sonucunda gelecekte maddi olarak bile karşılanamayacak problemler ile karşı karşıya kalınacağı aşikardır. Özetle vatandaşlarımızdan toplanan yeşil vergilerin yine vatandaşlarımızın yararına kullanılması ve gelecek nesillere doğal ve yaşanabilir bir çevre bırakılması tüm toplumumuzun asli görevidir.

Faydalı olması dileğiyle…

28.08.2023

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (156 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM