YAZARLARIMIZ
Anıl Burak Algül
Vergi Uzmanı
Efor Mali Müşavirler Ltd. Şti.
a.burakalgul@gmail.com



Ücret Gelirinin Vergilendirilmesi

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeniyle 31.03.2020 tarihine kadar beyan edilmesi gereken Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi içinde bulunduğumuz salgın dolayısıyla 125 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 30.04.2020 tarihine kadar uzatılmıştır, bu erteleme sonucunda yıllık gelir vergisi beyannamesinin beyan sürelerinin son günlerine az bir süre kala üret geliri elde eden kişilerin bu durumu atlamamalarını hatırlatmak isterim, uzun zamandır kanunlarımızda yer almasına karşın ücret gelirine tâbi beyanname verilmesi bir çok kişi tarafından göz ardı edildiğinden son yıllarda Gelir İdaresi Başkanlığı bu konuda yapmış olduğu incelemelerini arttırmış ve ücret geliri elde eden kişilere tebligatlar göndererek ücret gelirleri için yıllık beyanname vermelerini istemektedir. Gelir Vergisi Kanunu’na göre gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olarak tanımlanmıştır. Kazanç ve iratların neler olduğu ise kanun’un 2. maddesinde yedi gelir unsuru olarak sayılmış olup bu yedi gelir unsurundan birisi de ücrettir.

Ücret, bedensel ya da zihinsel bir emek karşılığında işverenden elde edilen hasılayı ifade eder. Bu hasıla para şeklinde olabileceği gibi aynî (hizmet karşılığı mal olarak verilmesi) veya para ile temsil edilebilen menfaat (konut, araç sağlanması vb.) şeklinde de olabilir. Ücretin tanımı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61. maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez...” hükmüne yer verilerek ücretin tanımı yapılmıştır.
Ücret geliri gerçek ücret ve diğer ücretler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İşverenler tarafından kural olarak gerçek ücret gelirleri kaynakta kesinti yapılarak tevkifata tabi tutuldukları için beyan edilmemekte ve nihai vergi olmaktadır, ancak yıl içerisinde birden fazla işverenden tevkifata tabi ücret elde eden kişilerin bazı hallerde ücret gelirlerini beyan etmeleri gerekebilir. Ayrıca bir takvim yılında kesinti uygulanmamış ücretler de yıllık beyanname vermek suretiyle elde ettikleri gelirin vergisini ödemeleri gerekmektedir.

2019 yılında elde ettikleri ücret gelirleri nedeniyle beyanname vermek zorunda olanlar ise;

-Birden fazla işverenden alınan ve kesinti yoluyla vergilendirilmiş ücret geliri elde eden ücretlilerden, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerin toplamı 2019 yılı için 40.000 TL’yi (Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutar) aşan ücretliler,
-Ücretlerini yabancı bir memleketteki işverenden doğrudan doğruya alan hizmet erbabı (İstisna kapsamında olanlar hariç),
-İstisnadan faydalanmayan yabancı elçilik ve konsolosluk memur ve hizmetlileri,
-Hazine ve Maliye Bakanlığınca yıllık beyanname ile bildirilmesi gerekli görülen ücret ödemesi yapılanlar,
-Ücreti kesinti yoluyla vergilendirilemeyen yukarıda sayılanlar dışında kalan ücretliler,
elde ettikleri ücret geliri nedeniyle beyanname vermek zorundadırlar.

Burada dikkat edilmesi gereken yıl içerisinde ücret alınan işveren sayısı olduğu için, birden fazla ücret almış olmak aynı zaman içerisinde farklı işverenden ücret almak olabileceği gibi yıl içerisinde ayrı zamanlarda yada iş değişikliği sonucu farklı bir işverenden ücret geliri elde etmekle de  mümkündür. Yine bir işverene tabi çalışırken ayrıca bir şirketin yönetiminde olup huzur hakkı adı altında ücret elde edilmesi de aynı şekilde değerlendirilmelidir. Birden sonraki işverenden alınan tevkifata tabi ücretlerin toplamı 2019 yılı için 40.000 TL’yi aşması durumunda ise birinci işverenden alınan ücret de dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı beyan edilecektir. Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağının belirlenmesi ücretli tarafından serbestçe belirlenecektir, diğer bir ifade ile kişiye bu hesaplamada en yüksek ücreti hesaplama dışı bırakma hakkı tanınmıştır.

2019 yılında tek işverenden alınan ve tevkifat yoluyla vergilendirilmiş ücretin tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile bildirilmez ve vergileme işveren sorumluluğunda yapılmış kabul edilir. Burada 01.01.2020 tarihinden itibaren geçerli olacak bir değişikliği hatırlatmakta fayda var, 2019 yılına kadar tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretlerin tutarı ne olursa olsun beyana tabi değilken, 7194 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 86 ncı maddesinde yapılan değişiklikle 01.01.2020 tarihinden sonra;

-Tek işverenden alınan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret tutarının vergi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması durumunda yıllık beyanname verilmesi gerekecek.

-Yine birden fazla işverenden ücret geliri olan ve birinci işverenden elde edilen ücret geliri de dâhil olmak üzere toplamları vergi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşan mükelleflerin de yıllık beyanname vermesi gerekecektir.

Bu iki durum 01.01.2020 tarihinden itibaren yani bir başka deyişle 2020 ücret gelirlerine uygulanacaktır ve bu yeni uygulamaya ilave olarak yine eski uygulama da devam edecek yani birden fazla işverenden tevkifata tabi ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden alınan ücretlerinin toplamı, vergi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 49.000 TL) aşması halinde yıllık beyanname vermeleri gerekecektir.

Beyanname verme sınırının belirlenmesinde ücretin safi tutarı dikkate alınmalıdır, işveren tarafından verilen para ve ayınlarla, sağlanan yararlar toplamından (yani ücretin gayrisafi tutarından) belli indirimlerin yapılmasından sonra kalan miktardır. Bu indirimler ise şunlardır:

- Emekli aidatı ve sosyal sigorta primleri,
- Sosyal güvenlik destekleme primi,
- İşsizlik sigortası primi,
- Hayat/şahıs sigorta primleri,
- OYAK ve benzeri kamu kurumlarınca yapılan yasal kesintiler,
- Sendikalara ödenen aidatlar (işçi ve memur sendikaları),
- Engellilik indirimi.

Burada dikkat edilmesi gereken bir başka durumda, ücretin gerçek ve safi tutarlarının tespitinde gelir vergisi gibi kişisel vergiler ve ücret dolayısıyla ödenen damga vergisi gibi ücretle ilgili vergiler, ücretin gayrisafi tutarından indirilemez ancak beyan aşamasında beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.

  Bahsettiğimiz durumları bir örnek ile açıklayamaya çalışırsak;

Örnek: Ücretli (X) 2019 yılı içerisinde birden fazla işverenden ücret geliri ve huzur hakkı elde ettiğini ayrıca da üçüncü derece engellilik indirimden faydalandığını varsayalım;

Birinci işverenden alınan ücret (Gayrisafi Ücret)

  84.000 TL

İkinci işverenden alınan ücret (Gayrisafi Ücret)

  52.000 TL

Üçüncü işverenden alınan ücret (Gayrisafi Ücret)

  20.000 TL

Dördüncü işverenden alınan ücret (Huzur Hakkı)

    4.000 TL

Ücret Toplamları

160.000 TL

Üçüncü derece engelliler için indirim tutarı (290 X 12=)

    3.480 TL

Mükellefin birinci işveren olarak 84.000- TL ücret aldığı işvereni seçtiğini kabul edelim, diğer işverenlerden aldığı ücret toplamının 2019 yılı beyanname verme sınırı olan 40.000 TL ile kıyaslamasında; gayrisafi ücret tutarlarından GVK’nın 63/2. bendine göre %14 sigorta primi ve % 1 işsizlik sigortası primi toplamı olan % 15 oranı uygulanarak sigorta kesintisi yapılacak, ancak dördüncü işverenden aldığı ‘’Huzur Hakkı’’ ödemesi sigorta primi ve işsizlik sigortası primi kesintisine tâbi olmadığından indirim uygulanmayacaktır. Ayrıca, GVK’nın 31. maddesine göre de gayrisafi ücret tutarından yıllık engellilik indirimi tutarının da düşülmesi gerekmektedir.

(2.İşveren) 52.000 – 7.800 = 44.200 TL
(3.İşveren) 20.000 – 3.000=  17.000 TL
(4.İşveren) 4.000TL
Engellilik indirimi tutarı = 290 X 12 = 3.480 TL
44.200+17.000+4.000 =65.200 - 3.480 = 61.720 TL

Buna göre, birden sonraki işverenlerden alınan ücret toplamı 61.720- TL ücret beyan sınırı olan 40.000 TL’yi aştığı için birinci işverenden elde edilen ücret de dahil olmak üzere 160.000- TL beyan edecektir.

Aynı örnekte devam ettiğimizde tablo görünümümüz şu şekilde olacaktır, (Asgari geçim indirimi mahsubu öncesi vergi kesinti tutarı 28.830 TL olsun);

Birinci İşverenden Alınan Gayrisafi Ücret

  84.000,00 TL

İkinci İşverenden Alınan Gayrisafi Ücret

  52.000,00 TL

Üçüncü İşverenden Alınan Gayrisafi Ücret

  20.000,00 TL

Dördüncü İşverenden Alınan Huzur Hakkı

    4.000,00 TL

Toplam Alınan Ücret

160.000,00 TL

Sigorta pirimi (%14) ve İşsizlik sigortası primi (%1)

(156.000 x %15=23.400 TL)
*Huzur hakkı için sigorta ve işsizlik primleri ödenmediği için hesaplamaya dahil edilmemiştir.

  23.400,00 TL

Üçüncü Derece Engelliler İçin İndirim Tutarı (290 X 12=)

    3.480,00 TL

İndirimler Toplamı (23.400 + 3.480 TL)

  26.880,00 TL

Vergiye Tabi Gelir (Matrah) (160.000 – 26.880=)

133.120,00 TL

Hesaplanan Vergi

  32.242,40 TL

Mahsup Edilecek Gelir Vergisi (AGİ indirimi mahsup edilmeden önceki vergi)

  28.830,00 TL

Ödenecek Gelir Vergisi

   3.412,40 TL

İade Edilecek Gelir Vergisi

       0 TL

Beyanname Damga Vergisi

     89,10 TL

Örnek tablomuzda mükellefin 3.412,40TL ödemesi çıkmaktadır.
Ayrıca bulunması halinde yıllık beyanname ile bildirilecek gelire ilişkin beyanname üzerinde gösterilecek indirimler Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi ile diğer kanunlarda belirtilmiştir, gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesindeki gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilinir:

- Hayat/şahıs sigorta primleri,
- Eğitim ve sağlık harcamaları,
- Beyan edilecek gelirden sınırlı olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar ile tamamı indirilebilecek bağış ve yardımlar,
- Sponsorluk harcamaları,
- Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına yapılan ayni ve nakdi bağışlar,
- İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımlar,,
- Bireysel katılım yatırımcısı indirimi,
- Diğer kanunlara göre tamamı indirilecek bağış ve yardımlar.

Ayrıca yıl içinde işveren aracılığıyla asgari geçim indiriminden yararlanılması nedeniyle, yıllık beyannamede asgari geçim indiriminden yararlanılması mümkün değildir.

Ücret dışındaki gelir unsurları için yıllık beyanname veren bir mükellefin aynı anda ücret gelirinin de olması durumunda 25.02.2011 tarih ve 75 No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapılan açıklamalara göre vergilerini hesaplanmaları gerekmektedir.

Elde edilen ücret gelirlerine ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin, Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksit de ödenmektedir.
(Covid-19 salgını nedeniyle 2019 yılı için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerin ödeme süresi Nisan ayının son gününe uzatılmıştır.)

Son olarak tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınına rağmen sağlıkları pahasına evde kalamayan ve çalışmak zorunda olan Mali Müşavir, stajyer ve çalışma arkadaşlarımıza sağlıklı günler dilerim.

28.04.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM