YAZARLARIMIZ
A. Murat Yıldız
Yeminli Mali Müşavir
Eski Gelirler Başkontrolörü
Eski Ankara Defterdar Yrd.
muratyildiz@yildizymm.com



Şahıs Sigorta Primleri Ve Bağkur Primlerinin Yıllık Beyanname Üzerinde İndirimi

Tarih: 15.03.2013 

1- GİRİŞ
Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi hükmüne göre, mükellefler yıllık beyanname ile bildirecekleri gelirlerden aynı maddede onüç bent halinde sayılan giderleri ve aynı Kanunun geçici 74, 79 ve 83. maddeleri çerçevesinde; sırasıyla tamamı kanunla kurulan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti ile EXPO 2016 Antalya Ajanlarına yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamını indirebilme imkanına sahiptirler. Dolayısıyla söz konusu maddede yer alan indirim haklarından kazançlarını yıllık beyanname ile beyan eden tüm gelir vergisi mükellefleri yararlanabileceklerdir.
 
Bu maddede yer alan indirim haklarından yararlanabilmenin olmazsa olmaz şartı yıllık beyannamede bildirilen bir gelirin bulunmasıdır. Zarar beyanı durumunda bu maddede yer alan indirim unsurlarının düşülmesi suretiyle zararın daha da artırılması mümkün değildir. Özetle, bu madde kapsamında yer almakla birlikte, gerek zarar beyanı ve gerekse kazancın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen unsurların daha sonraki yıllarda indirim konusu yapılması veya zarar olarak devredilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
Bu yazımda  GVK’nun 89 uncu maddesinde yer alan indirim unsurlarından şahıs sigorta primleri, bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ve Bağ-kur primlerinin  indirimine ilişkin özellikli hususlar açıklanacaktır.
 
2. BİREYSEL EMEKLİLİK VE DİĞER ŞAHIS SİGORTA PRİMLERİ 

2.1. Şahıs Sigorta Primleri İndiriminde Uygulama Esasları 
Gelir Vergisi Kanununun 89’uncu maddesinin birinci bendi hükmüne göre; mükellefler yıllık beyanname ile bildirdikleri kazançlarından, bizzat kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödedikleri katkı paylarını indirebileceklerdir. Bu indirimden yararlanma şartları madde hükmünde aşağıdaki gibi belirlenmiştir.
 
a) İndirilecek sigorta primi tutarı yılda; bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları için beyan edilen gelirin % 10'unu, bunun dışındaki şahıs sigorta primleri için beyan edilen gelirin %5’ ini aşamayacaktır. Ayrıca kanunda sayılan kişilerin tamamı için ödenecek prim ya da katkı payı tutarı toplamı asgari ücretin yıllık tutarını da ( 2012 Yılı İçin 10.962 TL) aşmamalıdır. Sigorta priminin indirilmesinde her iki şart da bir arada aranılacaktır. Yani indirilecek sigorta primleri toplamı hem beyan edilen gelirin % 5'ini aşmayacak, hem de kanunda sayılan kişiler için ödenen sigorta primleri toplamı asgari ücretin yıllık tutarını aşmayacaktır. Geçmişte asgari ücretin yıllık tutarını aşmama şartı mükellefin kendi, eşi ve küçük çocuklarının her biri için ayrı ayrı aranırken, bu uygulama 4697 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldığından mevcut uygulamada asgari ücretin yıllık tutarı ile kıyaslama toplam sigorta primi baz alınarak yapılacaktır.
 
b) Primin matrahtan indirilebilmesi için; sigorta poliçesinin Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta şirketi ile akdedilmiş ve gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması gerekir. Yıllık beyannamede indirim konusu yapılacak prim veya katkı payının, beyannamenin ilgili olduğu yıl ile ilişkili olması ve bu yılın sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir. Geçmiş dönemlere ilişkin olarak yapılan prim ve katkı payı ödemelerinin düzeltme yoluyla ödemenin ilgili olduğu dönemin matrahının tespitinde indirim konusu yapılması da mümkün değildir.
 
c) Primi ödeyen ve indirimden yararlanacak olan mükellef, tam mükellef gerçek kişi olmalıdır.
 
d) Yıl içerisinde ödenensigorta primlerinin türü mükelleflerin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahsi sigorta primleri veya bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları olmalıdır. Bireysel emeklilik sistemine giriş ücreti ile yönetim giderlerinin katkı payı olarak değerlendirilmesi ve indirim konusu yapılması mümkün değildir.
 
e) Yıllık beyannameye alınmış ücret geliri varsa sigorta priminin matrahtan indirilebilmesi için, sigorta priminin ücretin safi miktarının hesaplanmasında nazara alınarak indirim konusu yapılmamış olması gerekir.
 
f) İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutar esas alınacaktır.
 
g)Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortaları için ödenen primlerin birlikte olması halinde matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutar beyan edilen gelirin %10 u ile sınırlı olacaktır. Bu durumda şahıs sigorta primleri için %5 oranındaki sınır ayrıca aranacaktır.
 
Örneğin; Mükellefçe beyan edilen gelir 10.000 TL., Bireysel Emeklilik Sistemine ödenen  katkı payı 800 TL., diğer Şahıs Sigorta Şirketine yapılan Prim ödemesi 300 TL ise toplamda en fazla beyan edilen gelirin % 10'u olan 1.000 TL. indirim yapılacaktır.
 
Bu örnekte diğer Şahıs Sigorta Şirketine yapılan Prim ödemesi 700 TL, Bireysel Emeklilik Sistemine ödenen  katkı payı 300 TL. olsaydı, bu durumda ise Bireysel Emeklilik Sistemine ödenen  katkı payı tutarının tamamı ile Şahıs Sigorta Şirketine yapılan Prim ödemesinin indirim konusu yapılabilecek kısmı beyan edilen kazancın % 5’ini aşamayacağı için 500 TL’lik kısmı olmak üzere toplam 800 TL indirim konusu yapılabilecekti.
 
h) Eş ve çocukların kendilerine ait ve yıllık beyanname ile beyan etmeleri gereken bir gelirleri var ise, şahıs sigorta primlerini kendilerine ait gelir vergisi beyannamelerinde indirim konusu yapmaları gerekmektedir. Eş ve çocukların beyana tabi şahsi bir geliri yok ise eş ve çocuklara ait bu nevi sigorta primleri mükellef tarafından verilen gelir vergisi beyannamesindeki gelirden indirilir.
 
Örnek: Serbest Avukatlık yapan Rasim KARA 2012 yılı beyannamesinde 300.000 TL mesleki kazanç beyan etmiştir. Mükellef 2012 yılında kendi adına yaptırmış olduğu hayat sigortası için 8.000 TL., çocuğu adına yaptırdığı sağlık sigortası içinse 6.000 TL., prim ödemiştir. Örneğimizdeki mükellefimizin indirebileceği sigorta primlerinin azami tutarını, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci bendinde yer alan diğer tüm şartların sağlandığı varsayımıyla aşağıdaki gibi hesaplayabiliriz.
 
 
Beyan Edilen Mesleki Kazanç Tutarı
300.000
Beyan Edilen Kazanca Göre İndirilebilecek Azami Sigorta Primi ( Kazanç x % 5 )
15.000
Asgari Ücretin 2012 Yılı Yıllık Brüt Tutarına Göre İndirilebilecek Azami Sigorta Primi
10.962
Mükellefçe 2012 Yılında Ödenen Toplam Sigorta Primi (8.000 + 6.000 )
14.000
           
Yukarıda yer alan tablonun tetkikinden de anlaşılacağı üzere mükellefçe 2012 yılında ödenen toplam sigorta primleri toplamı olan 14.000 TL. kazancın % 5’in den az olmakla birlikte 2012 yılı için belirlenmiş asgari ücretin yıllık brüt tutarından ( 14.000 – 10.962 = ) 3.038 TL fazla olduğundan G.V.K.’nun 89/1 inci göre indirebileceği azami sigorta primi 10.962 TL olacak, bu tutarı aşan 3.038 TL ise Rasim KARA tarafından indirilemeyecektir.
 
Diğer taraftan bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortaları için ödenen katkı payı ve primlerin gelir vergisi matrahının hesaplanmasında indirimi ve bu indirime ilişkin olarak katkı payı ve primlerin belgelendirilmesi konularında tereddüde düşülen bazı konulara ilişkin 256 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği[1]’nde  yapılan açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
 
2.2. İndirim Konusu Yapılacak Prim ve Katkı Payı Ödemelerinin Belgelendirilmesi
Gelir Vergisi Kanununun 63 ve 89 uncu maddelerinde yer alan hükümler uyarınca şahıs sigortaları ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payı ve primlerin, belirli şartlar çerçevesinde, gelir vergisi matrahının tespitinde indirimi mümkün bulunmaktadır. İndirimin doğru bir şekilde uygulanabilmesi için ödeme tutarı ile tarihinin belgelendirilmesi gerekmektedir.
Prim ve katkı payı ödemeleri makbuz karşılığı doğrudan sigorta veya bireysel emeklilik şirketine yapılabildiği gibi, banka şubeleri, bankaların otomatik para çekme makineleri (ATM), internet veya telefon bankacılığı, kredi kartları veya posta çeki aracılığıyla da yapılabilmektedir.
Ödeme tutarı ve tarihinin; sigorta veya bireysel emeklilik şirketlerince düzenlenen makbuzlarla ya da ödeyenin adı ve soyadı, ödemenin ait olduğu dönem, ödenen prim veya katkı payı tutarı, ödeme yapılan sigorta veya bireysel emeklilik şirketinin ünvanı ve ödemenin türüne (Şahıs sigorta primi veya bireysel emeklilik katkı payı) ilişkin bilgilerin yer alması koşuluyla banka dekontları, otomatik para çekme makinesi makbuzları, kredi kartı ekstreleri ve posta çekleri ile tevsik edilebilmesi mümkündür.
Ayrıca, sigorta poliçesi veya emeklilik sözleşmesinin bir örneğinin (fotokopisinin) işverene verilmesi halinde sigorta veya emeklilik şirketlerince faks veya e-posta yoluyla katılımcılara gönderilen makbuz örnekleri ile internet ortamında yapılan ödemelere ilişkin olarak bilgisayardan alınan çıktılar esas alınarak da indirim uygulanabilecektir. Bu durumda bir önceki paragrafta belirtilen belgelerden birinin ya da yapılan ödemelerin tutarı, dönemi ve tarihini gösteren sigorta veya emeklilik şirketlerince düzenlenmiş bir yazı veya ekstrenin, indirimin uygulandığı ücretin ilgili olduğu yılı izleyen yılın ikinci ayı sonuna kadar işverene iletilmesi gerekmektedir. Herhangi bir sebeple işten ayrılma olması durumunda söz konusu belgeler işten ayrılmadan önce işverene iletilecektir. Ancak, işverence uygun görülmesi halinde, işten ayrılma tarihinden itibaren bir ay içinde de iletilebilecektir.
Sigorta primi ve katkı payının sigorta veya emeklilik şirketine hizmet erbabı tarafından doğrudan ödenmeyip, işverenler aracılığıyla ödenmesi halinde (grup sigortası veya grup bireysel emeklilik sözleşmesi), sigorta poliçesi veya bireysel emeklilik sözleşmesinin bir örneğinin işverende bulunması ve bu poliçe veya sözleşmede sigorta priminin veya bireysel emeklilik katkı paylarının ödeme dönemlerinin, ayrıca bu dönemler için ödenecek prim ve katkı payı tutarlarının belli edilmiş olması kaydıyla, hizmet erbabı için işveren tarafından sigorta veya emeklilik şirketine ödenen ve/veya hizmet erbabının ücretinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen sigorta primi ve katkı payı, her bir kişi için ayrıca yukarıda belirtilen belgeler aranmaksızın ücretin vergi matrahının tayininde indirim olarak dikkate alınabilecektir.
 
2.3. Katkı Payı ve Primlerin İndirim Konusu Yapılacağı Dönem
Katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için, gelirin elde edildiği dönem ile ilişkili olması ve bu dönem sonuna kadar ödenmiş olması gerekmektedir.
Gelir vergisi uygulamasında vergilendirme dönemi takvim yılıdır. Bununla birlikte, tevkif yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahipleri ayrıca yıllık beyanname vermeye mecbur değillerse tevkifatın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılmakta ve kesilen vergiler gelir vergisinin yerine geçmektedir. Buna göre, yıllık beyannamede indirim konusu yapılacak prim veya katkı payının, beyannamenin ilgili olduğu yıl ile ilişkili olması ve bu yılın sonuna kadar ödenmesi, ücretlere ilişkin indirimde ise ücretin ilgili olduğu ay ile ilişkili olması ve bu aylık dönemin sonuna kadar ödenmiş olması gerekmektedir.
Ölüm, kaza gibi risklere karşı yaptırılan şahıs sigortaları belirli bir dönemi kapsamakta ve bu dönem için hesaplanan prim peşin olarak veya taksitler halinde ödenebilmektedir. Birikimli sigortalar ve bireysel emeklilik sisteminde ise prim veya katkı payları aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık dönemler itibariyle belirlenebilmekte ve ödenmektedir.
Aylık bazda yapılacak indirimde, primin peşin ödenmesi veya taksit dönemlerinin bir aydan daha uzun belirlenmesi halinde, prim tutarı ilgili olduğu aylar dikkate alınarak (ödenmiş olması şartıyla) indirim konusu yapılacaktır. Oransal sınırlar (ücretin %10’u veya %5’i gibi) çerçevesinde kalsa dahi daha sonraki aylara ilişkin peşin olarak ödenen tutarların ödendiği ayda indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Yıllık bazda yapılacak indirimde de sadece gelirin ilgili olduğu yıla ilişkin prim tutarı indirim konusu yapılacaktır. Örneğin 1 Temmuz 2012 tarihinden başlamak üzere bir yıllık yapılan ve bedeli peşin olarak ödenen sağlık sigortası priminin altı aylık kısmının 2012 yılına, diğer altı aylık kısmının da 2013 yılına ilişkin beyannamede indirim konusu yapılması gerekir.
Genel bütçeye dahil idare ve müesseseler yaptıkları vergi tevkifatı için muhtasar beyanname vermemektedir. Ücretlerini peşin alan ücretlilerin, aylık dönemler itibariyle ödedikleri şahıs sigorta primleri ve bireysel emeklilik katkı payları, prim ve katkı payı ödeme belgesinin primin ve katkı payının ait olduğu ay içinde işverene ibraz edilmesi koşuluyla oransal ve mutlak sınırlamalar çerçevesinde izleyen aylara (bir sonraki aya) ait ücretlerin vergi matrahının hesabında indirim olarak dikkate alınabilecektir.
 
2.4. İlgili Olduğu Dönemde İndirilemeyen Prim ve Katkı Paylarının Durumu
Zarar beyanı ya da oran ve tutar sınırlamaları dolayısıyla yıllık beyannamede indirim konusu yapılamayan prim veya katkı paylarının daha sonraki yıllarda indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Aynı şekilde ücretlilerin ödediği prim ve katkı payının ilgili olduğu ayda indirilemeyen kısmı, izleyen aylara ait ücretin matrahından indirilemeyecektir.
 
2.5. Belirlenmiş Sınırların Üzerinde Yapılan Ödemeler
Bireysel emeklilik uygulamasında sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde, sözleşmede ilgili dönemde ödenmesi öngörülenin üzerinde ödenen katkı payı, ödeme tarihinden önceki son bir yıllık döneme ait ödenmemiş katkı paylarına mahsup edilmekte veya ödeme tarihinden itibaren azami bir yıllık dönemde ödenmesi gereken katkı payı olarak kabul edilmektedir. Diğer hallerde, katkı payının üzerinde yapılan ödemeler ilgili ödeme tarihindeki katkı payı olarak kabul edilmektedir.
Sözleşmede dönem için belirlenen katkı payının üzerinde ödeme yapılması ve bu ödemenin ileriki dönemler için ödenmesi gereken katkı payı olarak kabul edilmesi halinde, ödenen katkı payı ilgili olduğu dönemde indirim konusu yapılabilecektir. Sözleşmede o dönem için ödenmesi öngörülen katkı payı tutarının üzerinde ödeme yapılması ve bu fazlanın ödemenin yapıldığı döneme ilişkin katkı payı olarak kabul edilmesi halinde, indirim hakkı sadece o dönemle ilgili olarak kullanılabilecek olup oran ve tutar yönünden sınırlamalar nedeniyle indirilemeyen kısım, daha sonraki dönemlerde indirilemeyecektir.
 
2.6.  Geçmiş Dönemlere Yönelik Yapılan (Gecikmiş) Ödemelerin Durumu
Gelir Vergisi Kanununun 63 ve 89 uncu maddelerinde yapılmış olan düzenlemelere göre, ödenmemiş prim veya katkı payları, sigorta poliçesi veya emeklilik sözleşmesi bulunsa dahi indirim konusu yapılamamaktadır. Geçmiş dönemlere ilişkin olarak yapılan prim ve katkı payı ödemelerinin düzeltme yoluyla ödemenin ilgili olduğu dönemin matrahının tespitinde indirim konusu yapılması da mümkün değildir. Ancak ödemenin geçmiş dönem, cari dönem veya izleyen dönemleri de içeren bir ödeme olması halinde, izleyen döneme ilişkin prim ve katkı payı tutarı da ödemenin ilgili olduğu kalan aylarda indirim konusu yapılabilecektir.
Örnek : 2.000,00 TL aylık ücret geliri elde eden bir hizmet erbabı 01/01/2012 tarihi itibariyle kendisine ait hayat sigortası sözleşmesi yapmış olup, ilgili sigorta şirketine Ocak–Haziran 2012 aylarına ait (6 aylık) toplam 900,00 TL sigorta primini 12/02/2012 tarihinde defaten ödemiştir. Sözü edilen ücretli sigorta primine ait makbuzu da 13/02/2012 tarihinde işverenine ibraz etmiştir.
Aylık dönemlerde ödenmesi gereken özel şahıs sigorta priminin bir defada toplu olarak ödenmesi halinde, ücretin vergi matrahının tayininde, primin bir aylık ücret gelirinin (2.000,00 TL) %5’i olan 100,00 TL’ye kadar olan kısmı indirim olarak dikkate alınabilecektir. Buna göre, altı aylık toplu ödenen prim tutarı makbuzun ibraz edildiği ay dahil olmak üzere, primin ait olduğu kalan ay sayısına bölünerek kalan her bir aya isabet eden aylık tutar (900/5= 180,00 TL) tespit edilecektir. Bu tutar Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının vergi matrahının tayininde indirim olarak dikkate alınacak, prim ödeme belgesinin işverene ibraz edildiği aydan önceki ay olan Ocak 2012  ayı için ise herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
 
2.7. Birden Fazla İşveren Olması Halinde Yıllık Miktar Sınırının Uygulanması
Birden fazla işverenden ücret alınması durumunda, yıllık asgari ücrete ilişkin miktar sınırlamasının ücretli tarafından verilecek bilgiler çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Bu anlamda özellikle yıl içinde işe başlamalarda ileride doğabilecek sorunları önlemek açısından ücretliden sigorta primi ve katkı payı konusunda daha önce yapılan uygulamalarla ilgili olarak yazılı bilgi alınması gerekir.
 
2.8. Birikimli Hayat Sigortalarından Bireysel Emeklilik Sistemine Aktarım
4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun Geçici 1 inci maddesi kapsamında mevcut birikimli hayat sigortalıların talep etmeleri ve sigortalıların ilgili mevzuatta öngörülen şartları haiz olmaları halinde, birikimlerini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte bireysel emeklilik sistemine aktarabileceklerdir.
Böyle bir aktarımın gerçekleştirilmesi halinde, sigorta poliçesi 07/10/2001 tarihinden önce düzenlenmiş olsa da aktarım işleminden sonra yapılacak her türlü katkı payı ödemelerinin yeni sistem çerçevesinde vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkündür.
 
2.9. Mesleki Sorumluluk Sigortasının, Yıllık Beyanname Üzerinden İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı 
Serbest meslek erbaplarının mesleki sorumluluk sigorta poliçesinde belirtilen ve taraflarca konusu tarif edilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken meydana gelen zarar, ziyan ve tazminatlar belli şartlar dahilinde sigorta kapsamına alınabilmektedir. Ancak, söz konusu düzenlemelere göre Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin mesleki sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunluluğu bulunmadığından, isteğe bağlı olarak yaptırılan söz konusu sigorta giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
Aynı muktezanın devamında ise; "mesleki faaliyeti ifa ederken meydana gelecek zararlara karşı ödenen mesleki sorumluluk sigortasının, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin 1 numaralı bendinde yer alan şahıs sigortası kapsamında olmaması nedeniyle, yıllık beyanname üzerinden de indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.” görüşüne yer verilmiş bulunmaktadır.
 
3. BAĞ - KUR PRİMLERİ
 
Bilindiği üzere 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamındaki kişilerin hak ve yükümlülükleri 5510 sayılı Kanun’un 4. Maddesinde yeniden  düzenlenmiştir. Eski düzenlemede 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) Kanununun 49 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında, sigortalılarca ödenen giriş keseneği ve sigorta primlerinin vergi uygulamasında gider olarak yazılabileceğine hükmolunmuş iken halihazırda 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde de bu Kanun kapsamında ödenen sosyal güvenlik primlerinin gelir ve kurumlar vergisinde indirim konusu yapılabileceği hükmü yer almaktadır.Yine aynı kapsamda sosyal güvenlik destek primleri, basamak ilerlemesi için yapılan ödemelerde gider olarak yazılabilecektir.
 
Diğer taraftan daha önceki bölümlerde açıkladığımız üzere; serbest meslek erbaplarının ödemiş oldukları Bağ-Kur primlerini Gelir Vergisi Kanunun 68/8’inci maddesi hükmüne dayanarak da, mesleki kazançlarının tespitinde hasılattan indirme imkanları mevcuttur. Ancak, Bağ-Kur kapsamına giren serbest meslek erbabının, Gelir Vergisi Kanunun 68/8’inci maddesi hükmüne dayanarak hasılat­larından, emekli aidatı veya sosyal sigorta primi indirmemiş olmaları şartıyla, ödedikleri Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini, serbest meslek kazancı ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde indirmeleri mümkün bulunmaktadır.
 
Bağ-kur Primlerinin indiriminde, şahıs sigorta prim ödemelerinde olduğu gibi %5 veya %10’luk sınır söz konusu değildir. Beyanname üzerinde kar tutarı kadar Bağ-Kur indirimi yapılabilir
Söz konusu Kanun hükmü çerçevesinde ödenen Bağ-Kur primlerinin her ne kadar kanuni defterlere doğrudan gider yazılması mümkünse de, özellikle ortaklık şeklinde faaliyet gösterilmesi durumunda bu yöntem çeşitli karışıklıklara yol açabilmektedir. Bu gerekçelerle 110 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde çeşitli açıklamalarda bulunulmuştur.
 
·      Bağ-Kur giriş keseneği ve sigorta primlerinin Gelir Vergisi Kanununun 89/1’ncu maddesi hükmüne paralel olarak, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla mükellefler tarafından verilecek yıllık gelirden indirilecektir.
 
·      Adi Komandit Şirketlerin komanditer ortakları ile Limited Şirket ortakları bakımından da yukarıdaki esaslar dahilinde işlem yapılacaktır. Bir başka deyişle söz konusu kurumlarda ortaklara ait Bağ-Kur giriş keseneği ve sigorta primlerinin kurum kazancının tespitinde gider yazılması mümkün değildir.
 
Bağ-kur prim ödemelerinin beyanname üzerinde indirimine ilişkin olarak Maliye Bakanlığı birimlerince verilen ve özellik gösteren mukteza özetlerine aşağıda yer verilmiştir.
 
*      Toplu olarak yapılan Bağ-Kur Primi ödemeleri hangi yıla ait olduğuna bakılmaksızın gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsiki kaydıyla yıllık gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek olan matrahtan indirilebilir (İst. Defterdarlığı’nın 11292 sayılı özelgesi).
 
*      Gayrimenkul kira geliri ve ücret gelirleri için vereceğiniz yıllık beyannamede, ödediğiniz Bağ-Kur primlerinizi indirim konusu yapmanız mümkün değildir (İVDB’nin B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-89/1 sayılı özelgesi-GGM’nin 16821 sayılı özelgesi).
 
*      Toplu olarak yapılan Bağ-Kur Primi ödemeleri hangi yıla ait olduğuna bakılmaksızın gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsiki kaydıyla yıllık gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek olan matrahtan indirilebilir. (İst. Defterdarlığı’nın 11292 sayılı özelgesi).
 
*      Gayrimenkul kira geliri ve ücret gelirleri için vereceğiniz yıllık beyannamede, ödediğiniz Bağ-Kur primlerinizi indirim konusu yapmanız mümkün değildir. (İVDB’nin B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-89/1 sayılı özelgesi-GGM’nin 16821 sayılı özelgesi).
 
*      Gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsik edilmesi şartıyla, limited şirket ortağı olarak ödenilen sosyal güvenlik primlerinin tamamının, Şirketten elde edilen kâr payları nedeniyle beyan edilen menkul sermaye iradından indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, gelirin yeterli olmaması nedeniyle indirilemeyen sosyal güvenlik primlerinin, sonraki yıl gelirinden indirilmesi mümkün değildir. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 25.08.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 89-1424 sayılı özelgesi)
 
*       Bağ-Kur'a eş adına ödenen primlerin, serbest meslek kazancı nedeniyle beyan edilecek gelirden indirilmesi mümkün bulunmamaktadır. (Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 08.06.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.42.16.01-GVK-2-751-38 sayılı özelgesi.)
 
*       110 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, Bağ-Kur Kanunu kapsamına giren serbest meslek erbabının, Gelir Vergisi Kanununun 68/8'inci maddesi hükmüne dayanarak ödedikleri sosyal sigorta primlerini gider yazmaları gerekmekte ise de, diledikleri takdirde Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini serbest meslek kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmelerinin uygun bulunduğu açıklanmıştır.
 
*      Öte yandan, söz konusu primlerin serbest meslek kazanç defterine gider yazılmayıp, beyanname üzerinde indirimin  tercih edildiği durumda beyan edilen mesleki kazancın yetersiz olması veya dönem sonucunun zarar olması halinde müteakip yıllarda devreden geçmiş yıl zararı olarak indirilmesi mümkün değildir. (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 08.06.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-2011-GVK-65-2-371 sayılı özelgesi)
 
*      5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 30 uncu maddesi gereğince ödenen sosyal güvenlik destekleme primlerinin, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsiki şartıyla, ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan sosyal güvenlik destek primlerinin gecikme zammı ile birlikte geriye dönük olarak ödenmiş olması halinde, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen gecikme zammı, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun hükümlerine göre ödenen gecikme zammı niteliğinde olduğundan, Gelir Vergisi Kanununun 90 ıncı maddesine istinaden ticari kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılamayacaktır.

 

[1] 256 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği 09.08.2005 tarih ve 25901 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. 

[1] Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca verilen 13.07.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 74-962 sayılı mukteza.
[2] Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca verilen 15.07.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 74-984 sayılı mukteza.

 


Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz)

GÜNDEM