YAZARLARIMIZ
Ali Durmuşlar
Yeminli Mali Müşavir
alidurmuslar@mynet.com



Kira Setifikası İhracında (SUKUK) Kaynak Kuruluşların Karşılaştığı Vergisel Sorunlar

Tarih: 15.12.2014 

1.      KİRA SERTİFİKASI (SUKUK):

Kira Sertifikası ve Varlık Kiralama Şirketleri 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 61 inci maddesinde tanımlanmış, SPK.nın Seri III-61.1 No’lu Tebliği ile gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

6362 sayılı kanunda Kira Sertifikaları “her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan, nitelikleri Kurulca belirlenen sermaye piyasası araçları” olarak tanımlanmıştır.

Kira sertifikası ihracında üç ana unsur bulunmaktadır:

Kaynak Kuruluş  -->  Varlık Kiralama Şirketi   -->  Yatırımcı (Sermaye piyasası)

Kira sertifikası ihracının (sukuk) işlem aşamaları şöyledir:

1. Aşama: “Kaynak kuruluş" olarak tanımlanan ve fon temin ihtiyacı bulunan anonim şirket statüsündeki şirketler menkul ve gayrimenkul varlıklarının mülkiyetini  “Varlık Kiralama Şirketi”ne devretmektedir.

Kaynak Kuruluş  -->  Varlık satışı -->  VKŞ
 

2. Aşama: Söz konusu varlıklar VKŞ.den tekrar geri kiralamaktadır.

Varlık Kiralama Şirketi -->  Geri kiralama -->  Kaynak kuruluş
 

3. Aşama: VKŞ, varlığın kaynak kuruluştan devralınması için gerekli finansmanı  kiralama sertifikaları yoluyla yatırımcılardan sağlamaktadır.

VKŞ  -->  Kira sertifikası (sukuk) ihracı  -->  Yatırımcı
 

4. Aşama: Varlığın geri kiralamasından elde edilen kira geliri kira sertifikası alan yatırımcılara ödenmektedir. 

Kaynak Kuruluş  --> Kira ödemesi  --> VKŞ  -->  Kira sertifikası gelir ödemesi  -->  Yatırımcı
 

5. Aşama: Dönem sonunda varlıklar VKŞ tarafından Kaynak Kuruluşa geri satılmaktadır.

VKŞ -->  Varlığın geri satışı -->  Kaynak Kuruluş
 

Böylelikle, hisse senedi, tahvil ve faiz gibi araçları tercih etmeyen yatırımcılar için kira geliri elde edebileceği bir menkul kıymet  (sukuk) imkanı sunulmaktadır.
 

2.    KAYNAK KURULUŞ TESLİMLERİNİN KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

2.1.      Kurumlar Vergisi İstisnası:

Kurumlar Vergisi Kanunu  5/e maddesi ilk fıkrasının (6111 ve 6495 sayılı kanunlarla değişik) son hali aşağıdaki gibidir:

Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75'lik kısmı  (Taşınmazların; kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine satışı ile 21/11/2012tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, finansal kiralama şirketlerine satışı ve varlık kiralama ile finansal kiralama şirketlerince taşınmazın devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar için bu oran %100 olarak uygulanır ve bu taşınmazlar için en az iki tam yıl süreyle aktifte bulunma şartı aranmaz….)  

Yukarıdaki hüküm nedeniyle Kaynak Kuruluşun taşınmazını VKŞ.ye satışından  doğan kazançların tamamı Kurumlar Vergisinden istisna edilmiştir. Bu taşınmazlar için iki tam tam yıl süreyle aktifte bulunma şartı aranmayacaktır.

2.2.  Kaynak kuruluşun taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşması halinde  karşılaşılan sorunlar:

Kurumlar Vergisi Kanununun 5/e maddesinde 6111 ve 6495 sayılı  Sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklikler ile; Taşınmazların kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine satışından  doğan kazançların tamamı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu taşınmazlar için iki tam tam yıl süreyle aktifte bulunma şartı aranmayacaktır.

Söz konusu düzenlemeyle VKŞ yoluyla kira sertifikası (sukuk) ihracına ilişkin vergisel yüklerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

Ancak düzenlemenin 5/e maddesinin ilk fıkrasında yapılmış olması, bendin son fıkrasında sayılan kurumlar açısından tereddüt yaratmaktadır.  Zira söz konusu fıkrada “Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışında” olduğu belirtilmektedir.

Kanunun  5/e fıkrasının son bendi  “Taşınmaz ticareti ve kiralamasıyla uğraşan firmalar sukuk istisnasından yararlanamaz “ şeklinde  yorumlandığında, bu firmaların finansmana erişim imkanı kısıtlanmış olmaktadır. İstisna uygulanmama halinde oluşacak vergisel yük, söz konusu şirketlerin finansal enstrüman olarak geliştirilen kira sertifikası  (sukuk) uygulamasından  faydalanma imkanını ortadan kaldırmaktadır.

2.3.  Çözüm önerileri: 

Varlık kiralama şirketlerine yapılacak taşınmaz satışlarına uygulanacak kurumlar vergisi istisnası ile ilgili düzenlemenin kanunun 5/e maddesinin ilk fıkrasında yapılması nedeniyle;

“Taşınmaz istisnasından faydalanmanın bir çok şarta bağlı olduğu, ilk fıkrada istisna oranının ve süre şartının belirtildiği, VKŞ.ye ilişkin düzenlemenin bu fıkrada yapılması nedeniyle sadece bu fıkradaki şartlar açısından hüküm ifade edeceği, diğer fıkralarda herhangi bir değişiklik yapılmaması nedeniyle  taşınmaz ticareti ve kiralama faaliyetiyle uğraşan firmaların kapsam dışında kaldığı” yönünde tereddüt oluşmaktadır.

Bu tereddüdün ortadan kaldırılması amacıyla istisna hükmü başka bir bent veya maddeye konulmalı, tüm firmalar için uygulanabilir hale getirilmelidir.

Diğer taraftan taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların, Kurumlar Vergisi Kanunun 5/e maddesinin ilk fıkrasında  belirtilen VKŞ.ye yapılan teslimlerle ilgili istisnadan faydalanamayacağı yönündeki değerlendirme daha ziyade kiralamayla uğraşan kurumlar açısından sorun yaratmaktadır.

Bu nedenle Kurumlar Vergisi Kanunun 5/e maddesinin son fıkrasından “kiralamasıyla uğraşanlar” ibaresinin çıkarılması yerinde olacaktır. Belirtilen ibare sukuk uygulaması dışında da sorun yaratmaktadır. Taşınmazı kiralama amacıyla aktiflerinde bulunduran tüm firmaların istisnadan yararlanması adil bir uygulama olacaktır. 
 

3.   KAYNAK KURULUŞ TESLİMLERİNİN KDV YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

3.1. Katma Değer Vergisi İstisnası:

Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4 maddesinin “u” bendi aşağıdaki gibidir:

u) Menkul, gayrimenkul ve maddi olmayan varlıkların, varlık kiralama şirketlerine devri ile bu varlıkların varlık kiralama şirketlerince kiralanması ve devralınan kuruma devri.

Yukarıdaki maddeyle Kaynak Kuruluşun taşınmazını VKŞ.ye satışı KDV.den istisna edilmiştir.

3.2.      Katma değer vergisi yönünden karşılaşılan sorunlar:

Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-u  maddesine göre kaynak kuruluşun taşınmaz teslimi vergiden istisna olmakla birlikte, kanunun 30/a maddesinin uygulanması istisnayı işlevsiz bırakmaktadır.

Kanunun 30/a maddesi şöyledir:

“Aşağıdaki vergiler mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez:

a) Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,”

Belirtilen madde hükmü, istisna kapsamında teslim edilen malın temini (imal ve inşası) aşamasında indirilen vergilerin, istisna teslimin yapıldığı dönem beyannamesinde düzeltilmesini gerektirmektedir. Daha önce 191 hesaba kaydedilen tüm vergiler bu dönemde Hesaplanan KDV.ye ilave edilecektir. (KDV Sirküleri:57)

Söz konusu düzeltme kaynak kuruluşa önemli bir KDV yükü getirecek, kira sertifikalarının finansal piyasalarda gelişmesine engel olacaktır.  İndirilemeyen KDV.nin  gider veya maliyet unsuru sayılması söz konusu dezavantajı ortadan kaldırmamaktadır.

KDV.nin sistematiği gereği, mükellefler üzerinde herhangi bir yük kalmaması, bunun indirim mekanizması yönüyle giderilmesi gerekir.

KDV kanunun 30/a maddesinin amacı; istisna kapsamında teslim edilen mal üzerinden artık KDV üretilemeyeceğinden,  bu mal için yüklenilen KDV.nin de nötrleştirilmesidir. Diğer teslimler dolayısıyla hesaplanan KDV.nin, istisna teslime ait yüklenilen KDV ile eritilmesine engel olmaktır. Bu yaklaşımın arkasında KDV.den istisna olarak teslim edilen malın artık son kullanıcıya gittiği, orada tüketileceği (kalacağı) düşüncesi vardır. Oysa Varlık Kiralama Şirketine teslim edilen taşınmaz tekrar kaynak kuruluşa dönecektir. VKŞ.ye gidiş ve oradan dönüş vergisiz olduğundan KDV.ye etkisi nötrdür. Düzeltme yapılması halinde mükellef aleyhine olumsuz etki yaratmaktadır.

Devredilen varlığın tekrar geri dönmediği diğer istisna türlerinde KDV 30/a maddesi anlamlıdır. Vergi aşınmasını engellemektedir. Ancak VKŞ.ne ilişkin istisnada varlık tekrar geri dönüp KDV üretmeye devam edeceğinden devletin vergi kaybı olmayacaktır.

Örnek:

Taşınmaz inşa maliyeti: 10.000.000 TL     Yüklenilen KDV: 1.500.000 TL

Taşınmaz sukuk amacıyla Varlık Kiralama Şirketine satılmış, 5 yıllığına tekrar geri kiralanmıştır. Aynı taşınmaz 5 yıllığına alt kiralama yapılmıştır. 5 yıllık alt kira toplamı 12.000.000 TL.dır.

Aşağıda taşınmazın doğrudan kiraya verilmesinin vergisel sonuçları ile istisnadan dolayı düzeltme (Md.30/a) yapılıp yapılmamasının sonuçları karşılaştırılmıştır:

 

VKŞ.ye teslim +
5 yıllık kiralama
 dönemi toplamı

30/a uygulanırsa

30/a uygulanmazsa

Normal faaliyet
(VKŞ.ye satış yok)

İlgili firma

Kaynak Kuruluş

VKŞ

Kaynak Kuruluş

VKŞ

 

Matrah (VKŞ.ne satış)

istisna

istisna

istisna

istisna

 

Matrah (5 yıllık kira)

12.000.000

istisna

12.000.000

istisna

12.000.000

Hesaplanan KDV

2.160.000

istisna

2.160.000

istisna

2.160.000

İlave edilecek KDV
(İstisna teslime ait yük.KDV)

1.500.000

-

-

-

-

Hesaplanan KDV Toplamı

3.660.000

-

2.160.000

-

2.160.000

Yük. İnd. KDV (önc.dön.dev)

1.500.000

istisna

1.500.000

istisna

1.500.000

Ödenecek KDV

2.160.000

-

660.000

-

660.000

Toplam ödenecek vergi

2.160.000

660.000

660.000

 

Görüldüğü üzere sukuk yapılmadan devlete ödenecek vergiyle, sukuk yapıldığında (Md.30/a uygulanmadan) devlete ödenecek vergi aynıdır. Herhangi bir vergi kaybı söz konusu değildir. Bilakis  Md.30/a uygulandığında devletin yüklenilen KDV kadar ekstra KDV geliri olmakta, bu yük doğrudan kaynak kuruluşa binmektedir. Oysa yapılan düzenlemenin devlete veya mükellefe ekstra bir yükü veya avantajı olmaması gerekir.

3.3.  Çözüm önerileri:

KDV Kanunu’nun 17/4-u  maddesiyle Menkul, gayrimenkul ve maddi olmayan varlıkların, varlık kiralama şirketlerine devri KDV.den istisna edilmiştir.

İstisna kapsamında teslim edilen malların temininde yüklenilen KDV.lerin, kanunun 30/a maddesi  nedeniyle düzeltmeye tabi tutulması kaynak kuruluşlar açısından   istisnayı uygulanamaz hale getirmektedir.

Bu nedenle 17/4-u bendinin sonuna “Bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmaz.” şeklinde hüküm eklenmesi yerinde olacaktır.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz)

GÜNDEM