Ali ÖZBEK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Marka ve Patent Vekili
aliozbek68@gmail.com
BELEDİYE’DEN İŞYERİ AÇMA RUHSATI ALMAYAN MALİ
MÜŞAVİR BÜROLARI KAPATILIYOR
Tarih: 19.06.2010
Son zamanlarda Ülke genelinde
çeşitli meslek mensuplarının meslek yasaları gereği almış oldukları mesleki
ruhsatlar hiçe sayılmaktadır.Belediyeler yeni bir gelir kaynağımı yaratıyor
kendine diye düşünmeden edemiyor insan.
Bu makalemde, Mali Müşavirlerin
Belediye işyeri açma ruhsatı alma mecburiyeti hususunda derinlemesine
bir analiz yapacağım. Bir yanda, Mali Müşavirler olur mu böyle şey diyerek
isyan ederken,diğer tarafta Belediyeler yasa ve yönetmelik buna müsaade
ediyor.Mesleki ruhsatı almış olmanız bizi bağlamaz.Kapatırız haaaaa!!! diyor.
3568 sayılı yasa ve
yönetmeliklerine göre ruhsat alma mecburiyeti;
13/06/1989 tarihinde
yayımlanan 3568 sayılı yasanın 5.maddesi Serbest muhasebeci Mali Müşavir
olabilmenin özel şartlarından bahseder.(d)fıkrası ise
“Serbest muhasebeci mali
müşavirlik ruhsatını almış olmak.”der.Bu ruhsat verme işlevi ise yasanın
36.maddesiyle Türmob tarafından üstlenilmiştir.Ruhsat verme aynı zamanda
Türmob'un gelir kalemleri içinde sayılmıştır.
Disiplin cezaları başlıklı
ysanın 48.maddesinin (e) bendi ise “Meslekten çıkarma; meslek mensubunun
ruhsatnamesinin geri alınarak bir daha bu mesleği icra etmesine izin
verilmemesidir.”diyerek ruhsatın mesleğin icrası için en önemli unsur olduğu ima
edilmektedir.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
ve Yeminli Mali Müşavirler çalışma usul ve esasları hakkında yönetmeliğin 11.
Maddesi ise “Ruhsat almış olan
meslek mensupları; bağımsız olarak tek başına veya ortaklık veyahut şirket
kurarak mesleki faaliyette bulunmak istedikleri takdirde; "çalışanlar listesine"
kayıt olmak üzere işyerlerinin bağlı olduğu ilgili odaya başvururlar.”denilerek
ruhsatla beraber birde çalışanlar listesine kayıt olmanın gerekliliği
anlatılmıştır.Aslında bu hüküm de yasaya uygun olmayan yeni bir hüküm getirilmiş
ve yasanın 36.maddesinde ki özel şartlara daha özel bir şart getirilmiştir.
3572 sayılı
İşyeri açma ve çalışma ruhsatlarına dair kanun hükmünde kararnamenin
değiştirilerek kabulüne dair kanun hükümlerine göre ruhsat alma mecburiyeti;
17.06.1989 tarihinde
yayımlanan 3572 sayılı yasanın 1.maddesinde kanunun amacının “sanayi,
tarım ve diğer işyerleri ile her türlü işletmeleri, işyeri açma ve çalışma
ruhsatlarının verilmesi işlerinin basitleştirilmesi ve
kolaylaştırılması.”olduğunu söylemektedir.
Yasanın 2.maddesi ise;
a) 1593 sayılı Umumi
Hıfzıssıhha Kanununun 268-275 inci maddeleri kapsamına giren 1 inci sınıf
gayrisıhhi müesseselere,
b) Nerede
açılırsa açılsın, yakıcı, parlayıcı, patlayıcı ve tehlikeli maddelerle çalışılan
işlerle oksijen LPG dolum ve depoları, bunlara ait dağıtım merkezleri, perakende
satış yerleri, taşocakları, akaryakıt istasyonları ve benzeri yerlere,
c) 2634 sayılı
Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına giren turizm işletmelerine,
d) (Ek:
24/6/1995 - KHK - 560/21 md.) 1 inci, 2 nci ve 3 üncü sınıf gıda maddesi
üreten gayri sıhhi müesseselere. Uygulanmaz .hükmü hangi meslek
gruplarının muaf olduğunu ortaya koymaktadır.
Yasanın 3.maddesi ise adeta
tüm birlik ve odaları yok sayarcasına İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatını vermeye
aşağıdaki merciler yetkilidir:diyerek gücün Belediyelerde olduğunu direkt fakat
özenle vurgulamaktadır.
Aynı maddenin . (cb) alt bendi
ise “ Sıhhi ve sair işletmeler için ise büyükşehir belediyesi
içinde kalan diğer belediye başkanlıkları. “hükmü,aslında belediyeleri haklı
çıkarır niteliktedir.
Yine bu yasanın 5.maddesinin
son bendinde “ İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bütün işyerleri için tek tip
olarak düzenlenir.”denilerek yine güç belediyelerde denmektedir.
6.maddenin son fıkrasında ise
“İşyerlerinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile maliye vergi levhası ve fiyat
tarifesi dışında herhangi bir levha asılamaz.”denmekte dir.Bu hüküm belki birçok
meslek mensubu yada işletme sahibince bilinmemektedir.
3572 sayılı yasanın hertürlü
işletmeleri kapsama almasını içeren hükmün akademik mesleklerle ilgili gerekçesi
ise şöyle;
“Yetkili idarelerden usulüne
uygun olarak işyeri açma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz.
İşyerlerine bu Kanunda belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve
kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre
verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Kanun hükümlerine göre ruhsat
alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.” hükmü ile bütün işletmelerin ve
işyerlerinin mahallî idarelerden işyeri açma ruhsatı almaları amaçlanmaktadır.
Yürürlükteki mevzuatta kendi özel mevzuatlarına göre kamu kurum ve kuruluşları
ile ilgili meslek kuruluşlarından alınan izinler ile tescil ve benzeri işlemler
uygulamada karışıklığa yol açmakta, mahallî idarelerin hangi işyerleri için
işyeri açma ruhsatı düzenleyeceği hususunu belirsizleştirmektedir. Çünkü çeşitli
meslekler için yapılan özel mevzuatlardaki denetim hükümleri mahallî idarelerin
yaptığı denetimleri kapsamamakta, mesleğin icrasına dönük konuları içermektedir.
İdari yargıda barolar, mimar ve mühendis odaları, mali müşavir ve yeminli mali
müşavirler odaları, tabip ve eczacı odaları, turizm işletmeleri gibi özel
mevzuata sahip pek çok kurum tarafından açılan davalarda İşyeri Açma Çalışma
Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin kapsamını daraltacak kararlar alınmaktadır. Bu
durum da bu gibi işyerleri için mahallî idarelerce yapılan denetimin ortadan
kalkmasına ve dolayısıyla denetim boşluğuna yol açmaktadır. Bütün
işyerlerinin 3572 sayılı Kanun kapsamına alınmasıyla, Kanunun 4 üncü maddesinde
öngörülen insan sağlığına zarar vermemek, çevre kirliliğine yol açmamak,yangın,
patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları,
imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı
davranmamak gibi genel kriterler açısından denetlenmesi mümkün olacaktır. “
ANALİZ
Bu
hususta iki görüş ortaya atabiliriz.
1.görüş;2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanununun ilgili maddesinin kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önceki olaylara uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Bu nedenle kanunun yürürlük tarihinden yani 17.06.1989 tarihinden önce mesleki
faaliyetinde bulunan ve halen bu faaliyetini sürdüren meslek mensubunun işyeri
açma ruhsatı alması ve işyeri açma izni harcı ödeme zorunluluğu bulunamaz.Ayrıca
3572 sayılı kanun genel kanundur.3568 sayılı yasa özel kanundur.Özel kanunun
Genel kanuna üstünlüğü ilkesi gereği 3568 sayılı yasada belirtilen ruhsat yada
işyeri tescil belgesi işyeri açma ruhsatı olduğundan, ayrıca belediyelerden
işyeri açma ruhsatı alınmasına gerek yoktur.
TDK sözlüğünde ruhsat;”izin,müsaade” olarak tanımlanmaktadır.Kanun gereği
yapılacak başvurular yönetmeliğinin
10.maddesi
“Ruhsatını alan meslek mensupları ilgili odanın çalışanlar listesine kayıt
olduktan sonra, mesleki faaliyetlerine başlayabilirler. Ruhsatını almayanlar ile
odanın çalışanlar listesine kayıt olmayanlar mesleki faaliyette bulunamazlar.
Bulunanlar hakkında Kanun’un cezai hükümleri uygulanır.”demektedir.Türmob
yönetmeliğinin 8.maddesinde de ruhsatname ücretleri gelirler içinde
sayılmıştır.Yasa da ayrıca Belediyeden işyeri açma ruhsatı alınmalıdır diye de
bir hüküm mevcut değildir.
2.görüş ise;
3572 sayılı yasanın 1.maddesinde “her türlü işletmeler” ifadesi tüm işletmeleri
kapsamakta tabiî ki bizi de,2.maddesi ise bazı mesleklere muafiyet
getirmekte,3568 sayılı yasa gereği yetki almış meslek mensupları yine bu
muafiyet maddesi içinde yer almıyor.
Bunun yanı
sıra, 13 Nisan 2007 tarih ve 26492 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren
işyeri açma ve çalıştırma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğin;yönetmelik
kapsamında bulunan sihhi ve gayrısihhi işletmelerden bahsedilmiş ve 4.maddesinde
de tanımı yapılmıştır.Bu hükümler incelendiğinde mesleğimizle ilgili bir hükme
de rastlamamaktayız.Gerçi sıhhi müesseseleri tanımlarken gayrı sıhhi işletmeler
dışında kalan diyerek geniş bir tanım yapılmıştır.
Bu görüşe
göre ,her işletme (2.madde dışındakiler hariç)belediye ruhsatı almak
zorundadır.
Genel
İrdeleme;
Konuyu
normlar hiyerarşisi yönünden ele almak ve genel hukuk prensiplerini de
kullanarak incelemekte fayda var.
Normlar hiyerarşisi, hukuk
normlarının derece ve kuvvetini belirlemekte ve bir hukuk düzeninde var olan
normların çokluğu anlamına gelmektedir. Hukuk düzeni bir piramide benzetilecek
olursa bu piramit anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve adsız düzenleyici
işlemlerden oluşan birden çok normun varlığını ifade etmektedir.
Bu normlar farklı kademelerde
yer almakta, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve
her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır (Prof.Dr.Kemal Gözler,
2008).
Anayasalar ülkelerin temel
hukuki metinleri olarak ele alınmakta, buna istinaden kanunlar, kanun hükmünde
kararnameler, tüzükler, yönetmelikler ve benzeri isimler altında hukuki metinler
çıkarılmaktadır.Normlar hiyerarşisi bu şekilde sıralanmakla birlikte, hukuken
aynı statüdeki hukuk normları arasında aynı olayda farklı düzenlemeler yapılmış
olması durumunda somut olayda uygulanacak hukuk normunun tespitinde sorunlar
yaşanabilmektedir.
Bu tür durumlarda, söz konusu
sıralamanın yanında doktrin ve yargı içtihatları ile belirlenen hiyerarşi de
ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda aynı olayı düzenleyen eşit hukuki statüdeki iki
norm birbiriyle çeliştiği takdirde, genel hüküm ve özel hüküm ilişkisi veya
önceki düzenleme ve sonraki düzenleme ilişkilerine bakılmak suretiyle söz konusu
olaya uygulanacak hukuk normu tespit edilmektedir.Diyor makalesin de Sayın Erdal
Kuluçlu.
Hukuk dünyası üstadı büyük
kayıp merhum Faruk Erem ise;
“Evvelki
ve sonraki kanunun her ikisi de umumi kanun ise sonraki, evvelkini yürürlükten
kaldırır.
Eğer evvelki ve
sonraki kanunun her ikisi de hususi ise, sonraki kanunun evvelki kanunda yer
almış bütün konuları ihtiva edip etmediğine bakılmalıdır; ihtiva etmediği
takdirde evvelki kanunun bu konulara ait hükümleri yürürlükte kalmış sayılır.
Evvelki kanun
umumi sonraki kanun hususi ise, hususi kanun kendi konusuna ait hususlarda umumi
kanunu yürürlükten kaldırır. Halbuki sonraki umumi kanun evvelki hususi
kanuna etkili olamaz.” (Erem Faruk, a.g.e. S. 131-132)demektedir.
Bütün bu ilkeleri birleştirdiğimizde ise aslında yasamız gereği tarafımıza
verilen ruhsat eğer işyeri açma ruhsatı ise ki 3572 sayılı yasanın gerekçesi
işyeri açma ruhsatı olarak kabul etmekte; 3572 sayılı yasa genel bir kanun(gerçi
bununla ilgilide çelişkiler var)3568 sayılı yasa özel bir kanun.
Genel hukuk prensibi ne diyor;sonra çıkan kanun umumi kanun ise,evvel çıkan
kanun hususi ise sonra çıkan umumi kanun önce çıkan hususi kanuna etkili olamaz.
3568 sayılı yasanın
50/a.maddesi gereği hazırlanan ,SMM ve YMM liğe ait çalışma usul ve esasları
hakkında yönetmeliğin 14.maddesinin son fıkrası ise “İşyeri açılışına ilişkin
gerekli yoklama odalar tarafından yapılır. Vergi dairelerince mükellefiyet
tesisinde oda sicil belgesi aranır. Büro edinen meslek mensupları odaya kayıt
olduktan itibaren üç ay içinde Büro Tescil Belgesi almak zorundadırlar. Büro
Tescil Belgeleri iki yılda bir vize ettirilir.(”demekte,
3572 sayılı
yasanın 5.maddesi ise;
“ İşyeri veya
İşletme açmak isteyen; işin özelliğine göre dördüncü maddede belirtilen
yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak işyerini düzenledikten sonra
başvuru formunu doldurarak 3'üncü maddede belirtilen mercie ibraz ederler.
Bu başvurunun yönetmelikte
öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir
işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye
verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir.İşyeri açma
ve çalışma ruhsatı bütün işyerleri için tek tip olarak düzenlenir.Beyana göre
tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz.”der.
Tabi bu
konuda aslında ortaya konulması gereken gerçek,3572 sayılı yasadaki işyeri açma
ve çalışma ruhsatı ile 3568 sayılı yasanın 5/d bendinde belirtilen ruhsat tanımı
aynı şeymidir.Ya da Yukarda belirttiğim yönetmelikte tanımlanan Büro tescil
belgesiyle,aynı şeymidir.
3568 sayılı
yasanın 5/d bendini incelediğimizde burada bahse konu ruhsat terimi, Mali Müşavir
olunduğunu ve Mali Müşavirlik yapmaya ehil olunduğunu gösteren bir belge anlamı
taşır gibi gözükse de,yukarda belirttiğim yönetmelik hükümlerini incelediğimiz
de işyeri açılması yada mesleki faaliyetin icra edilmesi için verilen izin
anlamı taşımaktadır.
3572 sayılı
yasanın 1.maddesinde belirtilen ruhsat terimi de, işyerini açmaya müsaade
niteliği taşımaktadır.
Zaten 3572
sayılı yasanın gerekçesini de konuya ortak ettiğimizde ki,lafzın açık olmadığı
nokta da gerekçenin mutlaka incelenmesi zarurettir.
Gerekçe ne diyor;”
Bütün işyerlerinin 3572 sayılı Kanun kapsamına alınmasıyla, Kanunun 4 üncü
maddesinde öngörülen insan sağlığına zarar vermemek, çevre kirliliğine yol
açmamak,yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve
karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere
aykırı davranmamak gibi genel kriterler açısından denetlenmesi mümkün olacaktır.
“
Yukarda belirttiğim
üzere,açıkça da Mali Müşavirler odasının 3572 sayılı yasanın 4.maddesinde ki
denetimi yapamayacağı ve bir denetim zafiyeti doğacağı bu yüzden işyeri açma
ruhsatının Yerel idareler tarafından verilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bilindiği gibi 5393 sayılı
kanun Belediye Kanunudur.Bu kanunun 15.maddesi Belediyelerin görev ve
sorumluluklarını anlatmakta.Kanun 13.07.2005 günü yürürlüğe girmiştir.Denetim
görevi ise zaten Belediyelerin asli görevi olarak kanunda belirtilmiştir.
Mali Müşavirlerin; insan
sağlığına zarar vermesi,çevre kirliliğine yol açması,yangın ve patlama riski
oluşturması,genel güvenlik ve iş güvenliğinde zafiyet oluşturması,işçi sağlığına
zarar vermesi,trafik ve karayolları,imar,kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile
ilgili düzenlemelere aykırı davranması nasıl düşünülebilinir.Sırf bu saydığım
gerekçelerle kanun kapsamındasınız diyerek, Mali Müşavirleri ikinci bir ruhsat
almaya zorlamak,işyerini kapatmak,gerek anayasaya,uluslar arası sözleşmelere ve
vicdana uygun düşmez.
Kaldı ki ;işçi sağlığı ve iş
güvenliğini koruyacak yasalar 3572 sayılı yasa değil 4857 sayılı iş hukuk,5510
sayılı Sosyal Güvenlik yasasıdır.Trafik,imar ve kat mülkiyeti hükümlerine
uygunsuzluğu önleyecek yasa da 3572 sayılı yasa değildir.
Kaldı ki;3568 sayılı yasayla
yetki almış olan meslek mensubunun nasıl ve ne şekilde denetleneceği yasanın
50.maddesi gereği yönetmeliklerle düzenlenmekte,iş güvenliği ve sağlığı
açısından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı birimleri tarafından,imar ve Kat
mülkiyeti hususlarında ise Belediye ve Bayındırlık Bakanlığı yetkilileri
tarafından denetlenmektedirler.
Sonuç
olarak:Her
iki kanunda da belirtilen ruhsatname aynı anlama gelir.3572 sayılı yasa da
belirtilen “her türlü işletmeler” ifadesi,akademik olmayan meslekler için
geçerli olabilir.İşyeri açma ruhsatı vermiş olmak demek,o kuruma veya tüzel
kişiliğe bazı sorumluluklar yükler.Öyle ki Bir Doktor muayenehanesini,Avukat
ofisini,Mimar yada Mali Müşavir ofisini Belediye memurunun denetlemesi ne kadar
sıhhatlidir ki.
Bir meslek veya san’atın icrasına izin veren çeşitli hukuki düzenlemeler
bulunmaktadır. Bunların başında Anayasa gelmektedir. Anayasamızın 17 nci
maddesine göre, herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahiptir. 18’nci madde ise hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağını;
48’nci madde herkesin dilediği alanda çalışma hürriyetine sahip olduğunu kabul
etmiştir.
Anayasamızın yukarıda saylan maddelerinde belirtilen haklar aynı zamanda Uluslar
arası sözleşmelerde de kabul edilmiş ve teminat altına alınmıştır.
3572 sayılı yasanın gerekçesi ise hiç de inandırıcı değildir.Kanımca sırf
belediyelere irad kaydedilmek ve gelirini arttırabilmek amacıyla getirilmiş bir
hükümdür.Zaten gerekçe de belirtilen hususları denetleyen Bakanlık ve birimleri
mevcutken ,Yerel idarelerin kendine vazife çıkarması hukuka uygun değildir.
3572 sayılı kanun mevcut haliyle genel kanun vasfı taşır,3568 sayılı yasamız
özel kanundur.3572 sayılı yasa daha sonra yürürlüğe girmiştir.Genel hukuk
prensipleri,mahkeme kararları ve litaretür gereği bizi bağlamaz. Benim Meslek
mensubumun Bürosunu kimse bunun gibi sudan sebeple kapatamaz.
Kaynaklar:
1.
GÖZLER, Kemal; Türk Anayasa Hukuku Dersleri, Bursa, 2007
2.
KULUÇLU Erdal;Türk Hukuk sisteminde normlar hiyerarşisi ve Sayıştay denetimine
etkileri
3.
EREM Faruk (1995),
Ümanist Doktrin Açısından Türk Ceza Hukuku, Seçkin Yayınevi, Ankara.
4.
3572 sayılı yasa ve
yönetmelikleri,
5.
3568 sayılı yasa ve
yönetmelikleri,
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)