YAZARLARIMIZ
Ahmet Solmaz
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
ahmet.solmaz@ismmmo.org.tr



Genel Hatlarıyla Varlık Yönetim Şirketleri ve Vergisel Avantajları

Varlık Yönetim Şirketi Nedir?

Varlık yönetim şirketleri, başta bankalar olmak üzere finans kurumlarının tahsili gecikmiş alacaklarını, pazarlık ya da ihale yönetimi ile belli bir iskonto kullanarak devralan ve yeniden yapılandırıp, tahsil etmeye çalışan şirketlerdir.

Varlık Yönetim Şirketleri Hangi Kanuna Tabi?

Varlık Yönetim Şirketleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenmiştir. Söz konusu kanunun 143. maddesi ile bankalar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu dâhil diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları kurul tarafından belirlenen varlık yönetim şirketleri de kurulabileceği hüküm altına alınmıştır.

Bankacılık sisteminin uluslararası standartlara göre yeniden yapılandırılması amacıyla planlanan yapısal reform hedeflerinden biri olan Varlık Yönetim Şirketleri’nin kurulmasına ilişkin kanun 2003 yılında yürürlüğe girmiştir.

Varlık Yönetim Şirketleri ile ilgili ayrıntılı düzenlenmeler ise Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikle belirlenmiştir.

Varlık Yönetim Şirketleri Kim Tarafından Denetlenir?

Varlık yönetim şirketleri 2006 yılında yayımlanan yönetmelik kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından denetlenir ve faaliyetleri düzenlenir.

Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş Amaçları

- Şirketlere ve bireylere borçlarını ödeme imkânı tanıyarak yeniden ekonomiye kazandırmak,

- Finansal sisteme likidite sağlamak,

-Bankaların bilançolarını iyileştirmelerine katkı sağlayıp operasyonel yükten kurtarmaktır.

Bankalar Neden Alacaklarını Devir Ediyor?

Kredinin yasal takip sürecine girmesi bankaların bilançolarına negatif olarak yansır ve tahsil süresi uzadıkça sürekli ek bir operasyonel maliyet oluşturur. Yasal takip sürecinde kredilerin belirli bir kısmı gerek haciz yolu ile gerekse borçlu ile anlaşma kapsamında tahsil edilir. Ancak tüm bu süreçlere rağmen bazı kredi dosyaları tahsil edilemez ve batık olarak bankaların bilançolarına yansır. İşte bu durumda tüm bankalar olmasa da bazıları çeşitli varlık yönetim şirketlerine bu alacaklarını belirli bir tutar karşılığında devreder. Bu sayede banka ek operasyonel yükten ve bilançolarında yer alan batık oranlarından kurutulur.

Borç Ne Zaman Varlık Yönetim Şirketine Devir Olur?

Bankalar veya finans kurumları ortalama 2-3 yıl hukuki takipten sonra tahsilini yapamadıkları alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devir eder. Bu süreçten sonra banka ile borçlu arasında herhangi bir hukuki bağ kalmaz. Yani tüm yasal haklar varlık yönetim şirketinin olur.

Alacağın Temlik Edilmesi Ne Demektir? Bunun Kanuni Bir Dayanağı Var Mıdır?

Alacaklının, borçlu kişinin rızasını aramaksızın, alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi işlemidir. Bu devrin geçerli olması için, yazılı sözleşme yapılması gerekmektedir. Bu sözleşme ile borcun ödenmesini talep etme hakkı da dâhil olmak üzere, borçla ilgili yasalar dâhilindeki her türlü tasarruf hakkı da yeni alacaklıya geçer.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. Maddesinde alacağın VYŞ’lere devri ile ilgili detaylar yer almaktadır. Banka ve finansal kuruluşlarla müşterinin imzaladığı genel sözleşmelerde de, borcun üçüncü şahsa devredilebileceği ile ilgili bilgilendirme yer almaktadır.

Tahsili Gecikmiş Alacaklar Bankalardan Nasıl Bir Fiyatlandırma İle Satın Alınıyor?

Varlık yönetim şirketleri bankaların tahsili geçmiş alacaklarını toplam tutarın yüzde 15'leri civarında bir rakama satın almaktaydı. Ancak ekonomide son dönemde yaşanan gelişmeler, bu sektörde de fiyatları çok daha aşağıya çekti. Oranlar önce yüzde 10'lara sonra da yüzde 7'lere geriledi. Yapı Kredi Bankası 2019 yılı Nisan ayında KAP’a gönderdiği açıklamada, donuk alacak tutar toplamı 529.4 milyon TL olan tahsili gecikmiş alacağını, toplam 16.3 milyon TL'ye yani sadece yüzde 3'üne Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş. ve Hayat Varlık Yönetim A.Ş.'ye sattığını bildirmesi ise bu sektördeki fiyatlamaları tartışılır hale getirdi.

Varlık Yönetim Şirketlerine Satışı Yapılan Alacak Tutarları

Türkiye’de 2020 yılı sonu itibariyle bankalardan varlık yönetim şirketlerine 66 milyar TL tahsili gecikmiş alacak satışı yapıldı. 2019 yılında yaklaşık 10 milyar TL’lik bir satış oldu, 2020 yılında ise yapılan satışlar ise 850 milyon TL olarak gerçekleşti. Pandemi sürecinden olumsuz etkilenen sektörler için çeşitli önlemlerin hayata geçirilmesi sebebiyle 2020 yılında satışlar neredeyse durma noktasına geldi ancak normalleşme ile birlikte satışlar tekrar artacaktır.

Varlık Yönetimine Devredilen Alacaklara İlişkin Örnekler

- İş Bankası takipteki krediler portföyünün 1,1 milyar TL tutarındaki kısmını oluşturan alacaklarını 32,4 milyon TL satış bedeli ile devrettiğini açıklamıştır.

- Denizbank, tahsili gecikmiş 142,8 milyon TL’lik alacağını Emir Varlık Yönetim AŞ’ye 11,55 milyon TL bedelle devrettiğini duyurmuştur.

- Yapı Kredi donuk alacaklarından 917,16 milyon TL tahsili gecikmiş alacağını toplam 25,6 milyon TL bedelle, 298,3 milyon TL tutarındaki tahsili gecikmiş alacağını ise 22,7 milyon TL bedelle satmıştır.

- Garanti Bankası kredi portföyünde yer alan ve toplam anaparası 364,97 milyon lira olan tahsili gecikmiş alacak portföyünü 19,44 milyon liraya satmıştır.

- Kamu bankalarından ilk takipteki kredi satışı Halkbank'tan gelirken, banka 76,7 milyon lira tutarındaki takipteki krediler portföyünü 4,5 milyon liraya satmıştır.

Varlık Yönetim Şirketleri Faizleri Siliyor ve Taksit Yapıyor mu?

Borçları düşük oranlar ile devir aldıkları ve bu şirketlerin tek gelirlerinin bu alacakların tahsili olması sebebi ile faiz silme veya 36 aya varan seçenekler ile taksitlendirme yapma sıklıkla başvurulan tahsilat yöntemlerdir. Bu durumlar tamamen varlık yönetim şirketinin politikasına göre şekillenir. Yani hiçbir şekilde bu şirketlerin faiz silme veya taksitlendirme yapma gibi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Varlık Yönetim Şirketleri Haciz İşlemi Başlatıyor mu?

Bankaların devir ettikleri krediler zaten haciz vb. yollar ile tahsil edemedikleri alacaklarıdır. Bunun için varlık yönetim şirketleri genel olarak haciz yolundan önce anlaşma yoluna gitmeyi tercih ederler. Ancak bankalara göre süreci daha aktif takip ettikleri için anlaşma sağlanmaması durumunda, borçludan özellikle alacağı tahsil etme imkânlarının olduğunu tespit ederlerse, haciz işlemi başlatmakta tereddütte etmeyeceklerdir.

Varlık Yönetim Şirketlerinin Vergisel Avantajları

1) Varlık Yönetim Şirketlerinin Yaptıkları İşlerde KDV İstisnası

3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 17/4-l maddesine göre;

“30/01/2002 tarihli ve 4743 Sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan varlık yönetim şirketleri, bankalar, özel finans kurumları ve diğer mali kurumlardan devraldığı alacakların tahsili amacıyla bu alacakların teminatını oluşturan mal ve hakların (müzayede mahallinde satışı dahil) teslimi ile aynı kanuna göre finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları hükümleri kapsamında yeniden yapılandırılan borçların ödenmemesi nedeniyle bu borçların teminatını oluşturan mal ve hakların (müzayede mahallinde satışı dahil) teslimi,” KDV’den muaf tutulmuştur.

Samsun Vergi Dairesi Başkanlığının Bir Özelgesi;

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (17/4-l) maddesine göre, 30/1/2002 tarih ve 4743 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan varlık yönetim şirketlerinin bankalar, özel finans kurumları ve diğer mali kurumlardan devraldığı alacakların tahsili amacıyla bu alacakların teminatını oluşturan mal ve hakların (müzayede mahallinde satışı dahil) teslimi ile aynı Kanuna göre finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları hükümleri kapsamında yeniden yapılandırılan borçların ödenmemesi nedeniyle bu borçların teminatını oluşturan mal ve hakların (müzayede mahallinde satışı dahil) teslimi katma değer vergisinden istisnadır. Söz konusu madde ile varlık yönetim şirketlerinin bankalar, özel finans kurumları ve diğer mali kurumlardan devraldığı alacakların tahsili amacıyla bu alacakların teminatını oluşturan mal ve hakların (müzayede mahallinde satışı dâhil) teslimi katma değer vergisinden istisna edilmektedir. Buna göre, adı geçen varlık yönetim şirketi tarafından bankalar, özel finans kurumları ve diğer mali kurumlardan devralınan alacakların tahsili amacıyla bu alacakların teminatını oluşturan mal ve hakların müzayede yoluyla satışı işleminde, bu mal ve hakların alacağa mahsuben varlık yönetim şirketleri tarafından satın alınması ve varlık yönetim şirketleri tarafından alacağa mahsuben satın alınan hak ve alacakların üçüncü şahıslara satışı katma değer vergisinden istisna tutulacaktır. Ancak, varlık yönetim şirketinin devraldığı alacakların tahsili amacıyla bu alacakların teminatını oluşturan mal ve hakların bedelinin varlık yönetim şirketine ödenmesi şartıyla borçlu tarafından satılması, genel hükümler çerçevesinde katma değer vergisine tabi olacaktır.

Somut olayda, temlik alacaklısı… Varlık Yönetim A.Ş.’nin ticaret siciline tescil tarihinin 14.04.2011 tarihi olduğu, ipotekli taşınmazın 5 yıllık süre dolmadan… Anadolu İcra Müdürlüğünün 2010/816 Tal. Sayılı dosyasında 04.08.2014 tarihli ihalede şikâyetçi tarafından satın alındığı görülmektedir. Bu durumda söz konusu satış işlemi 3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 17/4-l maddesi ve 5411 Sayılı Kanun’un 143/5. maddesi gereğince KDV ve Damga Vergisinden istisnadır.”

2) Varlık Yönetim Şirketlerinde Damga Vergisi İstisnası

Varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, istisnadır.

492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinde;

“Özel Kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle istisna edilen işlemlerden harç alınmaz.” Yer almaktadır. Varlık yönetim şirketlerinin, kuruluş işlemleri dâhil bankalar ve fon dâhil diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması ile ilgili olarak yaptıkları işlemleri (kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince) harca tabi tutulmayacaktır. Dolayısıyla bu şirketlerin bankalar ve fon ve diğer mali kurumlar dışında gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının tahsili ile ilgili işlemlerine harç istisnası uygulanması mümkün değildir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının Bir Özelgesi;

 “5411 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi gereğince, bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Kanunun 5411 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin, kuruluş işlemleri dâhil bankalar ve fon dâhil diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması ile ilgili olarak yaptıkları işlemleri (kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince) harca tabi tutulmayacaktır.

Ancak, varlık yönetim şirketlerinin bankalar ve fon ve diğer mali kurumlar dışında gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının tahsili ile ilgili işlemlerine harç istisnası uygulanması mümkün değildir.

Buna göre; varlık yönetim şirketlerince bankalar, fon ve diğer mali kurumlardan devralınan alacakların tahsili amacıyla bu alacaklara teminat olarak gösterilen gayrimenkullerin;

1- İcradan varlık yönetim şirketlerince satın alınması halinde tapuda yapılacak tescil işlemlerinden hem varlık yönetim şirketinden, hem de borçludan (satıcı) 5411 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi gereğince tapu harcının aranılmaması,

2- İcrada varlık yönetim şirketlerince satın alındıktan yani şirketin aktifine girdikten sonra üçüncü kişilere satılması halinde hem varlık yönetim şirketinden, hem de üçüncü kişilerden 5411 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi gereğince tapu harcının aranılmaması,

3- İcrada doğrudan üçünçü kişilere satışı ile ilgili olarak tapuda yapılacak tescil işlemlerinde hem borçluya (satıcı) hem de üçüncü kişilere 5411 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi hükmünün uygulanması mümkün bulunmadığından, borçlu (satıcı) ile üçüncü kişilerden (alıcı) tapu harcının aranılması gerekmektedir.”

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının Bir Özelgesi;

“Öte yandan, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143 üncü maddesinde, bu Kanun kapsamında kurulacak varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 ünci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bunlarla ilgili olarak düzenlenen kağıtlar, kuruluş işlemleri de dahil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.

01.01.2006 tarih ve 26333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesinde ise, varlık yönetim şirketlerinin faaliyet alanları açıklanmıştır. Bu madde uyarınca varlık yönetim şirketlerinin; banka, TMSF ve diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıklarını satın alabileceği, satabileceği, satın aldığı alacakları tahsil edebileceği, varlıkları nakde çevirebileceği veya bunları yeniden yapılandırarak satabileceği belirtilmektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nca verilen bir özelge; “Buna göre, 5411 sayılı Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Kanunun 5411 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin bankalar ve Fon dahil diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın alınması, tahsili ve yeniden yapılandırılarak satılması ile ilgili olarak yaptıkları işlemlerden harç ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi aranılmayacaktır.

3) Varlık Yönetim Şirketlerinde Tapu Harcı İstisnası

Varlık yönetim şirketlerince bankalar, Fon ve diğer mali kurumlardan devralınan alacakların tahsili amacıyla bu alacaklara teminat olarak gösterilen gayrimenkullerin icradan varlık yönetim şirketlerince satın alınması halinde tapuda yapılacak tescil işlemlerinden hem varlık yönetim şirketinden, hem de borçludan (satıcı) 5411 sayılı Kanun’un 143. maddesi gereğince tapu harcının aranılmaması gerekmektedir.

Varlık yönetim şirketleri ile kişiler arasında düzenlenen alacak temlik vaadi sözleşmesinin, varlık yönetim şirketinin kurulduğu takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl içinde olması şartıyla Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden ve sözleşmenin noterde tasdikine ilişkin işlem, Harçlar Kanununa göre ödenecek harçtan istisnadır.     

01.03.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM