Ahmet Şahin
Yeminli Mali Müşavir
Köker YMM Bağımsız Denetim A.Ş.
Sorumlu Ortak Baş Denetçi
ahmetsahin@kokerymm.com
DAR MÜKELLEF KURUMLARDA VERGİLEME
Tarih: 02.03.2010
Dar Mükellefiyet Nedir:
5520
Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 3/2 maddesinde; kanuni ve iş merkezlerinin her
ikisi de Türkiye’de bulunmayan kurumlar dar mükellef kurum olarak
tanımlanmıştır.
Tanımda geçen;
a-Kanuni merkez; vergiye tabi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana
statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen,
b-İş
merkezi; iş bakımından işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği,
Merkez olarak ayni maddenin 3/5-6 maddesinde hükme bağlanmıştır.
Dar Mükellef Kurumların Vergiye Tabi Kazançları:
Dar
mükellef kurumlar, Türkiye’de elde ettikleri ve kurumlar vergisine tabi kazanç
ve iratları 5520 Sayılı Kurumlar vergisi Kanunun 3/3’uncu maddesinde
sayılmıştır. Bu Kazanç ve iratlar:
1-Türkiye’de elde edilen
ticari kazançlar,
2-Türkiye’de bulunan zirai
işletmelerden elde edilen kazançlar,
3-Türkiye’de elde edilen
serbest meslek kazançları,
4-Taşınır ve taşınmazlar ile
hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar,
5-Türkiye’de elde edilen
menkul sermaye iratları,
6-Türkiye’de elde edilen
diğer kazanç ve iratlar.
Dar mükellef kurumlar
Türkiye’de fiilen faaliyette bulunarak kazanç elde edebilecekleri gibi, bu
kazancı temsilciler eliyle de elde edebilirler.
Dar
mükellef kurumların Türkiye’de ticari kazanç elde edebilmesi için;
a)Bir işyerine sahip olması veya,
b)Türkiye’de bir daimi temsilci bulundurması,
c)
Kazancını bu işyerinde veya temsilci aracılığıyla elde etmesi koşullarına
bağlıdır.
Dar
mükelleflerde kurum kazancının tespiti; tam mükelleflerde olduğu gibi, bilanço
esasına göre, VUK’nun değerleme hükümleri dikkate alınarak, aktif ve pasif
kalemler değerlemek suretiyle, GVK’nun ticari kazanca ilişkin hükümleri ile
KVK’nun kazançtan indirilecek ve indirilmeyecek giderler ve diğer hususlar
dikkate alınarak yıllık veya özel döneme göre yapılır.
Stopaj Uygulaması:
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’ncu maddesi ile dar
mükellef kurumların elde ettikleri kazancın niteliğine göre farklı oranda olmak
üzere stopaj uygulaması getirilmiştir.
Bir başka anlatımla dar mükellef kurumların bazı
kazançlarının kaynakta vergilenmesi amaçlanmıştır.
Vergilemeyi ise kurumlara bu kazançları sağlayan
yerli kurum yapacaktır.
Sağlanan kazancın niteliğine göre, 2009/14593 sayılı
BKK ile belirlenen oranlarda stopaja tabi tutulup, muhtasar beyanname ile beyan
edilerek ödenmektedir.
BKK ile belirlenip kazanç ve iratlara uygulanacak
stopaj oranlarını gösteren listeye, uzun olmakla birlikte yararlı olacağı
düşüncesi ile metin içerisinde yer verilmiştir. Buna göre;
1 – Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre
birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara
bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden % 3,
2 – Serbest meslek kazançlarından;
a) Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak
kazançlardan % 5,
b) Diğerlerinden % 20,
3 – Gayrimenkul sermaye iratlarından;
a) 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki
faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 1,
b) Diğerlerinden % 20,
4 – Her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları
ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye
piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu
faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetlerden sağlanan gelirlerden (Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya
başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer
artışları kesintiye tabi tutulmaz);
a) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile
Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden
sağlanan gelirlerden % 0,
b) Diğerlerinden % 10,
5 – Her nevi alacak faizlerinden;
a) Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya
yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye
yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve
tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek
faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından
sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) %
0,
b) Bankaların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca
uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile bankaların ve diğer
kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul
kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için ödenecek faizlerden
%1,
c) Katılım bankaları tarafından ödenen kâr
payları hariç olmak üzere, mal tedarikinden kaynaklanan vade farkları
üzerinden % 5,
ç) Diğerlerinden % 10,
6 – Mevduat faizlerinden % 15,
7 – Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin
ikinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından
%10,
8 – Katılım bankaları tarafından katılma hesabı
karşılığında ödenen kâr paylarından % 15,
9 – Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen
kâr paylarından % 15,
10 – Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan menkul kıymetlerin geri alım veya satım
taahhüdü ile elde edilmesi veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirlerden %
15,
11 – Ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına
bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri
gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben
ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden % 20,
12 – Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye'de
bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak
üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar
mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) ve
Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde sayılan kâr payları (5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tabi tutulan kazançlar hariç)
üzerinden % 15,
13 – Türkiye'de iş yeri ve daimi temsilcisi
bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve
panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlardan % 0,
14 – Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef
kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından,
hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze
aktardıkları tutar üzerinden % 15.
Örneğin yabancı bir kuruluştan serbest meslek
niteliğinde (danışmanlık, mimarlık mühendislik, hukuk müşavirliği gibi) bir
hizmet alındığında yapılacak ödemenin brüt tutarı üzerinden % 20 oranında
stopajın yapılıp vergi dairesine yatırılması, kalan tutarın ise yabancı kuruma
ödenmesi gerekmektedir.
Eğer yabancı kurum ile net ödeme üzerinden
anlaşılmışsa bu kez stopaj oranına göre ödemenin brüt tutarının bulunarak stopaj
hesaplanmalıdır. Örneğin net olarak 50.000 Dolar ödeneceği şeklinde bir anlaşma
yapılmışsa bu ödemenin brüt tutarı (50.000/ 0,80=) 62.500 Dolar’dır. Bu meblağ
üzerinden %20 oranında (62.500x % 20) hesaplanacak 12.500 Dolar vergi dairesine
yatırılacak miktarı oluşturmaktadır.
Dar Mükellefin Ticari Kazancın Tespitinde
İndiremeyeceği Giderler:
Dar mükellef kurumlar, Türkiye’de elde ettiği ticari
kazançtan aşağıda belirtilen giderleri indirim konusu yapamamaktadır.
1) Bu kurumlar hesabına
yaptıkları alım-satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere
verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri.
2) Türkiye'deki kurumun
kazancının elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olan ve emsallere uygunluk ilkesi
uyarınca belirlenecek dağıtım anahtarlarına göre ayrılan paylar ile Türkiye'deki
kurumun denetimi için yabancı ülkelerden gönderilen yetkili kişilerin seyahat
giderleri hariç olmak üzere, ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin genel
yönetim giderlerine veya zararlarına katılmak üzere ayrılan paylar.
Yabancı Ulaştırma Kurumlarında Kurum
Kazancının Tespiti:
Yabancı kurumlarca Türkiye’de işyeri veya daimi
temsilci aracılığıyla daimi veya arizi olarak yapılan ulaştırma işleri de,
ticari bir faaliyettir.
Dar mükellef ulaştırma kurumlarınca Türkiye’de elde
edilen ticari kazançlar götürü olarak tespit edilmektedir.
Bu kurumların vergiye
matrah olacak kurum kazancı, hasılata ortalama emsal oranlarının uygulanması
suretiyle hesaplanır.
Ortalama emsal oranları,
Türkiye'de daimî veya arızî olarak çalışan bütün kurumlar için;
a) Kara taşımacılığında %
12,
b) Deniz taşımacılığında %
15,
c) Hava taşımacılığında %
5,
olarak uygulanır.
Ticarî ve arızî ticarî
kazançları dar mükellefiyet kapsamında vergilendirilen yabancı ulaştırma
kurumlarının, Türkiye'de elde edilmiş sayılan hasılatı aşağıdaki unsurlardan
oluşur:
a) Türkiye sınırları
içinde gerçekleşen kara taşımacılığında, bilet bedeli ile birlikte alınan gider
karşılıkları dahil olmak üzere yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti olarak her ne
adla olursa olsun aldıkları tutarlar.
b) Türkiye'deki yükleme
limanlarından yabancı ülkelerdeki varış limanlarına veya diğer bir kurumun
gemisine aktarma yapılacak yabancı limana kadar gerçekleşen deniz ve hava
taşımacılığında, bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil olmak
üzere yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti olarak her ne adla olursa olsun
aldıkları tutarlar.
c) Türkiye dışındaki
taşımacılık faaliyeti için diğer kurumlar hesabına Türkiye'de sattıkları yolcu
ve bagaj biletleri ile Türkiye'de yaptıkları navlun sözleşmeleri dolayısıyla
kendilerine verilen komisyonlar ve ücretler.
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının
Bulunması:
Dar mükellef kurumun bağlı olduğu ülke ile çifte
vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunması halinde bu durum stopaj oranını
değiştirebileceği gibi tamamen de kaldırabilir.
Örneğin; bu anlaşmaların genelinde yabancı ülkelerde
verilen serbest meslek hizmetleri için stopaj yaptırılmamaktadır. Ya da hizmet
Türkiye’de verilmiş olsa bile hizmet süresi altı aydan
kısa ise yine stopaj söz konusu değildir.
Ya da gayrimaddi hakların satışıyla sağlanan
kazançlarda stopaj oranı % 20 iken vergi anlaşmaları bu oranı genelde % 10’a
indirmektedir.
Bu nedenle stopaj uygulaması yapılırken ilgili
firmanın ülkesi ile vergi anlaşmasının bulunup bulunmadığı hususu göz önünde
bulundurulmalıdır.
Ödeme Süresi:
Kurumlar Vergisi Yasasının
29’uncu maddesinde, dar mükellefiyette kurumlar vergisinin;
a) Yıllık beyanname ile
bildirilenlerde beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar,
b) Muhtasar beyanname ile
bildirilenlerde beyannamenin verildiği ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar,
c) Özel beyannameyle
bildirilenler ile tarhiyatın muhatabının Türkiye'yi terk etmesi veya tasfiye ve
birleşme hallerinde verilecek beyannamelerde ise beyanname verme süresi içinde,
Ödeneceği hükme
bağlanmıştır.
KDV Uygulaması:
Kurum stopajına konu ödemeler genel olarak sorumlu
sıfatıyla KDV uygulamasına da tabidir.
Sorumlu sıfatıyla KDV uygulaması dar mükellef kuruma
yapılacak ödeme üzerinden işlemin niteliğine göre KDV hesaplanarak 2 No.lu beyanname
ile dar mükellef kurum adına vergi dairesine yatırılır. Bu tutar ödemeyi yapacak
kurum tarafından indirim KDV olarak dikkate alınabilmektedir.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)