BASINDAN YAZILAR
İşçi Ödenmeyen İşçilik Alacakları,Emeklilik,Evlenme Ve Askere Gitme Nedeniyle İş Akdini Sonlandırması Halinde İşverenden İhbar Tazminatı Alamaz/Vedat İlki - MuhasebeTR

İşçi Ödenmeyen İşçilik Alacakları,Emeklilik,Evlenme Ve Askere Gitme Nedeniyle İş Akdini Sonlandırması Halinde İşverenden İhbar Tazminatı Alamaz/Vedat İlki

 Son yıllarda ekonomik krizlerden dolayı yaşanan ücret ve ona bağlı haklar zamanında ödenmediği gibi,geciktirilerek parça parça ödenirse işçi haklı nedenle iş akdi feshine başvurmaktadır.

4857/24.Maddesinde yazılı İşçinin Haklı Nedenle İş Akdini Fesihi;
e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.

İşçi haklı nedenle iş akdini fesh edebilir.

Çalışanlardan ihbar sürelerine uyulması ve karşılığında bu sürelere uyulmaz ise bir ücret alınması ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Oysa yargıtay bu konuda aşağıdaki yazılı kararda göreceğiz;

İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Yine, işçinin 1475 sayılı yasanın 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.(9.HD/2011-1701)

4857/17.Maddesinde ihbar süreleri belirlenmiş olup, bu süreler ise toplu iş sözleşmeleri yada taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmeleri ile artırarak uygulanabilir.

4857/32.Maddesinde Ücret Tanımlaması yapılmıştır.
Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.
Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır

4857/34.Maddesinde Ücrettin ödenme süresi belirlenmiştir.
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.

Tüm bu açıklamalara rağmen zamanında ücretler ödenmez ise iş akitlerini işçi haklı neden ile fesih eder.

1475/14.Maddesine göre askere giden işçi,emekli olan yada evlenme nedeni ile bir yıl içinde kıdem tazminatını alarak ayrılan işçi de haklı nedenle iş akdini fesih edebilir.

Bu fesihleri yapan işçilerin ihbar tazminatı isteme hakları ortadan kalkar.

Tüm bu uyuşmazlık noktalarında İş Mahkemelerinde davalar açılmaktadır.

Bunun içinde en son yargıtayın bu konulara örnek olacak emsal kararını siz okurlarımızla paylaşıyorum.

Daire: 9. Hukuk Dairesi 
Karar Tarihi: 01-02-2011 
Esas Yıl: 2010 
Esas No: 44003 
Karar Yıl: 2011 
Karar No: 1701
Konu: İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI - İŞÇİNİN İŞ SÖZLEŞMESİNİ ÖDENMEYEN İŞÇİLİK ALACAKLARI SEBEBİYLE HAKLI OLARAK FESHETTİĞİ - HAKLI NEDENE DAYANAN FESİHLERDE İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANILAMAYACAĞI - HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ 

Özet: Somut olayda davacı işçi 29.8.2008 tarihli dilekçesi ile iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle haklı olarak feshetmiştir. İşçinin haklı nedene dayanan fesihlerinde ihbar tazminatına hak kazanılması mümkün değildir. Mahkemece isteğin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirir.

 

Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.
Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hakimiyet alanına girdiği andır.
Fesih bildirimi karşı tarafa ulaşması ile sonuçlarını doğurur ve bundan tek taraflı olarak dönülemez.

Bildirim sürelerine ilişkin 4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesindeki kurallar nispi emredici niteliktedir. Taraflarca bildirim süreleri ortadan kaldırılamaz ya da azaltılamaz. Ancak, sürelerin sözleşme ile arttırılabileceği Kanunda düzenlenmiştir.

Bildirim önellerinin arttırılabileceği yasada belirtilmiş olmakla birlikte bir üst sınır öngörülmemiştir. Dairemiz tarafından, üst sınırı hakimin belirlemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 9. HD. 21.3.2006 gün 2006/109 E. 2006/7052 K). Üst sınırın en çok ihbar ve kötüniyet tazminatlarının toplamı kadar olabileceği belirtilmelidir. (Yargıtay 9. HD. 14.7.2008 gün 2007/24490 E, 2008/20203 K.).

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır.

Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanunun 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir.

Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz.

Yine, işçinin 1475 sayılı yasanın 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır.

Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.

İhbar tazminatının miktarı olarak Kanunda belirlenmiştir. Buna göre ihbar tazminatı, yasadan doğan götürü tazminat olarak nitelendirilebilir.

Bu niteliği itibarıyla B.K. 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

İşçiye bildirim süresi içinde yeni iş arama izninin kullandırılmamış olması, tanınan ihbar önelinin geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz(Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün 2008/11880 E, 2009/32502 K)

İhbar tazminatının hesabında Kanunun 32. maddesinde yazılı olan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler de dikkate alınır. Ücret dışında kalan parasal hakların bir yılda yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir günlük ücrete eklenmesi gereken tutar belirlenir.

Somut olayda davacı işçi 29.8.2008 tarihli dilekçesi ile iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle haklı olarak feshetmiştir. İşçinin haklı nedene dayanan fesihlerinde ihbar tazminatına hak kazanılması mümkün değildir. Mahkemece isteğin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekil de talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

(Kaynak: Alitezel.com | 21.05.2012)

GÜNDEM