BASINDAN YAZILAR
Kurumlarda Zarar Mahsubu / Veysi Seviğ - MuhasebeTR

Kurumlarda Zarar Mahsubu / Veysi Seviğ

  Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin başlığı “Zarar mahsubu”dur. Madde içeriğinde belirlendiği üzere “Kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek şartıyla aşağıdaki zararlar indirim konusu yapılır.”
*5 yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yıl beyannamelerinde yer alan zararlar;
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 20’nci maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde devralınan kurumların devir tarihi itibariyle özsermaye tutarını geçmeyen zararları ile aynı kanun maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gerçekleştirilen tam bölünme işlemi sonucu bölünen kurumdaki özsermayenin devralınan tutarını geçmeyen ve devralınan kıymetle orantılı zararların indirilmesinde aşağıdaki şartlar ayrıca aranmaktadır. 
- Son 5 yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması,
- Devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az 5 yıl süreyle devam edilmesi.
Yukarıdaki koşulların ihlali halinde, zarar mahsupları nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler için vergi zıyaı doğmuş sayılır. 
* Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç olmak üzere, 5 yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararlar:
- Faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının zarar dahil her yıl zararın doğduğu ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlar tarafından rapora bağlanması,
- Bu raporların aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde indirim konusu yapılabilmektedir.
Konuya ilişkin olarak denetim kuruluşları tarafından hazırlanacak raporun ekinde yer alan vergi beyanlarının, bilanço ve gelir tablosunun, zararın doğduğu ülkedeki yetkili makamlarca onaylanması zorunludur. Bu bağlamda da faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. 
Türkiye’de indirim konusu yapılan yurt dışı zararın ilgili ülkede de mahsup edilmesi veya gider olarak yazılması halinde Türkiye’de beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutar olacak. 
Yurt içi zararların dönem kazancından indirimi aşamasında aşağıdaki ilkelere dikkat edilmesi gerekmektedir. 
*  Zarar mahsubu kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde yapılacak. 
*  2011 yılına ilişkin olarak yapılacak beyanlarda 2006 yılı ve sonrası kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde yer alan kurum zararlarının mahsubu söz konusu olabilecek.
* Kurum kazancından mahsup edilen zararlar ile ertesi yıllara devreden zararların hangi dönemle ilgili olduğu ayrı ayrı belirtilecek.
*Vergi terkinine yol açan afetler nedeniyle kurumun tahakkuk etmiş vergi borçlarının terkini, afetin doğduğu zararın ayrıca indirimini önlemez. 
Diğer yandan kurumların yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararı, Türkiye’de beyan ettikleri kazançlarından mahsup edebilmeleri için yurt dışı faaliyet sonuçlarını, her yıl kanıtlamaları gerekmektedir. Bir başka anlatımla, kurumların yurt dışı zararlarının mahsubu, son 5 yıla ilişkin denetim raporlarının ilgili vergi dairesine ibraz edilmiş olması koşuluyla mümkün bulunmaktadır.
Mükelleflerin söz konusu raporları ilgili dönemlerde vergi dairesine ibraz etmemiş olmakla birlikte bu raporların zararın mahsup edileceği ilgili dönemde ibraz edilmesi zarar mahsubu için yeterli olmaktır. 
Faaliyette bulunulan yabancı ülkede doğan vergi matrahını, son 5 yıllık dönemin herhangi bir yılı için Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslara göre kanıtlayamayan mükelleflerin yurt dışı zararlarının Türkiye’de beyan edilen kazançtan mahsubu mümkün değildir. 
Türkiye’de mahsup edilen yurt dışı zararın, yabancı ülkede elde edilen kazançlardan mahsup edilmesi veya gider olarak yazılması halinde Türkiye’deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider olarak yazılmadan önceki tutar olacak. Çünkü yurt dışı zarar oluştuğu dönemde Türkiye’de zarar olarak mahsup edilmiştir. Bu nedenle Türkiye’deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazancın, indirim ve mahsuptan sonraki tutar olarak dikkate alınması mükerrer zarar mahsubu anlamı taşıyacak.

(Kaynak: İto Gazetesi | 09.04.2012)

GÜNDEM