BASINDAN YAZILAR
Vergi Hukukunda Aciz Hali / Veysi Seviğ - MuhasebeTR

Vergi Hukukunda Aciz Hali / Veysi Seviğ

  Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 75’inci maddesi gereği olarak “Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz (olabilir) malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı takdirde borçlu aciz halinde” sayılmaktadır. 
Aciz halinin belirlenmesi aşamasında iki ayrı özellik vardır. Buna göre borçlu hakkında yapılan takip sonucunda;
* Borçlunun haczi caiz malının bulunup bulunmadığının,
* Veya borçluya ait varlığı belirlenen malların satış bedelinin borcun tamamını karşılayacak değerde olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Eğer borçluya ait haczi yapılabilecek herhangi bir mal yoksa veya borçlunun tespit edilen varlıklarının satış bedeli mevcut borcu karşılamıyorsa, bu takdirde borçlunun aciz halinde olduğu kabul edilecek.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 77’nci maddesi gereği olarak menkul malların haczinde “Her tür menkul mallar cins ve nevileri, vasıfları (nitelikleri), alametleri (özellikleri) sayı ve miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz zaptında (tutanağında) tespit” edilmektedir. Bu bağlamda da;
* Menkul mallara haczi yapan memur tarafından değer biçilmekte, borçlunun başvurusu üzerine veya tahsil dairesince gerek görüldüğü takdirde de bilirkişiye değer biçtirilebilmektedir. (AATUHK. Md:81)
* Gayrimenkullerde ise satıştan önce bilirkişinin görüşü alınmak suretiyle değer biçilmekte olup, satışa başlangıç bu değer üzerinden olmaktadır. (AATUHK. Md:81)
Mevcut kanuni düzenleme gereği olarak satıştan elde edilecek bedelin amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlarla, takip giderlerini geçmeyeceği hususu kesin olarak biliniyorsa, malın satışını tahsil dairesi erteleme yetkisine sahiptir. (AATUHK. Md:74)
Aciz halinin tespitinde borçlunun davranış ve beyanları önem arz etmektedir. Çünkü borçlunun mal bildirimini gerçeğe aykırı şekilde yapması, yaşayış tarzı, mal bildirimine uygun olmayanların bu durumlarının tespiti halinde kendilerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası uygulanabilmektedir. (AATUHK. Md:111)
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 76’ncı maddesinde hükme bağlandığı üzere “Aciz halindeki borçlu hakkında teminat ve faiz aranmadan” aynı kanunun 48’inci maddesi uyarınca “tecil” işlemi yapılarak mevcut borç taksitlendirilebilmektedir.
Aciz halinin kabul edilmesi ile birlikte borçlunun teminat ve faiz aranmadan borcunu ödeyebilme olanağı vardır. Bu durumda alacaklı kamu idaresi (vergi dairesi) borcunu taksitler halinde tahsil edebilmekte, borçlu da borcundan kurtulmuş olmaktadır.
Aciz halinin kabul edilmemesi halinde ise ödeme güçlüğü içerisinde bulunan vergi borçlusunun mevcut borcu gecikme zammı uygulaması nedeniyle zaman içerisinde artacak, belki de borçlu açısından söz konusu borcun ödenmesi imkansız hale gelebilecek.
Aciz halinin tespitinde düzenlenmesi öngörülen “Aciz Fişi” basılı kağıt haline getirilmiştir. Aciz fişleri vergi dairelerinin tahsilat servislerinde bir örnek olarak düzenlenerek, borçlunun tahsilat dosyasında muhafaza edilmektedir. Aciz halindeki borçlunun mali durumu, zamanaşımı süresi içerisinde devamlı izlenmektedir.
Aciz halindeki borçlu; mali durumunda ortaya çıkan iyileşmeyi 15 gün içerisinde tahsil dairesine bildirmekle yükümlüdür. Bir başka anlatımla “Mal bildiriminde malı olmadığını gösteren yahut borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları edinme ve artma tarihinden başlayarak 15 gün içinde tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.” (AATUHK. Md:61)
Aksi takdirde “zamanında bildirimde bulunmamak suretiyle mevcut alacağın tahsilini engellemiş veya zorlaştırmış olanlar bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.” (AATUHK. Md.112)
İcra ve İflas Kanunu’nun 251’inci maddesi uyarınca verilen aciz vesikası ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 75. maddesi gereği yapılan tespit sonucunda düzenlenen aciz vesikası birbirinden farklıdır. Bu nedenle kamu borçlusunun aciz halinde olduğuna ilişkin tespitin, İcra İflas Kanunu hükümlerine göre icra daireleri tarafından düzenlenen borç ödemeden aciz vesikası (belgesi) ile değil, Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca yapılan takibat neticesinde düzenlenecek aciz fişi ile yapılması gerekmektedir. (Tahsilat Genel Tebliğ Seri:A, Sıra No:1, İkinci kısım, Birinci bölüm XII Aciz Hali ve Aczin Neticeleri)

(Kaynak: İto Gazetesi | 05.03.2012)

GÜNDEM