BASINDAN YAZILAR
Zorunlu GSS SGK'nın Kız Çocuklarına Bakışını Esnetti - Doğum Borçlanmasına Bedel Dönemine Göre Belirlenmeli / Şevket Tezel - MuhasebeTR

Zorunlu GSS SGK'nın Kız Çocuklarına Bakışını Esnetti - Doğum Borçlanmasına Bedel Dönemine Göre Belirlenmeli / Şevket Tezel

Zorunlu Genel Sağlık Sigortasının ve kız çocuklarının Bakmakla yükümlü kişi olma bakımından 5510 sayılı Kanunla kaybettiği genel sağlık sigortası haklarının kamuoyunda meydana getirdiği rahatsızlık, bu kayıpların kazanılmış hakların korunumu bağlamında SGK'nın yorumunu esnetti. Öyle ki 01.10.2008 tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş ve 5510 sayılı Kanunda olmayan bir hakkı kullanmaya başlamış kız çocukları değil, bu hakkı o tarihte kullanmaya başlamamış 01.10.1990-30.09.2008 tarihleri arasında doğan ve 01.10.2008'den önce Bakmakla yükümlü olunan kişi olarak tescil edilmiş bulunan kız çocukları da aynı kefeye konularak 5510 sayılı Kanunun kız çocuklarının sağlık yardımı haklarında meydana getirdiği gerileme 18 yıl daha ötelenerek hak kaybı zamana yayılmış oldu.

SGK açıklamasında 01/10/2008 öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık yardımlarından faydalanan kız çocukları 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren de sağlık yardımlarından, daha önce olduğu gibi sigortalı veya evli olmadığı sürece yaş şartı aranmaksızın faydalandırılacaktır diyor.

Yani sözün kısası SGK 01.10.2008 tarihinde 18 yaşını doldurup da Bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında sağlık yardımından yararlanmaya devam edenlerin dışında 01.10.2008 tarihinde 18 yaşını doldurmamış ve Bakmakla yükümlü olunan kişi konumundaki kızları da bekâr ve işsiz oldukları sürece kaç yaşında olurlarsa olsunlar sigortalı veya emekli ebeveynlerinden dolayı sağlık yardımı almaya müstehak Bakmakla yükümlü olunan kişi olarak kabul edeceğini ilan etmiş oldu. SGK'nın evrenselden geleneksele doğru yönlenen bu esnemesi, elbette ki zorunlu genel sağlık sigortasının meydana getirdiği tansiyonu bir ölçüde dindirmiş, gazını almış olacak.

SGK'nın bu farklı yorum ve uygulaması Ekim 2008 ayından daha önce memur veya 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel olan kamu çalışanlarının bu tarihte 25 yaşına kadar olan erkek çocuklarını da etkileyecek. Zira bu çocuklar 657 sayılı Kanundan kaynaklanan eski hakları kapsamında (bekâr ve işsiz olmaları şartıyla) öğrenim durumuna bakılmaksızın 25 yaşına kadar sağlık yardımlarından bakmakla yükümlü kişi olarak yararlanma haklarını sürdürme hakkına sahip sayılacaklar. Kamu personelinin GSS'ye devredildiği 15.01.2010 tarihinden sonraki durum değişikliğinden sonra ise erkek çocuklar öğrenim durumuna göre yaş sınırları 18, 20 veya 25 olarak değişen 5510 sayılı Kanun kapsamına tabi tutulmaya başlanacaklar.


Soru: 09.09.1975 tarihinde doğdum. 01.10.1992 tarihinde stajyerlik başlangıç sigortam var, 1995 yılından itibaren ise özel sektörde çalıştım ve halen 6 bin 128 günlük primim var. Yüzde 45 özürlü olarak 01.12.1997 tarihinden beri bilfiil kamuda işçi statüsünde çalışıyorum. Ve sakatlık vergi indiriminden de yararlanıyorum. Ben özürlü olarak emekli olabilir miyim? Nurettin YÜKSEL

Cevap: Sigortalılığa 06.08.1994-05.08.1997 tarihleri arasında başlayan ve yüzde 45 sakatlık vergi indiriminden yararlanan bir sigortalı olarak özürlü statüsünde yaş şartından muaf olarak emekli olabilirsiniz. En az 3 bin 920 gününüz bulunduğu ve 17 yıllık sigortalılık süresini de tamamladığınız için emekli olabilirsiniz.


Soru: Eşim için yapacağımız doğum borçlanması 1992 yılına ait ve eşimin 1990-2000 arasındaki dönemde başka prim süresi bulunmuyor. Bu doğum borçlanması için en düşük seviyede prim yatırmak yeterli midir? Yoksa biraz olsun yüksekten ödememiz emekli maaşına etki eder mi? Ne tavsiye edersiniz? Caner TONAK

Cevap: 1990-2000 yılları arasında sigortalılıklarını sürdürenler için 1990 yılından önceki bir süre için yapılacak doğum borçlanmasında 8 TLde 50 TL de aynı etkiyi yapacağından bu dönem için fazla prim yatıran boşa yatırmış olur. Evet, 1990-2000 arasındaki bir süre için borçlanmada seçilecek primin bağlanacak emekli aylığına olumlu etkisini somutlaştırmak için bu dönemdeki diğer primli sürelerin gün ve kazanç miktarıyla birlikte değerlendirmek gerekir. Eşinizin sigortalılık durumuna göre 1990-2000 arasındaki boşluk durumuna göre bu süreye ilişkin yapacağı doğum borçlanmasını da asgariden yapmak yerinde olacaktır.

(Kaynak: Sözcü Gazetesi | 06.02.2012)

GÜNDEM