BASINDAN YAZILAR
Otomobil Meraklılarına Vergi Sürprizi / Yahya Arıkan - MuhasebeTR

Otomobil Meraklılarına Vergi Sürprizi / Yahya Arıkan

 

Otomobile meraklısınız. Aynı otomobili uzun süre kullanmak yerine, değişik otomobilleri kullanmayı tercih ediyorsunuz ve bu nedenle de sık otomobil değiştiriyorsunuz. Dikkat edin vergi mükellefi olmanızı isteyebilirler…Geçtiğimiz günlerde bu konuda bir okurumdan mesaj aldım.

Okurum, bir mobilya atölyesinde sigortalı olarak çalıştığını, otomobile meraklı olduğunu ve 2011 yılında birden fazla araç değiştirdiğini belirtmiş. 

Okuruma, vergi idaresinden bir yazı gelmiş, yazıda özetle otomobil ticareti ile uğraşıldığı bu nedenle beyanname verilip mükellefiyet açtırılması gerektiği, aksi halde cezalı vergi uygulaması yapılacağı belirtiliyormuş. Evet, noterler, düzenli olarak vergi idaresine bilgi veriyorlar. Bu kapsamda otomobil alım – satım işlemleri de bildiriliyor. Vergi idaresi de bu bilgilerden hareketle vergi mükelleflerini tespit etmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz yıl araç alım – satım işlemlerinin masrafları azaldı. İkinci el otomobil ticareti ile uğraşan mükellefler, yani oto galeriler, bu masrafların yüksek olduğu dönemlerde araçları kendi adlarına tescil ettirmeden, satıcıdan alıcıya tescilini sağlıyorlar ve komisyon geliri elde ediyorlardı. Ancak, masrafların azalması üzerine, satışa konu ikinci el otomobilleri, kendi adlarına ya da işyerlerinde çalışanlar adına tescil ettirip alıcıya satıştan sonra alıcı adına tescilini yaptırdılar. Vergi idaresi de temelde bunları tespit etmeye çalışıyor, yani ticari amaçla yapılan araç satışlarını tespit edip vergi kayıp ve kaçağını önlemeye çalışıyor. Ancak, bu arada kurunun yanında yaşın da yanması ihtimali doğuyor. Yani gerçek otomobil meraklıları, sanki oto galerileri gibi değerlendirilip vergi mükellefi yapılmaya çalışılıyor.

Bu noktada gelin kısaca otomobil satışından elde edilen kazançların vergilendirilmesinden bahsedelim. Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, gerçek kişilerin elde ettikleri gelirlerin vergiye tabi tutulabilmesi için öncelikle bu Kanun’da sayılan 7 gelir unsurundan birinin kapsamına girmesi gerekir. 

Bir gerçek kişinin 30.000.-TL.’ye satın aldığı bir otomobili 35.000.-TL.’te satmasından elde edeceği 5.000.-TL. kazanç, herhangi bir gelir unsurunun kapsamına girmez. Yani, ticari kazanç değildir, zirai kazanç değildir, ücret değildir, serbest meslek kazancı değildir, gayrimenkul sermaye iradı değildir, menkul sermaye iradı değildir ve diğer kazanç ve irat da değildir. Ancak, yapılan işlemde sermaye, devamlılık ve organizasyon unsurları varsa, bu işlemden elde edilen kazanç, vergi idaresi tarafından, ticari kazanç olarak değerlendirilir. Buradaki kritik kavram “devamlılık” kavramıdır. Bu kavramla ilgili, vergi idaresinin iki kabulü var. “Yılda devamlılık” veya “olayda devamlılık”. Yani bir işlem, birbirini takip eden yıllarda yapılıyor ya da bir yıl içinde birden fazla yapılıyorsa, “devamlılık” unsurunun gerçekleştiği ve işlemden elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bu çerçevede, otomobil alıp satma işlemini bir yıl içinde birden fazla yapan şahısların elde ettikleri kazançların da ticari kazanç olduğu iddia ediliyor. Bir işleme ticari kazanç demek, hem gelir vergisini doğuruyor, hem de katma değer vergisini gündeme getiriyor. Otomobil ticareti ile herhangi bir ilgisi bulunmayan, sadece merak, ilgi ve tercihleri nedeniyle sık otomobil değiştiren, bu arada da alım – satım arasındaki pozitif fark nedeniyle kazanç elde eden şahısları, oto galerileri gibi değerlendirip hem gelir vergisi hem de katma değer vergisi mükellefi yapmak doğru görülmüyor. 

 

(Kaynak: yahyaarikan.com | 19.01.2012)

GÜNDEM