BASINDAN YAZILAR
2012'de Türkiye ekonomisine yönelik beklentiler/ Osman Arıoğlu - MuhasebeTR

2012'de Türkiye ekonomisine yönelik beklentiler/ Osman Arıoğlu

 Türkiye ekonomisinde özellikle aralık ayında açıklanan veriler büyük ölçüde olumlu bir dönüşüme girildiğini gösteriyordu.

Ama elbette bunun maliyeti olarak döviz kuru ve dolayısıyla enflasyon önemli ölçüde hedeften uzaklaşmıştı. 
Verileri hatırlayacak olursak: 
· İlk dokuz ayda yüzde 9,6 ile büyümede dünya birinciliği, 
· Ekim ayı cari açığında 4,15 milyar dolar ile son ayların en düşük değeri, 
· Yüzde 8,8 gerileyen işsizlik verisi, 
· Kasım ayını da fazla ile kapayan bütçe gerçekleşmesi, 
· Nominal bazda bir önceki aya göre 1,4 puan azalış gösteren imalat sanayi kapasite kullanım oranı, mevsimsel etkilerden arındırıldığında yüzde 76,6'ya ulaşmakta ve bir önceki aya göre 1 puanlık bir artış göstermiştir. 
Türkiye ekonomisi bu veriler ışığında 2011 yılını yüzde 8,5 civarında bir büyüme ve 75 milyar dolar civarında bir cari açık, yüzde 10'un biraz üzerinde bir enflasyon oranı ile kapatacak gibi görünüyor. 

2012 büyüme seyri 
Hal böyle olunca da 2012 yılının ilk çeyreğinde ekonomideki kontrollü yavaşlama süreci devam edecek gibi görünüyor. Bunda kredi faiz oranlarındaki yükseliş trendinin özellikle tüketici kredilerinde genel olarak da piyasada biraz daha daralma yaratmaya dönük uygulanacak olması beklentisinin payı büyük olacaktır. Bir başka deyimle 2012 yılının ilk çeyreği 2011'in tam aksine giderek yavaşlayan bir büyüme dönemi olarak geçecek gibi görülüyor. Yılın ikinci çeyreğinden itibaren ise dünya ekonomisi ve özellikle de AB bölgesinde yavaş yavaş dipten dönüşün başladığı aylar olacağından içeriye yansımasının da görülmeye başlanacağı aylar olacak. Tabii bu arada Fransa'nın ne demokrasi ne de ekonomi ile uyumlu olan"soykırım olmamıştır" diyene cezai yaptırımı da içeren düzenlemeyi senatosundan geçirmeyerek kadük hale gelmesini sağlayacağını aklıselimin bir gereği olarak bekliyoruz. Bunun sonucunda Fransa ile ilişkilerin daha normal hale geleceği varsayımı da yatıyor. 
Yılın ikinci yarısından itibaren özellikle de 8-9'uncu aylardan itibaren sıcak para girişinde bir yoğunluk başlayacağını ve kurlardaki geri çekilmenin daha bariz hale geleceğini görebiliriz. Yılın ikinci yarısında dünya piyasalarındaki canlanma emareleriyle iç piyasayada özellikle ithalatı ve cari açığı tekrar zorlayan bir eğilim bekleyebiliriz. Ancak Merkez Bankası esnek kur ve faiz politikası uygulamasını bu defa da aksi yönde kullanmak suretiyle bu etkinin daha hafif olmasını sağlayabilecektir. Zaten tasarruf açığı nedeniyle yabancı kaynağa olan ihtiyaç bu dönemde fazlasıyla karşılanmış olacaktır. 
Bu dönemde en önemli konu yatırım teşvik politikası ile Türkiye'nin özellikle ara malı üretiminde belli bir mesafe sağlaması olacak. Bu ithalata karşı önemli bir alternatif oluşturabilir. Bu anlamda Bakanlar Kurulu Kararı ile Teşvik Belgeli makine teçhizatın ve kararnamede gümrük tarife istatistik pozisyonu belirtilen makinelerin finansal kiralama yoluyla alımda KDV oranının yüzde 1'e düşürülmesinin olumlu etki göstereceğini bekliyoruz. 

Enflasyon ve cari açık 
Enflasyonun 2011 yılını en üst düzeyde kapanmasının ardından Merkez Bankası 2012 yılında hedefe yönelik daha kararlılık içerisinde olacak gibi görünüyor. Bunu Başkan Erdem Başçı'nın basına yaptığı açıklamadan net olarak görebiliyoruz. Kurdaki gidişat yine de yıllık enflasyonun ne derece hedefin üzerinde olacağını gösterecektir. 
Sonuç olarak yıl sonunda büyümede hedefin tutturulması veya aşılması buna karşılık kur ve enflasyonda biraz hedefin aşılabileceğini, cari açığın yine beklentiler çerçevesinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz.

(Bugün Gazetesi | 30.12.2011)

GÜNDEM