BASINDAN YAZILAR
Devletten alacaklılara faiz / İsmail Kökbulut - MuhasebeTR

Devletten alacaklılara faiz / İsmail Kökbulut

Yazımızın başlığı kafanızı karıştırabilir. Devletten nasıl alacaklı olunur.

Fazladan ödenen bir verginin, yargı kararı ile veya hatalı ödendiği anlaşıldığı zaman ilgilisine geri iade söz konusu olabilir. Bu durumda fazla ve yersiz ödenen verginin birkaç yıl sonra ilgilisine iadesinde faiz ödenmesi gerekir.
Bu temel görüş kanunda yer almasına rağmen uygulamaya pek yansımamakta.

Vatandaş nasıl devletten alacaklı olabilir

Uygulamada bazı durumlarda ödenmiş bulunan verginin, kanun emri ya da mahkeme kararı gereği, devlet tarafından ilgilisine iadesi gerekebilir. Vergi incelemesi sonucu tahsil edilen verginin yargı kararı sonucu mükellefin haklı çıkması halinde iadesi gerekir.

Bazen mükellefler verginin konusuna girip girmediği konusunda netlik bulunmayan hususlarda, ihtirazi (çekinceli) kayıtla beyanname verip vergisini ödemekte, daha sonra mahkeme kararıyla ödemiş olduğu verginin kendisine iadesini sağlayabilmekte.

Vatandaşın alacağına nasıl ödeniyordu

Devlet alacağına faiz isterken fazla aldığı verginin iadesinde de faiz hesaplaması gerekiyor. Kanunda iade için faiz ödenmesi öngörülmüş ise de uygulama da bunun işlemediği görülüyor.

İade yapılırken, bununla ilgili faiz verginin fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği tarihten (örneğin iki ya da üç yıl öncesinden) başlatılmıyor. Mükellefe; Gerekli bilgi ve belgeleri tamamlayıp getir. İnceleyelim, hepsi tamamsa üç ay bekle. Üç ay içinde ödeme yapılmazsa, dördüncü aydan itibaren faiz işleteceğiz deniliyor. Bu şekilde yakın zamana kadar Maliye Bakanlığı iadelere faiz ödemiyordu.

Zira 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesi, devletin vergi alacaklarının geciken kısmı için vade tarihinden itibaren gecikme faizi (veya zammı) oranında faiz uygulanırken; vatandaştan haksız tahsil edilen vergilerin iadesinde ise aşağıdaki Kanun maddesini uyguluyordu.

"Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120. madde hükümlerine göre ret ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir."
Fazladan yapılan ödeme tarihi ile fazla ödemeye ilişkin belge ve bilgilerin tamamlanmasını takip eden üç ayın bitim tarihi arasındaki zaman dilimi için devlet faiz ödemiyordu. Bu süre mahkeme kararlarında iki veya üç yıl olabilir. Bu kadar uzun süre mükellefin zararı nasıl telafi edilecek!

Peki ne değişti

Hal böyle olunca Aydın Bölge İdare Mahkemesi söz konusu kanun hükmünün iptali için 2008 yılında Anayasa Mahkemesi'ne gitti.

Anayasa Mahkemesi de 14 Mayıs 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile vatandaşa, alacağının faiziyle birlikte iadesinin önündeki engel olan Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasını, Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

Şimdi ne olacak

Anayasa Mahkemesi'nin devletten olan vergi alacaklarına sınırlayıcı faiz ödenmesinin önündeki engeli kaldırmasının ardından; hangi alacaklara, hangi şartlarda, ne oranda faiz ödeneceğine ilişkin bir yasal düzenlemenin yakın zamanda çıkarılması kuvvetle muhtemel.

Ancak mevcut durumda da Anayasa Mahkemesi'nin kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ile birlikte devletten olan vergi alacağına faiz ödenmesinin önünde bir engel kalmadığından, yargı organları devletin de artık faiz ödemesi gerektiği yolunda karar vermeye başladılar bile.

Danıştay 4. Dairesi, ihtirazi kayıtla beyan edilen verginin yargı kararıyla iade edilmesinde, Maliye Bakanlığı tarafından faiz ödenmesi gerektiği doğrultusunda karar verdi. (06.10.2011 tarih ve K:2011/6892 sayılı karar)
Gerek Anayasa Mahkemesi'nin gerekse Danıştay'ın vermiş olduğu kararlar, mükellef haklarının garantisi niteliğinde.

Bu anlamda uzun süredir devam eden bir yanlışlığın geç de olsa ortadan kalkması son derece sevindirici ve umut verici. 

(Bugün Gazetesi | 26.12.2011)

GÜNDEM