BASINDAN YAZILAR
Son KDV açıklamaları / Recep Bıyık - MuhasebeTR

Son KDV açıklamaları / Recep Bıyık

Mevzuatın toplanması çalışmaları

Ekonomik ve sosyal değişime paralel olarak, çok sayıdaki vergi düzenlemeleri, vergi sistematiğini bozmakta, mevzuatın dağılmasına, izlenebilir olmaktan uzaklaşmasına yol açmaktadır.

Bu olumsuz durumun önlenmesi için bir süre önce Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yeniden yazılıp yasalaşmasıyla başlayan gelişmeler, başta Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu olmak üzere diğer vergi kanunlarının yeniden yazılması çalışmalarıyla devam etmektedir.

Bir başka çalışma, ikincil mevzuatın yenilenmesiyle ilgilidir. Bu kapsamda her bir kanuna ilişkin genel tebliğler tek tebliğde toplanmaya çalışılmaktadır. 6183 sayılı Kanunla ilgili tebliğler tek tebliğde toplanmış, KDV tebliğlerinin konularına göre farklılaştırılarak birkaç tebliğde toplanması çalışmaları da bildiğimiz kadarıyla belli bir aşamaya gelmiştir.

Benzer bir çalışma sirküler konusunda da yapılmaktadır. Çalışmanın ilk ürünü 2003, yılından bugüne kadar yayımlanan 59 sirkülerin tek sirkülerde toplanmasıyla ortaya çıkmıştır.

Yeni yayımlanan 60 sayılı KDV sirküleriyle, daha önce yayımlanan 59 sirküler yürürlükten kaldırılmış, söz konusu sirkülerlerde yer alan açıklamalar tek sirkülerde toplanmıştır.

60 sayılı sirkülerin içeriği

60 sayılı KDV sirkülerinde esas olarak kaldırılan sirkülerlerde yer alan açıklamalar, ifadeleri değiştirilerek veya olduğu gibi korunarak yer almıştır.

Bunun yanında sirkülerde, yeni bazı konulara ilişkin önemli açıklamalara da yer verilmiştir.

Sirküler orta büyüklükteki bir kitap boyutundadır. Bu büyüklükteki bir dokümanda yer alan yeni açıklamaların bilgi yoğunluğu içinde kaybolup gitmemesi için, aşağıda sirkülerin önemli görülen bir kısmı özetlenecektir. Bu konulardan bazılarıyla ilgili görüşlerimiz ise izleyen makalelerde ayrıntılı olarak açıklanacaktır.

Sirkülerde yer alan önemli açıklamalar

60 sayılı KDV sirkülerinde yer alan önemli bazı açıklamalar aşağıda özetlenmiştir:

- Türkiye'de yerleşik bir mükellefin, yine Türkiye'de yerleşik bir başka mükellefe yurt dışında verdiği hizmetin verginin konusuna girmediği, doktor ve avukat örneği üzerinden açıklanmıştır. Bu açıklama, Türkiye'de katma değer vergisi yüklenildiği ancak hizmetin yurt dışında verildiği durumlarda, işlem hizmet ihracı sayılmadığı için yüklenilen KDV'nin iadesini ortadan kaldırması açısından önemlidir.

- Türkiye'deki bir firmanın yurt dışından ithal edeceği mallara ilişkin olarak yurt dışındaki firmalardan yurtdışında aldığı kalite kontrol ve benzeri hizmetler, hizmetten Türkiye'de yararlanıldığından, KDV'ye tabidir.

- İşin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmez.

- Gelir vergisi açısından gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlansa dahi, bir işletme veya müessesenin belirli bir bedel ve süre dahilinde başkasının kullanımına bırakılması şeklindeki işletme hakkının kiralanması işlemleri KDV'ye tabidir. Bu çerçevede örneğin; kamu kurum ve kuruluşlarınca verilen işletme hakkı devirleri KDV'ye tabi olacaktır.

- Hasılat paylaşımı ve gelir paylaşımı gibi yöntemlerle yapılan inşaat işlerinde, bağımsız birimlerin üçüncü şahıslara satışında, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte sadece müteahhit tarafından üçüncü şahıslara fatura düzenlenir ve faturada gösterilen toplam bedel üzerinden bağımsız birimin niteliğine göre %1 veya %18 oranında KDV hesaplanır.

- Yurt dışındaki müşteriler için ifa edilen hizmetler, hizmetin ifa edildiği dönemde, bedelin döviz olarak Türkiye'ye gelmesi beklenilmeden ihracat istisnası kapsamında beyan edilir. Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan vergilerin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez.

- Finansal kiralama şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilecek yatırımlarda; finansal kiralama şirketi ile yatırımcı arasında yapılan sözleşmede belirtilen sürenin sonunda, makine-teçhizatın yatırımcının mülkiyetine geçmemesi veya yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, finansal kiralama şirketine yapılan teslim sırasında alınmayan vergi yatırımcıdan vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir.

- Serbest bölge içinde gerçekleşen hizmet ifaları KDV'den istisnadır. Hizmeti ifa edenin serbest bölgede faaliyette bulunma ruhsatının olup olmamasının istisna uygulanmasına etkisi yoktur.

- Teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, KDV Kanunu'nun geçici 20. maddesinde sayılanlar dışındaki teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez. Dolayısıyla; oyun programları, network uygulamaları gibi yazılımlar istisna kapsamında değildir. Bu yazılımların istisna kapsamında sayılmamasının gerekçesi sirkülerde yer almamaktadır. Açıklamada yer alan "gibi" ifadesinin hangi yazılımları nitelediği de anlaşılamamaktadır.

- Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan bir firmanın, bölgede ürettiği yazılım programı satışı ile bu yazılıma yönelik güncelleme işi KDV'den istisnadır. Güncelleme dışında bu yazılımla ilgili verilen bakım, destek hizmetleri istisna kapsamında yer almaz.

- İmalatçılardan ihraç kayıtlı olarak satın alınan malları ihraç edenlerin yüklendiği KDV için iade talebinde bulunabileceği KDV tutarı, ihracat bedeline genel vergi oranı uygulanması sonucu hesaplanan tutar ile ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV arasındaki farkı aşamaz. Bu çerçevede, ihracatçıya yapılacak azami iade tutarı, ihracat bedeline genel vergi oranı uygulanarak hesaplanır.

- Geçmiş vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bir düzeltme beyannamesi verilmesi halinde, en son KDV beyannamesi de dâhil olmak üzere aradaki tüm KDV beyanlarının buna göre düzeltilmesi gerekir. Ancak, düzeltme beyannamesinin verildiği dönemden en son vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesine kadar, bu düzeltme neticesinde aradaki vergilendirme dönemlerinde ödenecek bir vergi çıkmaması kaydıyla, her bir dönem için ayrı ayrı düzeltme beyannamesi verilmesine gerek yoktur. Bu tür durumlarda düzeltmenin yapıldığı vergilendirme dönemi ile en son vergilendirme dönemine ilişkin, düzeltme beyannamesi verilmesi yeterlidir.

- Finansal kiralamaya konu olup sözleşme süresi sonunda mülkiyeti kiracı şirkete geçen taşınmazların kiracı şirket tarafından satışında, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/4-r maddesindeki "Kurumların aktifinde iki tam yıl süreyle bulunma" koşulunun gerçekleşmesinde, taşınmazın kiracı şirket tarafından iktisap edildiği tarih esas alınır.

Değerlendirme

Takdire değer bir mükellef hizmeti olan ikincil mevzuatın toparlanması ve daha sistematik hale getirilmesi çalışmaları, önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır. Bu çalışmalar kapsamında yayımlanan dokümanlarda yer alan birçok görüş ve yoruma katılmamamız, bu çalışmaların değerini azaltmamaktadır.

Yapılan açıklamaların, vergi hukukçularının ve uygulamacıların görüş ve değerlendirmeleri ile yargı kararları çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi her zaman mümkündür.

Beklentimiz bu tür çalışmaların hızlandırılarak devam ettirilmesi, 60 sayılı KDV sirkülerinde olduğu gibi ilgililerin görüşlerinin alınması ve bu görüşlere olabildiğince değer verilmesidir.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 17.09.2011)

GÜNDEM