BASINDAN YAZILAR
Yıllık gelir vergisi beyan zamanı / Akif AKARCA - Dr.Mehmet ŞAFAK - MuhasebeTR

Yıllık gelir vergisi beyan zamanı / Akif AKARCA - Dr.Mehmet ŞAFAK

Gelir Vergisi Kanunu'nda sayılan gelir unsurlarından bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratlar, aksine hüküm olmadıkça mükellefler tarafından yıllık beyanname ile beyan edilir. Beyan edilmesi gereken gelirlerin yılık beyannamede toplanarak beyan edilmesi zorunludur.

Ticari faaliyette bulunan mükellefler kazanç elde etmemiş olsalar bile yıllık beyanname vermek zorundadırlar. Beyannameye eklenmesi zorunlu olan başka gelir unsurlarının da bulunması halinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 85 ve 86'ncı maddelerinde belirtilen esaslara veya söz konusu gelirlerin beyanına ilişkin özel hükümlere göre işlem yapılması gerekir.

Gelir Vergisi Kanunu'nun 85 ve 86'ncı maddelerinde tam ve dar mükellefiyet esasında hangi gelirlerin hangi koşullarda beyan edileceği veya edilmeyeceği hükümlerine yer verilmiştir

Yıllık beyannamenin verilmesi

01 Ocak- 31 Aralık 2010 döneminde elde edilen beyana tabi kazanç ve iradların Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ile 2011 yılının Mart ayının yirmi beşinci günü akşamına kadar (01 Mart - 25 Mart) beyan edilmesi gerekmektedir.

Gelir unsurlarından birinden, bir kaçından veya tamamından bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratlardan beyan edileceklerin yıllık beyannamede toplanarak beyan edilmesi gerekmektedir.

Ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerine hiçbir hadle sınırlı olmaksızın Yıllık Gelir Vergisi, Geçici Vergi, Katma Değer Vergisi ve muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.Geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükellefler de vergi dairesinden alacakları kod, parola ve şifre ile elektronik ortamda beyanname verebilirler.

Buna göre ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen Gelir Vergisi mükellefleri;

- 2010 yılına ilişkin olup, 01 - 25 Mart 2011 tarihleri arasında verebilecekleri Yıllık Gelir Vergisi beyannamesini, elektronik ortamda göndereceklerdir.

- Takvim yılı içinde ölüm halinde ölenin takvim yılı başından ölüm tarihine kadar olan döneme ait geliri, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde, varislerce yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ile beyan edilir.

- Takvim yılı içinde memleketi terk edenler, memleketi terkten önceki 15 gün içinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyanda bulunurlar.

Beyanname verme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, resmi tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatine kadar beyanname verilebilmektedir.

Beyannameye eklenecek bildirim ve belgeler

Sadece ticari kazançlarını beyan eden mükellefler yıllık Gelir Vergisi beyannamesine:

- Ayrıntılı bilanço ve ayrıntılı gelir tablosu,

- İşletme hesabı özeti,

- Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflere ait ticari kardan mali kara ulaşmak için hesaplamayı gösteren bildirim,

- Varsa, yabancı ülkelerde ödenen vergilere ilişkin bildirim,

- Varsa, kesinti yoluyla ödenen vergilere ilişkin belgeleri

ekleyeceklerdir.

Ticari kazancın yanında başka gelirlerin de beyan edilmesi halinde, ilgili gelire ilişkin olarak vergi kanunlarınca öngörülen belgeler de eklenecektir.

Zararların karlara takas ve mahsubu

Gelir unsurlarının bir kısmından kar, bir kısmından da zara edilmesi iş hayatının doğal sonuçlarındandır. Gelirin toplanmasında gelir unsurlarından bazılarından doğan zararlar (Gelir Vergisi Kanunu'nun 80'inci maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir. Bazı zararlar ise mahsup edilemez.

Buna göre;

Zarar olarak mahsup edilecek olanlar

- Diğer kazanç ve iratlar dışındaki kazanç ve iratlardan doğan zararlar

- Yurt dışındaki faaliyetten doğan zararlar (ilgili ülkedeki denetim elemanlarınca rapora bağlanmalıdır.)

- 5 yılla sınırlıdır.

Zarar olarak mahsubu yapılamayacak olanlar

- Değer artış kazançlarından doğan zararlar

- Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, sermayede meydana gelen eksilmeler

- Gelir vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili zararlar

Yurtdışı faaliyetlerden doğan zararların mahsubu

Tam mükellefiyete tabi kişiler, yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararlarını, faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve raporun aslı ve tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye'deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde mahsup edebileceklerdir.

Türkiye'de mahsup edilen yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi halinde, Türkiye'de beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsuptan önceki tutar olacaktır.

Türkiye'de gelir vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar, yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilmez.

Yıllık beyannameye dahil edilen kazanç ve iratlardan yapılacak indirimler

Yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlere İlişkin indirimler Gelir Vergisi Kanunu ile diğer kanunlarda belirtilmiştir. Gelir Vergisi matrahının tespitinde gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıda belirtilen indirimlerin yapılabilmesi için yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir.

Ticari kazançtan indirim konusu yapılabilecek harcamalar şunlardır;

1- Şahıs sigorta primleri ve bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları,

2- Eğitim ve sağlık harcamaları,

3- Bağış ve yardımlar,

4- Sponsorluk harcamaları,

5- Ar-Ge harcamaları,

6- Doğal afetler ile ilgili ayni ve nakdi bağışlar,

7- Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımlar,

8- İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansına yapılan bağış, yardım ve sponsorluk harcamaları,

9- Diğer kanunlara göre tamamı indirilecek bağış ve yardımlar.

Yukarıdaki harcamaların mükellefin yıllık beyannamesinde bildirdiği kazançtan indirilmesi belli şartlara ve sınırlamalara tabidir. Yazının kapsamı içinde bu ayrıntılara girilememiştir.

Gelir Vergisi'nin tarhı ve ödenmesi

Mükellefin yıllık beyannamesinde gösterdiği kazanç ve zararların ve indirimi kabul edilen yukarıda anılan indirimlerin dikkate alınmasından sonra ödenmesi gereken vergi mart ve temmuz aylarında olmak üzere iki taksitte vergi dairesine doğrudan veya banka aracılığı ile ödenir.

Ancak, öncelikle yıl içinde kesinti yoluyla ödenen vergilerin ve geçici vergilerin hesaplanan vergiden mahsubu gerekir.Yıl içinde ödenen vergilerin hesaplanan vergiden fazla olması da mümkündür. Bu durumda fazla ödenen verginin iadesi söz konusu olur. Konu aşağıda kısaca açıklanmıştır.

Gelir Vergisi'nde mahsup ve iadeler

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsup ve iadesi

Beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan vergi kanunlarına göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir, mahsubu yapılan miktar hesaplanan gelir vergisinden fazla olursa aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine iade edilir.

Beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup ve kalan kısmın iadesi

Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergiler mahsup edilir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tevkif yoluyla kesilen verginin beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca ilişkin olması gerekmektedir. Bu durumda kazanç veya gelir türünün bir önemi bulunmamakta olup, mükelleflerin kesintiyi yapan vergi sorumlularına ait bilgiler ile yıl içinde yapılan tevkifata ilişkin tabloyu yıllık beyannamelerine eklemeleri yeterli olacaktır.

Mahsuben iade

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyanname üzerinde hesaplanan vergiden mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsup talebi, tutarına bakılmaksızın ve inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.

Nakden iade

Nakden iade taleplerinin dilekçe ile yapılması şarttır. Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin nakden iade edilecek tutarın 10.000 TL'yi geçmemesi halinde iade talebi, yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablo ile birlikte Gelir Vergisi Kanunu'nun 252 Seri No.lu Genel Tebliği'nde gelir veya kazanç türüne göre ayrı ayrı belirtilmiş belgelerin dilekçeye eklenmesi koşuluyla inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir.

Nakden yapılacak iade taleplerinin 10.000 TL'yi aşması halinde, 10.000 TL'yi aşan kısım vergi inceleme raporuna göre iade edilir. Teminat gösterilmesi halinde inceleme sonucu beklenmeksizin iade yapılır.

Nakden iade talebinin 100.000 TL'ye kadar olan kısmı, yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilir. İade talebinin 100.000 TL'yi aşan kısmının iadesi her halükarda vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin geçici vergiye mahsubu

Gerçek usule tabi ticari,zirai veya mesleki geliri olan mükelleflerin , yıl içinde ilgili dönemler halinde hesaplanan geçici vergilerinden varsa o hesap dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici vergiye tabi kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup edilmekte, mahsuptan sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi olmaktadır.

Üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen (kalan) tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir.Bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarı o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe iade edilir.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 04.03.2011)

GÜNDEM