BASINDAN YAZILAR
Telefon numarası taşımada kazanan vatandaş oldu / Şükrü Kızılot - MuhasebeTR

Telefon numarası taşımada kazanan vatandaş oldu / Şükrü Kızılot

NUMARA taşıma uygulaması ile ilgili sonuçlar belli oldu.

Bununla ilgili bilgiler, Tablo-I’de gösterilmiştir.

MOBİLDE 18.6 MİLYON

Tablodan da fark edileceği gibi;
· Mobil telefonda, numara taşımanın başladığı 9 Kasım 2008’den 6 Ağustos 2010 tarihine kadar 18 milyon 610 bin 712 numara taşınmış.
· Sabit telefonda ise, numara taşımanın başladığı 10 Eylül 2009’dan 6 Ağustos 2010 tarihine kadar sadece 1562 numara taşınmış.
Görüldüğü gibi, rekabet koşullarının yeterince oluştuğu ve uygulandığı mobil (cep) telefonda, 19 milyona yaklaşan numara taşıma olayı gerçekleşmiş. Bu aşamada, başta fiyatların düşmesi olmak üzere, kullanıcılara çeşitli avantajlar sağlandı sonunda kazançlı çıkan vatandaş oldu.
Sabit telefonda ise, rekabet koşullarının yeterince oluşmaması nedeniyle, 1562 gibi “sembolik”denebilecek sayıda numara taşınmış.

SABİT TELEFONDA İLGİNÇ REKOR

Tablo-II’nin incelenmesinden de fark edileceği gibi Türkiye, sabit telefon pazarında yüzde 89 oranı ile yerleşik işletmeci payının en yüksek olduğu ülke olarak gözüküyor.
Başka bir anlatımla, Türkiye’de sabit telefonda pazarın yüzde 89’u Telecom’a, kalan yüzde 11’i de “alternatif işletmeci”diye adlandırdığımız diğer operatörlere (Superonline, doruk net, koç net, doğan online vs.) ait. İngiltere ise, yüzde 28 ile yerleşik operatörün (British Telecom), sabit telefonpazar payının en düşük olduğu ülke.
Tabloda da belirtildiği gibi, sabit telefon pazarında yerleşik operatörün payı olarak AB ortalaması yüzde 45.
Bu yönüyle, Türkiye’de yerleşik işletmecinin yüzde 89’luk payı, AB ortalaması olan yüzde 45’in çok üzerinde.
Her sektörde olduğu gibi iletişim sektöründe de “rekabet olayı”son derece önemli. Rekabet koşulları oluştukça, vatandaş lehine; hız, kalite, fiyat ve hizmet yönünden ortaya çıkan avantajlar artabiliyor.Nitekim, rekabetin büyük ölçüde oluştuğu mobil telefonda, rekabetin olumlu etkileri arka arkaya ortaya çıktı.
Mobil telefon sisteminin hem hizmet bakımından geniş bir yelpazesunması hem de mekan sınırlaması olmaksızınkişisel iletişim olanağı sağlaması, sabit telefon hizmetlerinden daha farklı ve kapsamlı bir pazar olduğuna işaret etmektedir. Başka bir anlatımla, mobil telefon hizmeti sabit telefonu her yerde ikame edebilirken, bunun tersi sadece sabit telefon erişiminin var olduğu kapalı mekanlarda geçerli. Bu nedenle, sabit hattın ulaştığı çoğu yerde mobil telefon sabit telefona potansiyel rakip hale geldi.

AVANTAJLAR VE REKABET

16 Ağustos tarihli yazımızdaki tabloda da gösterildiği gibi, Türkiye’de mobil telefon üzerinde yüzde 60 civarında olan mali yük, sabit telefonda bu oranın yaklaşık yarısı kadar... Yabancı ülkelerde, sabit ve mobil telefonda, vergi ve benzeri yükümlülükler bakımından,göze çarpan bir fark ya da ayrım yok. Mali yük de genellikle KDV’den ibaret.
Bu arada, mobil telefon operatörleri (örneğin Avea, Turkcell ve Vodafone), brüt gelirlerinin (zarar etseler dahil) yüzde 15’ini Hazine Payı olarak öderken, sabit telefonda (örneğin pazarın yüzde 89’una hakim Telecom) brüt geliri üzerinden, hiç Hazine Payı ödemiyor.
Bütün bunlara rağmen, mobil telefonla arama trafiği(milyar dakika olarak) kullanıcı lehine olan bazı avantajların da ağır basmasıyla, sürekli arttı ve 2004’te yüzde 24 iken, 2010 yılının ilk 6 ayında yüzde 83.1’e çıktı.
Sabit telefonda ise,2004’te arama trafiği yönüyle yüzde 76 olan oran, sürekli geriledi 2010’da yüzde 16.9’a kadar indi.
Sektörde rekabetin sağlanmasının, kullanıcı açısından hizmet, kalite ve fiyatlar yönüyle, son derece önemli olduğu kuşkusuz.

(Kaynak: Hürriyet Gazetesi | 23.08.2010)

GÜNDEM