BASINDAN YAZILAR
Raporlu işçinizi SGK ’ya bildirin / Şerif Akcan - MuhasebeTR

Raporlu işçinizi SGK ’ya bildirin / Şerif Akcan

Ülkemizde çalışan 15 milyon sigortalımızın yaklaşık 10 milyonu 4/a sigortalısı, yani işçi statüsünde çalışıyorlar. Dolayısıyla bir hizmet sözleşmesine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırıldıkları için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında iş kazaları ve meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm riski kapsamında güvence altına alınmıştır.

            Sigortalılık ilişkisi kamu hukukuyla yakın ilişki içindedir. Sigortalılık hak ve yükümleri 5510 sayılı Reform Kanununda açık olarak belirlenmiştir. Kanuna göre sigortalı olma kişinin iradesine bırakılmamış, sigortalı olma hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği, bu hakkın sözleşmelerle başkasına devredilmesi yada azaltılmasının yok hükmünde olacağı belirlenmiştir.   

            Kanuna göre sigortalı çalıştıran işverenlere de çok önemli yükümlülük verilmiştir. Sigortalıyı işe giriş bildirgesiyle SGK’ya bildirmek, çalışma gün sayısı ve kazançlarını gösterir bildirgeyi her ay SGK’ya vermek, işçinin ücretinden kesilen primleri takip eden ayın son günü SGK’ya yatırmak, işten ayrılan sigortalıyı 10 gün içinde SGK’ya bildirmek işverene yüklenen en önemli görevlerin başında gelmektedir.

            12 Mayıs 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan “İstirahatli Olan Sigortalıların İşyerinde Çalışmadıklarına Dair Bildirimin İşverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” hükümlerine göre işverenlere ek bir yükümlülük getirilmiştir.

            Söz konusu tebliğe göre rapor alan işçisini raporlu olduğu tarihten itibaren beş işgünü içinde SGK’ya bildirmeyen işverenlere idari para cezası uygulanacak. Bu yükümlülüğün beş iş günü içinde yerine getirilmemesi halinde beş asgari ücret idari para cezası verilecek. İşveren beş günlük süreyi kaçırmasına rağmen kurum fark etmeden kendisi bu bildirimi yaparsa ceza tutarı iki asgari ücrete inmektedir.

            Konunun önemine binaen bir örnekle açıklayacak olursak, (X) işletmesinde çalışan (A) şahsı 10 Mayıs 2010 tarihinde rapor almıştır. Bu işçinin raporlu olduğunun beş işgünü içinde sosyal güvenlik kurumuna bildirilmesi gerekir. İşveren beş gün içinde söz konusu bildirimi yapmazsa beş asgari ücret ceza alacak. Ancak, beş iş günü geçmiş olmasına rağmen durumu fark edip bildirimde bulunursa ceza iki asgari ücret olacak. Fark etmesine rağmen hiç bildirimde bulunmazsa ceza beş asgari ücret olacaktır.

            Uygulanan ceza tutarı kanaatimizce ağır kaçmış. Zira, sigortalıyı bildirmemenin cezası 2 asgari ücret, istirahatlı sigortalıyı bildirmemenin cezası 5 asgari ücret, sigortalıyı geç bildirmenin cezası 1 asgari ücret, istirahatlı sigortalıyı geç bildirmenin cezası 2 asgari ücret. Üstelik bildirimde bulunma süresi de 5 gün gibi çok kısa tutulmuş.

       İdari para cezaları neden çok ağır

Sigortalı her an iş kazası geçirebilir yada meslek hastalığına yakalanabilir. Yine ne kadar sağlığımıza dikkat etsek de hastalığa yakalanmaktan kurtulamayız.  Bu riskler her zaman vardır ve iş kazası, meslek hastalığı, hastalık yada analık halinde çalışamayan sigortalı ücret kaybına uğrar. Bu aşamada SGK devreye girerek sigortalılara parasal yardımlarda bulunur. SGK tarafından yapılan parasal yardımların ismi geçici iş göremezlik ödeneğidir ve bu halk arasında hastalık parası, doğum parası olarak nitelendirilir.

            Sigortalıların hastalık parası almaya hak kazanabilmesi için aranan en önemli koşul iyileşmek için dinlenmesi diğer bir ifade ile işyerinde çalışmamasıdır. Zira hastalık parası çalışamama hali için öngörülen bir yardımdır. Sigortalının çalışamadığı günlerdeki kazançlarını telafi eden bir tazminat niteliğindedir. Sigortalının çalışamayacağı hekimin verdiği rapordan, çalışmadığı ise işverenin beyanından anlaşılır. Hekim tarafından sigortalıya verilen rapor süresi içinde işveren çalışmanın olmadığını beyan ettiği takdirde sigortalı hastalık parası almaya hak kazanır. Dolayısıyla hastalık parası alınabilmesi için işverenin “Çalışılmadığına Dair Bildirimde” bulunması büyük bir öneme sahip. SGK sırf sigortalı çalışamadığı zaman diliminde işverenin çalışılmadığına dair bildirimde bulunma yükümlülüğünü aksatmasın ve hastalık parasını düzenli alabilsin diye cezayı çok ağır belirlemiş.

            SGK istatistiklerine göre sigortalı çalıştıran 1 Milyon 203 Bin işyeri var. Bu işyerlerinin tamamı e-bildirge şifresi alarak sigortalılarını internet üzerinden SGK’ya bildiriyor. Sigortalıların istirahatli oldukları süreler için hastalık parası alabilmelerine esas işyerinde çalışmadıklarına dair bildiriminler de bu şifrelerle yapılacak.

            Peki bu işyerlerinin kaç tanesi çalışılmadığına dair bildirimi tam ve eksiksiz olarak yapabilecek bilgi birikimine sahip. SGK bu bildirimlerin nasıl yapılacağına dair işverenlere, muhasebecilere bilgi verdikten sonra uygulamaya geçmeliydi.  Gerçekten konu ile ilgili muhasebeciler bile durumdan bihaberler. Tebliğden bile habersizler.

 

Boşandığınız eşinizle yaşarken aylık alamazsınız

 

Annemin Astsubay emeklisi olan babası yaklaşık 10 sene önce vefat etti. Annem, babamdan boşanıp aynı çatı altında yaşadığı halde babası tarafından hukuki bir sakıncası olmadan yetim maaşı alabilir mi? İsmi saklı

            5510 sayılı Kanuna göre; eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilmektedir. Dolayısıyla kağıt üzerinde boşanmış görünen gerçekte ise eşiyle aynı çatı altında yaşayan kız çocuklarına baba yada anneleri üzerinden aylık bağlanması mümkün değildir. Belirtelim ki; SGK bu konuda titiz davranmakta hele hele ileri yaşta boşanmış çiftleri kontrol memurları eliyle kontrole tabi tutmaktadır.

Kontrol memuru incelemesi sonucu muvazaalı bir boşanma tespit edilirse annenizin aldığı aylık kesilir. Kesinti tarihine kadar ödenen aylık tutarları da yasal faizi ile beraber tahsil edilir. Ayrıca cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulmaktadır. 

İstirahatli (Raporlu) işçinin SGK'ya bildirilmesi bölümüne ulaşmak için tıklayınız.

 

(Kaynak: Türkiye Gazetes | 16.05.2010)

GÜNDEM