BASINDAN YAZILAR
Aktif-pasif oranında endişelendirici gelişme / Şükrü Kızılot - MuhasebeTR

Aktif-pasif oranında endişelendirici gelişme / Şükrü Kızılot

AKTİF-PASİF denilince, akla hemen bilançonun aktifi ve pasifi geliyor.

Oysa, bir başka aktif-pasif daha var.

Çalışan işçi, memur, esnaf, tüccar, çiftçi, muhtar ve isteğe bağlı sigortalılara aktif sigortalı diyoruz.

Emekli, malul, ölen sigortalının eşi ve çocukları ile sürekli iş göremezlik geliri alanlara da pasif sigortalı diyoruz.

OLUMSUZ GELİŞME

İdeal olanı, 4 ya da 3 çalışana (aktif sigortalıya), 1 çalışmayan (pasif sigortalı) düşmesi.

Bu yönüyle işçilere (4/a), bağımsız çalışanlara (4/b) ve memurlara (4/c) bakıyoruz. Çalışan (aktif sigortalı) sayısına isabet eden çalışmayan (pasif sigortalı) sayısında, her yıl olumsuz yönde gelişme var.

Son üç yıla ilişkin aktif-pasif oranları; 4/a, 4/b ve 4/c’liler itibariyle, tabloda gösterilmiştir. İncelenmesinden de fark edileceği gibi; çalışmadan aylık alana isabet eden çalışan oranı, sürekli düşüyor.

Örneğin;

- İşçilerde (4/a’lı yani SSK’lılarda), 2007 yılında 2,09 çalışana 1 olan çalışmayan oranı, 2009 Kasım ayında 1.97’ye 1’e düşmüş.

- Memurlarda (4/c’lilerde) 2007’de 1,58’e 1 olan oran, 2009 Aralık ayında 1.37’ye 1 olmuş.

- Bağımsız çalışanlarda da (Bağ-Kur’lularda) 2,05’e 1 olan oran, 2009’da 1.66’ya 1 olarak gerilemiş.

Böyle olunca yani 1,66 çalışan 1 emekliyi finanse edince, makas açılıyor ve bütçeden sosyal güvenlik harcamaları için aktarılan para, sürekli artıyor ve açık giderek büyüyor.

YÜZDE 70’DEN 54’E

Aktif- pasif oranındaki olumsuz gelişmeler sonucu; son 10 yılda prim gelirlerinin, toplam ödemeleri karşılama oranı, yüzde 70 seviyesinden, yüzde 54’lere geriledi.

Kayıtdışı istihdam başta olmak üzere, bu gerilemenin çok sayıda nedeni var. TÜİK verilerine göre, 2009 yılının Eylül ayı sonu itibariyle, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmayan çalışanların, toplam nüfusa oranı yüzde 45,5 düzeyinde. Buna göre, neredeyse her iki çalışandan biri sosyal güvenlik sistemi dışında kalıyor. Kayıt dışı ekonomi, bir çok alanda olduğu gibi, sosyal güvenlik sisteminin de sağlıklı bir zemine oturmasını engelliyor.

NE YAPMALI?

Yapılacak olan belli.

Öncelikle, kayıtdışı istihdam önlenmeli.

İstihdam yaratmayı, işyeri açmayı teşvik edici, bazı düzenlemeler yapılmalı.

Çok kişi, yaşadığı ekonomik ve bürokratik sorunlardan, ekonomik kriz nedeniyle biriken ve tefeci faizi uygulanan, vergi ve sigorta primi borçlarından ve bazı keyfi uygulamalardan bunalmış vaziyette. Bırakın işyeri açmayı, işyerini kapatıyor, işçileri de çıkartıp, kira gelirine ve faiz gelirine yöneliyor. Dün rakamlarla açıkladık, nüfus artmasına rağmen, çalışan sayısı ve vergi mükellefi sayısı azalıyor. Kira geliri elde eden sayısında ise büyük artış var.

Önümüzdeki dönemde bir dizi önlem alınmazsa, özellikle büyüme ve istihdam sağlayacak bir ekonomik model uygulamaya geçirilmezse endişe verici gelişmeler daha çok artar.

(Kaynak: Hürriyet Gazetesi | 18.02.2010)

GÜNDEM