BASINDAN YAZILAR
Milyonlarca kişi ödeme kolaylığı bekliyor / Şükrü Kızılot - MuhasebeTR

Milyonlarca kişi ödeme kolaylığı bekliyor / Şükrü Kızılot

AYLARDIR Türkiye’nin dört bir yanından e-postalar ve fakslar yağıyor.

Sayısı milyonları bulan esnaf, sanatkâr, tüccar ve şirket yöneticisi, ekonomik krizin de etkisiyle ödeyemedikleri birikmiş vergi, sosyal sigorta (4/a) ve Bağ-Kur (4/b) borçlarına, “ödeme kolaylığı” sağlanması için adeta feryat ediyorlar.
AF DEĞİL KOLAYLIK
Vergi ve primini zamanında ödeyenler, borcunu ödemek için kredi kullanan ya da gayrimenkul satanlar ise, haklı olarak “af” olayına büyük tepki gösteriyorlar. İşin doğrusu, af olayına biz de karşıyız.
Ancak Dünya ve Türkiye gerçeği de ortad.
Bir kriz geldi ve bankalar hariç tüm sektörleri olumsuz yönde etkiledi. “Tefeci faizi” denebilecek yüksek gecikme zamları ile borçları ödemek iyice imkansızlaştı.
O nedenle, birikmiş borçlara “af” değil, gecikme zammını enflasyona göre uyarlayıp uzun vadeli bir “ödeme kolaylığı” getirilmesinde
yarar var.
107 MİLYAR TL
Sigorta primi ve vergilerle ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.
İşverenlerin SSK (4/a) prim borcu (gecikme zammı dahil), bağımsız çalışanların (4/b) prim borcu ve mükelleflerin vergi borcu toplamı 71.6 milyar TL.
Buna, vergi ve Bağ-Kur primi birikmiş gecikme zammını da eklediğimizde, 107 milyar TL civarında oluyor. Gecikme zammı tutarını tahmini olarak belirttiğimiz için, toplamda artı eksi 5-10 milyar TL sapma olabilir.
BİR TAŞLA BİRKAÇ KUŞ
2010 bütçesinde 50 milyar lira açık öngörülüyor.
Bu açık faiz karşılığı alınacak borçlarla karşılanacak.
Oysa, devlet bir ödeme kolaylığı sağlayıp, birikmiş alacağını tahsil etse, daha az borçlanacak ve daha az faiz ödeyecek.
Esnaf, sanatkâr, tüccar ya da şirket belirli bir vade ile borcunu ödeyebilirse, işine ve işçi çalıştırmaya devam edecek.
Futbol kulüplerinin birikmiş vergi ve sigorta primi borcu, donduruldu ve yıllık yüzde 3 faizle, 10 yıl
yani 120 ay süre ile taksitlendirildi. Bu kolaylığın süre olarak hiç değilse üçte biri, reel sektöre tanınmalı.
Vergi mükelleflerinin birikmiş borcu da; faizleri enflasyona göre yeniden hesaplanıp, 36 ay süre ile “ödeme kolaylığı” sağlanmak suretiyle yapılandırılırsa, bir taşla birkaç kuş vurulmuş olur.
E-Haciz uygulamasına gidilmesi, tahsilat için çözüm değil.
İşadamlarını banka sisteminden uzaklaştırır. Ayrıca, alınan
sipariş avanslarına el konulması üretimi ve mal satışını da olumsuz etkiler. “Ödeme kolaylığı” en pratik çözüm.
Bu arada, Varlık Barışı yasası 2008 yılını da kapsayacak şekilde yeniden çıkartılıp, mevduata güvence sınırı yükseltilse ya da matrah artırımı getirilse, hesapta olmayan ilave bir kaynak daha yaratılmış olur.
 

(Kaynak: Hürriyet Gazetesi | 15.02.2010)

GÜNDEM