BASINDAN YAZILAR
Sporcular için sosyal güvenlik rehberi -2 / Sadettin Orhan - MuhasebeTR

Sporcular için sosyal güvenlik rehberi -2 / Sadettin Orhan

Profesyonel sporcuların sosyal güvenliği

Dünkü yazımızda amatör sporcuları ele aldık ve genel olarak amatörlerin zorunlu sigorta dışında kaldıkları ifade ettik. Peki aynı durum profesyonel sporcular için de geçerli mi? Sporu bir meslek olarak icra eden ve kulüp, dernek, birlik veya herhangi bir şirket bünyesinde faaliyet gösteren sporcuların durumu nedir? İşte bugün bu sorulara cevap arayacağız.

Profesyonel sporcularla ilgili büyük yanılgı!

Sporcular geneli itibariyle İş Kanunu kapsamı dışında tutulmuştur. Bu durum eski iş kanununda da böyleydi, yenisinde de böyle. Fakat bundan hareketle gerek sporcularda gerekse kulüplerde şöyle bir yanlış anlama mevcut; "sporcular 4857 sayılı İş Kanununa tabi olmadığından, sigortalı yapılmaları da gerekmez". Hemen belirtelim ki bir kimsenin iş kanununa tabi olması/olmamasıyla sosyal güvence kapsamında olması ayrı şeyler. Nitekim bu kafa karışıklığından hareketle pek çok kulüp, profesyonel sporcusunu sigortalı olarak bildirmemiştir. Oysa sporu meslek olarak icra edip, herhangi bir organizasyona bağlı spor yapan her sporcunun zorunlu olarak sigortalı olması gerekir. Burada kastedilen "sigorta" bireysel emeklilik veya diğer özel sigortalar değil, Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde eski adıyla SSK, yeni adıyla 4/a sigortalılığıdır.

Sosyal güvence = sağlık sigortası (mı?)

Aktif spor yaşamında özellikle profesyonel sporculara kulüplerince özel sağlık sigortası yaptırılmakta. Dolayısıyla sağlık sorunlarıyla ilgili olarak profesyonel sporcular genelde pek sıkıntı yaşamıyor. Öte yandan yine aktif spor yaşamında elde edilen gelir de profesyonel sporcu için tatmin edici olabiliyor. Bu tatmin futbolcular için daha da üst seviyelerde. Fakat buradaki yanılgı, sosyal güvencenin sadece sağlıktan ibaretmiş gibi algılanması. Oysa sosyal güvence sadece sağlık risklerine (yaralanma, sakat kalma vs) karşı değil, yaşlılık ve ölüm gibi asıl kaçınılmaz olan durumlara karşı güvence anlamına geliyor. Genç sporcu için sportif başarı ne kadar cazip ise yaşlılıkta da sağlam bir emekli aylığı o kadar cazip hale gelmekte.

Kulüpler ve sporcular ihmalkar

Aktif spor yaşamında ne kadar iyi kazanırsa kazansın, sosyal güvence her sporcu için temel bir ihtiyaç. Fakat gerek kulüplerin gerekse 'iyi kazanan' sporcuların ihmaliyle, zamanında bu konuya gereken özen gösterilmiyor. Zamanında uçuk transfer rakamlarıyla gündeme gelmiş kimi sporcular, bugün çok zor ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Bugün, eskiye nazaran bireysel emeklilik ve hayat sigortası gibi kimi özel sigorta enstrümanları geliştirilmiş olsa da, 'devlet güvencesi'nden daha sağlam bir araç geliştirilebilmiş değil. Dolayısıyla bu konuda kulüplerin daha duyarlı davranması gerektiği gibi, profesyonel sporcuların da sosyal güvence konusunu ihmal etmemeleri gerekiyor.

SGK'ya bildirim nasıl yapılacak?

Profesyonel sporcular genelde sezonluk sözleşmelerle oynamakta. Tipik bir sporcu sözleşmesinde genelde sporcunun yükümlülükleri, hakları, alacağı ücret, ücretin ne şekilde ödeneceği, prim ve ikramiye gibi konular yer alır. Diyelim ki sporcu sözleşme gereği 1 Eylül 2009 ila 30 Haziran 2010 tarihleri arasında görev yapacaksa, aynı tarih aralığında da SGK'ya bildiriminin yapılması gerekir. Yine sözleşmede aylık, haftalık veya müsabaka başı ücret olarak ne kararlaştırılmışsa, o ücretin aylık brüt tutarı üzerinden bildirim yapılmalıdır. Örneğin aylık brüt 8000 TL'ye anlaşan bir sporcu, en yüksek sigorta matrahı olan 4.504,5 TL üzerinden sigortalı olarak bildirilmelidir.

Yüksek ödeme, düşük bildirim

Kulüplerin profesyonel sporcularla ilgili tek ihmali sigortasız çalıştırmak değil. Bunun yanında en fazla görülen uygulamalardan birisi, fiilen yüksek ödeme yapıldığı halde SGK'ya düşük ücretten bildirim yapılması. Bunun sonucu ise, sporcunun ilerde hak ettiğinden çok daha düşük emekli aylığı almasıdır.

 

SORU-CEVAP

Profesyonel basketbolcü olarak sigortalı olmam gerekmiyor mu?

Soru: Sadettin Bey, ben 2001-2002 sezonundan beri muhtelif takımlarda profesyonel basketbolcü olarak oynuyorum. Bu süre zarfında kimi kulüp sigortamızı bildirirken şuan oynamakta olduğum kulüp "SGK'nın talimatı var, sizlerin sigortalı yapılmanız gerekmiyor" şeklinde savunmada bulunuyor. SGK'nın gerçekten böyle bir talimatı var mıdır? Eğer böyle bir talimat varsa, ben kendim isteğe bağlı olarak sigortamı yatırabilir miyim? Rumuz: Pota

Cevap: Değerli okurum, ne şuan ki SGK'nın ne de önceki adıyla SSK'nın, "sporcuların sigortalı yapılması gerekmiyor" şeklinde bir talimatı yok. Aksine, profesyonel sporcuların sigortalı yapılması gerektiği yönünde talimatlar ve uygulama mevcut. Size bu savunmayı yapan kişi, kasıtlı yada bilmeden tamamıyla yanlış bilgi vermiş. Dolayısıyla profesyonel basketbolcü olarak oynadığınız sürece SGK'ya sigortalı olarak bildirilmeniz gerekiyor.

Yarın: Sigortasız çalıştırılan sporcular ne yapmalı?

Sarı Mehmet

Şuan bir ambarda hem şöförüm hem de hamal, ama diyor Konyalı Sarı Mehmet:

Futbolda bir dönemin idolüydüm

Futbol yaşantıma Hacettepe'de başladım. Sonra Konyaspora geçtim 1961'de Konyaspor 1. lige geçti. bizde profesyonel olduk o dönem. Ankaragücü'ne geçtim. Orada talihsiz bir iğne oldum. Akibinde Futbol kariyerimde bitti tabi.

O iğne vurulduktan sonra 7-8 yıl hayatla mücadele ettim. Bir masörümüz vardı diploması dahi yoktu. Art niyeti de yoktu belki.o kişinin. Binde bir belki aksi reaksiyon yapar o da beni buldu. Bu iğneden sonra bir iğne daha vuruldu bana. Bu önceden yapılan iğnenin ağrılarını durduracak diye. O iğnenin ne olduğunu sonradan öğrendik. Diğer arkadaşlarıma da vurulmuştu. Günler sonra iğnenin ne olduğunu amacını öğrendik. Ama benim için iş işten geçmişti. O iğneyi olduğumda Fener maçımız vardı. Fenalaştım iğnenin tesirinden. Tüm idare heyeti başıma toplanmıştı. Bir şey mi oldu diye. Ben tabi eve geldim. Eşim diyor 'sana ne oldu limon gibi sararmışsın' ben o iğnenin tesirinden kurtulmak için 6 sene mücadele ettim. O dönem eşimden ayrıldım. Bir de kızım vardı. Her şeyimi sattım 4 tane evim vardı. Arabam vardı. Annemin bileziklerini bile tedavi için sattık. İki sene arbanın içinde yattım. Bunu Ankara'lıda bilir Ankaraspor'da bilir. Bu arada tabi mükavelem bitmişti Ankaragücü'nde. Beni Galatasaray aldı. 3 Mehmetler vardı Galatasarayda o Mehmetlerden biri bendim. Konyalı Mehmet, Ördek Mehmet, Çilli Mehmet. Baktılar toparlanamıyorum. Çok zordu tabii neredeyse iki sezon sezon sahalardan uzak kalmak. Olmadı yani. Sanırım bir sezon tuttular beni. Oradan tekrar 1980'de Konyaspor'a döndüm. Bir sezon top oynadım Konyaspor'da. Bu arada Gülhane Hastanesinde de yattım.Olmadı gene toparlanamadım. Hastalığım daha da artınca bıraktım futbolu. Konyaspor'un ve Konya'nın 'Konyalı Mehmet'iydim. Başladığım yerde jübilemi yapmak istedim. Konyaspor Yönetimi bana bunu çok gördü. Bu meslek çok namkör. Futbol yaşantım boyunca 23 defa ay-yıldızlı formayı terlettim sahalar da. Bu benim için gurur kaynağıdır.

Bir iğneye bağladılar hayatımı. Eğer bir maç izin verselerdi de oynatmasalardı. Ne olurdu sanki 1 maç oynamasam. O iğneyi vurmasalardı. Sağlığım bozulmayacaktı. Yani bilinçsiz insanlar 1 maç için futbol hayatımıda bitirdi, hayatımı da bitirdi. Ben hayatın tokatını yedim. Acısı yıllar sonra da olsa bitti.

Hiç bir futbolcunun istemem ne bir hap ne bir iğne kullanmasını. Kesinlikle kullanmasınlar. Bize maç öncelerinde hap verirlerdi. Ağzıma hapı alır gidip tuvalete atardım. Midem hapı kabul etmezdi. Ankaragücü'nden transfer paramı bile alamadım. Verdikleri çekin karşılığı hala yok.

Kısmetim böyleymiş. Şimdi de Allah'a bin şükürler olsun tedavimi oldum. Herşeyim gitti ama sıhhatim geldi. Şükürler olsun Allaha. Sonra nafakama baktım.

Nafakam için her işi yaparım. Yaptım da. Anıl Nakliyat'ta konya şubesinde çalışıyorum. 65 yaşındayım. Araba kullanıyorum. Hamallıkta yapıyorum. Nafakam için yaparım. SSK Emeklisiyim..Ankaragücü ve Galatasarak'dayken sigortam hep ödenmiş. Ama Konyaspor hiç prim ödememiş.

Oğlum iyi bir futbolcu. Bakıyorum güzel futbol oynuyor. Aldım onu Ankaragücü'ne götürdüm. Yüzüme bile bakmadılar. Kapıdan döndüm. Ben yıllarca yeşil sahalarda forma terlettim. Top koştum. Fulbolcudan, hele hele gelecek vaat edenden anlarım. Oğluma dedim ki ' Babana ne verdi futbol şimdi sana ne verecek'. Aldım oğlumu Gerisi geriye Konya'ya döndüm.

Şu an kariyerleri çok iyi çocuklar var. Allah başa vermesin sakatlandıkları an futbol hayatları biter. Ankaragücü'nde son maç oynamayım dedim ağrım çok. Dinleneyim. Yok dediler yarınki maçı oyna. Oynattılar. O maçta minüsküs oldum. Sakatlandım. Sonra da iğne işte. Mahvettiler beni. Hayatımla oynadılar. Şimdiki futbolculara tavsiyem ilersini düşünerek bir an evvel yatırım yapmaları lazım. Yarın ne olacağını kimse bilemez.

Çarşıda kazandığım pazarda bitti. O dönem ki eşimle oturduk anlaştık gitti. Ayrıldık yani. O şimdi Elvan'ın yanında oturuyor. Bende evlendim. Şimdi ki eşimden iki çocuğum var. Biri 24 yaşında biri 22 yaşında. Eski eşimden kızım var benim Elvan Aktan. Evladım beni aramıyor. Telefonlarını kaybettirdi. İnsan babasını bir arar bir sorar.

Bir sürü anısı var Konyalı Mehmetin futbola dair.

Ankaragücü'ne yeni geldiğim zaman. İlk İstanbula Beşiktaş maçına gelmiştik. Beşiktaşı o maç'ta yenmiştik ilk golü gene ben atmıştım. Bizim santradan aldım götürdüm. Kaleciyi de geçtim boş kaleye götürdüm geldim.

Fenerbahçe'yi 8 kişiyle yendik.

Ankaragücü'yle Fenerbahçe'ye geldik 8 kişiyle yendik o maçta. ilk golü ben atmıştım

Türkiye'de ilk uzun taçı çıkaran benim. Konyalı Sarı Mehmet adıyla bir dönemin idolü olmuştum.

DÜNYA BALTACIOĞLU (54 yaşında, eski milli voleybolcu)

- Şu an bir sosyal güvenceniz var mı?

DÜNYA BALTACIOĞLU: Sağlık sigortam var. Hem de Bağ-Kur'luyum.

- Emekli aylığı alıyor musunuz? Hagi kurumdan emekli oldunuz?

D.B: Daha emekli aylığı almıyorum. Bağ-Kur'dan emekli olacağım ve daha 3 yıl var. Sanırım Bağ-Kur da SSK'ye bağlanabilir.

- Kulüpler sağlık sigortası ve emeklilik yönünden gerekli özeni gösteriyor mu?

D.B: Kulüpler sporcularını korumak için çaba sarf ediyor. Yeni yasaya göre kulüpler sporcularını SSK'li yapmak zorunda. Bir sporcunun kulübünden ayrıldıktan sonra sigortalı olup olmaması tamamen maddi gücüne bağlı.

- Aktif spor yaşantınızdan geriye bir sağlık sorununuz kaldı mı? Eğer kaldıysa tedavi masraflarınızı nasıl karşılıyorsunuz?

D.B: Vücudumun yarısı eski sakatlıklar yüzünden zaman zaman ağrıyor. Spor yapmaya da devam ediyorum. Ağrılarımın geçmesi için ilaç tedavisi uyguluyorum ve fizik tedavisi yaptırıyorum. Yıllların yorgunluğu da var. Sporcu sağlıklı olmaz, hep sakattır.

- Şu an aktif spor yaşantısında olan gençlere neler önerirsiniz?

D.B: Mutlaka kendilerine çok iyi baksınlar. Bir sakatlıkları olursa da tedavilerini geciktirmeden hemen yaptırsınlar. Sporcu sağlığı kendine çok iyi bakmaktan geçiyor.

- Sizce genç sporcuları yaşlılıklarında neler bekliyor?

D.B: Genç sporcular kendilerine çok iyi bakmak şartıyla yaşlılıklarını iyi geçirebilir. Kendilerine bakmazlarsa her türlü harekette sıkıntı çekeceklerdir. Kısaca hareketleri kısıtlanacaktır. 

 

(Bugün Gazetesi | 21.10.2009)

GÜNDEM