BASINDAN YAZILAR
İbranameyi nasıl düzenleyelim? / Sadettin Orhan - MuhasebeTR

İbranameyi nasıl düzenleyelim? / Sadettin Orhan

Soru: Sayın üstadım iyi çalışmalar dilerim. Biz şirket olarak aylık ödemelerimizi çıkartırken ilk başta işçi maaşlarını hesaplarız ve kesinlikle ayın başında işçi maaşlarını ödemeden banka kredilerini bile ödemeyiz.

Ama işçilerimiz mi nankör yoksa işverende mi bir sorun var biz çözemedik. Bu durumdan bizi kurtaracak olan size bir sorumuz var.

2 yıl önce işyerimizden kendi rızasıyla ayrılan bir işçinin son 4 ay bordrolarına bilerek veya bilmeyerek imza atmamış ve o fark edilmemiş. İşçi de daha sonra gidip mahkemeye verdi bizi. Şu anda mahkeme sonuçlandı ve iyi niyetimizin cezası 20.000 TL kesildi. Biz de haklı olarak Yargıtay'a gittik. Soruma gelecek olursam, işçi bir işyerinden istifa ederken istifa dilekçesine kendi el yazısıyla "bugüne kadar tüm alacaklarımı aldım, işyerinde herhangi bir alacağım kalmamıştır'' şeklinde yazması yeterli değil midir? Yani sizden istemiş olduğum şudur ki işçi işten istifa ederken nasıl bir işlem yapalım ki bu türlü tazminatlarla karşı karşıya kalmayalım? Hasan Aksoy

Cevap: Hasan Bey, işten çıkarılırken işçiye imzalatılan "her türlü alacağımı aldım" ifadeli belgeye ibraname diyoruz. Bu belgenin, tıpkı sizin yaptığınız gibi genel bir ifadeyle düzenlenmesi ve işten ayrılan şahsa imzalatılması, işvereni maalesef sorumluluktan kurtarmıyor. Nitekim Yargıtay da bu tür durumlarda işçi lehine karar veriyor. Zira pek çok kötü niyetli işveren, işçiyi işe alırken veya çıkarırken boş bir kağıda imza attırarak, daha sonra bunu ibraname olarak kullanabiliyor. Daha sonra dava aşamasında işveren, sizin de başınıza geldiği gibi binlerce TL'lik tazminatlarla karşılaşabiliyor.

Yargı safhasında tazminat ödemek zorunda kalmamak için, ibraname olarak düzenlenen belgenin "her türlü alacağımı aldım" şeklinde genel bir ifadeyle değil, ".... ila .... tarihleri arasındaki çalışmalarım karşılığı olan ücret, mesai, ücretli izin, hafta tatili ve genel tatil günleri çalışma ücreti, ihbar ve kıdem tazminatı olarak .....TL ücretimin tamamını aldım. İşveren nezdinde, İş Kanunu ve diğer ilgili mevzuat kapsamında başkaca bir alacağım kalmamıştır" şeklinde düzenlenmesi gerekiyor. Hatta mümkünse işçi için hesaplanan tüm ödeme unsurlarının ayrı ayrı tutarlarının yazılması yerinde olacaktır. Yine işten çıkarmalarda dikkat etmeniz gereken hususlardan bir diğeri de, daha önce ödemiş olduğunuz ücretlere ilişkin bordroların veya en azından ücret hesap pusulalarının ilgili şahsa imzalatılması gerekiyor. En doğru olanı ise tabii ki bu belgelerin ay be ay imzalatılmasıdır.

Kaplıca konusuna çeki düzen gerekiyor

Köşemize 10 gün ara vererek, emeklilere özel bir yazı dizisi yayınladık. Dizide özellikle sosyal güvenlik reformuyla birlikte emeklilerin hayatında ne gibi değişiklikler ve yenilikler olduğunu işlemeye çalıştık. Tabi bu arada kaplıca ve fizik tedavi merkezleri ile ilgili olarak da bazı bilgiler verdik. Bunlardan en önemlisi, kaplıca tedavileri ile ilgili olarak, sosyal güvenlik reformu öncesindeki çok başlılık ve dağınıklığın azaltılmış olması.

Öncelikle şunu belirtelim ki kaplıcalar, herhangi bir sağlık kuruluşu statüsünde değiller. Dolayısıyla SGK, kaplıca hizmetleriyle ilgili ödemelerde, diğer sağlık kuruluşlarına göre farklı bir yol izliyor. Buna göre kaplıcadan yararlanacak sigortalı (emekliler de dahil) almış olduğu kaplıca hizmetinin bedelini kaplıca işletmesine ödüyor, daha sonra aldığı faturayı SGK'ya vererek, ödediği parayı geri alıyor.

Kaplıcalarla ilgili bir diğer husus ise kaplıcadan yararlanacak sigortalının, sağlık kurul raporu ile kaplıca tedavisine ihtiyacı olduğunun belgelenmesi gerekiyor. Fakat pek çok kaplıca işletmesi, kendisine müracaat eden sigortalıları (ve emeklileri) bu prosedürlerle uğraştırmaksızın, kendi bünyesinde bulunan hekimlerce hazırlattığı kurul raporu ile kişilerin SGK'dan paralarını geri almalarını sağlıyor.

Mevcut uygulama, eskisine nazaran önemli yenilikler ve kolaylıklar içerse de, bize göre kaplıca ve benzeri fizik tedavi merkezlerinin de bir an önce sağlık tesisi statüsüyle SGK ile sözleşme yapmaları sağlanmalı. Böylelikle sigortalılar ve özellikle de emekliler, ödedikleri parayı SGK'dan geri alma zahmetinden de kurtarılmalı.

 

(Kaynak: Bugün Gazetesi | 06.07.2009)

GÜNDEM