BASINDAN YAZILAR
Faizler düşerken yorumlar sürünüyor! / Deniz Gökçe - MuhasebeTR

Faizler düşerken yorumlar sürünüyor! / Deniz Gökçe

Şu parasal ekonomi sistemini bir türlü anlayamadık. Reel tarafta rekabete inanmıyoruz, verimliliğe inanmıyoruz, teknoloji üretmeyen veya kullanamayanın dünyada sadece figüran olacağını düşünmüyoruz. Becerisi olmayanın en önce işsiz kalacağını anlayamadık.
Finansı da çakamadık. Her türlü finansal aracı kendi keyfimize göre kullanmaya bayılıyoruz. Çek sanki ödeme aracı değil de vadeli senet, kredi kartı sanki ödeme aracı değil de uzun vade kredi! Hukuka saygımız yok, mukavelelere saygımız yok,  vergi ödemeyi de sevmeyiz, kayıtdışını severiz, tasarruf sevmeyiz, ama bir de yeryüzü cenneti talebimiz var. Her kişi her şeyi hemen şimdi istiyor.
Ama bizi en çok zorlayan bu faizin ne yaptığı ne yapamadığı! Dün gene yolda araba radyosundan sabah ekonomi yayınlarını dinlerken çıldırdım. Yıllardır 'yüksek faiz düşük kur' hurafesini millete pazarlayanlardan biri, çıkmış 'Türk milleti faize reaksiyon göstermez, gelire duyarlılığı fazladır, bu nedenle faiz düşüşü ekonomiye canlandırma etkisi yapmaz!' diyordu. Yani faiz (faiz ve kur da bir fiyattır)  sadece serveti olanın TL yatırımdan dövize geçmesini getirecek (yüksek faiz düşük kur dininde kabul gören inanç bu ya) ama düşen nominal ve reel faiz ise vatandaşı kredi kullanmaya ve harcamaya sevk etmeyecek!' deniyor. Tabii kafada takılı olan, kişinin kendi gelirini değil, kendi servetini düşünmesi. Faiz nominal ve reel düşünce, serveti olan kişi kamu kağıdı veya mevduat faizi olarak, daha düşük bir marja razı olacak, geliri düşecek, bu nedenle endişeli. Peki ne çözüm öneriyor? Devlet vergi artırıp sonra kendisi harcama yapsın diyor. Bravo artırın vergiyi de harcama yapma niyeti ve olanağı olan yüksek gelirli de harcama yapmasın! Bu da, hemen hemen tüm dünyada vergi indirilirken ve harcama artırılırken verilen tavsiye! Nasıl tavsiye ama?
Bu tavsiye Türkiye'de nerede ise tüm şirket (ve özellikle KOBİ'lerin) ayakta kalmak için daha düşük faizli kredi kullanabilmeyi  beklediklerini unutmayı yeğliyor  tabii! Nasıl kur yükselmesinin ihracatçıyı memnun ederken ithalatçıyı ve iç piyasaya üretim yapanları geberttiğini unutmayı seçmişlerse!
Allah'tan Merkez Bankası bu tür 'tavsiyeleri' dinlemiyor. 
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 2009'un üçüncü toplantısında  faiz oranlarını bir puan daha indirdi. Kasım ayından bu yana devam eden faiz indirimleri toplam 6.25 puana ulaştı. Kasım ayının başında politika faizleri yüzde 16.75 seviyesinde iken, dün itibarı ile bu oran yüzde 10.5 seviyesine çekilmiş oldu.
 Merkez Bankası'nın faiz oranlarını yüzde 16.75 seviyesinde tuttuğu dönemde piyasa faiz oranları yüzde 25 (2008 Ekim sonu) oranına kadar yükselmişti. Beş ay içinde politika faiz oranlarında 6.25 puanlık indirime karşılık ikincil piyasada faiz oranları dün itibarıyla yüzde 14 seviyesine geriledi. Yani piyasa faizleri beş ayda yaklaşık 11 puan düştü. 
Piyasa faiz oranlarında görülen düşüşün önümüzdeki dönemde de devam etmesini bekliyoruz. Şubat ayında IMF anlaşmasının durumu, uluslararası belirsizlikler ve yaklaşan mahalli seçimler nedeni ile görülen gerilim, kur hareketleri, piyasa faizlerindeki düşüşü sekteye uğratmış, faizler bir süre yüzde 15 civarında dalgalanmıştı. Seçim kaosunun atlatılması ve artan IMF ile anlaşma olasılığı piyasaya olumlu sinyal verdi ve piyasa faiz oranları yeniden düşmeye başladı.
Bugün hem tüketici açısından hem de yatırımcı açısından önemli olan faiz oranı Merkez Bankası'nın belirlediği politika faiz oranı değil piyasadaki faiz oranıdır. Hatırlanırsa, Merkez Bankası'nın politika faizlerini indirdiği 2007'nin son döneminde piyasa faizleri ters reaksiyon göstermiş ve yükselmişti. 2008'de görülen ekonomik yavaşlamada piyasa faiz oranlarındaki bu yükselmenin de etkisi var. Şu anda piyasa faiz oranları yaklaşık 11 puan gerilemiş durumda. Bu düşüşler de beklenmedik aksi gelişmeler olmazsa devam edecek. Yıl ortasından itibaren bu durumun ekonomi üzerindeki etkisini görmeye başlarız. Nitekim Merkez Bankası verilerinden takip ettiğimiz tüketici kredilerindeki reel azalma eksi yüzde 5 (2008 Aralık verisi) seviyesinden eksi yüzde 1 seviyesine gerilemiş durumda. Konut kredilerinde ise yavaş yavaş pozitif artış oranları görülmeye başlandı. Ekonomide yavaşlama hala sürüyor ama şiddeti hafifliyor. Önümüzdeki aylardaki toplantılarda indirim oranları  25-50 baz puan düzeyine inebilir  ve birkaç indirimden sonra da Merkez Bankası faiz oranlarını uzunca bir süre yüzde 9.5- yüzde 10 aralığında tutabilir.
Ne olacağını içerideki ve dışarıdaki gelişmeler gösterecek.

(Akşam Gazetesi | 21.03.2009)

GÜNDEM