BASINDAN YAZILAR
Bir sonraki felaketin adı acaba tüketici kredileri mi? / Deniz Gökçe - MuhasebeTR

Bir sonraki felaketin adı acaba tüketici kredileri mi? / Deniz Gökçe

Amerika'da eylül ve ekim aylarında finans kesimi çöktüğünden beri felaket haberciliği yapmak son derece moda oldu. Dr. Doom adı verilen felaket habercilerinin sayısı oldukça yüksek.
Bu felaket habercileri şu anda internette dolaşan ve 'fiskos' olarak konuşulan son bir felaket senaryosu ürettiler. Bu dedikoduya göre ABD'de işsizlik arttıkça gelirsiz kalan kişiler tüketici kredilerini ödeyemeyecekler ve bir finansal kriz daha yaşanacak. İşsizlik oranının şu anda yüzde 8.1 ve yıl sonunda yüzde 9 civarında olması ama sonra daha yükselmemesi bekleniyor. Bu ABD tüketici kredisi dedikodusu ülkemizde de yaygın bir şekilde gündeme getiriliyor.

Peki böyle bir şey olası mı?
Aşağıdaki iki grafikle duruma biraz ışık tutmak istiyoruz.
İlk grafik konut ipotek kredileri ile tüketici kredilerinin boyutunu gösteriyor. Grafik 1'den açıkça görüldüğü gibi tüketici kredileri sorunların çıkmasına neden olan  konut ipotek kredilerinin dörtte biri kadar bir boyutta. Ve tüketici kredilerinin artış hızı çok yavaş ve ipotek kredilerinin artış hızından daha az olmuş.
İkinci grafik hem ABD'de resesyon dönemlerini gösteriyor hem de bu resesyon dönemlerinde tüketici kredilerinin toplam hane halkı varlıklarının yüzde oranı olarak nerede durduğunu ve nasıl davrandığını gösteriyor. Grafik 2'den açıkça görülebileceği gibi şu andaki tüketici kredilerinin oranı geçmiş resesyon dönemleri olan yıllardan fazla değil. Şu andaki tüketici kredilerinin yüzde kaçının gecikmiş ve ödenmeyen kredi olduğu grafikte yok ama bu oranı sayı olarak verebiliyoruz ve gecikmiş tüketici kredileri yüzde 4.1 oranı civarında. Bu da mesela 1991 yılında resesyonda gelinen zirveden biraz düşük bir rakam.
Ekonomiye en çok zarar veren şey beklentilerin bozulmasıdır. Nitekim Lehman Brothers'ın batmasına izin verilmesi beklentileri çok bozan bir olay oldu. Ama geleceğe dönük felaket dedikoduları ve kehanetleri de beklentileri bozmakta çok etkili. Bu nedenle dedikodulara prim vermemek gerekli!

(Akşam Gazetesi | 14.03.2009)

GÜNDEM