BASINDAN YAZILAR
Görevin kötüye kullanılması / Veysi Seviğ - MuhasebeTR

Görevin kötüye kullanılması / Veysi Seviğ

Türk Ceza Yasası'nın 257'nci maddesi, yasada suç sayılan haller dışında, görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız kazanç sağlayan kamu görevlisinin bu davranışının cezalandırılmasını öngörmektedir.
Gerçekte, bir kamu göreviyle görevlendirilen kişi, bu kamu faaliyetinin yürütülmesi sırasında görevinin gerekli kıldığı yükümlülüklere uygun hareket etmek zorundadır. Bu bağlamda, kamu faaliyetlerinin gerek eşitlik gerek liyakatlilik açısından adalet ilkelerine uygun yürütüldüğü hususunda toplumda hâkim olan güvenin, inancın sarsılmaması gerekir.
Kamu görevini ifa edenler, kendilerine verilen yetkiler çerçevesinde görev alanları içerisinde hakkaniyet ölçüleri içerisinde, tarafsız olarak hareket etmek ve değerlendirmek zorundadırlar.
Türk Ceza Kanunu, kamu görevlisinin görevi ile bağdaşmayan davranışlarını belli koşullar altında suç olarak tanımlamıştır. Görevin kötüye kullanılması suçu, bu bakımdan genel, tali (ikincil) ve tamamlayıcı bir suç olarak kabul edilir.
Görevin kötüye kullanılması suçunun oluşabilmesi için gerçekleştirilen fiilin, kamu görevlisinin görev alanına giren bir hususla ilgili olması gerekir. Bu nedenle kamu görevlileri kendi yetki alanlarında görevlerini ifa ederken yasalara uygun, karşı tarafın mağduriyetine meydan vermeyecek şekilde davranmak zorundadırlar.
Söz konusu yasa maddesinin gerekçesinde de ifade edildiği üzere "görevin gereklerine aykırı davranışın, kişinin mağduriyetine neden olması" halinde bu durumun söz konusu yasa maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir. Burada bahsi geçen mağduriyet kavramı, zarar kavramından daha geniş bir anlam taşımaktadır. Örneğin kişi, tabi tutulduğu sınavda başarılı olmasına rağmen, başarısız gösterilmiş olabilir. Bir imar planı uygulamasında belli parsel sahibine duyulan husumet dolayısıyla plan tekniğine aykırı olarak gösterilmiş olabilir. Kişinin kamusal bir finans kaynağından yararlanması için gerekli koşulları taşıdığı halde, yararlanması engellenmiş olabilir. Kişinin sınai veya ticari faaliyetini kısıtlayıcı önlemler alınmış olabilir. Daha açıkçası, kişinin belli bir sınai veya ticari faaliyetle ilgili olarak gerekli izin koşullarını taşıdığı halde, bu faaliyetleri engellenmiş olunabilir.
Türk Ceza Yasası'nın sözü edilen maddesi ile ilgili açıklamalar ufak tefek ayrıntılar dışında madde gerekçesinde aynen yer almaktadır.
Zaman zaman görevin gereklerine aykırı davranış dolayısıyla kamu açısından bir zarar meydana gelmiş olabilir. Örneğin orman alanında veya kamu arazisinin işgaliyle yapılan işyeri veya konutlara elektrik, su, doğalgaz, telefon ve yol altyapı hizmetlerinin götürülmesi yasa maddesi kapsamında değerlendirilebilir.
Yasal düzenleme gereği olarak yasada suç sayılan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız kazanç sağlayan kamu görevlilerinin bu tutumları da Türk Ceza Yasası'nın 257'nci maddesi kapsamında hapis cezası ile tecziye edilmesi gereken bir suç olarak kabul edilmiştir.
Yine sözü edilen maddenin gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere örneğin kişi, kamusal bir finans kaynağından yararlanması için gerekli koşulları taşımadığı halde yararlandırılmış olabilir. Kişiye, belli bir sınai veya ticari faaliyetle ilgili olarak gerekli izin koşullarını taşımadığı halde, bu faaliyetin icrasına yönelik olarak izin verilmiş olabilir. Bir imar planı uygulamasında, belli bir parsel üzerinde, plan tekniğine veya imar planına aykırı olarak yapılaşmaya imkân sağlanmış olunabilir. Bu durumların tümünü sözü edilen ceza yasası maddesi kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.
Görevi kötüye kullanılma suçunun olaşabilmesi için, görevin gereklerine aykırı davranışın mutlaka icrai davranış olması gerekmemektedir. Çünkü görevin gereklerine aykırı davranışın ihmali bir hareket olması halinde de kötüye kullanma suçu oluşabilmektedir.
Konunun başında da belirttiğimiz gibi görevi kötüye kullanma suçu genel, tali (ikincil) ve tamamlayıcı bir suç tipidir. Bu nedenle, görevin gereklerine aykırı davranışın başka bir suçu oluşturmadığı hallerde, kamu görevlisini bu suça istinaden cezalandırmak gerekmektedir. Bir başka açıdan kamu görevlilerinin söz konusu yasa maddesini özümleyerek görevlerini ifa etmeleri, kamu düzeninin mahafazası açısından zorunlu olmaktadır. Bu bağlamda da görevle bağlantılı yükümlülüğün ihmali sonucunda ortaya çıkacak bazı hallerde suçun niteliği değişebilmektedir.
Kamu görevlilerinin "görevi kötüye kullanma" konusunda duyarlı olması en azından kamuya duyulması gereken güven ve tarafsızlığın temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda da kamu görevlilerinin en azından bu konuda yeteri kadar bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

(Referans Gazetesi | 07.03.2009)

GÜNDEM