BASINDAN YAZILAR
Enflasyon düşmeye devam! / Deniz Gökçe - MuhasebeTR

Enflasyon düşmeye devam! / Deniz Gökçe

Şubat ayında TÜFE % 0.34 düşüşle, piyasanın tahminin altında geldi. Düşüşün büyük çapta sadece gıda fiyatlarından kaynaklandığı görülüyor.
ÜFE'deki aylık % 1.17'lik artış ise, tersine,  piyasanın tahmininin üzerinde geldi. Bu artışta tarım fiyatlarının yanında, elektrik, gaz ve suda fiyatlarında artış etkili oldu.
Özetle şubat ayında yıllık TÜFE 1.8 puan düşüşle % 7.7 seviyesine gerilerken, ÜFE 1.5 puan gerileyerek % 6.4'e indi. Aşağıdaki tabloda hedef gösterge olan TÜFE 'de yıllık enflasyona katkılar sergileniyor. Bilindiği gibi katkı payı demek endeksteki pay çarpı yüzde artış demek.
Aşağıdaki tabloda endekste yüzde 28 payı olan gıda ve alkolsüz içecekler grubunda aylık katkı 3.2 puandan 1.7 puana düşerek TÜFE düşüşünün büyük çoğunluğunu üretti. Bu tabii ki global ve yerel talep düşüklüğünün de sonucu. Endekste yüzde 19 payı olan konut, yani konut kirası ve konut yakıtı grubu ise 3.5 puan katkıdan 3.2 katkıya düşerek enflasyonun geri kalanını üretmiş oldu.
Geçen yılın temmuz ayında yüzde 12.1 seviyesine kadar yükselen yıllık enflasyon oranı şubat ayı itibarıyla yüzde 7.7 seviyesine gerilemiş durumda. Daha önce en son 2007 yılının ekim ayında yıllık enflasyon oranı bu seviyede idi. Enflasyondaki düşüşün devam ederek Mayıs-Haziran döneminde yüzde 5 seviyesine kadar gerilemesini bekliyoruz.
Burada iç ve dış talebin düşük olması ve tüm dünyada enerji, gıda ve emtia fiyatlarının düşmüş olması Merkez Bankası'na nominal faizi indirme fırsatı vermekte.
Enflasyon gelişmelerinin ışığında Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam etmesi gerekir diye düşünüyoruz. Ancak ÜFE'deki gelişmelerde yani artışta döviz kurlarından enflasyona geçişlilik olgusu göründüğünün de altını çizmek gerekli. 
Ülkemizin tabii güçlü ve zayıf ekonomik noktaları var. Bankalarımızın 2001 yılında tamir edilmiş olması ve eskisi gibi döviz açık pozisyon taşımıyor olması, Merkez Bankası'nın 70 milyar doları aşan döviz rezervi, ülkenin toplam bütçe açığının ve net dış borç stoku sayılarının 2001 yılından bu yana çok önemli boyutta azaltılmış olması güçlü noktalar. İhracata bağımlı olmamız ve bu nedenle dış talep toparlanmadan toparlanamayacağımız, enerji fiyatları bir kere daha yükseldiği zaman ithalat giderlerinin artacak ve cari denge açığının ileride yeniden artacak olması, uluslararası sermaye hareketlerinin daralmasının özel finansmanı daraltması ve tabii içerdeki siyasi kavgalar gibi olgular ise, zayıf yönlerimiz. Bu söylenenler ışığında IMF ile anlaşma yapmamızın gerçekleşmesi, risk algılamasını değiştirerek, Merkez Bankası'nın elini, faiz indirimleri konusunda daha da kuvvetlendirecektir.
Enflasyona Katkı Tablosu - Şubat 2009 Yıllık Katkılar
TÜFE 8.4 10.6 10.1 9.5 7.7
Gıda-alkolsüz içecekler (28%) 3.4 4.0 3.4 3.2 1.7
Konut (19%) 1.9 2.7 3.8 3.5 3.2
BİRİNCİ GRUP (47%) 5.3 6.7 7.2 6.7 4.9
Ulaştırma (13%) 0.6 1.5 0.3 0.2 0.3
Otel, lokanta ve kafeler  (5%) 0.7 0.8 0.8 0.7 0.7
Ev eşyası (8%) 0.3 0.5 0.8 0.7 0.6
Çeşitli mal ve hizmetler (5%) 0.2 0.4 0.5 0.5 0.5
Sağlık (3%) 0.0 0.0 0.1 0.0 0.1
İKİNCİ GRUP (32%) 1.9 3.2 2.4 2.2 2.2
Alkol-tütün mamulleri (5%) 0.9 0.3 0.0 0.0 0.0
Giyim-ayakkabı (7%) 0.3 0.2 -0.1 0.0 0.2
İletişim-Haberleşme (5%) -0.1 -0.1 0.2 0.3 0.2
Kültür ve eğlence(3%) 0.0 0.1 0.2 0.3 0.3
Eğitim (2%) 0.1 0.2 0.2 0.2 0.2
ÜÇÜNCÜ GRUP (21%) 1.2 0.7 0.5 0.6 0.6

(Akşam Gazetesi | 05.03.2009)

GÜNDEM