BASINDAN YAZILAR
Vergi dairesinin teminat talebi / Bumin Doğrusöz - MuhasebeTR

Vergi dairesinin teminat talebi / Bumin Doğrusöz

Kamu alacaklarını cebri takip ve tahsil usullerini düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, içeriğinde aynı zamanda tahakkuk etmemiş veya vadesi gelmemiş kamu alacaklarını güvence altına almak amacıyla bazı müesseseleri de düzenlemiştir. Bunlardan biriside mükelleften önceden teminat istenmesini öngören teminat müessesesidir.
Vergi idaresi tarafından zaman zaman sınırları zorlanarak uygulanmaya çalışılan ve teminat müessesesini düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 9. maddesinde biri genel (1. fıkra) diğeri Türkiye'de ikâmetgahı bulunmayanlarla (2. fıkra) ilgili olmak üzere iki düzenleme yer almıştır. Bizim bu yazımızda irdelemek istediğimiz genel, yani bütün mükellefler için geçerli 1. fıkra düzenlemesine göre, "Vergi Usul Kanununun 344. maddesine göre vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli işlemlere başlanıldığı takdirde vergi inceleme elemanlarınca yapılan ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairesince teminat istenir".
Bu düzenlemenin kilit kavramı, "vergi inceleme elemanlarınca yapılan ilk hesaplamalara göre" ibaresidir.
Bir mükelleften bu fıkraya göre teminat istenebilmesi için, hakkında bir veya üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir fiili dolayısıyla bu mükellef hakkında vergi salınması için gerekli işlemlere başlanılmış olunması gerekir.
Vergi salınmasının ön işlemleri, "tarh işleminin hazırlık işlemleri" olup bunlar, "yoklama", "normal veya aramalı inceleme", "takdir komisyonuna sevk" ve "bilgi isteme" gibi işlemlerdir. Ancak Kanun, "vergi inceleme elemanlarınca yapılan ilk hesaplamalara göre" teminat istenilmesinden söz ettiğinden, bu yollardan sadece "normal veya aramalı inceleme" halinde teminat istenebilir. Bu nedenle yoklama veya takdir komisyonuna sevk gibi işlemler, teminat istenilmesine yol açmaz.
Öte yandan, vergi inceleme elemanlarının yapacakları ilk hesaplamalara dayalı talebi olmadan vergi dairesi kendiliğinden teminat isteyemez. Bu hesaplamanın ise inceleme elamanınca bir gerekçeli "ön rapor" ile yapılarak vergi dairesine ve bu yolla da teminat isteme yazısı ile birlikte mükellefe tebliği gerekir. Uygulamada ise ön rapor yerine "üç dört satırlık gerekçesiz yazı" ile yetinilmektedir.Böyle bir uygulama ise ileride giderek keyfilik veya kamu yararı dışında başka amaçlarla da hareket edebilme yolunu açabileceğinden son derece sakıncalıdır.
Teminat istenilmesi vergi inceleme elemanının takdirindedir. Ancak inceleme elemanının bu konuda takdir hakkını kullanırken ve konuya ilişkin ön raporunu hazırlarken, vergi kayıp ve kaçağı hakkında fikir sahibi olabilecek ve bir ön rapor hazırlayabilecek durumda olması gerekir. Bu nedenle, örneğin defter ve belgelerin ibrazı için mükellefe verilen süre daha dolmadan teminat istenilemez (Danıştay 9. Daire E.2002/358 K.2004/5373 T.4.11.2004)
İnceleme Elemanı takdirini teminat istenmesi yönünde kullandığında ve vergi dairesinden teminat alınmasını talep ettiğinde, artık vergi dairesi bu taleple bağlıdır. Vergi dairesinin böyle bir durumda takdir hakkı yoktur.
İnceleme Elemanının Raporunu hazırlayıp vergi dairesine teslim etmekle işten el çekmesinden sonra vergi dairesi artık kendiliğinden teminat isteyemez. Çünkü vergi dairesinin teminat talep işleminin arkasında inceleme elemanının talebinin olması gerekir. Bir başka deyişle, vergi salınması yolunda başlanılmış işlemler, inceleme sonuçlanmış ve tespit edilen matrah farkı üzerinden cezalı tarhiyat yapılmış ise artık teminat istenemez (Aynı yönde : Turgut CANDAN, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Ankara 2007, sf:81) Nitekim Danıştay 4. Dairesi, inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra kesinleşmiş vergi borcu dolayısıyla teminat istenilemeyeceğine ve teminat verilmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz yapılamayacağına (E.2005/1452 K.2005/5238 T.22.12.200), Danıştay 7. Dairesi de daha önce ödeme emri ile takip aşamasına gelmiş vergi ve buna bağlı kamu alacakları için teminat istenemeyeceğine hükmetmiştir (E.2006/1290 K.2007/3914 T.3.10.2007). Ancak idarenin uygulamada bu hususlara dikkat ettiği pek söylenemez.
Teminat istenilmesine ilişkin işlemler, kişilerin haklarını ve mal varlıkları üzerindeki tasarruf haklarını etkilediğinden dava konusu edilebilir (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2005/148 K.2005/255 T.18.11.2005; Danıştay 9. Daire E.2004/770 K.2006/333 T.15.2.2006)

(Referans Gazetesi | 02.03.2009)

GÜNDEM