BASINDAN YAZILAR
Vergi incelemesinde hakkaniyet ve vicdani duyarlılık / Veysi Seviğ - MuhasebeTR

Vergi incelemesinde hakkaniyet ve vicdani duyarlılık / Veysi Seviğ

Vergi Usul Yasası'nın 134'üncü maddesinde ifade edildiği üzere "vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır." Bu konu tam anlamıyla özen, bilgi ve deneyim isteyen bir olgudur.
Vergi incelmesini yapacak olanlar belli bir bilgi birikimine ve deneyime sahip olmak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bünyesinde vergi denetimi (incelemesi) yapmak üzere görevlendirilenler bu nedenle büyük bir özenle seçilmekte ve belli bir eğitim sürecinden sonra kendi başlarına (bağımsız olarak) denetim yapmakla görevlendirilmektedirler.
Vergi Usul Yasası'nın 135'inci maddesinde "incelemeye yetkililer" belirlenmiş bulunmaktadır. Yasa maddesi gereği olarak vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal memuru, vergi denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.
Bu bağlamda yasal düzenleme gereği maliye müfettişleri, maliye müfettiş muavinleri, gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörleri, Gelirler Genel Müdürlüğü'nün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.
Bundan yıllar önce maliye hesap uzman yardımcılığı seçme sınavına girerken duyduğum heyecanı bugün dahi anımsıyor ve hatta yaşıyorum.
Önce yazılı sonra sözlü sınavdan sonra başarılı olduğumu öğrendiğimde duyduğum mutluluğu ve onuru yaşadığım sürece unutmam mümkün değildir.
Kurula atanmamız yapıldıktan ve o yıllarda altı ay sürecek olan mesleki eğitim için İstanbul'a Grup Başkanlığı'nda görevlendirildikten sonra her biri kendi alanında otorite olan kıdemli hesap uzmanlarından almış olduğumuz eğitimler bizi bilinçlendirmiş ve o tarihlerde bizlere denetim mesleğinin teknik özellikleri ve davranış biçimi öğretilmiştir.
Hesap uzman yardımcılığına ilk iktisap edenlerin eğitimi İstanbul Grup Başkanlığı'nda kıdemli hesap uzmanlarının bulunduğu grup binasının üçüncü katında yapılırdı. Bu katın eğitim için seçilmesinin temel nedeni günlük eğitim programlarının uygulanması sırasında dinlenme aralığının söz konusu üstatlarımızın dikkatlerinin üzerimizde toplanmasından kaynaklandığını ben belli bir süre sonra anlayabilmiştim.
Hesap uzmanlığı mesleğinde uzun yıllar kalıp incelemelerde tarafsızlığa sahip, hakkaniyetle değerlendirme ve inceleme yapma alışkanlığını bana rahmetli Orhan Güreli üstadımız aracılığı ile kurulumuz kurucularından Ali Ataybek üstadımızın öğütleri kazandırmıştır.
Gerçekte; inceleme elemanları vergi yasalarında yer alan hükümleri diledikleri gibi yorumlayamazlar ve yine diledikleri gibi uygulayamazlar. Vergi yasalarında yer alan hükümlerin yorumlanmasında ve uygulanmasında vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyeti araştırılır. Bazı hallerde vergiyi doğuran olayın oluşması ile ilgili bazı hukuki işlemlerin tamamlanması gerekebilir. Her olayın kendisine özgü bir hukuki oluşum biçimi (şekli) vardır. Bu konuda bağlantılı hukuki mevzuatın dikkate alınması gerekmektedir.
Uygulama yapılacak yorum hatasına dayalı işlemler vergi mükellefleri açısından telafisi mümkün olmayacak nitelikte ve boyutta mali yük getirebilir. Bu gibi olayların yaratacağı kayıplar hem ekonomi için hem de hukuki işlemlere güven açısından yıkıcı sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Vergi inceleme elemanları olayları değerlendirirken her şeyden önce mevcut hukuki düzenlemeleri dikkate almaları, hukuki düzenlemelerin amaca yönelik sınırları aşıcı değerlendirmelerden kaçınmaları gerekmektedir.
Vergi inceleme elemanları yazdıkları inceleme raporları ile adeta bir iddianame hazırlamaktadırlar. Bu nedenle vergi inceleme raporlarının vergi dairelerince işleme konulması zorunludur.
Vergi inceleme raporlarına karşı mükelleflerin hakları sınırlıdır. Bu sınırlılık ya raporu kabul edip, gereğini yerine getirmek veya yargı yoluna başvurarak uyuşmazlık yaratmakla bağlantılıdır. Buna bağlı üçüncü bir yol ise idare ile uzlaşmayı tercih ederek vergi ve cezada belli bir indirim pazarlığına gitmektir.
Mükellefin haksız olması halinde, kendi hatasının bedelini ya doğrudan veya uzlaşma yolunu seçerek ödemesi dışında başka bir seçenek yoktur. Ancak buna karşılık mükellefin haklı olması halinde hem yargı makamları ortaya çıkacak uyuşmazlık dolayısıyla meşgul edilecek hem de gereksiz birtakım bürokratik işlemlerin yapılabilmesi için kamusal nitelikte bir yükle karşılaşılacaktır.
Ancak haksız bir işleme maruz kalan mükellefin böyle bir olayda karşılaşacağı yükün büyük bir olasılıkla telafisi belki de olamayacaktır. Kanımızca inceleme raporları hazırlanırken üzerinde durulması gereken en önemli konu budur.
Vergi inceleme elemanları inceleme aşamasında yasa maddelerini tam olarak özümseyip vicdanları ile hareket ettikleri sürece adil olabilirler. Bu nedenle vergi incelemesini yaparken yasa hükümlerine hâkim ve saygılı, vicdanları ile hakkaniyete bağımlı olmalıdırlar.

(Referans Gazetesi | 28.02.2009)

GÜNDEM