BASINDAN YAZILAR
Hatalı kayıta vergi usulsüzlük cezası kesilmez / Veysi Seviğ, Bumin Doğrusöz - MuhasebeTR

Hatalı kayıta vergi usulsüzlük cezası kesilmez / Veysi Seviğ, Bumin Doğrusöz

Vergide usulsüzlük vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine uyulmaması halinde söz konusu oluyor. Kanunlarda usulsüzlük belirlenirken muhasebe kayıtlarına yönelik bir düzenleme ise bulunmuyor.

SORU: Muhasebe işlemlerinde yanlış intikal ettirilen bir kayıt muhasebe kurallarına göre ters madde yapılarak düzeltilebilir mi? Bu tür düzeltmeler usulsüzlük cezasına konu edilebilir mi?
Örneğin yanlışlıkla isim benzerliği nedeniyle bir başkasının hesabına geçen bir kredili satışın, bilahare aynı dönem içerisinde gerçek borçlunun hesabına geçirilmesi hali usulsüzlük cezasının kesilmesine neden olabilir mi?

YANIT: Vergi Usul Yasası'nın "Mükellefin Ödevleri" başlığını taşıyan ikinci kitabının Defter Tutma ile ilgili düzenlemeler içeren ikinci kısmının dokuzuncu bölümünde "Kayıt Nizamı" ile ilgili hükümler yer almaktadır. (Madde:215-219)
Söz konusu bölümde yer alan ve "Yanlış Kayıtların Düzeltilmesi" başlığını taşıyan 217. madde hükmü uyarınca "Yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilumum (tüm) defter ve kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde çizilmek, üst veya yan tarafına doğru rakam ve yazı okunacak şekilde yazılmak veya ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle düzeltilebilir. Vergi hukuku açısından yanlış kayıtların düzeltilmesine uygulanacak kural budur.
Yasal düzenleme gereği olarak "defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz bir hale getirmek yasaktır."
Yasa maddesinden de anlaşılacağı üzere defterlere yapılan kayıtların değiştirilemez olması asıl olmakla birlikte hatalı kayıtların düzeltilmesi belli kurallara bağlanmıştır. Buna göre yevmiye defterine yapılan bir kaydın düzeltilmesi ancak muhasebe ilkelerine göre yapılabilmektedir. Örneğin alacaklı kaydedilmesi gereken bir hesap yanlışlıkla borçlu kaydedilmişse bu hata ancak eski kaydın iptali ve yeni kaydın yapılması suretiyle düzeltilir. Keza bir hesaba kaydedilmesi gereken tutar eksik kaydedilmişse hata hesaba eksik tutar kadar ekleme yapılarak düzeltilir.
Ancak yevmiye defteri dışında diğer defterlere yanlış kaydın üzeri okunacak şekilde çizilmek ve yeni kayıt yapılarak düzeltilir. Örneğin yevmiye kaydı doğru olmakla birlikte defteri kebire eksik işlenen bir satış tutarının üzeri okunacak şekilde çizilir ve daha sonra doğrusu yazılarak düzeltme yapılır.
Diğer yandan usulsüzlük "vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesi" halinde söz konusu olabilmektedir ki bu hükümler içerisinde muhasebe kayıtlarına yönelik herhangi bir düzenleme mevcut değildir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere muhasebe kayıtlarının yapılışı sırasında hatalı olduğu anlaşılanların Vergi Usul Yasası'nın 217. maddesi kapsamında düzeltilmesi mümkündür.(V. Seviğ)


KAMU KURUMLARINCA HEDİYELİK EŞYA SATIŞI

SORU: Kamu kurumu niteliğinde olan bir kuruluşun içerisinde, kuruma ait özellikleri belirten hatıra eşya satışından elde edilen gelirler vergiye tabi midir? Bu tür bir faaliyet katma değer vergisi konusuna girer mi?
YANIT: Söz konusu faaliyet dolayısıyla 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Yasası hükümleri çerçevesinde mükellefiyet tesis ettirilmesi zorunludur. Ayrıca yapılan bu satış işlemleri de katma değer vergisine tabi olduğundan, söz konusu vergi ile ilgili işlemlerin yapılması da zorunludur. (V. Seviğ)



YARGI KARARLARINDA

SERBEST MESLEK KAZANCI
Danıştay 3. Dairesi E.2000/4801 K.2002/1797 T.1.5.2002
Davacı adına, 1998 takvim yılında Noter Odası ortaklık cari hesabından ödenen …. Lira faiz gelirini, gelir vergisi beyannamesine dahil etmediğinden bahisle cezalı tarhiyat yapılmıştır. Noterlik Kanunu, noterlerin noterlik faaliyetleri sonucu elde ettikleri serbest meslek kazancının belli bir kısmını Kanunda öngörülen esaslar dahilinde Noterlik Ortak Cari Hesabına yatırmalarını, bu şekilde ortak hesapta toplanan paralar ile bu tutarların Noterler Odası tarafından mevduat olarak veya menkul kıymetlere yatırılarak değerlendirilmesi sonucu elde edilen faiz vb. gelirlerin eşit olarak üç ayda bir noterlere dağıtılmasını öngörmüştür. Noter olan davacının noterlik faaliyetinden elde ettiği kazancından Noterler Ortak Cari hesabına yatırdığı tutarın serbest meslek kazancının bir bölümünü oluşturması ve bu paraların bir bankada Noterler Odası Ortak Cari Hesabı adı altında açılan hesapta değerlendirilmesi sonucunda, diğer noterlerle birlikte eşit olarak elde ettiği faiz gelirinin de davacının serbest meslek faaliyeti nedeniyle elde ettiği geliri oluşturması sebepleriyle, davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aylırılık yoktur.

Danıştay 4. Dairesi E.1998/4852 K.1999/3721 T.27.10.1999
Davacı hakkında, özel televizyon kanalında hazırlığını ve sunumunu üstlendiği programdan elde ettiği kazancının GVK'nun 18. maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bahisle cezalı tarhiyat yapılmıştır. GVK'nun 18. maddesindeki serbest meslek kazanç istisnasının uygulanması için, maddede yer alan fikri ürünlerin serbest meslek faaliyeti olarak meydana getirilmesi, dolayısıyla elde edilen gelirin serbest meslek kazancı olması ve bu çalışmanın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sayılması gerekmektedir. 5486 sayılı Kanunun 1.maddesinde eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanun uyarınca ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olarak tanımlanmıştır. GVK'nun 18. maddesindeki istisnanın amacı, toplum kültürüne bu şekilde katkıda bulunan müellif, mütercim, heykeltıraş, ressam, bestekar ve mucitlerin ilim ve edebiyat eserleri ile musiki eserlerini, güzel sanat ve sinema eserlerinin devamını sağlamak teşvik etmek olup, davacının yapımcılığı ve sunuculuğunu üstlendiği bir programın kendisinin özgün yaratıcılığını içermesi ve bu program nedeniyle maddi haklar açısından korunması, bu çalışmanın eser niteliğinde olduğunu ve GVK'nun 18. maddesine göre değerlendirilmesini gerektirmeyeceğinden, davacı hakkında yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık yoktur.


ÖZELGELERDE

KURUM KAZANCI

1. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 11.1.2008 tarih ve 717 sayılı özelgesi;
"GVK'nun 40/3. maddesi uyarınca, işle ilgili olmak şartıyla sözleşme, ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilir. Bununla beraber, işle ilgili olsa dahi işletme sahibinin suçlarından / kusurundan doğan tazminatların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması GVK'nun 41/6. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca mümkün değildir. Gerek GVK'nun yukarıda atıf yapılan hükümleri gerekse KVK'nun safi kurum kazancının tespitinde GVK'nun söz konusu maddelere atıf yapan 6. maddesi düzenlemesi uyarınca, işyerinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak Mahkemece firmanın yüzde 60, kazada zarar gören işçinin yüzde 40 kusurlu bulunarak, firmanın işçiye tazminat ödemesine karar verilmesi halinde, firmanın işçiye yapacağı tazminat ödemesinin ancak yüzde 40'a tekabül eden kısmını GVK'nun 40/3. maddesi uyarınca ödemenin yapıldığı dönemde safi kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapması mümkündür."

2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 3.4.2008 tarih ve 6512 sayılı özelgesi;
"Ürün satışını artırmak amacıyla müşteriler ve Bayilere promosyon mahiyetinde yaptırılması düşünülen Özel Birikimli Hayat Sigortası harcamalarının ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler kapsamında değerlendirilerek harcamanın yapıldığı döneme ait safi kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür."

3. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 25.3.2008 tarih ve 5707 sayılı özelgesi;
"KVK'nun 8. ve GVK'nun 40/1. maddeleri açıklamaları gereğince, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması, masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağını mevcut olması, işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması şartıyla yapılan harcamalar genel giderler olarak kabul edilir. Bu belirtilen koşullara riayetle, şirketin toplantılarda misafirlerini ağırlamak için yapmış olduğu harcamalar kurum kazacının tespitinde genel gider olarak nitelendirilebilir."

(Kaynak: Referans Gazetesi | 25.02.2009)

GÜNDEM