BASINDAN YAZILAR
Emeklilikte hangi yol avantajlı? / Sadettin Orhan - MuhasebeTR

Emeklilikte hangi yol avantajlı? / Sadettin Orhan

Soru: Sadettin Bey, 01.01.1958 doğumluyum. 1986 yılında SSK girişim ve 1500 günüm var. 2004 Mart ayı itibariyle Bağ-Kur'lu olarak çalışıyorum. 1979-1980 yıllarında askerlik hizmetim var. Ayrıca 1984-1986 döneminde borçlanabileceğim hizmetim var. Bu şartlar altında borçlanmak işime yarar mı? 3600 günü doldurduktan sonra hiç prim ödemezsem yaştan emekli olabilir miyim? Alperen Türkoğlu

Cevap: Değerli okurum bahsettiğiniz süreleri borçlanır ve bundan sonra SSK'lı (4/a'lı) olarak çalışırsanız, 3,5 yıl (42 ay) sonra hemen emekli olursunuz. 3600 günle yaştan emeklilik SSK için geçerli. Bağ-Kur'a devam ettiğinize göre yaştan emeklilik için 5400 günü ve 57 yaşınızı doldurmanız gerekir.

Obama'nın seçim vaadi, bizde geçen yıl gerçekleşti!

Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde, sosyal politika uygulamaları da gündemin üst sıralarında yerini aldı.

Seçim hararetiyle de olsa, sosyal devlet/politika konusunun bu denli gündeme gelmesi iyiye işaret. İyiye alamet olmayan ise konunun sadece kömür/erzak yardımı üzerinden tartışılması.

Biz, sosyal devlet bakımından bu günlerde pek göze görünmeyen bir konuya dikkat çekmek istiyoruz, yani Genel Sağlık Sigortası'na (GSS). Hem sağlık sorunlarının hem de ülke nüfusunun genelinin sağlık güvencesi altına alınmasını ifade eden GSS, ülkemizde geçtiğimiz yıl yürürlüğe girdi. GSS, bir yönüyle sağlıkta dönüşüm projesinin, diğer yönüyle de sosyal güvenlik reformunun bir parçası. Yürütülen bu iki ayaklı çalışmalar sonucu 5510 sayılı Kanunun GSS'ye ilişkin hükümleri 1 Temmuz 2008'de yürürlüğe girdi. Böylece;

·           18 yaş altı bütün nüfus ücretsiz-primsiz GSS'li oldu.

·           Nüfusun tamamına yakını (vatansızlar ve sığınmacılar da dahil) GSS kapsamına alındı.

·           Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, acil yardımlar, doğumlar ve bulaşıcı hastalıklar ücretsiz bakım kapsamına alındı.

·           Tüp bebek denemelerinden yurtdışındaki tahlillere (yurtdışına gitmeksizin) kadar pek çok uygulama SGK tarafından finanse edilmeye başlandı vs.

Diyeceksiniz ki "biz bunları zaten biliyoruz, medyada aylardır yazılıp çiziliyor." Doğru, ancak konunun pek yazılıp-çizilmeyen bir boyutu var ki, o da bizde uygulamaya giren GSS'nin, Barack Obama'nın seçim vaatleri arasında yer alması. Evet, Obama tarafından 2008 yılında yürütülen seçim kampanyasındaki en can alıcı vaatler arasında Genel Sağlık Sigortası yer alıyordu.

Amerikan rüyası, Türk gerçeği!

Sağlık hizmetlerinde ve sağlık sigortasında Amerikan halkına değişim sözü veren Obama, sorunları ve çözümlerini resmi internet sitesinde 9 sayfalık bir dokümana sığdırmış. Obama'ya göre;

·           45 milyondan fazla Amerikalı -8 milyondan fazlası çocuk- sağlık sigortası kapsamı dışında bulunuyor.

·           Koruyucu sağlık hizmetleri ve obezite gibi kronik rahatsızlıklarla mücadele yetersiz.

·           Ayrıca özel sigorta şirketlerinin çıkardığı yüksek faturalar sebebiyle çalışanlar ve aileleri, kanser ve AİDS gibi yaygın hastalıklarla gereği gibi mücadele edemiyor.

Obama, bütün bu sorunlara çözüm olarak, etkin, ucuz, erişilebilir ve tüm nüfusu kapsayan bir Genel Sağlık Sigortası'ndan bahsediyor. Görünen o ki, en azından sağlık alanında, Amerikalılar'ın gördüğü rüyayı, biz geçen yıl gerçekleştirmişiz. Ancak, Obama'nın eşinin elbisesine kadar her şeyi masaya yatıran Türk medyasının bu konuya bir satır bile ayırmamış olması dikkat çekici.

İGİAD'dan haberiniz var mı?

Size, varlığından yakın zamanda haberdar olduğum İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği'nden (İGİAD) bahsetmek istiyorum. 2003 yılında kurulan dernek, çok kısa zamanda kurumsallaşmış ve bu zaman zarfında çok güzel çalışmalara imza atmış. Hele 2008 yılında birisi iş ahlakı, diğeri girişimcilik konusunda hazırlanmış iki rapor var ki bu iki konuda Türkiye'nin röntgeni çekilmiş diyebiliriz. Ahlaksız girişimcilik ile teşebbüsten yoksun ahlakın dünya için neye mal olduğunu dikkate aldığımızda, İGİAD'ın ne denli kritik bir boşluğu doldurmaya namzet olduğu daha iyi anlaşılıyor. Biz de İGİAD'a, değerli başkan ve üyelerine bu anlamlı mücadelelerinde başarılar diliyoruz.

Okur sorularına cevaplar...

Soru: Sadettin Bey, annem 01.03.1959 doğumlu ve şimdiye kadar herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı değil. 01.03 2009 tarihinden itibaren 4/a veya 4/b'li olarak çalışmaya başlasa hangi yaş ve prim şartına tabi olacak? Bir de 4/a'lı olarak işe girerse bayan çalışanlar için işveren hissesi muafiyetinden yararlanabilir mi? Osman Tufan

Cevap: Değerli okurum, anneniz bugün itibariyle sigortalı olarak çalışmaya veya isteğe bağlı ödemeye başladığı taktirde, 15 yıllık (5400 gün) prim ödeme süresini doldurduğu gün emekli olur. Bahsettiğiniz prim muafiyeti şartlarını (5763 Sayılı Kanun) taşıyan bir işyerinden işe girerse evet, işveren hissesinden muaf olarak adına prim ödenir.

 

(Bugün Gazetesi | 18.02.2009)

GÜNDEM