BASINDAN YAZILAR
Tüm yönleriyle kâr dağıtımı / Veysi Seviğ - MuhasebeTR

Tüm yönleriyle kâr dağıtımı / Veysi Seviğ

Sözlük anlamı ile kâr "alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı, üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay, maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark" olarak tanımlanmaktadır. (Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu)
Ticari yaşamda kâr kısaca ticari işletmeye tahsis edilen sermayenin belli bir süre içinde getirisi olarak kabul edilmektedir.
"Bir başka açıdan kâr kavramı liberal bir ekonomi anlayışının temel hareket noktası olarak karşımıza çıkmakta ise de en basit şekliyle konulan sermayenin karşılığı olarak elde edilmesi öngörülen bir artışı ifade eder."
İşletmelerde kâr hesapları faaliyet döneminin olumlu sonucunu gösterir. Ticaret hukuku açısından kâr ana sermayenin bir cüzü (parçası) olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda "dönem net kârı işletmenin faaliyet sonrası net kârını" ifade eder.
Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri uyarınca bir hesap döneminin kârını (net satışlar+diğer gelirler)-(satışların maliyeti+faaliyet giderleri+diğer giderler) şeklinde ifade edilmektedir.
Gerçek kişiler açısından "kâr" ticari faaliyet sonucu elde edilen bir kazanç olarak tanımlanmaktadır. Kurumlar açısından kâr ise ortaklar arasında bölüştürülebilir bir gelir olarak kabul edilebileceği gibi işletme içinde tutulabilir veya sermayeye eklenebilir fon olarak değerlendirilebilir.
Kârın oluşumu vergi hukuku açısından önem arz etmektedir. Çünkü kârın oluşumunda vergi yasalarında yer alan indirilebilir giderler ile kanunen kabul edilmeyen giderler ayrı ayrı dikkate alınmak zorundadır. Buna karşılık kanunen kabul edilmeyen giderler paylaşılabilir kârı olumsuz etkilemektedir.
Gerçekte kârın üç ayrı yönden tanımlanması ve incelenmesi mümkündür. Şöyle ki;
* Hesap dönemi sonucu yönünden,
* Ortaklarca bölüştürülebilir nitelikte olması açısından,
* Vergi hukuku ilkeleri bakımından,
kâr olarak işletmelerce belirlenen veya ulaşılan sonucun irdelenmesi mümkündür.
Gelir İdaresi Daire Başkanı Sayın Nazmi Karyağdı hukuki özellikleri açısından "Tüm yönleriyle kâr dağıtımı" konusunu uzun ve özverili bir çalışma ile inceleyerek uygulamada konuya ilişkin yaşanan duraksamaları dikkate alarak uygulamacılara katkı sağlamak üzere kitaplaştırmış bulunmaktadır.
Oluş Yayıncılık tarafından basımı ve dağıtımı gerçekleştirilen bu çalışma sekiz bölüm ve 709 sayfadan oluşmaktadır.
Söz konusu çalışmada;
* Kârın tanımı ve saptaması,
* Şahıs ortaklıklarında kârın tespiti, vergilendirilmesi ve dağıtımı,
* Sermaye şirketlerinde kârın tespiti ve dağıtımı,
* Özel nitelikli ortaklıklarda kârın tespiti ve dağıtımı,
* Muhasebe sistemi uygulamada genel tebliği ve Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca kâr dağıtımı tablosu,
* Kurum kazancının tespiti, vergilendirilmesi, kâr dağıtımı, muhasebeleştirilmesi ve çözümlü örnekler,
* Kurumlardan elde edilen kâr paylarının vergilendirilmesi,
* Kâr dağıtımı konusunda özel hukuktaki bazı düzenlemeler ve bunların vergi yasaları kârşısındaki durumu,
ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Çalışma içinde mevcut yasal düzenlemelerin tümü dikkate alınmış olup kâr dağıtımının hukuki çatısı ayrıntılı olarak kurulmuştur.
Hukuki olarak faaliyet dönemi sonucunda ortaya çıkan kârın işletme sahibince kişiselleştirilmesi suretiyle kullanılması veya ortaklar arasında paylaşılması halinde söz konusu kârın beyanı zorunlu olmaktadır. Şahsi faaliyetlerde oluşan kâr işletmeden çekilmemiş olsa bile beyan edilmektedir.
Anonim ortaklıklarda safi kârdan ortaklara kâr payı dağıtılması zorunludur. Çünkü esasında anonim ortaklıklara ortak olmaktaki asıl amaç da kâr payı almak suretiyle yarar sağlamaktır.
Gelir Vergisi Yasası'nın 22/2'nci maddesi; kurumlardan gerçek kişilerin elde etmiş bulundukları kâr paylarının yarısını vergiden müstesna tutmuş bulunmaktadır. Buna karşılık kurumlar kâr dağıtımı sırasında gerçek kişilere yapılan konuya ilişkin nakdi ve hesabi ödemeleri yüzde 15 oranında vergi kesintisine tabi tutmak zorundadırlar.
Dağıtılmayıp, sermayeye eklenen kâr payları dağıtım olarak kabul edilmemektedir.
Sermaye Piyasası Yasası ile Türk Ticaret Yasası kapsamında ortaya çıkan kâr dağıtımlarının kendisine özgü hukuki şekillenmesi söz konusu olabilmektedir.
Kâr dağıtımına tabi tutulacak net kazancın belirlenmesi hukuki açıdan titiz bir çalışmayı zorunlu kılmaktadır.

(Referans Gazetesi | 07.02.2009)

GÜNDEM