BASINDAN YAZILAR
Naylon fatura kullanan, Varlık Affı'ndaki mahsuptan faydalanamaz / Ahmet Yavuz - MuhasebeTR

Naylon fatura kullanan, Varlık Affı'ndaki mahsuptan faydalanamaz / Ahmet Yavuz

'Varlık affı' kapsamında yurtdışından bir miktar para getirmeyi düşünüyorum. Acaba sonraki yıllarda bir inceleme geçirir ve naylon fatura kullandığım tespit edilirse getirdiğim bu paralar bana avantaj sağlayacak mı?

5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun kapsamında yurtdışından getirilen veya yurtiçinde yastık altındaki paraların mükellefler için sonraki yıllarda geçirilecek incelemelerde sigorta olduğunu yazmıştım. Çünkü kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 2008'den önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamayacak. Yani beyan edilen para, hisse senedi veya gayrimenkullerin geçmiş yıllardaki faiz, kira gelirleri vs. sorgulanmayacak. Bu gelirlerin beyanı araştırılmayacak. İlave olarak başka sebeplerle kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 2008 yılı öncesindeki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu Gelir, Kurumlar ve Katma Değer Vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılacak.

Kamuoyunda naylon fatura olarak bilinen, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmak ise hem mali hem de hürriyeti kısıtlayıcı ceza gerektiren bir suç. Kanun metninde ve çıkarılan tebliğde başka bir sebeple kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 2008'den önceki dönemlere ilişkin olarak vergi incelemesi yapılması halinde matrah farkından mahsup uygulaması, Gelir, Kurumlar ve Katma Değer Vergisi yönünden tespit edilen matrah farklarıyla sınırlı. Dolayısıyla mükelleflerin Gelir, Kurumlar ve Katma Değer Vergisi'ne ilişkin vergi farkları ve haksız iadeden kaynaklanan tarhiyatlar ile bu vergiler dışındaki diğer vergilere yönelik yapılacak inceleme ve tarhiyatlar bu kapsamda değerlendirilmiyor. Naylon fatura kullanan mükelleflerin sonraki yıllarda inceleme geçirmesi halinde vergi denetmenleri sahte faturada yer alan ve indirim konusu yapılan KDV'leri reddetme yoluna giderek ceza kesiyorlar. Ayrıca kullanılan belgelerde yer alan tutarların işletme cirosuna göre oranı nazara alınarak mükellefler hakkında suç duyurusunda bulunma ve vergi ziyaı cezasının 3 kat olarak uygulanmasına karar veriliyor. Burada reddedilen KDV indirimleri sebebiyle ortaya çıkan fark, kanunda bahsedilen matrah farkı değil de vergi farkıdır. Bu yüzden naylon fatura kullanıcılarının, yurtdışından getirilen paranın incelemede bulunan farktan mahsup edilmesi avantajından faydalanamayacağı görüşü ağırlık kazanıyor. Gerçi indirimi reddedilen KDV'lerin matrahı bellidir. Reddedilen bu indirimlere ait matrahlar Varlık Barışı kapsamında beyan edilen tutarlardan mahsup edilebilir. Böyle bir çıkış noktası var ama inceleme elemanları bu şekilde yorum getirmez. Maliye'nin bu konudaki görüşünü net olarak kamuoyuna bildirmesinde fayda var.

Hürriyeti kısıtlayıcı cezalar açısından ise konu açık. Çünkü sahte fatura düzenleme, kullanma, defter ve belgeleri ibraz etmeme ve bunları gizleme gibi fiillerin varlığı suç duyurusunda bulunmak için yeterli. Maliye, sahte fatura kullanan mükelleflerin varlık barışı kapsamında getirdikleri varlıkları incelemelerde ortaya çıkan vergi farkından mahsubunu kabul etse ve bu sayede vergi ziyaı oluşmasa bile suç duyurusunda bulunulabilir. Bu durumda da, sahte veya yanıltıcı belge kullananlar hakkında, Varlık Barışı'ndan yararlanılması dolayısıyla cezalı vergi tarhiyatı yapılamasa dahi, suç duyurusunda bulunulacak ve ceza söz konusu olacaktır. Ancak toplam ciro içerisinde düşük oran teşkil eden faturalara rastlanması halinde inceleme elemanları suç duyurusunda bulunmayabiliyor.

Getirdiğiniz paraları deftere kaydedin

Yurtdışından getirdiğimiz parayı defter kayıtlarımıza intikal ettirmemiz şart mıdır?

Kanunda ve çıkarılan tebliğde yurtdışından varlık getirecek şirketlerin bankaya bildirdikleri bu değerleri defterlerine kayıt etmeleri mükelleflerin isteğine bırakılmış. Ancak kanunda tanınan vergi incelemesinden ve diğer sorgulamadan muaf tutulma avantajından ve başka sebeplerle yapılacak incelemelerde bulunan matrah farkından beyan edilen tutarların mahsup edilmesi imkânından faydalanmak isteniyorsa yurtdışından getirilen tutarların defterlere kaydedilmesi gerekir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu hesap, sermayenin bir parçası kabul edilecek ve sermayeye ilave dışında bir yerde kullanılamaz. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler de, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstermek zorunda. Mükelleflerin yurtdışından getirdikleri varlıkları sonraki yıllarda ispatlamak için defter kayıtlarına intikal ettirmeleri gerekiyor.

Varlık Barışı Kanunu, Resmi Gazete'de yayımlanmadan önce bir inceleme geçiriyorduk. Şu an incelememiz tamamlanmadı. Acaba biz de bu kanunda tanınan mahsup imkânından faydalanabilir miyiz?

Bu yönüyle Varlık Barışı Kanunu adaletsizliğin yanı sıra eşitsizliğe de yol açıyor. Çünkü 1.1.2008'den önceki dönemlerle ilgili olarak 22 Kasım 2008'den önce başlayan vergi incelemeleri ile 1.1.2008'den sonraki dönemlere ilişkin yapılacak vergi incelemelerinde bu imkândan faydalanılamıyor. Bu da aynı durumdaki fakat farklı zamanlarda incelemesi başlayan iki mükellefin kanundan faydalanma farkından dolayı eşitsiz vergi ve cezalarla muhatap olmasına sebep olacak. Hâlbuki incelenen, incelenmeyen tüm mükellefler kanun kapsamına alınmalıydı.

 

(Zaman Gazetesi | 26.01.2009)

GÜNDEM