BASINDAN YAZILAR
Varlık Barışı'na başvurular internetten de yapılabilecek / Ahmet Yavuz - MuhasebeTR

Varlık Barışı'na başvurular internetten de yapılabilecek / Ahmet Yavuz

Varlık Barışı ile ilgili önceki haftalarda ayrıntılı bilgi vermiştim. Gelir İdaresi bu kanun kapsamında yurtdışında bulunan varlıkların ekonomiye kazandırılmasıyla ilgili esasları belirledi.

Aralık başında kanunda açık olarak anlaşılmayan bazı hususlar ve uygulanacak usullerle ilgili bir tebliğ yayımlandı. Tebliğe göre mükellefler yurtdışından getirdikleri veya yastık altından çıkardıkları varlıkları vergi dairesine bir formla beyan edebilecekleri gibi, elektronik ortamdan da bildirimde bulunabilecek. Hatta yıllık Gelir Vergisi veya yıllık Kurumlar Vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler bildirimlerini elektronik ortamda vermek mecburiyetinde.

Kanundan faydalanmak isteyenlerin 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla yurtdışında veya yurtiçinde olup da yastık altında bulunan kanun kapsamındaki varlıkları, 2 Mart 2009 Pazartesi akşamına kadar YTL değerleriyle bankalara, bağlı oldukları vergi dairelerine veya aracı kurumlara beyan etmesi gerekiyor. Türkiye'de ikametgâhı bulunmayanlarla ilgili olarak beyannameler Ankara'da Başkent, İstanbul'da Beyoğlu, İzmir'de Konak vergi dairelerine verilebilecek. Beyan edilen varlıklara ilişkin herhangi bir belge istenmeyecek. Sadece bilgilerin doğruluğunun kontrol edilmesi amacıyla, taşınmazlara yurtdışında sahip olunduğuna ilişkin belgenin ibraz edilmesi yeterli olacak. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince yurtdışından getirilen varlıklar için yüzde 2, yurtiçindekiler için yüzde 5 vergi tarh edilecek. Mükelleflerin hesaplanan vergiyi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödemeleri gerekiyor. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra fakat bildirim veya beyandan önce Türkiye'ye getirilen ya da burada banka veya aracı kurumlarda açılan bir hesaba transfer edilen varlıklar için de bu düzenlemeden faydalanılabilecek. Yani 22 Kasım 2008'den sonra getirilen bir varlık da geçerli sürede beyanda bulunmak şartıyla kanun imkânından faydalanabilecek. Ancak beyan edilecek varlıkların 1 Ekim 2008 itibarıyla yurtdışında bulunduğu, kanun yürürlüğe girdikten sonra Türkiye'ye getirildiği ve diğer şartlara uyulduğu ispatlanmak zorunda.

Beyan edilen varlıklarla ilgili geçmişe yönelik inceleme yapılamayacak. Başka bir sebeple 22 Kasım 2008'den sonra başlaması ve 1 Ocak 2008'den önceki dönemlere yönelik olması şartıyla yapılacak vergi incelemeleri sonucu Gelir, Kurumlar ve Katma Değer Vergisi yönünden tespit edilen matrah farklarından, beyan edilen tutarlar mahsup edilebilecek. Dolayısıyla, inceleme esnasında, kanun kapsamında bildirilen tutarlar mahsup edilmek suretiyle vergi inceleme raporları tanzim edilecek. Bu avantaj mükelleflerin daha sonra karşılaşma riskleri bulunan incelemeler için can simidi olma özelliğini taşıyor. Çünkü başka sebeplerle yapılan incelemelerde bulunan tüm matrah farkından beyan edilen tutarlar indirilebilecek. Yani mükellefler tespit edilecek matrah farkı üzerinden hesaplanacak Gelir, Kurumlar ve Katma Değer Vergisi ödemek yerine sadece yüzde 2 (veya yüzde 5) vergi ödeyerek kurtulmuş olacak. İncelemeler neticesinde kesilecek vergi zıyaı cezaları, gecikme zamları ve diğer usulsüzlük cezalarından da bu sayede kurtulacak.

Uyulması gereken şartlar

Ancak beyan edilen varlıklarla ilgili inceleme yapılmaması ve diğer gerekçelerle yapılacak incelemelerde bulunacak matrah farkından beyan edilen miktarın indirilmesi avantajından faydalanmak için mükelleflerin bazı şartlara uymaları gerekiyor. Yurtdışında olduğu iddia edilerek banka veya aracı kurumlara bildirilen veya vergi dairelerine beyan edilen varlıkların 1 Ekim 2008 itibarıyla yurtdışında bulunduğunun ve sahibi olunduğunun kanaat verici vesikalarla tevsik edilmesi gerekiyor. Ayrıca, yurtdışında bulunduğu bildirilen varlıkların, bildirim veya beyan tarihinden itibaren bir ay içerisinde Türkiye'ye getirilmesi veya bu sürede Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekiyor. Yurtiçinde olup işletme kayıtlarında görünmeyen varlıkların beyanında; mükelleflerin taşınmazlar dışındaki varlıklarını, öncelikle banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırmaları isteniyor. Bu şekilde varlığı ispatlanan değerler, bu tutarlar üzerinden yasal defterlere kaydedilecek. Kaydedilen tutarlar beyandan itibaren altı ay içinde sermayeye ilave edilmek mecburiyetinde. Vergi dairelerine beyan edilen taşınmazlar ise defterlere, vergi dairelerine beyan edilen değeriyle kayıt edilecek.

Öte yandan 1 Ocak 2008'den önceki dönemlerle ilgili olarak 22 Kasım 2008'den önce başlayan vergi incelemeleri ile 1 Ocak 2008'den sonraki dönemlere ilişkin yapılacak vergi incelemelerinde bu imkândan faydalanılamayacak.

Peki, hangi durumlarda inceleme başlamış kabul ediliyor? Tebliğde şu durumlardan birinin varlığı halinde incelemenin başlamış olduğunun kabul edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Vergi incelemeleri ile ilgili olarak mükellefler nezdinde işe başlama; tutanağın düzenlenmesi, vergi incelemesi yapılmak üzere mükellefin davet edilmesi, yasal defter ve belgeleri isteme yazısının tebliğ edilmiş olması veya matrah tesisine yönelik tutanak düzenlenmesi ya da defterlerin incelenmek üzere vergi incelemesine yetkili olanlara ibraz edilmiş olması durumunda, vergi incelemesine başlanıldığı kabul ediliyor. Mükellefler burada sayılan hallerden herhangi birisiyle karşı karşıya kaldıysa Varlık Barışı kapsamında beyan ettiği tutarları bulunan matrah farkından indiremeyecek.

Diğer taraftan, gerçek veya tüzel kişilerce kanun kapsamında beyan edilen varlıklara ilişkin kanaat verici belgelerin gerektiğinde vergi incelemesine yetkili olanlara ibraz edilmek üzere zamanaşımı süresince saklanmasında fayda var.

(Zaman Gazetesi | 15.12.2008)

GÜNDEM