BASINDAN YAZILAR
Ücret Kayıtdışılığı ve Yapılması Gerekenler / Şevket Tezel - MuhasebeTR

Ücret Kayıtdışılığı ve Yapılması Gerekenler / Şevket Tezel

 

 

1998 yılından beri bir iş yerinde çalışmaktayım. 2004 yılı sonunda çalıştığım bölümde vardiya amiri olarak görevlendirildim. 2006 yılı Ağustos ayında bölüm şefi olarak görevlendirildim. Görevim resmi olarak maaş bordromda gözükmüyor. Ayrıca bu firma verdiği maaşı bordroda düşük gösteriyor. Asgarî ücretten geri kalan parayı da elden veriyor. 2007 Temmuz ayında işimde gösterdikleri bir eksiklik nedeniyle izne ayırdılar. Sonra da aylığımı kestiler. Ücretimi düşük gösterdikleri için burada vergi kaçırma söz konusu değil mi? Mahkemeye vermeyi düşündüğümden yargının bu gibi durumdaki yorumundan bahseder misiniz? R.G.



Sayın Okurum,

Ücret kayıtdışılığı ülkemizde yaşanan bir gerçek. İşsizlik oranının baskısıyla akdin feshinden sonraya ötelenen işçi-işveren kayıtdışılığına ilişkin anlaşmazlıklar yargı yoluyla saptanması sonucu çözümlenebiliyor.



Yargı ne diyor?

Bu bağlamda örneğin;

“İşverenin sosyal sigortalar kurumuna verdiği prim tahakkuk cetveli işverenin tek taraflı tuttuğu bir belgedir. Asgarî ücretle çalıştığı ileri sürülen işçinin gerçek ücreti belirlenirken hayatın olağan akışı da dikkate alınmalıdır” (Yargıtay 9. HD. 1997/13896 E., 1997/18035 K).

“Her ne kadar asgarî ücret üzerinden düzenlenen bordrolarda davacının imzası varsa da imzalı bordroların nitelikli olmayan işçiler açısından bağlayıcılığı kabul edilmeli, nitelikli işçiler açısından ise bu bağlayıcılıktan söz edilmemelidir. Ustabaşılık unvanı nitelik ve tecrübeyi gerektirdiği gibi, davacı 15 yıldan fazla bir süre ile aynı işyerinde çalışmıştır. Sorunun sağlıklı bir çözüme kavuşabilmesi için davacının yaptığı iş kesin bir şekilde belirlendikten sonra çalışma süresi ve görev unvanından söz edilerek davacı gibi bir işçinin ücretinin ne kadar olabileceği ilgili meslek odası veya kuruluşundan sorularak hâsıl olacak sonuca göre işçilik hakları hüküm altına alınmalıdır” (Yargıtay 9. HD. 2000/8614 E., 2000/13106 K.)

“Davacının yaptığı iş, çalışma süresi, çalıştığı yıllar nazara alınarak alabileceği ücretin ilgili meslek kuruluşundan sorulmalı, alınacak cevap, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek davacının ücreti belirlenmeli, gerekiyorsa saptanacak bu ücrete göre dava konusu alacakların hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir” (Yargıtay 9. HD. 2003/5553 E., 2003/19021 K)



şeklindeki yargı kararlarından da görüleceği üzere ücret kayıtdışılığında anlaşmazlıklar genellikle işçi-işveren kopma noktasına geldiğinde ortaya çıkmaktadır.



Sorun en çok emekli olurken çıkıyor

Zira işsiz kalma korkusuyla çalışırken ücret farkının kayıtdışı olarak verilmesine itiraz etmeyen çalışan, işten ayrılma noktasında ortaya çıkan kıdem tazminatı hesabında mağdur olmamak için durumun tespitini ve gerçek kıdem tazminatı rakamının ortaya çıkartılmasını istiyor.



Ne yapmalı?

Ücretiniz verilmediği için tazminatlı olarak işten ayrılmanız da mahkeme yoluyla gerçek ücretinizin saptanması da mümkündür. Ama her iki halde de ücretin gerçek değerinin tespiti işçi için büyük önem taşıyor. Bunun için açacağınız davada eksik bulunduğunu söylediğiniz yurtdışındaki görevinizle ilgili bilgi-belge varsa onları da belirtin ki vasıfsız işçi olmadığınız ortaya çıksın. O işyerindeki kıdeminiz de ücretinizin gerçek olup olmadığının tespitinde önem taşır.

Bu durumun tespitinde yukarıda özetle verilen yargı kararlarından görüleceği üzere çalışanın işyerindeki konumuna göre aldığı ücretin hayatın olağan akışına uyup uymadığı hususuyla tanık ifadeleri önem taşımakta, saptanacak ücret konusunda ilgili meslek kuruluşları ve odalardan alınacak görüşlere göre emsal ücretin belirlenmesi gerekmekte, işyeri kayıtları tek başına yeterli delil oluşturmamaktadır.



Kayıtdışı ücrette ceza

213 sayılı Yasa gereği 1 yıldan 3 yıla kadara hapis ve kaybına yol açılan verginin üç katı cezaya hükmedilen bu tür kayıtdışılığın işçiye kısmen fark ettiği kısmen de ileride fark edeceği büyük zararı bulunuyor.



Ücretlerin bankadan ödenecek

İşçinin, gazetecinin ve gemi adamının; ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkaklarının 01.01.2009’dan itibaren bankalar aracılığıyla ödeme zorunluluğu getirilmesi ücret kayıtdışılığını bir ölçüde zorlaştırsa da kökleşmiş sorunlar çözülmediği sürece bu uygulamanın zecri tedbirlerle ortadan kalkacağını beklemek iyimserlik olacaktır.

 

 

(Sözcü Gazetesi | 05.12.2008)

GÜNDEM