BASINDAN YAZILAR
Riski sevenler için borsa zamanı - MuhasebeTR

Riski sevenler için borsa zamanı

Nakdi ile ilgili vade sorunu olmayanlar için tam borsa zamanı olarak değerlendiriyor. Bu yatırımcılar için dokuz aracı kurumdan 31 hisse önerisi.

Borsalarda sert düşüş yeni alım fırsatları doğurdu. Dokuz aracı kurumun öneri listesine bakıldığında toplamda 31 hissenin adı geçiyor. Bu hisseler arasında ise en çok önerilenler; THY ve Turkcell. Bankacılık sektöründen Garanti, İş Bankası, Halk Bankası dikkat çekiyor. Telekom hisseleri ile daralmadan en az etkilenecek perakende ticaret şirketleri de öneriliyor.

Dokuz aylık bilançolara bakılacak

Bu arada İMKB'ye dokuz aylık bilançolar da geliyor. Ekonomist dergisinin habergne göre, dokuz aylık bilançolar aslında kriz sürecinde farklı açılardan büyük bir öneme sahip. Çünkü Eylül sonu itibariyle dolar kuru 1.23 YTL seviyesindeydi. Bu dönemde krizin etkileri henüz hissedilmemişti. Ancak son çeyrekte krizin etkileri derin şekilde hissedilmeye başladı. Kurdaki artış, bilançolar üzerinde belirleyici faktör olacak. Bunun yanında bazı sektörlerde satış gelirlerinde ciddi düşüşler de beraberinde gelecek. Böyle bir ortamda ise şirketin gelir tablolarından çok bilanço gücünü ortaya çıkaracak rasyolara bakılacak.

Ucuz hisseleri belirlerken piyasa fiyatlaması ve bilançoların beraber değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ak Yatırım Araştırma Müdürü Erkan Savran, "Sağlam bilanço yapısı (kriz ortamında uygun likidite, borç durumu), çeyrekler itibarıyla özellikle operasyonel kârın gelişimi, özsermaye kârlılığı ve piyasa rasyolarına dikkat etmek yerinde olur" diyor. Savran, borsada ise uzun vadeli alım için uygun seviyelerde olduğumuzu belirtiyor.

Dikkat çekilen rasyolar

Acar Menkul Değerler Araştırma Müdürü Zeynel Balcı, dokuz aylık bilançolarda kriz sürecine girilmesiyle birlikte Piyasa Değeri /Defter Değeri, Net Aktif Yöntemi, Fiyat/ Satışlar, İndirgenmiş Nakit Akım gibi rasyolara bakılacağını söylüyor.

Ayrıca likiditesi yüksek, döviz açık pozisyonu ve borçlanmaları özellikle finansal borçları düşük hisselerin öne çıkacağını söyleyen Balcı, "Fiyat/Kazanç oranlarına bakılmakla birlikte önümüzdeki döneme yönelik projeksiyonlarda bu rasyonun etkisi, önceki yıllara göre daha sınırlı kalabilir" diyor. Şeker Yatırım Araştırma Analisti Selahattin Aydın ise Balcı'dan farklı olarak Firma Değeri/FAVÖK çarpanına da bakılmasını, aynı sektördeki şirketlerin karşılaştırılmasını öneriyor.

Sonuçta dokuz aylık bilançolara bakarak, nakit değerinin altında işlem gören 17 hisse belirledik. Bu hisseler arasında özellikle holdingler öne çıkıyor. Yine GYO hisselerinin oldukça ucuz olduğu görülüyor. Piyasa Değeri/Defter Değeri açısından bakıldığında ise toplamda 239 hissenin Defter Değeri'nin altında olduğu göze çarpıyor. Bu hisseler arasında en ucuz 20 hisseyi sayfa **'deki tablomuzda görebilirsiniz. Kısa vadeli borcunu ödeme kapasitesi en yüksek şirketleri de Cari Oran tablomuzda görebilirsiniz.

Belirsizlik sürecek

Genel olarak hisse önerileri bu şekildeyken, analistlerin piyasa tahminlerinde ise belirsizlik öne çıkıyor. Son dönemde değerlemelerden çok teknik düzeltmelerin etkili olduğunu söyleyen Yatırım Finansman Menkul Değerler Araştırma Müdürü Deniz Can Yücel, "İMKB'de hacimli hisselerde hareketlilik fazla. Küçük ama çok ucuz hisselere henüz ilgi yok" diyor.

Yurt dışında havanın bozması halinde Türkiye'de de önlem paketi, IMF anlaşması gibi faktörlere rağmen satış dalgasının gelebileceğini kaydeden Yücel, aksi halde 30.000 hedefinin söz konusu olabileceğini belirtiyor.

Zeynel Balcı, son dönemde yaşanan hareketlerin tepki çıkışı olduğunu, yaşanan konjonktürde, direnç noktalarından satışların gözlenebileceğini ifade ediyor. Şeker Yatırım'dan Selahattin Aydın da ekonomilerde yaşanan duraklamanın etkilerini henüz tam hissetmeye başlamadığımızı, son çeyrek ve 2009 yılı ilk çeyreklerde bu etkilerin görülmeye başlayacağı kanısında. Aydın, "Yer yer tepki niteliğinde alımlar görülebilse de satış sürecinin bittiğini söylemek için henüz erken" diyor. Ancak Aydın, bu seviyelerin uzun vadeli yatırım fırsatları olarak değerlendirilebileceğini de sözlerine ekliyor.

Aralık sakin geçer

Öte yandan son dönemde dünya piyasalarında kurtarma paketlerinin devreye girmesiyle kredi krizinin önüne geçildiği değerlendirmeleri de yapılıyor. Bu faktörlerin etkisiyle anlamsız satış sürecinde yavaşlama olduğunu söyleyen Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Nergis Kasabalı, "Aralık ayı genelde sakin geçer, Noel ve yılbaşı tatili nedeniyle pozisyonlar, hesaplar büyük ölçüde kapanır" diyor. Ancak 2009'da stresli dönemler yaşayabileceğimizi söyleyen Kasabalı, bunların da uzun soluklu olmasını beklemiyor. Kredi krizinin önüne büyük ölçüde geçildiğini ifade eden Kasabalı, şunları vurguluyor:

"Bundan sonra kurtarma ve yardım paketlerinin özellikle reel sektör üzerindeki, dolayısıyla da hisseler üzerindeki etkilerini izleyeceğiz. Bu süreçte büyümede yaşanan sorunlardan en az oranda etkilenen, mali açıdan güçlü, nakit akışı sorunu olmayan hisseler öne çıkacak."

Faiz ve döviz

İMKB'nin yanı sıra geçen haftaki olumlu gelişmeler, dolar ve faiz tarafına da yansıdı. Dolar 1.50, bono faizleri ise yüzde 20 seviyelerine geriledi. Özellikle dolar/YTL'nin gerilemesinde ay sonu vergi ödemeleri ve bayram öncesi dolar satışlarının da etkili olduğu belirtiliyor. Yıl sonuna kadarki süreçte olumlu gelişmelerin yanı sıra Türkiye'de bayram, yurt dışında ise Noel tatili nedeniyle piyasalar sakin bir seyir izleyebilir. Finans Yatırım başekonomisti Banu Kıvcı Tokalı, doların bu yılı 1.60 YTL seviyelerinde kapatacağını bono faizlerinde ise yüzde 20 seviyelerinin altının zor olduğunu söylüyor.

Hükümetin global piyasalarda yaşanan sorunların ciddiyetini kavradığını gösteren son gelişmelerin etkilerini kısa vadeli görmemek gerek. Tokalı'ya göre bu gelişmelerle birlikte düşen emtia ve gıda fiyatlarının, diğer emtia ithalatçısı ülkelere göre Türkiye'yi daha olumlu etkileyerek ön plana çıkmasını sağlayabilir. Ancak bu, global trendden kopmak anlamına da gelmiyor. Global piyasalarda halen belirsizlik sürüyor. Üstelik finans sektöründe başlayan krizin, reel sektöre yansımasının hangi boyutlarda olacağı da belirsiz. Dolayısıyla piyasalarda temkinli ve tedbirli duruşun devam etmesi bekleniyor. 

Dalgalanma sürecek

2009 yılının ilk çeyreğinin de bu anlamda oldukça volatil geçmesi bekleniyor. Özellikle global resesyonun sürecek olmasına bağlı olarak ABD ve Avrupa ekonomisine yönelik açıklanacak birinci çeyrek sonuçları ile şirketlerden gelebilecek olumsuz kâr açıklamalarının piyasalarda moralleri bozma ihtimali çok yüksek.

HSBC Stratejisti Fatih Keresteci, döviz açık pozisyonlarının bu sakin dönemde yavaş yavaş kapatılmasının doğru bir strateji olacağı görüşünde. Bu dönemde likit olmanın önemine de dikkat çeken Keresteci, mevduat gibi anapara riski olmayan, finansal araçların cazip olduğunu söylüyor. Tokalı ise uzun vadeli yatırımlar için kârlı olmasa da üç-altı aylık dönem için volatil bir seyir izleyen dövize portföylerde yer verilmesi gerektiği görüşünde. Önümüzdeki dönemde enflasyonun aşağı yönlü bir seyir izlemesi beklendiğinden faizlerde de düşüş beklenebilir. Bu noktada portföylerde ağırlıklı olarak bono ve mevduat öneriliyor.

 

 

'Hisse senedi alma zamanı' diyenlerin gerekçeleri

 

1-      Yurt dışı piyasalar, alınan paket kararlarının etkisiyle duruldu. Bundan sonra paketlerin ekonomi datalarına etkileri gözlenecek.

2-      Türkiye'de gelecek ekonomik paketin etkisiyle, bazı sektör ve hisselerde değerlemeler yükselir. Bu da hisselerin prim potansiyelini artırır.

3-      IMF ile anlaşılması durumunda, Türkiye, gelişen piyasalara göre farklılığını ortaya koyar.

4-      Krizin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde, İMKB rüştünü ispat etti. Macaristan, Rusya gibi ülke borsalarında sorun yaşanırken, İMKB likit yapısını korudu. Hisse satmak isteyen sattı. Bu da gelişmekte olan ülkeler arasında yeni alım hareketlerinde Türkiye için pozitif bir durum.

5-      İMKB diğer ülke borsalarına göre değerleme açısından daha yüksek iskonto oranına sahip.

6-      Önümüzdeki iki çeyrek süresince ABD verileri iyileştikçe, gelişen ülkelere yatırım artar. Yatırımcılar, ucuz hisselerde pozisyon oluşturmaya başladı bile.

7-      Bayram tatili sonunda yurt dışında da Noel tatili sürecine girileceği için fonların satışları, büyük ölçüde bu haftaya kadar tamamlanacak. Sonrasında piyasalar daha rahat hareket edecektir.

 'Hisse alımı için erken' diyenlerin gerekçeleri

1-      Büyük fonların panik havasındaki satışları duruldu. Ancak bu yeni dalgalarda satmayacakları anlamına gelmiyor. Önümüzdeki 1-2 çeyrek daha satış hareketi gözleyebiliriz.

2- Gelişmiş ülkelerdeki değerlemeler gelişmekte olan ülkelere göre daha cazip seviyelere geldi.

3- Gelişmekte olan piyasalarda şirket değerleri temel açıdan ucuz seviyelerde bulunmakla birlikte dünyada açıklanan önlem paketleri, piyasalarda ancak kısa süreli düzelmeler yaratabilir.

4- Hükümetin IMF ile yerel seçimler nedeniyle anlaşmazlığa düşmesi ve ekonomik pakette beklentilerin karşılanamaması, sert satış hareketini beraberinde getirir.

5- Piyasalardaki yukarı hareketler, satış fırsatı olarak görülebilir.

6- Türk finans sektörü iyi görünse de ihracat ağırlıklı çalışan reel sektör şirketleri, küresel ekonomideki yavaşlamadan olumsuz etkileniyor.

7- Veriler, 2009'un ikinci yarısında görece bir toparlanmaya işaret etmeyebilir. Bu da yeni dipleri beraberinde getirir.

 

 

9 aracı kurum toplamda 31 hisse önerdi

 

Haber çalışmasını yaparken dokuz aracı kurumdan önerdikleri hisseleri topladık. Dokuz aracı kurum toplamda 31 hisse senedi önerdi. Bu hisselerin genel olarak, İMKB'nin işlem hacmi yani likiditesi yüksek, teknik olarak desteğine gelmiş, mali açıdan sağlam, ekonomik daralmaran daha az etkilenecek şirketlerin hisseleri olduğu görülüyor. Bunlar arasında 6'şar öneriyle

THY ve Turkcell öne çıkıyor. Garanti Bankası ve Tekfen Holding, 5 aracı kurum tarafından önerilmiş durumda. Akenerji, BİM, CCİ, İş Bankası C, Türk Telekom ve Tüpraş ise 4 aracı kurumun öneri listesilde yer alıyor. Kurum bazında öneri listesinde yer alan hisseler ise şöyle:

Ak Yatırım: Akenerji, BİM, CCİ, Garanti Bankası, Turkcell, Tüpraş, THY, Tekfen Holding.

Ata Yatırım: Akenerji, Anadolu Cam, Alarko Holding, Aygaz, BİM, CCİ, Eczacıbaşı İlaç, Halk Bankası, İş Bankası C, Pınar Süt, Turkcell, THY, Tüpraş, Tekfen Holding.

Global Menkul Değerler: Akenerji, Aygaz, CCİ, T. Şişecam, Turkcell.

HSBC Yatırım: Anadolu Sigorta, BİM, Enka İnşaat, Garanti Bankası, Halkbank, İş GYO, TAV, Turkcell, Tekfen, Türk Telekom.

İş Yatırım: Anadolu Cam, CCİ, Doğan Holding, Garanti Bankası, Selçuk Ecza Deposu, Tat, THY.

Merkez Menkul Değerler: Garanti Bankası, Halk Bankası, İş GYO, Koç Holding, T. Şişecam, Tüpraş, Türk Telekom.

Pozitif Menkul Değerler: Erdemir, İş Bankası, Pınar Süt, Tekfen Holding, THY, Tüpraş, Türk Telekom, Turkcell.

Şeker Yatırım: İş Bankası C, Sabancı Holding, Selçuk Ecza Deposu, T. Şişecam, THY, Trakya Cam, Türk Telekom, Vakıfbank.

Yapı Kredi Yatırım: Akenerji, Aksigorta, BİM, Garanti Bankası, İş Bankası C, TEB, Tekfen Holding, Turkcell, THY, Vakıfbank.

UZMAN GÖRÜŞLERİ 

 "Mali yapının gücünün önemi artacak"

Nergis Kasabalı Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı

"Bilançoları incelerken, gelir tablosu ve kârlılıktan çok bilançonun ne kadar güçlü olduğuna bakıyoruz. Bir şirketin stok devir hızı nasıl? Alacak tahsilatında gecikme var mı? Vadesi gelmiş kısa vadeli borcu var mı, bu borcu karşılayacak nakti mevcut mu, yoksa bu borcu çevirme kabiliyeti var mı? Bunların yanında yılın son çeyreği itibariyle döviz açık pozisyonları da çok önemli bir konu. Çünkü dokuz aylık bilanço dönemi 1.23 dolar/YTL kurundan kapandı. Son çeyreğin 1.50 dolar/YTL kurundan kapanması, yüzde 22'lik bir devalüasyonu işaret eder. Böyle bir ortamda da döviz açık pozisyonu olan şirketler, kur farkı zararı yazacak. Tersi pozisyonda olan şirketler ise kur farkı kârı yazacak.

Yatırımcılar uzun vadeli pozisyon taşıyabilirse aslında hiç hak etmedikleri yerlere geren şirketler var. Örneğin otomobil ve çimento. Bu tarz, daralmadan en fazla etkilenen sektörlerde, bazı şirketler var ki mali açıdan güçlü, ortaklık yapısı sağlam, ancak sektörün olumsuz beklentisi, bu hisseleri de gereğinden fazla etkilemiş. 2009 performansına bakmayacak 2-3 yıl bekleyebilecek yatırımcılar, bu hisselerde çok iyi kazançlar elde edecektir."

 "IMF güven unsuru"

Afa Boran Shuaa Asset Management Türkiye Direktörü

"Piyasalardaki dalgalanmalar devam edecek. Kurlarda dengenin daha yukarı seviyelerde olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin mevcut kur seviyesinden yaklaşık 50 milyar dolara ihtiyacı var. Anlaşma yapılması halinde bunun bir kısmı IMF'den gelecek ve dışarıdan bakıldığında da Türkiye için bir güven unsuru olacak. Yani dünyada ilave bir kötü gidişat olursa Türkiye en riskli kategoriden daha az riskli kategoriye geçmiş olacak.

Ama kalan miktarın ne kadarı IMF'nin getirdiği güvenle başka paralardan karşılanacak, ne kadarı açık kalacak ve dolayısıyla kurlar daha da fazla çıkmak zorunda kalacak? Bu soruların cevabını bildiğimiz noktada kurlar biraz daha dengeyi bulacaktır.

Bundan sonra YTL'nin değerlenmesi için neden yok. IMF ile anlaşması yapılır ve ardından piyasalar biraz daha iyileşirse o seviyeden döviz alınabilir. Genelde yıl sonları piyasaların düzeldiği dönemler. Yıl sonuna kadar olumsuz hareket beklemek doğru olmayabilir."

(Haber Türk | 03.12.2008)

GÜNDEM